El birliğiyle, birlikte...

09 Ağustos 2019, 12:00
Bu makale 314 kez okundu
El birliğiyle, birlikte...
Her darlıktan sonra mutlaka bir ferahlık vardır
Bulutlar ağlamasaydı yeşillikler büyümezdi
Yanlışlar olmasaydı doğrular bulunmazdı
Bayramınız güzel olsun.

Herkesin hayatı kendince bir hikâyedir. Herkesin hikâyesi bir diğerininkinden farklıdır. Öyle ki eşinizin, çocuğunuzunki bile bambaşka olabilir. Hikâyeler birbiriyle bazı noktalarda çakışabilir, örtüşebilir. Bu, ne kadar fazlaysa yakınlık o kadar artar. Yakınlaştıkça aynı düşünmeye, aynı çözümler üzerinde uzlaşma sağlamaya başlarız. 

Herkesin hikâyesini; önyargısız, art niyetsiz, beklentisiz, kısaca amasız fakatsız dinlemeli ve kabul etmeliyiz. Dinlemeyi öğrendikçe çözümü daha kolay buluruz. Bu, sadece mesleki durum için değil, hayatın her alanı hatta her anı için geçerli. 

Bakın, otobüsler yandı… Bilirkişi incelemesinin ardından nedeni ve gerekçeleri çıkacak ortaya. Şimdi herkes bir şey söylüyor. Doğru olup olmadığı bir tarafa, tutarsız olanlar da dillendiriliyor. Kanun koyucu, kural yapıcı, üstünkörü değil, temelinden sağlam tutmalı. Her koltuğa priz takılması gerekiyorsa, bunu üreticiye zorunlu tutmalı. Sonradan yapılan tadilatlar sorun çıkarabilir. Her koltuğa ekran konması gerekiyor mu, soruşturmalı. Sadece bir kişi veya grubun değil, kamunun her kesiminin yararına olacak kararlar almalı. Geçenlerde bir otobüs yolculuğumda, gidiş ve gelişte o kadar uğraştım, doğru dürüst bir görüntü elde edemedim. Muavin de çözümleyemedi. Demek ki bir yararı yok. Açtım telefonumu, oradan izledim ne izleyeceksem. Peki, tam da bu noktada o kadar ekranın koltuk arkalarını işgal etmesine ne gerek var?

Bu arada markası ve modeli ne olursa olsun yolcu taşımacılığında kullanılan bütün araçların camı, içeriden güçlü bir vuruşla (koltuğa uzanıp, iki ayağınızla hızlıca vurursanız cama, düşecektir) düşürülebilir. Bu bilgiyi herkese hatırlatmak, belki de yolculuk öncesinde tekrar etmek gerekir. 

Bir de kapı sorunu var, benim de aklıma takılan… Eskiden “arka kapı”, adı üstünde, arkadaydı. Ne oldu da ortaya alındı? Muhakkak bir gerekçesi vardır, bir yararı da olabilir… Ancak bu yarar kimin için? Üretici ucuza üretiyorsa, isteyebilir, ama böylesi ölümlü kazalar gündeme gelince, insan yaşamının çok daha değerli olduğunu belirtmek istiyorum. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ekim 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ekim 2019 Manşeti
Arşiv