Yönetmelik Değişikliğini Dr. Zeki Dönmez irdeledi

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde yapılan değişiklikleri açıklamak ve değerlendirmekte fayda var… Bu değişikliğin yolcu taşımacıları açısından en çok dikkat çekip tartışılacak kısmının otomobille yapılacak yolcu taşımalarına ilişkin yeni düzenlemeler olduğu görülüyor. Bu nedenle önce ne olduğuna bakmak lazım…

27 Kasım 2019 Çarşamba 13:57
Bu haber 1394 kez okundu
banner41
Yönetmelik Değişikliğini Dr. Zeki Dönmez irdeledi
Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan 27 maddelik değişiklik kapsamında A belgesi ile otomobillerle tarifeli ve tarifesiz yolcu taşıma imkanı yeniden getirilirken B1, B2, D1 ve D2 belgelerinin tanımına otomobil eklenmese de otomobillerin belgelere kaydı yoluyla otomobille taşımacılık imkanı sınırlı da olsa getiriliyor. 

Bu değişikliğin yolcu taşımacıları açısından en çok dikkat çekip tartışılacak kısmının otomobille yapılacak yolcu taşımalarına ilişkin yeni düzenlemeler olduğu görülüyor. Bu nedenle önce ne olduğuna bakmak lazım… 


Dr. Zeki DÖNMEZ

A belgelerinde ne oldu?
A belgelerinden yurtiçi olan A1’lere tarifeli taşımacılık yapma hakkı verildi. 
Eskilere ek olarak Yönetmeliğe yeni eklenen 24’üncü madde 2’nci fıkra (m) bendindeki şartlara uyan otomobillerin de eklenebileceği hususu getirildi. 
A belgesi alım müracaatında belirtilecek merkez veya varsa şubesi için kullanım hakkına sahip taşınmazın “bağımsız” olma şartı kaldırıldı. 
Kaydedilecek otomobillerin 2900 cm3 yerine 1900 cm3’ten büyük olması, kayıt yanında kullanım süresince de 4 yaştan büyük olmaması esası getirildi. 

Otomobille taşıma şart mı?
Şehiriçinde karayolu ve varsa demiryolu/denizyolu toplu taşıma sistemlerinin kullanılması esastır. Yoksa zorunlu olarak diğer seçeneklere başvurulacaktır. Bunlar büyük olasılıkla ticari veya hususi otomobiller olacaktır. Belki de servis cinsinden hizmetler de bu kapsamda düşünülebilir. 

Toplu taşıma varken de insanlar sağlık, zaman, konfor, güvenlik vb. nedenlerle bu sistemi kullanmak istemeyebilirler. Bu bir haktır. Bu durumda yine otomobile başvurulacaktır. Varsa özel otomobil, yoksa veya kullanılmak istenmezse ticari otomobil yani taksi. Trafik yoğunluğu veya ekonomik olmama gibi gerekçelerle nasıl ki özel otomobil kullanımı yasaklanamıyorsa, ticari taksi kullanımı da yasaklanamaz. Belki bazı imkanların kullanımı sınırlandırılabilir. Burada dahi özel otomobillerin kullandığı yol, köprü, meydan vb. imkanların ticari otomobillere kullandırılmaması düşünülemez. Yine kabul edilmeli ki ticari araç kullanımı, özel otomobil kullanımına göre şehir ve ülke menfaati açısından üstünlükler taşır. 

Ya şehirlerarası?
Şehirlerarası seyahatleri karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarıyla yapmak yine esas olmalı. Ancak bu bir zorlama olamaz. İsteyenler bu seyahatleri özel otomobilleriyle rahatlıkla yapabiliyorlar. Hatta bulundukları yerde istedikleri noktadan hareketle istedikleri güzergahtan yaparak gidecekleri yerde istedikleri noktaya ulaşabiliyorlar. Bunda bir kısıtlama henüz ülkemizde yok. Peki, özel otomobil yoksa ne olacak? Niye bu insanlar ticari otomobillerden faydalanamasınlar? Bunları otobüsle seyahate zorlamak doğru veya mümkün mü? Zaman zaman birden fazla otomobilin yaptığı taşımanın tek araçla yapılması nedeniyle trafik yoğunluğu ve yakıt tüketimi gibi alanlarda üstünlüğü olan ticari araç kullanımının özel otomobillere göre daha kötü görülmesi ve engeller getirilmesi doğru mu, hak mı? 
Bir şehirden başka bir şehre toplu taşımanın olmadığı saatlerdeki seyahatler nasıl yapılabilecek? Toplu taşıma varsa bile acil hallerde ticari araç kullanılmayıp, örneğin otobüsün beklenmesi savunulabilir mi? Denilebilir ki, taksi ile gidilsin. Aynı hizmet taksiden alınınca kötü olmuyorsa A belgeli otomobilden alınınca niye kötü olsun ki!

Ticari taksiler yerel yönetimlerden aldıkları izin belgeleriyle taşıma yaparlar. Bu yönetimlerin yetkisi kendi bölgeleriyle sınırlı olduğu için verdikleri izin belgeleriyle de sadece o bölgede taşıma yapabilirler, bölge ve/veya il dışına çıkmamaları gerekir. A belgeleri ise illerarası taşıma imkanına sahiptirler. Uçak dışında sadece özel otomobil ile seyahat edip otobüsün koltuğuna hiç oturmayanların başkalarının ticari otomobilden faydalanmasına trafik yoğunluğu, taşıma güvenliği ve yakıt tasarrufu gibi gerekçelerle karşı çıkmaya hakları olmamalı.  

Bir açıklama…
Otobüsle taşımalarda tarifeli veya tarifesiz sefer söz konusu olup bunların belgeleri farklıdır. B1 ve D1 tarifeli (düzenli, bireysel faydalanmalı yani herkesin kullanımına açık), B2 ve D2 ise tarifesiz (düzensiz, grup, gruptan olmayanların kullanamayacağı) taşıma belgeleridir. Bazıları A belgelerini de A1 tarifeli, A2 tarifesiz zannediyor. Öyle değil. A1 yurtiçi, A2 ise uluslararası taşıma belgesidir. A2 belgesiyle sadece tarifesiz taşımacılık yapılabileceği mevzuatta yer alıyor. A1 belgesiyle önceden sadece tarifesiz taşıma yapılabilirken şimdi hem tarifeli hem de tarifesiz yapılabilecek. A1’in tarifeli yapan şekli ve tarifesiz yapan şekli diye bir alt tür söz konusu değil. Bir belgeyle her iki tür taşımacılık da yapılabilecek. 

Terminal zorunluluğu
A1 belgesiyle yapılacak tarifeli taşımalarda terminal kalkış varışı zorunlu mu? Bu yönde özel bir ifade bulunmamakla birlikte, terminal zorunluluğuna ilişkin düzenleme tüm tarifeli yolcu taşımalarını kapsayacak şekilde olduğundan, bunların da terminal zorunluluğuna tabi olduğunu düşünebiliriz. Bu arada belirtelim ki, tarifeli seyahat konusu olan kişileri grup şekline dönüştürerek tarifelinin terminal, güzergah gibi zorunluluklarından kurtulmak her zaman mümkündür. Keza tarifeliyi yasaklamakla da insanların tarifesiz olarak otomobillerden faydalanması engellenemez. Tarifesiz taşıma bu yönüyle tarifeliye göre avantajlara sahiptir. 

Otobüs belgelerine otomobil kaydı
Benim sıkça tekrarladığım bir düşüncem vardır: Lise diploması olana ortaokul diploması sorulmaz. Otobüsle taşıma yetki belgesine sahip olup bu işi yapanların yeterlilikleri, otomobille taşımanın zaten üstündedir. Bu, bir anlamda kamyonla yük taşımacılığında kamyonet de kullanılması gibidir. Bu konu son Yönetmeliğin taslağında yer almıştı. Otobüsle taşıma yetki belgesi sahipleri otomobilleri de belgelerine kaydettirip taşımalarda kullanabileceklerdi. Bu, bugüne kısmet oldu. 

Yeni Yönetmelikte B1, B2, D1 ve D2 yetki belgelerine belirli şartları taşıyan otomobillerin kaydına imkan veriliyor. Bunlar; özmal olma, 1900cm3 silindir hacminden büyük olma, 6 yaşından büyük olmama (A belgelerinde bu, 4 yaş idi) ve belgedeki özmal otobüs sayısının yarısını geçmeme. Buna göre 20 özmal otobüs için 10 özmal otomobil kaydedilebilecek. Bu rakam üst sınır olup daha fazla özmal otobüs olsa bile geçilemeyecek. 

Bu arada silindir hacmi konusuna da değinmek isterim. Otomobilleri kapasitesine göre 2’ye ayırmakta fayda görürüm: 5-8 yolcu kapasiteli büyük ve bunun altında küçük otomobiller. 1900 cm3’den büyük silindir hacmi büyük otomobiller için aranabilir, ama küçük otomobiller için daha azı da yeter. Bu anlayış şehiriçi taksilerde de hakim kılınmalı. Bunlarda bir de normal ve lüks ayrımı yapılıp oluşturulacak 4 kategori için ayrı ücretlendirmeye gidilirse daha iyi olabilir. İsteyen bunlara bir de süper lüks kategori ekleyebilir, arz talep meselesi.

Bu kaydın anlamı…
Yönetmelikte B ve D belgelerinin tanımı “otobüsle yolcu taşımacılığı” olarak duruyor. Otobüs ve otomobille yolcu taşımacılığı veya sadece “yolcu taşımacılığı” şeklinde otomobili de kapsayan bir genelleme yok. Ama bu taşıtlar kaydedildiğine göre taşımalarda kullanılabilecek. Bunu şöyle yorumlamak mümkün: B ve D belgesi sahipleri A belgesi almaksızın A belgesi sahibi gibi 10 adede kadar otomobille taşıma yapabilecek. Kanaatimce B1, B2, D1 ve D2 belgelerinden her birine sahip olan, bu hakkını her belge için ayrı ayrı kullanabilecek. Farklı tüzel kişilikler için aynı belgenin alınmış olması halinde her tüzel kişilik şüphesiz ki bu hakkını zaten kullanabilecek. Aynı tüzel kişilik zaten bir belgeden iki tane alamaz ve kullanamaz.

Önemli bir nokta
B ve D belgesi sahipleri belgelerine kaydettirecekleri otomobilleri tarifeli-tarifesiz her tür taşımada kullanabilecek mi? Bu yönde veya aksi yönde bir açıklık yok. İlk bakışta B1 ve D1’in tarifelide, B2 ve D2’nin ise tarifesizde kullanması akla yatkın görünüyor. Ancak A belgelerine kayıtlı otomobillerin her iki tür taşımada kullanılabildiği düşünüldüğünde burada da niye aynısı olmasın denebilir. Tüm belgelerde bu yeterlilik zaten var. Bu böyle olmadığında tarifeli taşımacılar bundan zarar görebilir. Bu düzenleme sadece B2 ve D2 sahiplerinin işine yarar. Benim kanaatim, tarifeli tarifesiz tüm otobüsle taşıma belgelerine kayıtlı otomobillerin tarifesiz taşımalarda kullanılabilmesi yönündedir. Özel yeterlilik ve imkan gerektiren tarifelilerdeki kullanım ise sadece otobüsle tarifeli taşıma belgelerine sahip olanlara verilmelidir. 

Bu arada D1 belgesine otomobille tarifesiz taşıma hakkı verilmediğinde, özmal otomobillerini bu belgeye kaydetmek yerine gerekiyorsa, yaş şartını da sağlayarak belge ücretini de ödeyip A1 belgesi alma yoluna zaten gider. Bu da ilave işlem ve belge getirmekten başka bir sonuç vermez.   

Bu arada B1 ve B2 belgelerine kaydedilecek otomobillerin A2’lere benzer biçimde ihtiyaç hallerinde uluslararası taşımalarda da kullanılabilmesi değerlendirilmelidir.

Bir önemli nokta daha…
B2 ve D2 belgeleri otobüs tanımı içine giren tüm taşıtları kullanabiliyordu. Şimdi otomobilleri de kullanabilecek, yani her türlü yolcu taşıtını. B1 ve D1 belgelerine ise en az 24 (sürücü dahil 25) koltuklu otobüsler kaydedilebiliyordu. Şimdi 8 yolcu (sürücü dahil 9) kapasitesine kadar olabilen otomobiller de kaydedilecek. Bir belgeye büyük ve küçük kapasiteli taşıtlar kaydedilebilirken orta (9-23 yolcu) kapasiteli taşıtların kaydedilememesi çok garip olmayacak mı? Bence geçerliliğini çoktan yitirmiş olan ve geçen Yönetmelik öncesinde 20’ye düşürülmesi gündeme gelen 25 koltuk sınırlaması artık bitmeli. Tarifelilere de tarifesizler gibi her kapasitedeki otobüs kaydedilmeli. 

Bilinmeli ki, hiç kimse 40 yolcuyu bir otobüs yerine 20 kapasiteli iki küçük otobüsle taşımak istemez, ama yolcu zaten azken bunları daha büyük kapasiteli otobüsle taşıma zorunluluğu hiçbir fayda sağlamaz. 

Son bir nokta…
Asgari kapasitenin sağlanmasında otobüs yaş sınırı 10’dan 12’ye yükseltildi. Üzerinde dikkatle durulmalı. Bu değişiklik belgenin asgari kapasite şartını sağlayarak korunmasında yarar sağlar. Peki, bu yaştaki otobüsler taşımalarda etkinlikle kullanılabilecek mi? Yoksa bunlar belgenin şartını sağlayıp kenarda beklerken kaydedilecek düşük yaşlı sözleşmeli otobüsler mi taşımalarda kullanılacak? Yani otobüs firması başkalarının genç otobüslerinden mi para kazanacak? Eskiden özmal otobüs koltuk sayısının arttırılarak sektöre girişin zorlaştırılması savunulurdu… Bunun amacı da rekabeti engellemek veya azaltmak idi. Ben, buna karşı çıkardım. Şimdi de yeni düzenlemeye ben karşı çıkıyorum. Acaba zorlaştırma savunanlar bu anlamsız kolaylaştırmaya ne diyecekler? 

Köprü kullanımı
Tüm yolcu taşıtları diğer köprüleri kullanabilirken sadece B1 ve D1 belgeliler cüzamlı gibi bu köprülere sokulmayıp Karadeniz sahillerini takiben Yavuz Sultan Selim Köprüsünden, üstelik Deli Dumrul misali fazla ücret ödeyerek geçiyorlar. Peki, bunlara kaydedilecek otomobiller de köprü geçişlerinde aynı muameleye tabi tutulacak mı? Bütün otomobiller diğer köprüleri kullanabilirken bu belgelere kayıtlı otomobillerin de Yavuz Sultan Selim’i kullanması gibi bir ayıp mevcut ayıplara eklenecek mi? Bu dahi beklenir. Bu da haklılık ve eleştirilere adeta kapak olur. 

Şehiriçi taşımalar...
B2, D2 belgelerine kayıtlı otobüslerin şehiriçi taşıma yapma hakları savunuluyor. Peki, bu hak varsa, bu belgelere kaydedilecek otomobiller de aynı hakka sahip olacak mı? Otobüsler kimsenin hakkını ihlal etmediğinden pek itiraz yok, ama otomobiller işin içine girdiğinde taksilerin hakkı ihlal edilmiş gibi olacağından gürültü kopacak. Taksicilerin yeni düzenlemeye itirazlarının ve hukuk yoluna gitme çabalarının olduğunu öğrendik, ancak neyi iddia ettiklerini henüz bilmiyoruz. Titizlik gösterilmeli. Şehiriçi taşıma konusunda netleştirme yapılması düşüncemin yerinde olduğunu bir kez daha görecek gibiyiz. 

Denetim konusu…
Bazıları otomobillerin halen kurallara uymadan taşıma yaptığını belirtiyor. Ben de buna katılıyorum. Yeni durumda bunların artacağını iddia ediyorlar, işte buna katılmıyorum. Bir kere, kurallı ve belgeli çalışma imkanı verilince aksine olan ihtiyaç azalacak. Daha da önemlisi, A belgeleri de artık U-ETDS zorunluluğu içine giriyor. Denetim ve takip daha kolay olacak. Belgelerin kapsam dışı taşımalarda kullanılmasının ağırlaştırılan cezaları da kurallara uyumda fayda sağlayacaktır. Buna rağmen geçişte pek çok sorun yaşanması muhtemel. Bazıları şimdiden öngörülüp çözüm bulunabilir. Bu konu bu yazının boyutlarını çok büyütür. Her durumda bazı ihtiyaçlar zamanla ortaya çıkacak ve çözüm bulunacaktır. 

Sonuç
Otomobille yolcu taşımacılığı bir hak ve ihtiyaçtır. Otobüsçüler buna itiraz etmek yerine kendilerine de verilen otomobille taşımacılık hakkını, deneyim ve bilgi birikimleriyle otomobil belgesi sahiplerinden daha iyi yaparak üstünlük sağlamalı.  Tabii birde belirsizliklerin kendi lehlerine giderilmesi için de çalışmalılar. 

Yönetmelik değişikliğine ilişkin eleştiri ve itirazlara bağlı olarak sürdürülecek çabalarda problemlerin ve çözüm önerilerinin belirlenip tartışılmasından çok Bakanlıktan randevu isteyip bunları sözlü olarak iletme gayretlerinin olacağını düşünüyorum. Bırakın konuşmayı da önce yazarak birbirimizi bilgilendirelim ve doğruyu arayalım. Bundan sonrasında da randevu beklemek yerine ortak talepleri yazılı olarak iletmek çözümü çabuklaştırabilir. 

KARAYOLU TASIMA YONETMELIGINDE DEGIŞIKLIK YAPILMASINA DAIR YÖNETMELIK-15 Kasım 2019 CUMA

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 13 Kasım 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 13 Kasım 2019 Manşeti
Arşiv