Havalimanı yolcu taşımalarına çözümler

07 Mayıs 2018, 10:50
Bu makale 461 kez okundu
Havalimanı yolcu taşımalarına çözümler
Havalimanlarından belediye alanı dışına tarifeli otobüs seferi yapılmasına ilişkin olarak Sivil Havacılık Yer Hizmetleri Yönetmeliğindeki, havalimanı işletmecilerinin yetkilendirilmesine yönelik, düzenlemeyi yapıldığında çokça eleştirmiştim. Şimdi, bu düzenlemenin yürürlüğü durdurulmuş bulunuyor. Bir kez daha ele almam gerekti. 

Bir bakış açısı…
Geçmişte daha sık olmak üzere turizm taşımacıları, kendi işlerinin turizme yönelik olduğunu, bu yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı içinde düşünülmeleri gerektiğini söylerlerdi. Turistlerin taşınması UDH Bakanlığının değil de, o Bakanlığın işiyse turistlerin yiyecekleri, sağlıkları, adli olayları, emniyet ve güvenlikleri, turizm işletmecilerinin vergileri, eğitimleri hatta turizm çalışanlarının askerlik işleri de bu Bakanlığın olsun. 

Bir başka açı daha…
Tabii, turizm taşımaları Turizm Bakanlığının konusu olduğunda, öğretmen –öğrenci taşımaları Milli Eğitim Bakanlığının, tarım ürünü taşımaları Tarım Bakanlığının, kömür ve akaryakıt taşımaları Enerji Bakanlığının, orman ürünü taşımaları Orman Bakanlığının, ithalat-ihracat taşımaları Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ekonomi konusu çeşitli malların taşınması da Ekonomi Bakanlığının uhdesinde olmalı. 

Al bir açı daha…
Mademki taşımacılık UDH Bakanlığında, aynen yukarıdaki turizm örneğinde olduğu gibi taşımacıların sosyal sigorta, vergi, sağlık, eğitim, akaryakıt gibi her türlü konuları hiç diğer Bakanlıklara gitmeden UDH Bakanlığı tarafından çözümlensin. 

Bu da bir açı…
Taşıma, Ulaştırmanın değil Turizm Bakanlığının konusuysa ulaştırmacıların turizm faaliyetleri de Ulaştırma Bakanlığının konusu olur. Keza öğretmen, öğrenci, işçi, polis, asker, esnaf, sağlıkçı, tarımcı gibi toplum kesimlerinin turizm işleri de onların kendilerine yakın olan ilgili Bakanlıkları tarafından çözümlenmelidir. 
Yukarıdaki bakış açılarına daha başkaları da eklenebilir. Bunların haklı yanları da olabilir, ancak aklına estiğince rastgele konuşmak bu işleri içinden çıkılmaz hale getirir. Devlet organizasyonunu tümüyle değiştirebilirsiniz, ama bunu yapmadan onu oraya, bunu şuraya götüremezsiniz. 

UDH Bakanlığı için…
Taşımaların UDH Bakanlığı içinde kabul edilmesi yeter mi? Hayır. Havalimanlarına yönelik karayolu yolcu taşımaları havayolu, deniz limanlarına yönelik yolcu taşımaları denizyolu ve demiryolu istasyon-garlarına yönelik yolcu taşımaları da demiryolu idaresine bırakılsın, denilebilir mi? O zaman karayolu taşımalarıyla ilgili birim ne yapacak? Adı geçen idarelerin kendileri dışındaki karayolunda yetkilendirilmeleri kabul edilebilir mi? Bir zamanlar, Yunanistan’da karayolu taşıma yetkili birimi yoktu. Bir karayolu hattı açmaya kalktığınızda Yunanistan Demiryolları İdaresinden izin almanız gerekirdi. Bilmem niye? Belki de demiryolunu korumak için, bunun istemediği karayolu taşımaları yapılmasın denmiş olabilir. Aynı şekilde bizde de karayolunu hava, deniz ve demiryollarına bırakalım; onlara zarar verecek diye karayolu taşımasını engelleyelim. 

Bunlar çıkar yol değil. Karayolu taşımacılığını, Karayolu İdaresine bırakalım. 

Havalimanı taşımaları
Uçakla seyahat edecek yolcular başka bir yerden karayoluyla havalimanına gelebilecekleri gibi iniş sonrasında da başka bir yere karayoluyla gitme ihtiyacı duyabilirler. Belediye alanında bunları belediye taşıyacak. “Belediye alanı dışına gidecek olanlar otogara, otobüs terminaline gelip oradan şehirlerarası yolculuklarını yapsınlar” denebilir mi? Bunu sadece terminalin-otogarın menfaatini savunanlar diyebilir. Bu anlayış entegrasyon düşüncesine uymaz. Peki, hangi çözümler düşünülebilir? 

Kombine taşıma çözümü
Önceden beri havayolu-karayolu kombine taşıma seçeneği var. Aynı imkan denizyolu-karayolu ve demiryolu-karayolu şeklinde de bulunuyor. Bunlara ilişkin birer genelge de yayımlandı. Biraz bunların şartlarının ağırlığı, biraz da taşımacıların itirazlarına Bakanlığın prim vermesi sonrasında pek kullanılamadı. Bunda iyileştirme yapılıp kullanılması düşünülebilir. 

Havalimanına T belgesi
Bilindiği gibi adı geçen mevzuat düzenlemesi havalimanı işletmecisinin seçeceği bir kişiye tarifeli taşıma imkanı veriyor. Acaba havalimanından çevre illere isteyen her taşımacı belgesine bu hattı işletip taşıma yapamaz mı? Havalimanından sefer düzenlemenin tek engeli, buranın T terminal yetki belgesi olmaması. Kombine taşımalarda bu engel aşılabiliyor, yine aşılabilir. Havalimanının bir bölümü otobüslerin yolcu indirip bindirmesine ayrılıp terminal olarak kullanılabilir. Havalimanı gelir de elde eder. Bence mevzuata en uygun seçenek bu. 

Belediyelere yetki
Daha önceki yazılarımda sınır komşusu olan belediyelerin birbirlerine karşılıklı izin vermeleri sonucunda Bakanlığın yetkili olduğu belediye dışı alana çıkmadan illerarası taşıma yapılabileceğini belirtmiştim. Komşu illerarası taşımaları büyük ölçüde çözecek bu hareket tarzı havalimanından komşu illere yolcu taşımalarının belediye izniyle yapılmasının yolunu açar. Örneğin, İstanbul’da İstanbul-Tekirdağ ve İstanbul-Kocaeli taşımaları böyle yapılabilir ki, İstanbul’daki havalimanlarından yapılacak illerarası seyahatlerin çoğunluğunun Tekirdağ ve Kocaeli’ye yapılması beklenir. 
Aynı şekilde İzmir’den Manisa ve Aydın’a benzer taşımalar yapılabilir. 

Coğrafya sürprizleri
Peki, İstanbul-Kırklareli arası belediye taşıması olabilir mi? Yukarıdaki anlayışa göre olamıyor. Sorun Kırklareli’nin büyükşehir olmaması değil. Öğrendiğimde şaşırmıştım, belki sizler de şaşırırsınız: İstanbul ve Kırklareli sınır komşusu değil. İstanbul ile Kırklareli arasında Tekirdağ iline ait ince bir şerit var ve Karadeniz’e açılıyor, diğer bir deyişle, bu iki ili birbirinden ayırıyor. 
Bosna Hersek’in epey bir toprağı var, ama çok küçük bir deniz kıyısı var. Buna ait toprağın deniz kıyıları tamamen Hırvatistan’a verilmiş. Doğu komşularımızı sayarken Gürcistan, Ermenistan, İran ve belki de Irak söylenir. Ama kimse Azerbaycan’ı komşumuz olarak saymaz. Halbuki Ermenistan ile İran arasında Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan bölgesinin ince de olsa bir toprağı var ve oradan karayolu bağlantısı kurabiliyoruz.

Ücretsiz servisler
İstanbul’dan Aydın’a seyahatlerimde, İzmir’den sonra Aydın’a ücretsiz servisi bulunan havayolunu tercih ediyorum. Bu, bana çokça kolaylık sağlıyor: Zaman ve para tasarrufu, rahatlık gibi… Gelişte de, bu servise bindiğimde uçağı kaçırmayacağımdan emin olmanın rahatlığı içinde oluyorum. Biliyorum ki uçak kendi servisini bekler, uçağı kaçırırsa biletiniz yanmaz. Ücretsiz servis düzeninin yaygınlaştırılması pek çok sorunu çözebilir. Bu arada havayolu işletmecisinin ücretli servis gibi bir hakka veya seçeneği olmaz. Ücretli taşıma ayrı bir düzene tabidir. 

Abartıyor muyuz?
Başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir, Antalya, Bodrum gibi yerlerde havayolu yolcusu epey çok. Dolayısıyla buralardan da başka yerlere gidecek karayolu yolcusunun da çok olmasını bekleyebiliriz. Buna rağmen, bu yolcuların önemli bir kısmının karşılayan özel araçlarla, ücretsiz servislerle ve ticari otomobillerle gittiğini biliyoruz. Buna, yukarıdaki çözümler özellikle de belediye izinli taşımalar eklenirse tarifeli otobüslerle seyahat ihtiyacının çok olmayacağını söyleyebiliriz. Bu ihtiyacın da çok sayıdaki firmanın çok sayıdaki seferi ile karşılanması rantabl olmaz. Tabii ki, buna taşımacı karar vermeli. Halen eskiden belediye alanında taşıma yapan Havaş vb. kuruluşların bu ihtiyacı karşıladığını da görüyoruz. Konuyu abartmadan ele almak gerekir. Bu dahi mevcut Taşıma Kanununa ve bunun içindeki serbest rekabete aykırı çözümlerin havalimanı işletmecisince dayatılmasına razı olunması anlamına gelmez. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 30 Temmuz 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 30 Temmuz 2018 Manşeti
Arşiv