banner42

İlkem Turizm Başkanı Ali Bayraktaroğlu

14 Mart 2013, 13:05
Bu röportaj 4304 kez okundu
İlkem Turizm Başkanı Ali Bayraktaroğlu
Ali Bayraktaroğlu: “2012 gerçekten çok verimli geçti. Bütün hedeflerimizi tutturmuş durumdayız. Büyüme hızımız, araç yatırımlarımız, filomuzda bulundurmak istediğimiz araç sayımız, kurumsal yapılara ulaşma hedefi hepsini gerçekleştirmişiz. Ciro ve araç sayısı anlamında yüzde 30 büyüyeceğiz dedik, yüzde 32 büyüme gerçekleştirdik.” Kağıthane’deki merkez ofislerinde bir araya geldiğimiz Ali Bayraktaroğlu, 2012 yılını başarıyla kapatmanın mutluluğunu yaşıyordu. Kurumsal kimliği layıkıyla taşıyan İlkem Turizm, bugün İstanbul’da 800, 8 ilde 350 araçlık filosuyla okul taşımacılığı sektörünün lider firması konumunda. 

2013 hedefi yüzde 35 büyüme 

Görüşmeye, 2012 yılının çok verimli geçtiğini vurgulayarak başlayan Ali Bayraktaroğlu, bir yıllık çalışmaları ve 2013 hedeflerini paylaştı. 2012 yılında yüzde 30 büyüme hedefi ile yola çıktıklarını belirten Bayraktaroğlu, “Ciro ve araç anlamında yüzde 32 büyüme elde ettik. 2013’e yönelik planlarımızın hepsinin de tutmasını öngörüyoruz. Tuttuğu zaman kendimizi başarılı görürüz. 2013’te büyüme hedefimiz yüzde 35’ler seviyesi” dedi.

13 ilde hizmet  

Halen İstanbul genelinde 800 araç ile hizmet verdiklerini belirten Bayraktaroğlu, İlkem Türkiye markasıyla 8 ilde hizmet verdiklerini söyledi: “Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Denizli, Kocaeli, Konya ve Manisa olmak üzere toplam 8 ilde İlkem Türkiye adıyla hizmet veriyoruz. 2013 Eylül ayında hizmet verdiğimiz iller arasına İzmir, Adana, Samsun ve Trabzon da katılmış olacak. Bunlarla beraber İlkem Türkiye markası da büyüyecek. Her yıl yüzde 30’larda büyüyen bir mekanizmaya hakim olmak o büyüklüğü efektif tutabilmek gerçekten zor. Güçlü kadromuz ve 20 yıllık bilgi ve deneyimle, bütün sorunların üstesinden gelebiliyoruz. Bu yıl da öyle olacağız, çünkü planlamayı çok önce ve çok iyi yapıyoruz.”

Kurumsallık sorunları aşmaktır

Farklı illerde çalışmanın bir cesaret öngörüsüyle oluşmadığını, kurumsallığı gerektirdiğini, bunun da gerçek bir yapı olduğunu savunan Ali Bayraktaroğlu, “Mevcut bir bütünün parçalarını şehir dışında yönetmeniz gerekiyorsa, ‘ben orayı yapamam’ diyemezsiniz, çünkü şirketiniz kurumsallığın dışına çıkar. Bizim bunu yönetecek kurumsal altyapımız mevcut. Her yerde iş yapma gücümüz var. Tabii, önümüzü tıkayan plaka tahdidi, firmaların reaksiyonları veya odaların farklı yapılanmaları gibi birtakım unsurlar var. Ama bunlar zaten hep oluyor, sizi öteki gibi gören bir yapı var. Bunu kurumsallık göstergenizle aşabiliyorsunuz. Bana kalırsa, onların reaksiyonları, aslında, daha önce İstanbul’dan giden firmaların oralarda verdikleri zararlara. Orada doğru hizmet üretirseniz, insanların hak edişlerini doğru şekilde öderseniz, çok sağlam kurumsal anlaşmalar yaparsanız önünüzü hiç tıkanmıyor. 8 ilde 2 yıldır ciddi bir şekilde bunu gösterdik” dedi. 

İllere değer katıyoruz

İstanbul dışındaki illerde hizmet vermeye başlamalarının ardından bölgedeki servis taşımacılığına önemli katma değerler kattıklarını inandıklarını belirten Bayraktaroğlu,  “Biz, Ankara’ya ilk gittiğimizde taşıma programlarından, takip cihazından, tek tip kıyafetten, sürücü eğitiminden, rehber eğitiminden haberleri yoktu. Bu bir konsept çünkü. İlkem’in bir taşıma modeli var. O modelle gittik ve oraya yansıttık. Gittiğimiz yerlerde başka kurumlar ‘biz de böyle bir taşıma istiyoruz’ diye bize mail atıyor. Sonuçta doğru bir şey götürürseniz, reaksiyon alırsınız ama, gittiğiniz yerde siz var olan sisteme entegre olursanız farkınız kalmaz. Farkımızı gösteriyor, onun için de tercih ediliyoruz” diye konuştu.

2013’de 40 özmal yatırımı  

Şehir dışında yaklaşık 350 araçla hizmet verdiklerini belirten Bayraktaroğlu, 2013’te özmal sayısını 100’ün üzerine çıkaracaklarını söyledi: “Firma büyüdükçe, o yapıyı doğru orantılı büyütebileceğiniz birtakım argümanlarınız var: mesela özmal sayınız. Geçen yıl ‘özmal sayımızı 60 yapacağız’ dedik. Şu an 60’ın üzerindeyiz. Bu araçların yüzde 97’si Mercedes. 2013’te 40 özmal daha alınacak. Bu hedef 2013 yılı sonuna kadar tutacak. Müşterimiz neyi istiyor, hangi markayı tercih ediyorsa ona göre yatırım stratejisini oluşturacağız. Çünkü müşteriye iyiyi sunduktan sonra değiştirme şansınız yok, bu bir kazanılmış hakka giriyor. Yukarıya doğru çıktığınızda takdir, aşağıya indiğinizde zafiyetiniz olarak algılanabiliyor. Oysa yine sıfır arabayı koyuyoruz sefere, müşterinin geri dönüşü “niye böyle oldu” halbuki o da sıfır araç. Diğer markanın kalitesini gördüğü için öbür aracı tercih etmek istemiyor.” 

10 bini aşkın öğrenci 

Ali Bayraktaroğlu, öğrenci taşımacılığında lider olduklarını söylüyor: “Şirketin misyonunu, vizyonunu düşünürken büyüme katsayısını planlarken ‘en iyi’ olalım, ‘lider’ olalım hedefini de belirliyorsunuz. Türkiye’nin öğrenci taşımacılığı alanının en büyük firmasıyız. Çok iddialı konuşuyorum ama sayılar bunu kanıtlıyor. Lokasyonlar, araç ve taşınan öğrenci sayısı belli. Günlük 10 binin üzerinde hareket gerçekleştiren tek firmayız.” 

Verimliliği nasıl artırırız?

2012 yılında pilot bir uygulama başlattıklarını, bununla verimliliği nasıl artırabilecekleri konusunu araştırdıklarını aktaran Bayraktaroğlu, “2011 yılında 9-11 km. maksimum kişi taşırken; 2012’de bu, 5-7 km.ye kadar düştü. Km.lerin düşmesi ciroya yansıdı. Kişi artsa da ciro istenildiği gibi artmadı. Bunun sebebi km.nin daralması ve daha düşük ücret alınması. Okul yönetimleri ile oturduk ve planlama yaptık. 27 kişilik bir araçla iki aracın yaptığı işi yapabiliyorsunuz. Bu arabalarla öğretmenleri de taşıma imkanınız var. İki işle ödüllendiriyorsunuz. Bu projeyi Ataşehir’de uyguladık ve doğru reaksiyonlar aldık” dedi.

Yeni yatırım: 30 Sultan 

Uygulamanın başarılı sonuçlar vermesiyle yeni yatırım planlarının arasına 27 kişilik Otokar Sultan’ın girdiğini belirten Bayraktaroğlu, “Bu yıl 27 kişilik 30 Otokar Sultan’ı filomuza katmaya karar verdik. Bir kısmını biz, bir kısmını da bireyselcilerimiz alacak. Onlar için de iyi olacak, 3 yerine, 5 kazanacak. Bu önemli bir proje. Çok yakın bölgelerde taşıma işinde 27+1 kişilik araçları kullanacağız. Pilot uygulamada, ‘ilk birkaç gün bu kocaman arabaya çocukları nasıl bindireceğiz’ dediler. Biz de hemen ikinci bir rehber uygulamasına geçtik. Bir tanesi arabanın içini kontrol ederken, diğeri çocukların alınmasını sağladı. Sultan araçları kullandık ve gördük ki, sitelerin içinde çok ciddi bir manevra kabiliyeti var. Havaleli olmadığı için sitelerin o dar geçişlerinde yanlara sürtmüyoruz. Yakıt tüketiminin de çok iyi olduğunu gözlemledik ve onun için tercih ettik. Verimli kullanıma yönelik araç tercihimizde 19+1 ve 20+1 araçlar da olacak” diye konuştu.

Sektörden bireysel çıkışlar var 

Bireysel araç sahiplerinin sektörden çıkışları olduğu değerlendirmelerine katıldığını belirten Bayraktaroğlu, “Çıkışın nedenleri arasında tevkifat ve alınan araçların değer kayıpları var.  Eskiden araçları kullanıp, aldığınızdan daha fazla değerden satabilirdiniz, artık bu sistem yok. Şimdi araçta, aldığınız anda zararınız başlıyor. Onun için yatırım değer kaybını daha az tutabildiğimiz belli markaları tercih ediyoruz” dedi.

Tevkifat sistemi yerine oturuyor 

Tevkifat sisteminin giderek yerine oturduğunu vurgulayan Bayraktaroğlu şunları söyledi: “Devlet de artık hesap, kitap yapabiliyor. Bizim ödediğimiz KDV’lerin büyük bir kısmının devlete geri dönmediğini düşünüyorduk, bu reel bir gerçekti. KDV’si çıkan sürücü sayısı bir elin parmakları kadardı. Devlet bunu gördü dedi ki; ‘yüzde 8’ini ödemeniz gerekiyor ama ben yüzde 4’ünü daha size gelmeden alayım’. Devlet olması gerekeni yaptı. Ama tabii, alışılagelmiş bir düzenden, yeni düzene geçmek zor oldu. Bu nedenle çıkışlar olmaya başladı. Bu zafiyet oluşturacak mı? Oluşturmaya başladığını görüyoruz. Yarın hangi noktaya gelir bilmiyorum. Ama şirketlerin özmal yatırımları 2013 ve 2014’te de artarak devam edecek. Öte yandan biz bireysel araç sahibi bulmada sıkıntı yaşamıyoruz. Okul taşımacılığı, personele göre daha oturmuş ve kazançlar 3-5 dilim daha fazla. Dolayısıyla daha çok okul tercih ediliyor. Onun için biz fazla zorlanmıyoruz, ama personel piyasasında ciddi bir daralma ve boşluk var.” 

Personel taşıma hedefleri 

Personel alanının zorluklarını bulunmasına rağmen İlkem Turizm bu alana da adım atmış durumda: “Bu şirketi strateji yönetiyor. Bizim personele girmemizin yegane amacı yine çalışanlarımız için oldu. Şunu gördük, biz okul işinde sorunsuz çalışıyoruz. Ödemelerimizi 20 yıldır ayın 20’sinde yaparız. Hiç aksamadı. Bunun için böyle itibarlı bir yapımız var. Ama baktık ki, bireysel araç sahipleri okul dışında ikinci iş olarak personel alanında hizmet veriyor ve yaptığı işte de mutsuz. Bu durum genelde bütün işe yansıyor. Biz de okul işimize uyan işlere teklifler yapmaya başladık. Tek bir yapı içinde düzgün bir sistem kurulmasını arzu ettik. Gerçekten de başarılı olduğumuzu gördük. Şu anda personel işinde filomuzdaki 200 araçla hizmet veriyoruz. Hiç agresif olmadık, yaklaşık 2 aydır devam ediyoruz. Buna rağmen bize çok işler geldi; ‘bu kaliteyi, lütfen bizim personel taşımacılığına yansıtın’ dediler. Bir velimiz, çocuğuna yönelik hizmetimizden çok memnun kaldı. ‘Benim fabrikamın personelini de taşıyın’ dedi. Biz de hemen başladık. Doğru ve kaliteli iş yaparsanız, insanlar sizin kapınızı çalıyor. Şu an yüzde 20’si, 2013’te yüzde 51’i, 2014 hedefim ise yapının yüzde 81’inin ikinci işini benden alması.”

Belge düzenini bekliyor 

Servis taşımacılığında yaşanan daralmanın aslında taşların yerine oturması olarak da değerlendirilebileceğine dikkat çeken Bayraktaroğlu, “Bu alanda çok fazla firma var. Bir yandan daralma da var. Biz yıllardır, ‘belgelendirin bizi’ diye bağırıyoruz. Yaptığımız işe bir sıfat konulmalı. Tahdit değil bunun adı. TÜRSAB Belgesi gibi bir yapı olmalı. Bu yapılabilirse kalite normları rahatlıkla yakalanabilir. Bunu yapmazsınız, bir firma çıkar, iki yıl faaliyet gösterir ve batar gider. Bu batan firma devlete vergisini ödeyemez. Zararı hem ülkeye hem de sektöre olur. Bugün İstanbul’da servis taşımacıları 2 milyona yakın kişiyi taşıyor. Biz diyoruz ki, plakalar milyonlarca lira etmesin. Firmalar belgelendirilsin. Araç değerli olmamalı. Yapılan işin kalitesi, güvenliği değer üretmeli. Ulaştırma Bakanlığı’na, belediyeye belgeli yapının oluşmasına yönelik taleplerimizi ilettik. Bir sermaye ve özmal içeriği olsun istedik. Bu yapı ile iki araçla firma kurulması engellensin demek istemedik. Ticaretin önüne engeller koymayalım, ama iki aracıyla da 500 araçlık ihaleye girilmesin. Onun da çalışabileceği alan tanımlanmalı. Bu yapıyı belediye düzenleyecek artık. Bunu istiyor ve bekliyoruz.”


ÖNE ÇIKANLAR

Sezona girerken bütçemiz hazırdır

Bizde hesaplamalar çocuk bazında yapılır. 14 kişi taşıdığınız yerde eğer 11 kişilik maliyetiniz varsa, zarar ediyorsunuz demektir. Hesaplar böyle daha somut yapılıyor. Buna vakıf olmazsak ne bütçeleme yapabiliriz ne gelir dengemizi oluşturabiliriz ne de karlılığımızı hesaplayabiliriz. Biz daha sezona girerken bütçe yapabiliyoruz ki, bunu yapan firma sayısı çok az. 2013 bütçemiz çoktan hazırdı. Ne kadar kişi taşıyacağız, ne kadar yatırımımız var, ne kadar kazanacağız, ne kadarı maliyet, ne kadarı işçi giderleri hepsini belirlemiştik. 200’ün üzerinde çalışanımız var; orta ölçekli bir fabrika sayılabilir. Bunu yönetmek planlamadan geçiyor. Öğrencilerimizin yüzde 65’ini okullar açılmadan önce servise kayıt ettiriyoruz, çalışmalara Ocak ayında başlıyoruz. Mayıs’ta bir sonraki yılın sürücüleriyle sözleşme yapacağım. Bunu kimse yapamıyor, çünkü önünü görmüyor. 

İstanbul Emniyeti’nden servisçilere ilk sıcak yaklaşım 

Trafikten Sorumlu Müdür Yardımcısı Murat Şengör, sektör adına çok isabetli çalışma yürütüyor. Belediye ile son iki yıldır masaya oturuyoruz ve ciddi kararlar alıyoruz. Fakat emniyet ile maalesef hep ‘bu taraf’ olarak algılandık. İlk defa Murat Bey bizi davet etti. Çok sıcak bir toplantı oldu. Yaşadığımız parklanma sorununa yönelik, ‘sizlerle beraber istişare yaparak çözmek istiyorum’ dedi. Biz de Murat Bey’e destek oluyoruz. Güzel gelişmeler var. Maslak’taki TİM Otoparkı ile Ayazağa’daki belediye garajının kullanımı konusunda belediye ile görüşüyorlar. Eğer oradan olumlu şeyler alırsak, araçlarımızı park edebileceğiz. Bunun trafiğe yansımalarının müspet olacağını düşünüyorum. Servis araçlarına 6 ile 6:15 arası parklanabilir diye bir yazı asılacak arabaların önüne bunu yaparsak tamamen bitiriyoruz bu işi. Murat Bey gerçekten bir ilki yaptı. Bütün sektörü bir araya getirdi. 

Otomobille taşımacılık işinde de olacağız

Otomobille taşımacılığın kriterlerinin oturtulması için İSTAB olarak çok uğraş verdik. Belirli bir düzen oluştu. Bu işi yapmak isteyenler, kurumsal bir kimlik oluşturmak zorunda. 2013 içerisinde bu işin temelini hazırlayarak, yatırımları yapacak ve bu alanda yerimizi alacağız. 


Her şey İSTAB için 

Biz İSTAB’ı bir noktaya taşıdığımızı düşünüyorum. Hakan Bey’in döneminde ciddi başarılara imza atıldı. İstanbul Ticaret Odası’nın Mart ayı başında bir seçimi olacak. Orada biz tekrar aday olacağız. Meslek komitemizin daha yapacağı çok işler olduğunu düşünüyoruz. Her şey İSTAB için. Kişiler değişebilir ama İSTAB sonra da yaşayacak bir kurum olarak ayakta kalmalı. 

Eğitim alanına yatırım düşüncem var 

Ben hep sektörden aldığımı yine sektöre yatırdım. Tabii ki yarın böyle bir planım yok, ama orta vadede birkaç sektörü inceliyorum. Şu an proje aşamasında olan işler var, birkaç yıl içinde bunları paylaşabilirim. Orta vadede eğitim sektörüne gireceğiz.

Güvenlik önemli

Prosedürü çok firmayız. Bazen sürücüler, ‘bunu da mı getireceğiz’ deyip havlu atıyor. Çok sert olmasa da köşelerimiz var. Her şey güvenlik için, her şey bu firmanın bir yerlere gelmesi için. İlkem firmasının logosunu taşıyan bir sürücünün kırmızı ışıkta geçme, emniyet şeridini kullanma, sürat yapma, tehlikeli araç kullanma gibi bir lüksü olmamalı. Arkadaşlarımıza ‘bunları yaparsanız, ciddi yaptırımlarımız var’ dedik. Bununla ilgili imzalar attırdık. Bunun haricinde su kaldırır şeyler olabilir ama onları da ıslah ediyoruz. Hata yapan bir sürücünün ismi anılmıyor,  İlkem’in aracı deniliyor. Dolayısıyla marka zarar görüyor. 

Okul km ücretleri 

Olması gereken zam olmadı ama biraz daha ıslah edildi. UKOME toplantılarında, adilane bir düzenleme olsun isteğimizi dile getiriyoruz. Yıllık enflasyon hesaplamaları ortada.  Bunu reel olarak zamma yansımasını bekliyoruz.  0-1 km diliminin girmesi hakkaniyetli oldu. 

AB’ye proje üreten tek firmayız

Avrupa Birliği’ne iki proje ürettik. Sonuç ayağına geçtik. İki projenin de kabul aşamasına girdiğini söyleyebiliriz. Yaklaşık 35 bin Euro hibelik proje. Bu proje için basın lansmanı yapacağım. Bunu taşıma firması olarak düşünen tek firmayız.

Müşteri memnuniyeti ölçümü 

CRM sistemi ile müşteri memnuniyetini sorgulayan bir sistem oluşturduk. Standart oluşturmak için sorgulamanız gerekiyor. Bir ekibimiz müşteriyle SMS ile diyalog sürecini yönetiyor. 500, 1000 metre kala SMS atılıyor. Veli memnuniyetimiz yüzde 90. Hizmette zafiyet var diyen olmadı. Büyük sitelerde bunların zafiyetini yaşıyorduk, aşmış olduk. Yüzde 100 yerine oturan bir proje oldu. 2000 bin SMS kullanıldı. Kullanım oranı yüzde 25 oldu. Bunu yüzde 80’lere yükselteceğiz. Acil durum planları oluşturduk. Türkiye’de bunu zadece biz yapıyoruz. 2013’te de devam edeceğiz. 2014’te sayı artacak ve 2015’te belki farklı bir yere gelecek. Rehberlerimize, sürücülülerimize, yönetim ekibimize telefon eğitimi verdirdim. Telefona nasıl bakıyorsunuz? Müşteriye ne diyorsunuz? En son kapanış cümleniz ne oluyor? Çok zevkli ve kaliteli bir eğitim oldu. 2013-2014 sezonunda müşteri memnuniyet anketimizi detaylı şekilde internet sitemize entegre edeceğiz. İnternet sitemizden müşterilerimiz, velilerimiz ve yöneticilerimizin İlkem’i online olarak değerlendirebilecekleri uygulamayı da başlatacağız.

Çocuklar İlkem’i resmettiler


Öğrencilerimize ‘İlkem’i resmedin’ dedik. Bizi uzay mekiği şeklinde, kalp şeklinde çizenler var. Mayıs ayında Mercedes’le birlikte trafik haftası düzenliyoruz. Çocukların eğitiminde bu çok etkili olacak. 

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
Arşiv

banner44