Lojistikte Yükselen Trendler ve Beklentiler

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR),“Lojistikte Yükselen Trendler, Dijitalizasyon ve Beklentiler” konulu bir panel düzenledi.

05 Mart 2018 Pazartesi 10:28
Bu haber 4185 kez okundu
Lojistikte Yükselen Trendler ve Beklentiler
27 Şubat Salı günü QNB Finansbank ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Siemens Tedarik Zinciri Direktörü ve TEDAR Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Günal “Tedarik Zinciri Yönetimi Stratejisi & Geleceği” konulu açılış konuşması ile başladı. 

Paydaşlar analiz sürecinde olmalı 
“Rüzgarın yönünü tahmin edemiyorsanız, geminizi limana yanaştıramazsınız” diyen TEDAR Başkanı Tuğrul Günal,  tüm paydaşların analiz sürecinde yer almasının önemine dikkat çekti: “Şirketler olarak neyi neden yapacağımızı çok iyi analiz etmeliyiz. Tüm paydaşlarımızı bu analiz süreçlerinin içine katmamız lazım. Şirketler son dönemde, detaylı strateji yapmaya önem veriyor. 43 milyar dolarlık satın alma hacmimiz var, ama bu yetmiyor. Satın alma asla bir masraf birimi değil ve olmayacak. Şirketlerin sürdürülebilirliğini temin etmenin en iyi yolu sağlam bir satın alma ve Supply Chain oluşturmak yani müşteriye, doğru ürünün, doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyata tüm tedarik zinciri için mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve para akışının entegre yönetimini oluşturmak gerekiyor. Günümüzün olmazsa olmazlarından birisi de dijital dünya. Nereye giderseniz gidin dijitalleşmeyi göreceksiniz. Bütün tedarikçilerimizle dijital sözleşmeleri hayata geçiriyor olacağız” dedi.  

e-ticaret, kombine taşımacılık
Zer AŞ Genel Müdür Yardımcısı & TEDAR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Ressamoğlu tarafından moderatörlüğü gerçekleştirilen panelde, Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul, Borusan Lojistik Genel Müdürü İbrahim Dölen, Omsan Lojistik Genel Müdürü Doç. Dr. Mehmet Hakan Keskin konuk konuşmacı olarak yer aldı. 
Konuşmacılar Lojistikte Potansiyel Gelişme Alanları (e-ticaret, kombine taşımacılık vb.), Türkiye Lojistik Sektörünün Mevcut Durumu (Taşımalar, depolama, gümrük işlemleri, yasal altyapı, kurumsal yapılanma vb.), Ülkemizde lojistik sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kurumsal yapısı Türkiye Lojistik sektörünün mevcut durumu ve Lojistik firmaların ölçek sorunları ve yabancı firmalarla rekabeti alanına değindiler.  
EKOL LOJİSTİK - AHMET MUSUL: 
Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul: Eski uygulamaları biraz iyileştirdiğimizde kutlamalar yapıyoruz. Ama dünya çok hızlı değişiyor. Biz hala kağıtlarla kendimizi kanıtlamaya çalışıyoruz.

HEDEF KOYMAK GÜZEL AMA…
“Lojistik Performans Endeksi’nde 34’üncü sıra fena bir yer değil. Tedarik zincirinin en önemli unsuru güven. Güven unsurunun olmadığı noktada, tedarik zinciri sürekli bekletilen, emin olunmak istenilen, tekrar kontrol edilen bir yapıya sahip. Bunu değiştirmediğimiz sürece 34’üncü sıradan 15’inci sıraya çıksak da rakiplerimize yetişecek durumda değiliz. Biz ihracatının büyük bölümünü Avrupa’ya yapan bir ülkeyiz. Bizim yolda harcadığımız sürede Çekya veya Slovakya, Polonya gibi ülkeler, neredeyse müşterisinin kapısına teslim edecek. Sadece Volkswagen’in Çekya’dan günde aldığı araç sayısı 500-600 treyler. Bu, Türkiye’deki bitmiş ürünleri değil ama diğertüm otomotiv yan sanayi hacmi kadar. Lojistik, dış dünyanın parametrelerine bağlı bir sektör. Hedefleri koymak güzel, ama bunun altını doldurmak için bizler neler yapıyoruz? Biz bir işi,eski uygulamaları biraz iyileştirirsek kutlamalar yapıyoruz. Ama dünya değişiyor. Çok hızlı değişiyor ve biz hala kağıtlarla kendimizi kanıtlamaya çalışıyoruz.

GÜVEN DUYMAK İÇİN TEL ÖRGÜLER YAPIYORUZ
Bir şeye güvenmek için onu tel örgüler arasına koyup tekrar mühürlemek istiyoruz. Kanun koyucu vatandaşına güvenmiyor. Güvenmemeyi esas kabul ediyor. Bizlerin yanlış yapacağını düşünüyor. Yanlış yapmak isteyen firmalar zaten kontrollü ekonomide rahat bunu,çok daha yapıyor.Biz dünyada birbirine en az güvenen ulus seçilmişiz, Brezilya ile.  Bunu gerçekleştiremediğimiz takdirde diğer süreçleri doğru kurgulamak da mümkün olmaz. Biz teknolojinin getirdiği avantajları kullanamıyoruz. Hala bir yerlerde gümrük binası açmak için projeler üretiyoruz, ayrıca marifetmiş gibi kutlamalarla açıyoruz. Mekanların ortadan kalktığı bir dünyada ürünü o mekana götürüp o mekan üzerinden gümrükleyip dağıtmaya çalışıyoruz

OLDUĞUMUZ YERDEN DAHA GERİDEYİZ
Türkiye 34’üncü sırada kalırsa bence büyük bir başarı. Gümrüğün kağıt üzerinde başardığı şeyler uygulamaya yansımıyor. Örneğin yetkilendirilmiş yükümlü uygulaması… Bizde kurumlar arasında eşgüdüm yok. Biri başka, diğeri bambaşka bir şey diyebiliyor. Bunu yurtdışına anlatamıyorsunuz. Kendimizi vazgeçilmez olarak görmemiz büyük hatadır. Lojistik Potansiyel Endeksindeki puan, kağıt üzerindeki puanlamadır. Sahada daha geride olduğumuzu düşünüyoruz.

ÖNCE OMSAN’I GÖRMEK İSTİYORUZ 
Gerek Türkiye’nin önündeki geçiş belgesi sorunu ve maliyet engeli, sürücü sorunları çevresel etkiler nedeniyle gittikçe trend olmaktan çıktı. Demiryolundaki kahramanlığı Omsan’ı gördükten sonra yapmak istiyoruz. Bu maddi olarak insan kaynağı olarak yıpratıcı olabiliyor. Demiryolu ile sürece daha kolay yürüteceğinizi düşünürken, özelleştirme ile ilgili sorunlar var. Avrupa ise Türkiye’nin sadece bir tık üstünde.

250 ADET VAGON YATIRIMI YAPTIK 
 250 adetlik vagon yatırımı yaptık. Kendi lisansımızı aldıktan sonra, üçüncü partiye bağlı olacağımız bir yapı kurmaya çalışıyoruz. Ama sorunlar var. Tabii, süreç oraya gidecek ve geleceği parlak. Karayolu kapasiteyi taşımıyor. İyi organize edilmiş bir trenyolu karayolundan daha hızlıdır. Bütünleşik hizmeti gerçekleştirmek adına söyleyebilirim ki, bütün alanlarıkendi ekipmanlarımızla icra eden bir firmayız. B2C için yeni hizmetimiz devreye giriyor. 

CİRONUN YÜZDE 22’Sİ YURTDIŞINDAN  
Yıl sonuna kadar 50 ülkeye ulaşmak istiyoruz. Geçen yıl ciromuzun yüzde 22’sini yurtdışından ürettik. Bu yıl ki hedefimiz yüzde 30. Uluslararası karayolu taşımacılığında yüzde 10 pay elde ettik. Daha fazla pay, sektörde itici karşılanıyor. Lojistik ölçek ekonomisi yaratabildiğiniz sürece önemlidir. Ortaklaşa değerleri üretecek bir yapıya ulaşıyor olmamız lazım. Senelerce sektörümüz maliyet hesabı yapmadığı için rahata alıştığı için gerçek rekabette geride kaldı.

YASAK GETİRMEK İSTEYENLER VAR 
Gelecek hafta mega treylerimiz geliyor. Buna yasak getirmeye çalışan arkadaşlar var. Bu anlamda garip bir ülkeyiz. Yazılım tarafını ağırlıklı kullanmak istiyoruz. Çünkü günümüz datanın daha iyi kullanıldığı bir zaman.  Efektif çözümlerin neler olacağını firmalara biz götürmek istiyoruz. 

BAŞARIMIZ SEKTÖRÜ GELİŞTİRİR 
Türkiye’de mali yapılarımız güçlü değil. Aldığımız gemi için 50 milyon Euro’ya anlaştık ve bir yıllık süreçte 5 milyon Euro ödedik. Ama 40 milyonluk liman yatırımımız için liman bitene kadar tek kuruş kredi alamadık. Biz başaramazsak kına yakacaklar, oysa bizim başarımız sektörü geliştirir. ■


BORUSAN LOJİSTİK - İBRAHİM DÖLEN: 
Borusan Lojistik Genel Müdürü İbrahim Dölen: Hepimiz daha hızlı, daha büyük araçlar alabiliriz. Kapıkule’yi, daha pahalı yöntemlerle de olsa çevresinden dolaşarak aşmaya çalışıyoruz. Siz malı 20 dakikada hazır edemezseniz, rekabet de edemezsiniz.

DEMEK GÜZEL, ÖNEMLİ OLAN YAPMAK!
Her işlemi defalarca kontrol eden bir sistem var. 34’ten 15’e çıkacağız demek güzel, ama bunu köprü ve yollara bağlamak anlamlı değil. En başarılı ülke Singapur’u inceledik. Ülkeye gelecek veya gidecek bir mal için yapılan başvuru 20 dakikada tamamlanıyor. Bunu takip ediyorlar. Hepimiz daha hızlı, daha büyük araçlar alabiliriz. Kapıkule’yi aşmak için daha pahalı yöntemlerle olsa çevresinden dolaşmaya çalışıyoruz. Ama temel sorun: Siz bir başvuruyu 20 dakikada cevaplamazsanız, rekabet edemezsiniz. Komşularla aranızın iyi olması gerekiyor. Çünkü bu mallar komşularınız üzerinden gidiyor. 

LOJİSTİK SÜREÇLERİNİN MALİYETİ ARTACAK 
Türkiye’den 45’lik multimodal taşıma hizmetine başladık ve 3,5 yıl sonra kapattık. Türkiye’de mevcudun dışında bir şey yapmak çok zor. AB’de karayolu taşımacılığının büyük bölümünü 6 şirket yapar. Türkiye, buraya gelmeden zor, sektörün en büyük sorunlarından biri de bu. Maliyetler artacak, regülasyonlar artacak, çevresel baskılar artacak. Bunların hepsi lojistik süreçlerin maliyetini artıracaktır. Hacim bir yere kadar önemlidir. İstanbul’dan 2 bin treyler kaldırabilirsiniz, ama geri dönüşlerde bunları dolduramazsanız bu kar değil zarar getirir. 

900 BİN SEFER BOŞ DÖNDÜ 
Borusan olarak fiziksel yatırımlardan çok bilgiye yatırıma odaklandık. Elektronik satın alma şirketimiz, şu anda hayatta ve 20 milyon liralık teklif alıyor. Biz dijital döneme hazırlanıyoruz. Lojistiği değiştirmeye çalışıyoruz. Türkiye geçtiğimiz yıl 1 milyon 250 bin taşıma seferi yaptı. Bunların 900 bini boş geldi. Şu anda zor yaşatılan o kadar çok firma var ki, bizim de diğer firmaların da yaşattığı. ■


OMSAN LOJİSTİK - DOÇ. DR. HAKAN KESKİN
Omsan Genel Müdürü Doç. Dr. Hakan Keskin: Şu anda ekonomik anlamda sıkıntı yaşamıyorum diyen doğru söylemiyordur. 5-6 yıl içerisinde bu yapı böyle sürdüğü sürece sektörde aktör değişiklikleri olması kaçınılmaz.

LOJİSTİK PASTA DARALDI 
Lojistik endeksinde Türkiye’nin, ilk 10’a çıkabilmesi için lojistik performansını ülke içinde çözmesi gerekir. Ülkemizde karayolu filomuz büyük. Avrupa’nın birçok ülkesinden fazla çekicimiz var. Arz fazlası var. Güneyimizde sıcak çatışmalar var. Avrupa’ya çıkmaya çalışıyoruz, gümrük sorunumuzu çözsek de çıkamıyoruz. 2008 yılında başlayan krizle, daha konservatif, muhafazakar yaklaşım belirleyen firmalar yüzünden lojistik pasta da daraldı. 20 milyar dolarlık bir yapıdan bahsediyoruz.

LOJİSTİK SADECE DEPO DEĞİL
Türkiye’nin sorunlu alanlara yoğunlaşması gerekiyor. Lojistik sadece karayolu taşımacılığı ve depo değil. Bu yüzden, bizim modlar arasındaki dengesizliği çözmemiz gerekiyor. ‘Deniz taşımacılığı yapacağız’ diyoruz, limanları yapmak yetmiyor, bütünleşik sisteme ihtiyaç var. Hangi ürünlerin üretileceği, hangi ülkelere dağıtılacağı…Daha bütünleşik yaklaşım belirlenirse Lojistik Performans Endeksi’nde daha ileriye çıkacağımızı düşünüyoruz. Bizim değil ilk 14’e çıkmak, şu anki konumumuzu da koruyacağımız konusunda kuşkuluyum. 

DEMİRYOLUNDA CİDDİ SORUNLAR 
Biz demiryoluna yöneldik. TCDD Taşımacılık AŞ ile işbirliği yaparak serbestleşme döneminde özel sektörün ilk tren işletmecisi olduk, ama hala ciddi sorunlar var. Serbestleşmenin yasal düzenlemeleri yapılmış olsa bile operasyonel anlamda bunların yürütülmesi kolay değil. Elektrikli hatlarımız yok. Dizel ile elektrikli arasında 10 kata kadar maliyet farkı var.İstediğimiz yerde vagon kesemiyoruz. Demiryolu hattıyla her yere ulaşamıyoruz. Elektrik hatlarımız yok. Ermaden’den başlattığımız hat, 500 km’lik hatta,15 lokomotif, 300 vagon hergün karşılıklı işletmeye başladık. Çok zor bir süreçti. Devlet demiryollarıyla karşılıklı öğrendik. 

SERBESTLEŞME KAĞIT ÜSTÜNDE 
Treni komple biz işletiyoruz. Anacak bu hattın genişlemesi çok zor görünüyor. Çünkü altyapıdaki bozukluk karayoluyla rekabetedilmesini imkansız hale getiriyor. Karayolunda büyük bir rekabet var ve fiyatlar çok aşağıda. Demiryoluiçin 1 milyon Euro’ya yakın yatırım yapıyorsunuz, ancak devlete bağlı devam ediyorsunuz. Şu anda serbestleşme var ama kağıt üzerinde.Serbestleşme tamamlandı demek doğru değil. Şu anda rekabet imkanı yok. Biz demiryollarıyla iki önemli proje başlattık, 3’üncüyü başlatacağız. Demiryolunun yapı itibariyle Türkiye’de geliştirilmesi,yolların elektrikli hatlara dönüştürülmesi lazım. Yapısal bir kırılma var, 10 numara yağ kullanan düzenlemelere uymayan,belgesi olan olmayan firmalar var. 

EKONOMİK SIKINTI VAR
Şu anda,‘ekonomik anlamda sıkıntı yaşamıyorum’ diyen doğru söylemiyordur. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da geleneksel konvansiyonel lojistik bitti. Kar marjlarının yüzde 2,5 olduğu bir yerde lojistik yapıyorum demenin anlamı yok. Bu yapı böyle olduğu sürece,5-6 yıl içerisinde sektörde aktör değişiklikleri olacak. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 12 Haziran 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 12 Haziran 2018 Manşeti
Arşiv