Mini Tur’un 2013 hedefi yüzde 30 büyümek

25 Şubat 2013, 08:30
Bu röportaj 4566 kez okundu
Mini Tur’un 2013 hedefi yüzde 30 büyümek
Turizm taşımacılığının lider firmaları arasında yer alan VIP taşımacılıkta, “Hiçbir firma bizim kalitemize yaklaşamaz” diyerek iddialı konuşan Mehmet Öksüz ile Yeniköy’deki merkez ofisinde bir araya geldik. 

2014’te sürpriz var 

2012 yılında yüzde 25 büyüme elde ettiklerini, 2013 hedeflerinin ise bu seviyenin de üstünde olduğunu vurgulayan Mehmet Öksüz, “Bu yılki büyüme hedefimiz yüzde 30. Bu ciro anlamında da bir büyüme. Araç yatırımı olarak 4 Sprinter, 2 Turkuaz yatırımımız olacak. 30’uncu yılımızı kutlayacağımız 2014’te daha büyük farklılıkları sunan sürprizlerimiz olacak” dedi. 

İyi hizmete iş geliyor 

İstikrarlı bir büyümeyi başarılı bir şekilde sağladıklarını belirten ve bu başarının en önemli kaynağını “Siz hizmetinizi iyi verdikten sonra iş kendiliğinden geliyor” sözleriyle açıklayan Öksüz, turizm taşımacılığı alanında iş şeklinin hızla değiştiğini vurguladı: “Eskiden 4 ay çalışırdık ve kalan zamanda bu kazancımız bize yeterdi. Şimdi iş tersine döndü. İstanbul’a gelen turist sayısındaki artış, kongre ve kruvaziyer turizminde yaşanan gelişmeler iş sürecini daha geniş bir döneme yaydı. 8 ay boyunca iş var. 4 ay ise cepten yiyoruz.  Verimliliği sürekli kılmak için okul taşımacılığına araç veriyoruz. Şu an özmal araç filomuzun yüzde 50’si okul taşımacılığı yapıyor. Bunu zamanla aşağıya çekme düşüncem var. Okula araç vermemiz sayesinde çalışan sayımızı da, istihdamı da korumuş da oluyoruz. Yoksa boş geçen dönemde işten çıkartmak gerekecek. Şimdi okulda çalışanlar, okul bitince turizmde çalışacak.” 

Düşük fiyata iş almıyoruz

Maliyetlerin giderek artmasının getirdiği olumsuzlukları da yaşadıklarını belirten Mehmet Öksüz, “Bu işi yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Hem akaryakıt, hem de sigorta maliyetleri doğrusu bizi zorluyor. Bu maliyetlere rağmen işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Çok düşük fiyatta iş almıyoruz. Aracın trafikteki seyri bile maliyetlerinizin yüksekliğini belirleyen bir etmen. Araçların değer kayıpları da eskiye göre daha fazla. Mercedes, bu anlamda en az değer kaybı yaşayan ürün. Ancak önceki yıllarda yatırım yaptığın aracın değerlenmesi ile avantajınız da yüksek oluyordu” diye konuştu.

Müşterinin tercihi 

Mehmet Öksüz, yatırım tercihlerinin nedenlerini, “Mercedes ve Isuzu bir dünya markası. Müşteri filonuzda Mercedes’i, Isuzu’yu gördüğü zaman ilk tercihi siz oluyorsunuz zaten. Bu araçlar, işimizin artmasında yüzde 30 etkili. Ürünlerde yolcu konforunu, koltuk aralıklarını, bütün detayları düşünmüşler. Bu yıl 4 Sprinter, 2 Turkuaz yatırımı yapacağım” sözleriyle açıkladı. 

Önce zihinler değişmeli 

Engelli taşımacılığında, algı değişmesinin bir gereklilik olduğuna ve bunun anlaşılmasına dikkat çeken Mehmet Öksüz, “Firmamızdaki bir aracı engelli taşımaya uygun hale getirdik. Buna da istediğimiz fiyat 100 Euro kadar fazla oldu, ama bu sefer müşteri tercih etmedi, eski usullerle iki kişi tutarak bindirdiler. Öncelikle algının değişmesi gerekir, bunun bir ihtiyaç olduğunun farkına varılmalı… Bunun firmaya bir maliyeti bulunduğunu ve bu maliyetin de fiyatlara yansıtılması zorunluluğunu herkesin kabullenmesi gerekiyor. Herkes, Türkiye’de arabalar engellilere uygun olacak diye bekliyor. Eski arabaların engelliye uyumu olmaz, ancak yeni araçlar öyle üretilmeli” dedi.  

Kruvaziyer turizmi için altyapı 

2012’de 400’e yakın kruvaziyerin İstanbul’a gelse bile bu turizmin gelişmesinde altyapı eksikliği bulunduğuna dikkat çeken Mehmet Öztürk, “Limana gemiler yanaşamıyor. İstanbul’un buna yönelik bir altyapısı henüz yok. Gemiler açıkta duruyor. Teknelerle limana getiriliyor. Bugüne kadar el atılmadıysa da bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz. Ama kruvaziyer turizminde yolcular çok para kazandırmıyor. Bize asıl otelde konaklayacak turist lazım. Gemiden gelen turist şehri dolaşıp dönüyor. Gemi kaptanı 100 dolara şehir turu satıyor. Acenteciye 10 dolar verir, Acentacı da bunları otobüse bindirir. Sultanahmet’e, Topkapı Sarayı’na götürür. Her tarafı bedavaya gezdirir. Bugün bakın, kruvaziyer turizmi yapan acentaların hepsi iflasta. Bu her yerde böyle. Gemi şehir turundan ciddi para kazanıyor.  Kongre turizminden herkes kazanıyor. İstanbul otellerinin pahalılığına rağmen kongre turizminde gelişme var. Kıbrıs’ta, Antalya’da, Kuşadası’nda kongre turizmi çok daha düşük maliyetlerle yapılabiliyor. İstanbul’un bence hala daha otele ihtiyacı var. Yeni otellerin yapılması gerekiyor” dedi. 

Park sorununu çözmek kolay değil 

İstanbul’da herkes gibi turizm taşımacılarının da park sorunu yaşadığını belirten Mehmet Öksüz, “İstanbul, trafiğe sıkışmış kalmış durumda. Sultanahmet’te park sorunu çözülmedi. Herkes yol kenarında bekliyor. Bu sorun kısa vadede çözülemez. İstanbul’daki trafik sorunu servis taşımacılığını da zorluyor. İnsanlar servis yerine metrobüsle gitmeyi tercih ediyor, çok rahat bir ulaşım olmasa da hız imkanı insanları buna yöneltiyor. Öğrenciler bile büyük yaş gruplarına çıktıkça servisten kaçıyor. Ben geçen yıl günde 600 öğrenci taşıyordum. 400’ü lise öğrencisi idi. Bu yıl ise 50 lise öğrencisi, 600 küçük yaş grubu taşıyorum” diye konuştu.  

VIP taşımacılık

Mehmet Öksüz, İstanbul’da belediye meclisinde hayata geçirilen VIP taşımacılığın, bu şartlarda yapılmasının mümkün olmadığını düşünüyor: “Maliyetlerini karşılamak, üstelik her yıl yüksek paralar ödeyerek yapmak bana pek mümkün görünmüyor. İş süreci de kolay değil. Dört dörtlük bir hizmet yapısı oluşturmanız gerekiyor. Ben VIP araçta çalışacak şoförün her şeyine dikkat ederim.”  ■

ÖNE ÇIKANLAR:

Kar lastiği kuralına kızdım ama…

Kar lastiği kuralı çıkınca, yine maliyetlerimiz artıyor diye önce çok kızdım. 200 bin lira ek maliyet getirdi, ama sonra faydasını çok gördüm.  Her taşımacı bunun faydasını gördü. Çünkü kaza oranları yüzde 30 azaldı. Böyle bakıldığında çok daha büyük karlılık yaşadık. Şimdi ben 5 sene daha kar lastiği almam.  Sigorta şirketi, kaza yaptığınızda eğer kar lastiğiniz yoksa masrafları karşılamıyor. Bunun iyi bilinmesi gerekiyor. 

Mini Tur’u hayallerimin ötesine taşıdım

Mini Tur’u hayal ettiğimin daha ilerisine taşıdım. Bundan 20 sene evvel, ‘10 arabam olsa’ diyordum, şimdi 65 araba oldu. 100 özmala da çıktım ama aşağı düşürüyorum, çünkü çok iş eşittir çok para değil. Bu alanda az iş çok para. 100 araba olsa her gelen işi alsam, kalite seviyesi düşer. Biz, 65 araba ile 100 arabanın işini yapıyoruz. Müşteri seçiyoruz, temizliğe göre araba veriyoruz. Arap turistler çok zordur; araç veririm ama iyi kontrol ettiririm. Okula VIP araba vermem, çünkü çocuklar koltuklara çok zarar veriyor. 

Anadolu Isuzu’nun jestine teşekkür

Mehmet Öksüz, 2013 yılına yönelik Anadolu Isuzu’ya turizm taşımacılarına yönelik düzenlediği kampanya için teşekkür etti: “Anadolu Isuzu’nun, turizm taşımacılarına 25 bin TL peşinat, 160 bin TL kredi ve 0.47 faiz oranlı yeni finansman kampanyası bizleri memnun etti. Anadolu Isuzu’ya bizlere verdikleri destek için teşekkür ediyorum.  

VIP araçlar farklılık yaratıyor

VIP taşımacılıkta iddialı olduklarını belirten Mehmet Öksüz, araçların iç konforunda müşterilerin beklentilerinin çok üzerinde bir dizayn ve tasarım sunduklarını, konforlu bir seyahat ortamı ile fark yarattıklarını söylüyor. 

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ağustos 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ağustos 2018 Manşeti
Arşiv