Şehiriçi grup taşımalarında belediye tam yetkili

10 Şubat 2020, 14:24
Bu makale 409 kez okundu
Şehiriçi grup taşımalarında belediye tam yetkili
Ülkemizdeki taşımacılık faaliyetlerinde belge düzeni geçerli. Her türlü taşıma ancak uygun yetki belgesi sahiplerince yapılabilir. Keza, her yetki belge sahibi de sadece kapsamı içindeki taşıma hizmetlerini verebilir. Buna ilişkin detaylar Taşıma Yönetmeliği’nde yer alıyor. Ancak bazı belgelerin alt türleri dahil tamamı Yönetmelikte yer almadığı gibi yapılacak taşımalarda da netlik bulunmuyor. Buna ilişkin sürmekte olan en önemli tartışma B2 ve D2 belgelerinin şehiriçi taşıma yapıp yapamayacağı konusunda sürüyor. Henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bir kez daha üzerinde durmak gerekiyor. 

Belge düzeni 
Taşınanın yolcu veya yük oluşuna, taşımanın yapılacağı bölgeye ve taşımanın şekline göre uygun belge gerekiyor. En önemli ayrım yurtdışına taşıma yapılıp yapılamayacağında. Bazı belgeler uluslararası (daha doğru ve kolay anlatımla yurtdışı) taşıma da yapabilirken çoğunluğu sadece yurtiçi taşıma yapabiliyor. A1, B (B1 ve B2) ve D (D1 ve D2) belgelerinin tümünün yurtiçi taşıma yapabileceği belirtiliyor. Bunun istisnası yok mu? 

Taşıma kısıtlamaları 
Bazı belgeler sadece bir il içinde veya civarında taşıma yapmak üzere veriliyor. Bunlarda bir sorun yok. Yurtiçi yazan tüm belgeler tüm illerin içinde taşıma yapabilir mi? Örneğin B1 veya D1 belgesiyle iliçi tarifeli taşıma yapılabilir mi? Şu anda Yönetmelikte buna aykırı bir ifade yok. Bu bakımdan B1 ve D1 belgeleriyle B2 ve D2 belgelerinin durumu aynı. Eğer B1 ve D1 ile yapılabilecek taşımalar iliçi kısıtlamasına uğratılabilirse aynı kısıtlama B2 ve D2 için niye olmasın. Tekrar etmek gerekirse B2 ve D2’lerdeki yurtiçi ifadesi B1 ve D1’lerde aynen var. Bunun tersi olarak B2 ve D2’lere kısıtlama getirilemezse aynı hak B1 ve D1’ler için de doğmaz mı? 

Belediye alanları
Yerleşim merkezleri il, ilçe ve köy şeklinde ayrılabildiği gibi şehir, kasaba şeklinde de ayrım yapılabilir. İl ve ilçe merkezleriyle bunların dışında kalan belde türünden yerlerde belediye kuruluyor. İlgili kanuna göre bu belediyelerin kendi alanlarındaki ulaşımlarla ilgili düzenlemeler var. Bunların görev, yetki, hak veya imtiyaz olduğu net olmamakla birlikte varlıkları tartışılmaz. Bakanlık da bunu tanıyor. Yönetmelikte bu durum yazılı. Bu arada belirtelim ki, ulaşım ve trafik düzeninde belediye alanları şehir olarak nitelendiriliyor ve bu alandaki taşımalara şehiriçi taşımalar deniyor. Belediyelerin yetkileri sadece kendi alanları ile sınırlı. Buna rağmen bazı belediyeler sınırları dışına taşan taşımalara izin belgesi düzenleyip, bunları tahdit kapsamında satabiliyor. Bu haksız ve geçersiz bir uygulama. 

Büyükşehir alanları
Büyükşehirler özel kanunları olan belediyeler. Üstelik iliçinin tamamını kapsıyorlar. Bir de bunların yetkileri diğer belediyelerden daha fazla. UKOME yoluyla bu haklarını daha da geniş kullanabiliyorlar. Bu belediyelerin kendi alanlarındaki tüm yolcu taşımalarını düzenleme ve izne bağlama hakları söz konusu. Bu şartlar altında Bakanlıkça verilen belgelerin tanımındaki yurtiçi ifadesine dayanılarak tüm iliçi tüm belediye ve tüm büyükşehir alanlarındaki taşımaların ayrı bir belge/izin almadan yapılabileceği iddiası kanaatimce tümden geçersiz. Peki, aksini düşünmek mümkün mü? 

Trafik Kanunu
Trafik Kanunu’na yapılan ekleme ile belediye alanlarındaki tüm yolcu taşımaları için belediye izni şart koşuldu. Burada şu belge, bu belge veya şu taşıma, bu taşıma diye bu zorunluluktan kaçmanın imkanı yok. Buna aykırı yorumlar sadece boş laf. Bu kanunu beğenmeyebilir veya haksız bulabilirsiniz, ama bir şey değişmez. Diğer taraftan güvenlik görevlilerinin belediye izni olmayan taşımalara hiçbir gerekçeyle hoş bakması mümkün değil. Bu bir görev ihlali olur ve suçtur. Belediyelerin böyle bir izin verme peşinde olmamaları da durumu değiştirmez. Bazı belediyeler bu haklarını kullanmıyorsa onların bileceği iş bile diyemeyiz. Bu da görev ihmali olur. Belediyeler isterlerse sadece kendi verecekleri izinleri kabul etme hakkına da sahiptirler. 

Çözüm yok mu? 
Çözüm olabilmesi için önce problem olduğunun kabulü gerekir. Yani belediye izni olmadan taşıma yapmanın suç olduğu kabul edilecek. Bakanlığın bile, açıkça yapabilirsiniz diyemediği taşımaları kabadayılıkla yapmaya kalkışmaktan vaz geçilecek. Bundan sonrası, eğer belediye işi kolaylaştırmak yanlısıyla basit: Taşıt kartına bağlı olarak izinli saymak ve aşağıdaki türden bir izin belgesi düzenlemek: 
“…. isimli taşımacının … numaralı B2-D2 yetki belgesinin eki taşıt listesine kaydedilerek alınmış taşıt kartının geçerli olduğu süre sonuna kadar … plakalı taşıtın belediyemiz alanlarında … türünden yolcu taşımacılığı yapmasına belediyemizce izin verilmiştir.”  

Hangi taşımalar!
Taşımanın türüne ilişkin boşluğa ne yazılacak? Bazıları bunu turizm taşıması olarak düşünebilirler. Halbuki böyle bir taşıma yok. Taşımalar 3 türe ayrılır. Birincisi, tarifeli/düzenli taşımalar. Bundan herkes bilet alarak bireysel olarak faydalanabilir. İkincisi, tarifesiz/düzensiz taşımalar. Bundan da sadece grup yolcular yararlanabilir. Grubun kimlerden oluştuğu, turist olup olmadığı, turist ise yurtdışından gelip gelmediği, hangi acentenin grubu olduğu hiç önemli değildir. Düğün, cenaze, maç, festival, okul gezisi… gibi her türlü etkinlik de grup taşıma kapsamına girer. Hangi yolcuların grup yolcu sayılacağı Yönetmelikte tanımlanmıştır. Geriye, grubun kaç kişiden oluşacağı ve grup olduğunun nasıl belgeleneceği kalıyor. Taşıma esnasında yolcuların bir listesinin bulunması grup olduğunu göstermeye yeter. Bu arada adı geçen izin belgesiyle grup yolcuların büyükşehir sınırları içinde bir noktadan başka bir noktaya, havalimanından otele taşınmaları/ transferleri mümkün olabileceği gibi grupların şehiriçi gezileri de yapılabilecektir. Tarifeli ve tarifesiz taşımalar dışında üçüncü olarak grup yolcuların uzun süreli olarak düzenli biçimde taşındığı servis taşımalarından söz etmemiz gerekir. 

Başka sınırlama olur mu? 
Aslında bir belediyenin kendi alanında yapılacak taşımalar için; B2-D2 izin belgeli firmanın kendi alanında kurulu olması, taşıtın o ilin plakasına sahip olması, taşıt sahiplerinin kendi alanlarında ikamet etmesi gibi kurallar uygulayıp hemşerilerine pozitif ayrımcılık yapması pek de yanlış olmaz. Halen başka bir iliçi taşıma türü olan D4’lerde adı geçen ayrımcılıkların benzerleri zaten var. Umarım bu husus yanlış anlaşılmaz. Büyükşehrin herhangi bir noktasından yolcu alıp başka bir ile gidecek taşıtlar için B2-D2 belgesi geçerli olacağından böyle kısıtlamalar tabii ki olmayacaktır. 

Bireysel otobüsçüler
Belediyelerin, Bakanlık belgelerindeki taşıtlara yukarıdaki türden izin vermesi yani bir anlamda Bakanlık belgelerini tanıması yanında, kendisi de bazı taşıtlara grup taşıma izni verebilir. Bu izin tabii ki kendi bölgesinde geçer. Bir yetki belgesine kaydolma imkanı bulamayan bireysel otobüs sahipleri de bu izni alarak adı geçen taşımalara girip iş yapabilirler. 

Yeter ki çözüm istensin ve başkaları da düşünülsün.

NOT:  Önceden hazırlanan bu yazı yeni genelge sonresında aynen yayınlanıyor. ■

    Yorumlar

banner50
E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 24 Şubat 2020 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 24 Şubat 2020 Manşeti
Arşiv