Turizme ayrı yönetmelik

29 Ekim 2018, 14:17
Bu makale 290 kez okundu
Turizme ayrı yönetmelik
Turizm taşımacıları adına, ayrı bir Yönetmelik isteği duydum. Bu konu ilgimi çekti ve üzerinde biraz da geçmişe giderek durmaya karar verdim. Çünkü bu türden istekler hep olmuştur, olacak da...

Ayrı meclis isteği
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) sektör meclisleri var. Burada karayolu taşımacılığı sektör meclisi bulunuyordu. Ancak nedense bu beğenilmeyip yük ve yolcu taşımacılığının ayrı ayrı meclislerinin olması gerektiği belirtildi ve bu sonunda yapıldı. Peki, bu fayda getirdi mi? Belki farklı problemlerin anlatılması bakımından fayda sağlamış olabilir ama sonuç alıcı güç açısından güç kaybı yaratmıştır, zararları da olmuştur.

IRU’dan ayrılma
Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) karayolu taşımacılarının dünya genelindeki sorunları ile ilgili uluslararası bir kuruluş. Yük ve yolcu taşımacılığı ile ilgileniyor. Yolcu taşımacıları hiç IRU ile ilgilenmeseler de, toplantılarına katılmasalar da bunun yük taşımacılığı örgütü olduğu iddiasıyla ayrı bir örgüt kurmaya karar verdiler ve Uluslararası Karayolu Yolcu Taşımacılığı Birliği’ni (IPRU) kurdular. Kurmakta başarılı olundu da sonuç alındı mı? IPRU hangi yararları sağladı, hangi problemleri çözdü? Belki IPRU’nun yerli ve milli olduğunu düşünenler olabilir. Uluslararası kuruluşların yerli ve millisi olmaz. Eğer bir kuruluş yerli ve milli ise o kuruluş uluslararası değil, ulusal olur. 

Mevzuat ayrımcılığı  
Karayolu Taşıma Kanunu’nu zaman zaman beğenmeyenler, eleştirenler olmuştur. Başlangıçta çok önemli ve iyi bulduğum bu kanunu zaman içerisinde ben de eleştirdim. Yetersiz kaldığını belirttiğim anlar oldu. Ancak yeni bir kanunun çıkması zor olduğu için bunda bir mesafe alınamadı. Buna da bağlı olarak yolcu taşımacılığına ayrı bir kanun, yük taşımacılığına ayrı bir kanun istekleri pek dile getirilemedi. Ama yönetmelikte durum farklı oldu. Yük ve yolcu için ayrı bir yönetmelik, uluslararası ve yurtiçi taşımacılık için ayrı bir yönetmelik gibi isteklerin geldiğini biliyoruz. Karayolu Taşıma Kanunu öncesinde zaten ayrı ayrı yönetmelikleri vardı bunların. Peki, o zaman daha mı iyiydi? Değil tabii ki. Bunun ötesinde yönetmeliği ‘taşımacılar’ ve ‘taşıma aracıları’ olarak da ayırmak mümkün. Taşıma aracılarından kastımız komisyoncular, acenteler, organizatörler olabilir. Bunun da bir noktada haklılığı olabilir. Bir de araçlara göre ayrım yapılabilir. Bu da ‘büyük araçta taşıma yapanlar’, ‘küçük araçta taşıma yapanlar’ şeklinde olabilir. Bunlara ayrı bir mevzuat da söz konusu edilebilir. 

Tarifeli tarifesiz taşıma ayrımı
Yolcu taşımaları esas olarak tarifeli, düzenli, bireysel faydalanmalı yolcu taşımaları şeklinde birinci grup; tarifesiz, düzensiz turizm grup şeklinde ikinci grup olarak ayrılabilir. Tabii bunların her biri için ayrı bir sektör meclisi ve ayrı bir yönetmelik istemek de mümkün. Önemli olan ne getireceği! Turizm taşımaları için ayrı yönetmelik isteği son dönemde geldi. Peki, haklı mıydı? Bence değil. Yönetmeliğin beğenilmeyen yanları her zaman olabilir, düzeltilmesi için müracaat edersiniz, görüşlerinizi savunursunuz, gereği yapılır. Eğer haklılığınızı ispat edemiyorsanız tabii ki sonuç alamazsınız. Yönetmelik değişikliği ile ilişkili olarak en önemli noktanın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 1 Kasım’da hayata geçirmeyi hedeflediği Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetleme Sistemi (U-ETDS) ile getirilen mecburiyetler olduğunu görüyoruz. Turizm taşımacıları bunlara uyamayacaklarını söylüyorlar; bunlara uymanın zor olduğunu, bu şekilde taşımacılık yapamayacaklarını belirtiyorlar. Haklı da olabilirler. Bunu anlatıp bunun kendilerine uygun hale getirilmesini isteyebilirler. Bunun yerine kalkıp ayrı bir yönetmelik istiyoruz demenin anlamı yok.

Önemli bir konu
Söz konusu turizm taşımaları, Yönetmelikteki B2-D2 belgeleri ile yapılıyor. Ve esas olarak bu B2 ve D2 belgeleri ile yapılacak taşımalar büyükşehir olmayan illerin içi hariç illerarası, şehirlerarası taşımalar ve bunlarda U-ETDS sisteminin uygulanması mümkün. Ancak haklı oldukları bir yer var ki, o da büyükşehirlerde özellikle havaalanı ile şehir arasında olan iliçi taşımalar ve diğer iliçi taşımalar. Peki, bunlara U-ETDS sisteminin uygulanması zorunluluğu yönetmelikte açıkça var mı? Daha da doğrusu bu şehiriçi taşımalar B2-D2 belgeleri ile mi yapılmalı, yoksa belediyeden alınacak belgelerle mi yapılmalı? Belediyeden alınacak belgelerle yapılması halinde belediye bunlara aynı zorunlulukları getiriyorsa uyulması tabii ki zor olabilir. Ancak B2-D2 belgeleri ile yapılması halinde buna uyumdan öteye bu belgelerin kullanılmasının doğru olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Siz kullanılması doğru olmayan belgelerle şehiriçi taşıma yaparsanız, bu belgelerin sorumluluklarıyla baş başa kalırsınız. Bunlar da sıkıntı yaratır. Burada kilit bir nokta şu: Hangi taşıma hangi belge ile yapılacak? Bunun netleştirilmesine ilişkin talebimiz bir kez daha burada önem kazanıyor. Ne yazık ki, bunun üzerine gidilmiyor. B2-D2 belgeli taşımacılar da kendilerinin şehiriçi taşıma yapamayacakları gerçeğinin netleşmesi ihtimali karşısında bunu görmezden geliyorlar. Ama sonuç değişmiyor. Böyle olunca da bunun problemleri ile de karşı karşıya kalıyorlar. Durum bence, taşıma belgelerinin işlerinin netleştirilmemesi sorununda düğümleniyor. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 05 Kasım 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 05 Kasım 2018 Manşeti
Arşiv