banner42

Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi: U-ETDS

26 Kasım 2018, 12:28
Bu makale 453 kez okundu
Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi: U-ETDS
Yeni Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde, Bakanlıkça kurulduğu anlaşılan U-ETDS’ye (U-ETDS sistemine denmemeli) bazı taşıma bilgilerinin girilmesi zorunlulukları getirildi. Bu zorunluluklar, belge türlerine göre 41’inci maddenin 3, 4, 6 ve 43’üncü maddenin 3’üncü fıkralarında yaptırımlarıyla birlikte yer alıyor. 

Geçiş için 2019 yılına kadar tanınan süre, faydalarına bir an önce ulaşılması amaçlanmış olmalı ki, 2018 yılı Ekim sonuna çekildi. İtirazlar üzerine süre yeterli görülmemiş olmalı ki, son olarak bu geçiş 2 ay ertelendi. Konu çokluğu ve ekonomik nedenlerle yayın sıklığımızın düşmesine bağlı olarak bugüne kadar yer veremediğim konuyu bilgilerim nispetinde ele almak istiyorum.
Hem yolcu hem de yük taşımacılarını kapsayan zorunluluklardan sadece yolcu taşımacılarını ilgilendirenler örnek olarak bu yazıda ele alınacak. Eşya için de fikir verebileceğini düşünüyorum. 

İstenen bilgiler
A1, A2, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri 37’nci maddenin 2’nci fıkrasındaki bilgileri; B1 ve D1 yetki belgesi sahipleri ise 36’ncı maddenin 2 ve 3 ile 38’inci maddenin 1’inci fıkrasındaki bilgileri sisteme iletecekler. 

Amaçlar
Kanunlar hazırlanırken gerekçeleri de yazıldığından konuyu ve amaçları anlamak mümkündür, ama yönetmeliklerde bu olmadığından bunu bilemiyoruz. Esas amacın taşıma sisteminin taşıma türlerine, hatlara, güzergahlara, belgelere, taşıtların kullanımına… ilişkin büyüklükleri belirleyip analizler yapmak olduğunu düşünüyorum. İçeriğindeki bilgiler şüpheli kişileri takip ve yakalama gibi güvenlik amaçlarının da olduğunu gösteriyor. Bunlar ötesinde şehircilik, turizm, sigortacılık, yol ihtiyaçları, insan gücü ve eğitim planlaması, araç pazarı gibi alanlara da hizmet verebileceğini düşünüyorum.

Olası itirazlar
Yapılan eleştiri ve itirazları gazetemize yansıtılan ölçüde biliyorum, başkaları da olabilir. Bazıları her yeniliği gereksiz bulup “istemezük” diyebilirler. İkinci olarak içeriği geniş ve hazırlanması zor bulunabilir. Gereken iş yükü ve imkanlar da eleştirilebilir. Bildirim zamanlaması da beğenilmeyebilir. Son anda değişen yolcu, personel ve araç bilgileri yanlış olarak gönderilip sorumluluk doğabilir. Güzergahtaki inme-binmelerin bildirimi sorun olabilir. Bunlar sisteme karşı olduğum anlamında algılanmasın, ama dikkate de alınsın. Ben, özünde bu işi savunuyorum. 

Teknoloji kullanımı
Bilgisayar, internet, uygun personel gibi imkanlar gerekebilir. Bunların da bir bedeli olacaktır. Bugün pek çok firmada bunlar fazlasıyla var. Küçük firmalar ile az gelişmiş bölgelerde bazı zorluklar yaşanabilir. 

Bagaj bilgileri
B1/D1 için 38.1’deki bagaj bilgilerinin girilmesi isteniyor. Net olarak neyin istendiğini; nerede, nasıl kullanılacağını bilmiyorum. Belki sistem ekranı bilgi girilmesini yönlendirebilir. Ben Yönetmelik 38.1’i eleştiriyor değilim. 
Bagaj bilgileri B2/D2 için istenmiyor. Bir sorun teşkil etmiyorsa B1/D1’de de vazgeçilebilir veya ertelenebilir. 

Acente bilgileri
B1/D1 için 36.3’teki acente bilgileri isteniyor. Bu bilgiler Bakanlığın elinde yok mu? Her firmanın hangi acenteyle çalıştığı ve bu acentenin bilgileri zaten Bakanlıkta var. Bunun yerine acente etkinliğini ölçmek üzere her sefer için kaç yolcunun acenteden alındığı bilgisi faydalı olabilir. Bir de her acenteden yıllık bir rapor istenebilir. Bu arada B2/D2 belgeleri de acentelerden hizmet aldıkları halde bu bilgi onlardan istenmiyor. Buradaki acentenin Bakanlığın F ve G belgeli acenteler olduğu, TÜRSAB üyesi seyahat acentelerinin bununla ilgisi olmadığını belirtelim. 

Kişisel bilgiler
Yolcu adı ve soyadıyla TC kimlik numarası gibi bilgilerin bilete, taşıma sözleşmesine yazılması tartışılmazdır. Bunların sisteme iletilmesi ise ancak güvenlik amaçlı olabilir. Hürriyeti kısıtlayıcı yanı olsa da özellikle havayolu uygulamaları kişi bilgilerinin güvenlik amaçlı kullanımını kaçınılmaz hale getirdi. Bu bilgilerin ötesinde, keşke yolcuların eğitim, meslek, çalışma durumu, seyahat amacı, seyahat tercihleri, gelir gibi bilgilerine de kişisel hakları zedelemeden ulaşılabilse… 
Bu arada taşımacı, yolcunun verdiği bilgilerle yetinmek zorunda. Yanlış ad soyadı ve TCKN verilmesi, adına bilet alınan kişinin gerçekten taşıta binip binmediği, bunlara kimlik kontrolü yapılıp yapılamayacağı gibi sorunlar var. Taşımacıya haksız sorumluluk yüklenmemeli. Yabancılar, hatta kimlik belgesiz yabancılar üzerinde de durulmalı. 

Seferler esas olmalı
Yönetmelikte, B1/D1’ler için, zaman tarifesinde yer alan seferler için zorunluluk belirtilmiş. Ek seferler ne olacak? Zaman tarifesine aykırı sefer olsa -ki bu suç- ve bildirilse olmaz mı? Keza B2/D2’ler için arızi, mekik, grup seferler denmiş… Gereği var mı? Belgelerin hepsinde “tüm seferlerde” dense daha uygun olmaz mı? İsterse, belge sahibi olmayan bile bildirsin. Ne güzel! Tam bilgiye ulaşılır, üstelik suçlu yakalanır. 

İliçi taşımalar
D4 belgeleriyle yapılan tüm iliçi taşımalar, hatta 100 km.ye kadar illerarası taşımalar bildirimden muaf tutulmuş. Bu durum eksik bilgi sonucunu getirse de, en azından şimdilik doğrusu bu. Zaten bunların bildirilmesi çok da zor. Öyleyse aynı iliçi taşıma D2 belgeleriyle yapıldığında da bildirilmese ve tüm iliçi taşımalar muaf tutulsa olmaz mı? D2 belgesi sahipleri iliçinde yaptıkları çokça taşıma/transferde bu bildirimin zorluğundan şikayet ediyorlardı… Bunu giderici bu öneri önceden düşüldü, ancak yeni bir gelişme oldu. Şimdi bu taşımaları büyükşehirlerde yapamayacakları için bu zorlukları epey, hatta çokça azalacak. Bu arada, büyükşehirlerde ve diğer belediye alanlarında tamamen belediye belgeleriyle yapılan iliçi taşımalarla büyükşehir olmayan illerde D4 ile yapılan iliçi taşımalar muafken sadece büyükşehir olmayan illerde D2 taşımalarının bildirilmesinden yarar sağlanır mı? B1/D1’lerle yapılan kısa mesafeli tarifeli taşımalarda yolcuların önceden bilet almadan son dakikada gelmelerinin sefer ve bildirim gecikmesi yaratması kabul edilmelidir. 

Sorumluluk kimde?
B1/D1’lerin merkez veya şubesi olmayan pek çok terminalde işlemler terminal acentesince yürütülür. Burası bir acenteden öte şube gibi çalışır. Böyle durumlarda bildirim de bu acente tarafından yapılmalı. Bunda sorun olmamalı. Keza bilet satışının başka kişiler, sistemler ve/veya portallar üzerinden yapılması halinde bilgilerin çoğuna sahip bu kuruluş tarafından bildirim yapılabilmeli. Keza aynı seyahat acentesine yoğun hizmet veren B2/D2 belgeli taşımacılar adına da bu bildirim seyahat acentesince yapılabilir. Ancak her durumda sorumluluk taşımacıda olup bildirim sorumluluğunun devri ile sorumluluktan kurtulmak mümkün değildir. Zaten TURSAB üyesi seyahat acenteleri taşıma mevzuatı kapsamında olmayıp onlara bir sorumluluk da yüklenemez.

İyi bir gelişme olarak gördüğüm U-ETDS’nin ihtiyaçlar paralelinde geliştirilmesi ve başlangıçta dar tutulabilecek bilgi kapsamının zaman içinde çoğaltılması, uygulamadaki başarıyı arttırabilir. Benim de bir küçük katkım olursa sevinirim. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
Arşiv

banner44