Ulaştırma Projeleri ve Yüksek Hız Sistemleri ve Enerji - 4

02 Ağustos 2018, 13:04
Bu makale 310 kez okundu
Ulaştırma Projeleri ve Yüksek Hız Sistemleri ve Enerji - 4
Mehmet Çağrı Kızıltaş
Ekonomide serbestleşme; belirli bir sektör ya da sanayide hükümet kontrolünün azaltılması ya da kaldırılması anlamına gelmekte olup böylelikle sanayide daha iyi ve daha çok rekabetin meydana getirilmesi hedeflenmektedir. Bir anlamda bir sistemin işletiminde hükümetin müdahalesinin devre dışı bırakılması demektir. Bu durum ilgili sektördeki güç odaklarının işletimsel yönetimde yerel ya da merkezi idareden daha fazla önde olması anlamına da gelebilmektedir. Serbestleşme; hizmet ve teşebbüslerde kısıtlamalara izin vermemektedir. Nijerya’daki bir diğer tartışmalı konu ise muhtemelen petrol endüstrisinde serbestleşme sorunu olup hem muhalifleri ve hem de destekçileri için çeşitli soru işaretleri barındırmaktadır. 

Destekçileri; petrol çıkarma sektörünün özelleştirilmesinin, nihai olarak topluma sürdürülebilir yakıt arzının temini ve sürekli bir yakıt yoksunluğunun sonlandırılması amacını hayata geçireceğini varsaymaktadırlar. Aynı zamanda, sektörün serbestleştirme ve özelleştirmesi yabancı yatırımcılara açılması anlamına gelmekte ve sektörde petrol ürünlerinin kaçakçılığı ve düşük verimliliği de büyük ölçüde azaltılmış olacaktır. Sektördeki serbestleşme ile hükümet, ekonominin diğer sektörlerini fonlama kanalı da açmış olacaktır. Muhalifler hangi sebeple olursa olsun yakıt sektörünün bütünüyle serbestleşmesi ya da özelleştirilmesine karşı çıkmakta olup bunun sadece, verimliliği arttırmak için kısmen olabileceğini savunmaktadırlar. Görüldüğü üzere ulusal düzeydeki bütün dikkat bu konuya toplanmış durumdadır. 

Yakıt sübvansiyonları bir dizi sebepten dolayı açık bir şekilde istenmeyen bir durumdur. Sübvansiyonlar yüksek öncelikli kamu harcamalarını ertelemekte, ekonomik olarak pahalı olmakta, sınır kaçakçılıklarına bağlı olarak yurtiçi kesintilere neden olmakta, artan enerji verimliliğine yönelik dikkate dağıtmakta ve daha çok yüksek gelir grubunun lehine olmaktadır. Bununla beraber sübvansiyonların düşürülmesine yönelik herhangi bir teşebbüs, ciddi politik tartışmalara neden olmaktadır. 2012 yılında Nijerya’da federal hükümet, yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması kaynaklı görünen genel toplumsal protestolarla karşılaştığında bunu tecrübe etmiştir. Bunun bir nedeni de aslında toplumun genelinin hükümetin aldığı tasarruf kararlarını halkın faydasına kullanacağı noktasındaki güven eksikliğidir. Aynı zamanda, düşük gelirli hanelerin gerçek gelirlerindeki kayda değer düşüşlere neden olan sübvansiyon reformlarının bir sonucu olarak yoksullukta artış da ortaya çıkabilmektedir. Dahası sadece yukarıda bahsi edilen dar boğazlara odaklanan reform stratejileri daha sonuç alınabilir görünmektedir.

Nijerya insan ve doğal kaynağa fazlasıyla sahip bir ülkedir. 1950’li ve 1960’lı yılların başlarında, tarım ülkenin temel ihracat ve geçim kaynağı konumunda idi. Akabinde kömür, kalay, kauçuk, pamuk ve yer fıstığı gibi diğer madeni ve zirai kaynaklar keşfedilmiş olup hükümet harcamaları da bunların çıkarılmasını finanse etmeye devam etmiştir. 1956 yılında Delta eyaletinin Olobiri şehrinde ticari değerde bir ham petrolün keşfedilmesi ile birlikte ülkenin bütün dikkati petrol üretimi ve ihracatına kaymıştır. Bu durum büyük ihracat karlarına ve eşi görülmemiş düzeylerdeki yüksek rezerv artışlarına öncülük ederken böylelikle tarım başta olmak üzere diğer hayati sektörler arka plana atılmaya başladı. Günümüz itibariyle Nijerya ekonomisi, dünyanın geri kalanı ile ekonomik alışverişlerinin büyük çoğunluğunda petrole bağımlı bir hale gelmiştir. 

2003 yılında yapılan ilgili çalışmalara göre, Nijerya ihracat karlarının %95’i petrol ve petrol ürünlerinden sağlanmaktadır. Az gelişmişlik ve yoksulluk etkilerinin hafifletilmesi için, hükümet petrol, kerosen ve dizel gibi petrol ürünlerinin pompa fiyatlarını uzun bir süredir sübvanse etmektedir. Bununla beraber birçok ülkedeki küresel ekonomik durgunluğu takiben, sübvansiyon için hükümetçe ürün ve hizmetlere ödenen meblağ, daha ağır durumlara engel olmak için kademeli olarak azaltılmıştır. Ekonomideki toptan bir çöküşü engellemek için federal hükümet yakıtı sübvanse etme kararı almıştır. Aşağıda Şekil 1 ve Şekil 2’de Nijerya’da 1966 yılından bu yana yakıt sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılması süreci özetlenmektedir. Her iki şekilden gözlemlenebileceği üzere özellikle 1993 yılından itibaren petrol sübvansiyonlarının değişiminde bir artış görülmekte olup bu durum faydalanılabilir bir deneyim ortaya koymakta ve mevcut durum politikalarındaki söylemin nereden geldiğini özetlemektedir. 


Şekil 1.
1966-2012 Yılları Arasında Nijerya’da Benzin Fiyat Değişimi

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 30 Temmuz 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 30 Temmuz 2018 Manşeti
Arşiv