banner61

Ulaştırmada Sürdürülebilirlik ve Küresel Politika Örnekleri - 16

13 Mayıs 2020, 13:29
Bu makale 1853 kez okundu
Ulaştırmada Sürdürülebilirlik ve Küresel Politika Örnekleri - 16
Mehmet Çağrı Kızıltaş
Rocky ve Columbia dağları karayolu ve demiryolu inşaatı ve işletimine zorlu bir engel oluşturmaktadır. TCH ve CPR değişen genişlikteki vadiler boyunca kanallardan geçmekte ve 3 dağ geçidi boyunca drenajları birbirine bağlamaktadır. Dik, sarp arazi, buzullar, kayalar ve çığ, ulaştırma koridoru güzergâhı için seçenekleri azaltmaktadır. Bu şartlar karayolları ve demiryollarını dağların arasından paralel rotalar konusunda kısıtlamakta ve birçok alanda bu iki hattı birbirine oldukça yaklaştırmaktadır. TCC boyunca birçok işletimsel zorluklar bulunmaktadır: eğim değerleri, sert kış şartları (kar hareketleri, yağış donları, çığlar), yaz aylarında ortaya çıkan seller, kaymalar, kaya düşmeleri, doğal yaşam alanı ile karşılaşmalar. 

Rocky ve Columbia dağlarında TCC boyunca planlama, inşaat ve işletim çok paydaşlı sorumluluk gerektirmektedir. Karayolunun farklı kesimlerinden 4 farklı kurum doğrudan sorumludur: Alberta Otoyol Bşakanlığı, British Columbia Otoyol Başkanlığı, Kanada Parkları ve Kanada Kamu İşleri. CP Rail ise demiryolunun tek sahibidir. 

Bu alanda doğu-batı eksenindeki TCC ile kuzeybatı-güneydoğu ekseninde uzanan dağlar ve vadilerde kesişmekte, bu da doğal yaşam alanında birçok uyuşmazlık meydana getirmektedir. Bunlar şu şekilde başlıklandırılabilir: a) doğrudan habitat kaybı, b) doğrudan olmayan habitat kaybı, c) habitat bölünmesi, d) doğrudan doğal yaşam ölümleri ve e) kamu güvenliği. 

Karayolları, demiryolları ve diğer ulaştırma türleri dâhil bütün insan kullanımları, büyük bir canlı çeşitliliğinin olduğu ve kış aylarında yoğun hayvan nüfusunun olduğu düşük kotlarda gerçekleşmektedir. Bu da yerleşim de sert bir rekabeti beraberinde getirmektedir. Habitat kayıpları; yol yüzeyi, bitkilendirme ve çukur kazıları ile işletimsel gereksinimlerdeki kayıpları da içermektedir. Habitat kayıpları, bölgeye göre önemsiz görülebilmektedir çünkü en kıt habitat türlerinde ortaya çıkmaktadırlar, doğal hayatın etkisine göre bu kayıp düzeyleri artabilmektedir. Örneğin Kuzeyli uzun kulaklı yarasalar için tek kuluçkalama alanı olarak bilinen yer Mount Revelstoke Milli Parkında, TCH tarafından bölünmüştür. Bu türler alt kotlarda bulunmaktadır. TCC dahilinde, alt kotların diğer insan kullanımları için gelişimi, önemli miktarda bir kümülatif çevresel etki potansiyelini ortaya çıkarmaktadır.

Demiryolu ve karayolu, doğal yaşam için duyuşsal bir engel formu oluşturabilmektedir. Bu formdaki bir habitat kaybı, daha geniş bir koridorda etki potansiyeline sahip olmasına karşın, demiryolu ve karayolu kaynaklı duyuşsal rahatsızlıklar üzerine yeterince eğilinmemiştir. TCC civarındaki ren geyiği ve boz ayı yaşam alanları üzerine yapılan ön çalışmalar bu türlerin bazı bireylerinin fiziksel engel olduğu durumlarda TCH yol yüzeyi civarlarına yada doğrudan geçiş yapmaya eğilimli olmadıklarını göstermektedir. TCC boyunca kış dönemlerinde çığ kontrolü bir diğer potansiyel duyuşsal rahatsızlık kaynağını oluşturmaktadır. Rogers Pass, dünyadaki en büyük mobil ve doğrudan çığ kontrolü tekniğidir. Yılda ortalama bin dolaylarındaki patlamayla alanda TCH ve CPR üzerinde çığ kontrolü gerçekleştirilmektedir. Bu etkinlik, rahatsızlık alanından yolun sağı doğrultusundan 8 km mesafelere kadar genişletilebilmekte ve hem duyuşsal rahatsızlık hem de hayvan ölümleri ile ilgili sonuç vermektedir. 

Bir ulaştırma paradigması kayışı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) otomobiller ve uçaklardan demiryolları da dâhil olmak üzere hareketliliğin diğer bütün çeşitlerine doğru bir yolcu akışı kaynaklı olarak söz konusu olmaktadır. Genelde bütün yaş gruplarını kapsar şekilde bütün Amerikalılar ve özelde de genç Amerikalılar araç sürme ve sahip olmaya olan ilgilerini kaybetmekte olup buna karşın ise bisiklete, konvansiyonel trene ve otobüslere binmekte ve araç paylaşımını kullanmaktadır. Nüfus patlaması döneminde doğan nesil ise yetiştikleri özel araçlara bel bağlayan alt kentleri ve araç bağımlısı yaşam tarzını yeniden düşünmektedir. Bu söz konusu iki büyük demografik grup daha fazla ulaştırma seçeneğine erişmeyi istemekte olup bu da planlamacıları Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) mevcut ulaştırma sistemindeki dengesizliği yeniden düşünmeye sevk etmektedir. Yüksek hızlı demiryolları (YHD) olmaksızın dahi yüksek olan Amtrak taşımacılık düzeylerindeki artış dâhilinde yüksek hızlı demiryollarının (YHD) temin edebileceği kentler arası güvenli ve hızlı bir demiryolu türü için büyüyen bir pazardan bahsedilebilmektedir. 

Yüksek hızlı demiryolları (YHD) yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri üzerine temellenen bir nesil vasıtası ile inşa edilen ilk ulaştırma altyapı projesi haline gelebilir. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yüksek hızlı demiryolları (YHD) özel araçları, uçakları ve konvansiyonel trenleri tamamlayıcı bir işlev kazanabilir ve her bir ulaştırma türünün en verimli, sürdürülebilir ve uygun yerde kullanılmasını temine yardımcı olabilir. NEC’te Acela tren hizmetlerinin ortaya konan başarısında olduğu üzere yüksek hızlı demiryolları (YHD) orta mesafeler ve yoğun nüfuslu alanlardaki en uygun ulaştırma türü olarak görünmektedir. Hâlihazırda ise bu tarz taşımacılığın çoğu uçaklarla yapılmakta olup bu da daha maliyetli, güvenilirliği (zaman açısından) daha az ve daha çok karbon ayak izine yol açan bir yöntem anlamına gelmektedir. Bu söz konusu alternatifler içerisinde demiryolları en sürdürülebilir olanı olarak görünmektedir. Aynı zamanda yüksek düzeyde güvenlik, emniyet ve güvenilirlik temin etmekte olup diğer ulaştırma türlerine de, hava şartları ve aksamalardan etkilendiklerinde destek olmaktadır. 

Doğal yaşam alanı otoyol ölümleri ve demiryolu ölümleri, dağlar doğrultusunda TCC boyunca sık olup ulaştırma gelişimleri ve doğal yaşam arasındaki uyuşmazlığın en iyi dokümantasyonunu oluşturmaktadır. Bu hem otoyol hem de demiryolu için doğru olmasına karşın, CPR ve TCH’ deki doğal yaşam çarpışma problemleri tanımlanabilir değildir. Örneğin TCH yol ölümleri zirve sayısına ilkbahar ve sonbaharda rastlanılmaktadır. En çok demiryolu ölümleri kış aylarında ortaya çıkmaktadır. 

    Yorumlar

banner50
E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Mayıs 2020 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Mayıs 2020 Manşeti
Arşiv