Ben TEMSA’da doğdum

Yazı dizisinin adı “Yolu Temsa’dan Geçenler” ancak ben kendim için bu tanımlamayı kullanmayacağım, çünkü benim yolum Temsa’dan geçmedi. Ben TEMSA’da doğdum. Temsa ile anıldım, Temsa sayesinde çok değer verdiğim ve önemsediğim otobüsçü esnafı ile tanışma ve çalışma fırsatı buldum.

26 Aralık 2019 Perşembe 09:59
Bu haber 14265 kez okundu
Ben TEMSA’da doğdum
Foto galeriye git

MUSTAFA SARIGUL FOTOGRAF GALERİSİ-1

MUSTAFA SARIGUL FOTOGRAF GALERİSİ-2

YAZAN: MUSTAFA SARIGÜL

Yıl 1979, askerlik sonrası Temsa (Termo Mekanik Sanayi ve Ticaret AŞ ) şirketine ambar şefi olarak girdim. Daha sonra satış şefliği yaptım. Bu sözünü ettiğim dönemlerde Temsa taahhüt işleri yapıyordu. Komple sanayi tesisleri kuruyor, çelik konstrüksiyon imalat işleri, ısıtma soğutma sistemleri yapıyordu. Birçok önemli projede Temsa adına iş yaptık, teklif verdik. Sayacak olursak Petkim, MKE, Türkiye Çimento Sanayi ve Afşin Termik Santrali gibi önemli işlerde çalıştık. 

Muhteşem bir mühendislik ve proje kadrosu vardı. Otomotive geçişte bu kadro büyük bir avantajdı. Temsa’nın bu özelliğini, genelde kimse bilmez. En son çalıştığım büyük proje Afşin Termik Santrali idi.

Yönetim güçlenince…

O projede Mitsubishi gurubuyla çalışıyorduk. Mitsubishi ismini ilk defa o projede duydum. Bu çalışma sistemi ve temposu 1982 yılına kadar sürdü. 1982 yılında Temsa’nın başına Sayın Özdemir Sabancı geçti. Önemli bir süreçti, Temsa’nın atılım ve değişim dönemi başlamıştı.                           

Aynı dönemde Temsa’nın teknik kadrosunun başında çok saygı duyduğum Sayın Tamer Ünlü vardı. Sayın Ünlü, daha önce bilmediğim otomotiv konusunda çalışacağım ve satışa bakacağım bilgisini bana aktardı. 

Tamer Ünlü, bugünkü Temsa otobüs fabrikasını Japonlarla birlikte kuran çok değerli bir mühendistir. Ünlü, yine rahmetli Özdemir Sabancı önderliğinde Toyota Adapazarı Fabrikası’nı da kuran kişidir. Sabancı gurubunda Temsa otomotiv bölümünde ve Toyota grubunda uzun yıllar genel müdürlük ve CEO olarak görev  yapmıştır. 


Rahmetli Özdemir Sabancı’nın oğlu Demir Sabancı ve Mustafa Sarıgül Temsa Hizmet Merkezi’nin açılış töreni Esenler Otogarı


Sicil numaram 0003

Bunu şunun için anlatıyorum: Sabancı’nın ilk otomotiv kuruluşu olan Temsa’da Sayın Tamer Ünlü’nün  sicil numarası 0001’di. Benim Temsa Otomotiv bölümüne geçtiğimde sicil numaram 0003 oldu. Yani Otomotiv ve Temsa otobüs bölümünün temellerini atan ve doğuşunda katkısı olan ilk 3 kişiden  biriyim. 

İlk otobüs denemesi

Temsa otomotivin doğuşu ile ben de otomotiv piyasasına girmiş oldum ve tanındım. İlk otobüs denememiz “SUN SHİNE” adı ile üretilen otobüs modeliydi. Prototip olarak üretildi. Otobüs tamamlandığında hem bizler hem de pazardan gelen geri bildirimler bu ürünün iş yapmayacağı şeklinde idi. 


Rahmetli Sakıp Sabancı ve Kamil Koç ailesi 

İsmi anketle belirlendi 

Pazarın beklentisi o yıllarda popüler olan 302 V6 Mercedes’ten daha alımlı ve gösterişli bir otobüs olmasıydı. Hızlı hareket edilerek MARATON otobüs konusunda karar üretildi ve banda alındı. MARATON ismi Temsa çalışanları arasında yapılan anket sonucu belirlenmişti. Prenses ve Safir isimleri de aynı yöntemle konulmuştur.                     

İlk otobüs teslimatı 

1987 yılına girileceği dönemde bir tanıtım filmi yapıldı. Televizyonlarda ve medyada geniş yer buldu. İlgi ve talep iyiydi. Ancak bizler daha işin başındaydık ve yavaş ilerliyorduk. İlk ürünlerin banttan çıkışı Mart ayının sonu gibiydi. İlk iki otobüsü Rizeliler Seyahat’e (Şaban Sak ve ortağı Mehmet Ali Bey)  satmıştım. Çok önemli bir andı. 10 Nisan 1987’de teslimat töreninde konuşmalar yapıldı, iyi niyet dilekleri ile otobüsler teslim edildi. 


Huluk Dinçer, UATOD Başkanı Mehmet Özcan, Mustafa Sarıgül, Mevlüt İlgin, Esenler Otogarı

Özdemir Sabancı’nın talimatı 

O gün rahmetli Sayın Özdemir Sabancı, “Sattığın otobüsle sen de İstanbul’a kadar git, hem izlenimleri not et hem de Türkiye’de otobüs nasıl satılıyor, piyasa ve pazar dinamikleri nedir, nasıl daha iyi sonuçlar alırız bunlar üzerine çalış ve bana bir rapor hazırla” dedi. 

Adana-İstanbul seferi

Ben de bu amaçla, ilk defa uzun yola çıktım, Adana-İstanbul arasında Maraton ile seyahat ettim. Sıkıntısız ilgi ve merak uyandıran bir seyahat  oldu. Her garajda ilgiyle karşılandık. Kendime o dönemde otobüs esnafının vazgeçilmez kıyafeti  olan lacivert takım elbiseden almıştım, bütün seyahatim boyunca üzerimdeydi.  

Topkapı ile tanışmam 

Topkapı ile ilk tanışmam bu sayede oldu. Ziyaretler yaptım, otobüsçüleri dinledim. O yıllarda Sirkeci piyasası otobüste etkindi. İşin kalbi ve satışın bittiği yer orasıydı. İsmi ve markası daha önce duyulmamış bir ürünü tanıtmak ve dünya piyasalarında önemli üretici ve pazar payına sahip Mercedes ve MAN  gibi markaların arasında pazar yaratmamız gerekiyordu. Zor bir işe soyunmuştuk, çok çaba harcadık. Yeni bir otobüsü tanıtmak ve satmak gerçekten büyük bir çaba ve özveri istiyordu. 

Markanın oluşmasındaki pay

Markanın yani Temsa’nın bugünlere gelinceye kadar yaşadığı birçok evre vardır. Güzel günler, acı ve sıkıntılı anlar yaşadık. Bilinmeyen, tanınmayan bir ürünü Türkiye’nin markası haline getirdik. Ancak hakkını vermek gerekir: Bu markanın oluşmasında en büyük ve önemli pay patronumuz rahmetli Özdemir Sabancı’nındır. Her konu ile tek  tek ilgilendi, her müşterimizle ayrı ayrı görüştü onlarla dost oldu, 

Temsa’nın önünü açtı

Pazarın talep ve beklentilerini onlardan öğrendi, işi çok yakın takip etti, dinledi ve beklentileri karşılayan oluşumlar yarattı. Bu tutum ve yaklaşım Temsa’nın önünü açtı, başarılı olmamızın en önemli faktörü oldu. Otobüs camiasının efsane isimleriyle o dönemde çok yakın olduk. Hepsi Özdemir Bey’in dostuydu. Onlarla sohbet etmeyi, dinlemeyi özellikle isterdi. 

Özdemir Sabancı’nın kaybı

Özdemir Bey’in kaybı, iş anlamında en fazla Temsa’yı etkiledi. Kendisi sağ olsaydı Temsa bu gün bulunduğu konumdan çok  farklı yerlerde olurdu, bu kesindir. Çok iyi bir ekip olmuştuk, tüm bölge müdürlerim ve çalışanlarımız önce Maraton sonra Prenses ve ardından Safir üretimiyle çok başarılı işlere imza attılar. Sıfır pazar payında toplamda yüzde 38’lere kadar tırmanan satış grafiği yarattık.


Seç Turizm sahibi Rahmetli Saip Konukoğlu ve Mustafa Sargül 

Safir dönemi 

Safir döneminde, Sayın Haluk Dinçer’in elde ettiğimiz başarıdaki katkısı yadsınamaz, kendisi ile çalıştığımız dönemde bizleri destekleyip cesaretlendirmiştir. Türkiye otobüs pazarında Mercedes ve MAN firmalarının karşısında ciddi bir başarı elde ettik. İhracat pazarlarında ve uluslararası fuarlarda ürünlerimiz sergilenmeye ve pazar bulmaya başladı. 

Bu gelinen noktada, TEMSA, tüm çalışanların üretimden kalite kontrole, pazarlamadan satış sonrasına kadar uzanan bir takım çalışmasının ürünüdür. Tüm bu anlattıklarım,1979-2002 yılları arasında yaşadıklarım ve gördüklerimdi. 

Müşteriyle iç içe…

Bu süreçte çok fazla anımız oldu, vefalı otobüs camiasıyla tanıştık kaynaştık, her konuda beraber olduk. Temsa, müşterileriyle iç içe çalışan bir şirketti. Büyük müşteri organizasyonlarıyla her fırsatta bir araya geldik. Bu önemli anları çok iyi değerlendik, otobüsçülüğün efsane isimleriyle tanışma fırsatım oldu, bu benim için çok önemlidir.

Prenses imalatının sonlanmasıyla SAFİR devreye girdi. Çok ciddi bir değişimdi. Ses getirdi, otobüste rekabetin ve değişimin öncüsü oldu. Rakip markalar otobüsçünün ve otobüs camiasının önemini ve değerini bu aşamadan sonra net olarak gördü ve anladı. Bugün, gelinen noktada Temsa, hâlâ Safir ismi ile üretim yapıyor ve dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyor. Çok güçlü pazarlarda ismini, markasını ve Türkiye'yi başarı ile temsil ediyor. Türkiye’de bir başarının hikayesidir TEMSA. Oluşan bilgi birikimi yaratılan değerler yok olmamalıdır. 

Yollarda olmalıdır TEMSA

Anılarda değil hayatımızın içinde, yani yollarda olmalıdır TEMSA. 1987 yılında bir avuç çalışanın gurur ve özveri ile ürettiği, battan çıkışına şahit olduğum teslimatını 10 Nisan tarihinde Rizeliler’e yapılan satışla başlattığımız TEMSA üretim ve satış faaliyetleri 2019 yılının Aralık ayında maalesef durdu. 

Son derece üzgünüm, muhteşem bir  tesis, süper bir üretim ve çalışan kadrosu, müthiş bir bilgi birikimi ve bunun yarattığı inanılmaz bir ihracat kabiliyeti ve iç pazarda ortaya koyduğu rekabet gücün, tüm saydığım bu değerlerin yok edilebileceği düşüncesi beni gerçekten çok endişelendiriyor.                

Temsa’nın mimarı, çok saygı duyduğum Sayın Özdemir Sabancı’nın büyük çaba ve emek harcadığı şirketin bugünlere gelmesi veya getirilmesi gerçekten akıl alacak bir olay değildir. Böyle bir gücün, başarı hikayesinin üretime ve ihracata en fazla ihtiyacımız olduğu bir dönemde gözden çıkarılması bu kadar kolay ve ucuz olmamalıdır.                          

Saygılarımla.

Mustafa Sarıgül
Tüm Otomotiv Servisleri Derneği (TOSDER) Başkanı 


MUSTAFA SARIGUL FOTOGRAF GALERİSİ-1

MUSTAFA SARIGUL FOTOGRAF GALERİSİ-2


    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 29 Temmuz 2020 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 29 Temmuz 2020 Manşeti
Arşiv