16.11.2020, 12:26

Yol belgesi zulmü

200 yıl önce başlayan ve yarım kalan uygarlaşma hareketlerini sürdüren; askeri dehası ve dünya görüşüyle modern Türkiye’yi kuran; bunu Cumhuriyet ile taçlandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle ve minnetle anıyoruz. 

D2 belgesi ne işe yarıyor
Türkiye’de kanunlar ve yönetmelikler birbiri ile iç içe girdiği için taşımacılarımız büyük bir sıkıntı yaşıyor. Yurtiçi tarifeli ve tarifesiz taşımacılık, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Defalarca yazdık, yazmaya da devam edeceğiz. Belediyeler, kendi sınırları içindeki taksi, minibüs, dolmuş, halk otobüsü, servis araçları gibi araçların düzenlemesinden, onların yönetiminden, onların kararlarından sorumludur. Ama şehiriçi denilince yurtiçi ve uluslararası belgesi olan araçlara da yol belgesi vermeye çalışılıyor ve UKOME’ler böyle kararlar alıyor. O zaman dönüp sormak gerekiyor: Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği D2 yetki belgesi ne işe yarıyor? Eğer bu lazım değilse, niye biz bu belgeyi alıyor ve niye bu belgeye bedel ödüyoruz? 

Havaalanında araç bağlama işlemleri devam ediyor. Zaten otobüsçü sıkıntı içindeyken havaalanına turist getiren araçtaki yolcular indirildikten sonra trafik polisleri 6 bin TL ceza yazıyor, o da yetmiyor araç iki ay bağlanıyor. Bu hak değil, hukuk değil. 

Sayın Bakan’a aktardık
Ben Ulaştırma Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu’na bunu anlattım. Kendisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığı dönemde bu işi çok yakından bilen bir insan. Turizm taşımacıları 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği’ne göre iş yaparlar, UETDS sistemine giriş yapmak zorundadırlar. Bu konuda kanunda çok net tanımlar yapılmıştır. Şimdi D2 yetki belgesine paralel olarak yol belgesi almamızı istiyorlar. Hangi yolun belgesini alacağız? Turizm araçları bir yola bağlı değildir. Bunlar tarihi, turistik mekanlara, alışveriş merkezlerine girip çıkmak zorundadır. Türkiye’den Paris’e giden bir tur otobüsü Eyfel Kulesi’nin önüne, Londra’da tur otobüsü şehir merkezine, Avrupa’nın her şehrine hiçbir belge almadan girebiliyor. Turizm ülkesi olan Türkiye’ye turistleri, “ülkemize gelin” diye çağırıyoruz, sonra da araç içinde turist varken araçları bağlıyoruz. Bunlar Türkiye’ye yakışmıyor. Bu hangi kaygıyla, hangi nedenle yapılıyor, bilmiyoruz. Üstelik yol belgesi almaya gittiğinizde belediye onu da vermiyor. O zaman yine soruyoruz: D2 belgesi niye veriliyor ve ne işe yarar? Bunun hesabını birisinin vermesi gerekiyor. 

Yerel yönetim ve hükümet düzenlemeleri
UKOME’lerde temsil hakkımızın olmaması ve UKOME üyelerinin bu duruma bir çözüm üretmemesi sorunun devam etmesini sağlıyor. Öte yandan D2 belgeli araçlar yol belgesi alamazken şehiriçi servis araçlarına turizm belgesi veriliyor. Sayın Bakan’dan rica ediyoruz. Bu konuya bir çözüm getirecek bir adım atmasını talep ediyoruz. Yerel yönetimlerin yetkileri ile merkezin hükümetin düzenlemeleri birbirinin içine girmiş durumda. 2918 sayılı Belediyeler Kanunu’nun Ek. 2’nci maddesi çok yanlış bir düzenlemedir. Bunun biran önce düzeltilmesi gerekiyor. Bir turizm aracı havalimanından otele, otelden havalimanına transfer yapamayacaksa ne iş yapacak? Bunun için yol belgesine neden ihtiyaç var? Bu durum, yerel idarelerin 4925 sayılı Kanunu tanımadıkları anlamına geliyor. Bu konuda İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile tekrar görüşmeler yapacağız. Bütün belgelerine sahip UETDS sistemine veri girişi yapan taşımacı neden yol belgesi almak zorunda olsun. Ayrıca belediye ile görüşün: yol belgesi veriyor mu? Servis araçlarına turizm belgesi veriliyor, ama işler gerçekten çok karıştı. Birbiriyle çelişen kanunlar nedeniyle sektör mağduriyet yaşıyor. Çok ağır yaptırımlar var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bir an önce müdahil olmalı ve çözüm bulunmalı. 

UKOME’lerin yetkisi, şehiriçinde taşımacılık yapan ve belediyeler tarafından belgelendirilen araçlara yol belgesi verme zorunluluğu getirebilir. 4925 sayılı Kanuna göre belgelendirilen taşımacılara yol belgesi gerekmez. Maalesef, bunu dile getirmek zorundayız; işi bilmeyen yetkililer durumu daha da karışık hale getirdiler. Dava açacağız ve hak arayacağız. Bu iş eyleme doğru gidiyor. Bu çok önemli konunun çözülmesi gerekiyor. Son iki yılda 2 bini aşkın araç bağlandı, cezalar yazıldı. Bu gidişata dur denilmesi gerekiyor. Toplu Ulaşım Yasası bir an önce gündeme gelmeli. Belediyelerin verdiği belgelere Bakanlık karışmasın, Bakanlığın verdiği belgelere de belediye karışmasın. Herkes işine baksın. Taşımacıyı haksız yere bu kadar mağdur etmeye kimsenin hakkı yok.
Herkese iyi haftalar diliyorum… ■

Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu