Otobüsçüler maliyetlere çözüm arıyor

Ekonomik zorluklar ve artan maliyetler otobüsçüleri yeni çözümler bulmaya itiyor. Servislerin kaldırılması, acente yükü ve ikram konusu tartışmaların ana gündem maddesini oluşturuyor.

29 Ekim 2018 Pazartesi 14:04
Bu haber 2259 kez okundu
Otobüsçüler maliyetlere çözüm arıyor
Sektörün gündemi haline gelen şehiriçi ücretsiz servislerin ve ikramın kaldırılması tartışılmaya devam ediyor. Son dönemde ekonomide yaşanan zorluklar otobüsçüleri maliyetleri aşağıya çekme yönünde arayışlara itti. Sinop, Muğla, Samsun ve birçok ilde ücretsiz servislerin kaldırılmasına yönelik kararlar alındı. İstanbul Otogarı’nda servislerin kaldırılmasına yönelik görüşmeler yapıldı. Ancak bir çözüm bulunamadı. 

TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım ve TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin sektörün gündemini Taşıma Dünyası’na değerlendirdiler. 

Artık kâr yok…
“Bizim kârımız giderlerimizin içinde saklı” açıklamasını yapan TOBB Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, “Şu andaki işletme giderlerinin içinde net olarak söylüyorum kâr yok. Kâr; serviste, ikramda, acente komisyonunda, internette ve bazı tasarruflarda saklı. Hat esasını getirip her önüne gelenin istediği yere sefer açmasını engellememiz lazım. Otobüslere sınıflandırma getirip 2+1 otobüslerin tekli koltuklarını 15 lira fark ile satmamız lazım. 2+1 koltukların 2+2 fiyatına satılmasının ne anlamı var bu durumda. Sektörün geleneksel yapısından sıyrılıp geleceğe yelken açması lazım” dedi. 

Servisler ücretli olmalı 
Servislerin kaldırılmasına yönelik toplantıların yapılmasına rağmen bunun olmayacağını dile getirdiğini belirten Yıldırım, “Son dönemde servislerin kaldırılmasına yönelik bazı adımlar atıldı. İstanbul dışında bazı illerde de bu hayata geçti. Ancak İstanbul’un konumu ve durumu hepsinden daha farklı. Servislerin kaldırılması değil, ama ücretli hale getirilmesinin konuşulması gerektiğini dile getiriyorum hep. Son örnek yeni havalimanına yönelik İETT 150 otobüslük bir ihale düzenledi ve bu ihaleyi İstanbul Otobüs AŞ kazandı. Şimdi belirli noktalardan ücretli şekilde havalimanına yolcu taşınacak. Bu model yeni değil. Havaş ve Havataş modelleri de bize örnek oluyordu. Biz burnu daha önce de söyledik, şimdi de söylüyoruz: Artık sektörümüz bu modeli konuşmalı. Her firma 3-5 yolcu için bir servis aracı kaldırıyor. Bunun ağır bir maliyeti var. Servis yükünden firmaların kurtulması gerekiyor. Yeni bir model ortaya koymadan servislerin kaldırılması yolcu kaybettirir. Ortak servis çok önemli bir ekonomiklik sağlıyor. Bunun da örnekleri var. Ankara’da, Bursa’da ücretli servis modelleri başarıyla yürüyor. Biz bu modeli hayata geçiremezsek, yarın belediye yeni havalimanında olduğu gibi ortak servise yönelik bir karar alır ve bunu da ihaleye çıkartır. Çok önemli bir kazanç sağlar” dedi.

İstanbul’da 900 servis aracı 
İstanbul Otogarı’nda 345 servis aracının abonmanı bulunduğunu, İstanbul genelinde ise 900 dolayında servis aracının şehirlerarası yolcu taşımacılığına hizmet verdiğini belirten Mustafa Yıldırım, “Bizim tespitlerimize göre bir servis aracının firmaya maliyeti 25 bin TL civarında” dedi. 

Sektör acente yükünü taşıyamaz
Sektörün servis yanında acente yükünden de kurtulması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Bu sektör acente yükünü de taşıyamaz. Biletlerin elektronik ortamda satılması da firmalara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Havayolundaki gibi acenteler artık hizmet bedeli olarak parasını yolcudan almalı. Uçak bileti 90 lira, acenteden 112 liraya alıyorsun, 22 lira hizmet bedeli alıyorlar. Bizim sektörümüzde de bunun olması lazım. Bilet fiyatlarının artı kâr hesabı ile oluşturulması lazım. Eğer bu maliyet yüklerinden kurtulamazsak; yatırım yapamayan, otobüslerini yenileyemeyen, hizmetlerini yavaş yavaş azaltan ve sonuçta trafik güvenliğini tehlikeye atan bir sektör ile karşı karşıya kalırız. Bu maliyet artışlarının olduğu bir dönemde otobüs yatırımı yapmak çok zor. Bir otobüsün amorti etmesi ise 15 yılı bulur. Sektörün sürdürelebilir bir yapıya kavuşması için öncelikle kâr elde eder hale gelmesi gerekiyor. Bir yandan kendimizle rekabet ederken, diğer taraftan havayolu rekabeti de sektörümüzü çok zorluyor. Böyle devam ederse 2019 ve sonrası da çok zor geçecek. Sıkıntılar daha da büyüyecek. Biz, yaşanan ekonomik zorluklarının ayak seslerini duyduk ve uyarmaya çalıştık. Eğer devletin akaryakıt üzerindeki sübvansesi kalkarsa maliyetlerimiz daha da ağır hale gelecek. Otobüs işletmeciliği yapılamaz hale gelecek. Bu sektörün artık ortaya bir vizyon koyup geleceğini tayin etmesi gerekiyor. Birbiriyle savaşan şirketlere değil, birbiriyle yardımlaşan bir sektör ortamına ihtiyaç var. Değişimi algılamamız lazım. Otobüsçülük geçmişten çok daha iyi duruma gelebilir. Otobüsçülerin geleneksel yapıdan kurtulup, deli gömleğini üzerinden atıp kendi geleceğini tayin edecek kararları alması lazım” dedi.  
İkramlar kaldırılmadı
Sektörde yolcuya sunulan ikram ürünlerinde kısıtlamaya gidilmesinin ikramların kalktığı anlamına gelmediğini belirten Yıldırım, “İkramların kaldırıldığına yönelik açıklamalara tepkiler aldık. Bize ‘açık büfe ikramlara devam ediyoruz bizim adımıza böyle bir şey konuşulmasını istemiyoruz’ dediler. Haklılar. Böyle bir imaj kaybı olmasını istemiyorlar. Bazı firmalar ikram vermeyebilir veya ücretli hale getirebilir. Kısa mesafede ikramın kaldırılması yönünde talepler geliyor. Bana göre de kalkabilir. Araçlara otomatlar konulabilir. Yurtdışında bu uygulanıyor. Bunlara sektörümüzün hazırlıklı olması gerekiyor. Uzun yolculuklarda ikram olmadan olmaz. İkramlara yönelik genel bir karar alma şansımız da yok. Bu rekabete aykırı bir unsurdur. Ama biz bazı firmaların kısıtlamaya gittiğini ifade ettik. Kısıtlama da kaldırıldığı anlamına gelmez” dedi. 

İstanbul Otogarı 
İstanbul Otogarı’nın modern hale getirilmesine yönelik çalışmaları Prof. Dr. Aziz Akgül ile birlikte yürüttüklerini de açıklayan Mustafa Yıldırım, “Otogarın süre uzatımını alabilirsek, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte otogarın ıslah çalışmalarına başlayacağız. İstanbul Otogarını akıllı sistemlerin kullanıldığı dünyanın en modern otogarı haline getirmek için çalışacağız” diye konuştu.

Ankara temasları 

TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, sektörün sorunlarına çözüm arayışında yoğun bir trafikle Ankara’da 3 Bakanlıkta görüşmelerde bulundu. 


Başkan Yıldırım, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan
’ı ziyaretinde Kurtköy Mehmetçik Vakfı arazisinde yapımı planlanan Anadolu Yakası Otogarı ve Hadımköy’de planlanan cep terminali konusunda düşünce ve talepleri dile getirdi.  


Çevre ve şehircilik Bakanı Murat Kurum
ile buluşmasında Yıldırım, yolcu taşımacılığında sistemler arası ve kent içi altyapı ve işletme entegrasyonu projesi (otogarlar; cep terminalleri ve yolcu transfer merkezleri) ile ilgili bilgiler verdi.  


Ankara temaslarında en son görüşmeyi Turizm Bakanı Memet Ersoy ile gerçekleştiren Mustafa Yıldırım, yolcu transfer merkezleri hakkında bilgi verdi. Tüm taşıma sistemlerine hizmet verecek bu merkezlerin altyapı ve işletme entegrasyonun sağlanmasına çok önemli katkı vereceğini dile getiren Yıldırım, ayrıca turizm bölgelerinde danışma ofislerinin de bu merkezde yer almasının da sisteme destek sağlayacağını ifade etti.


Yolcu taşımacılığı sorunları… (1)
Bir servis aracının aylık maliyeti 30 bin TL

İstanbul Otogarı’nda 345 ücretsiz servis aracının hizmet verdiğine dikkat çeken TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin, “Bir servis aracının firmaya aylık maliyeti 30 bin TL’yi buluyor. Ortak servis modelinin İstanbul için konuşulmaya başlanması, servislerin kaldırılmasının ardından gündeme gelebilir” dedi. 

TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin,
“Servislerin kaldırılmasına ilişkin ilk adımlar birçok ilde atıldı. İstanbul’da buna yönelik bir karar alınması için görüşmelerde bulunuldu. Metro Turizm, servislerin kaldırılmasına yönelik karar alındığında destekleyeceğini ifade etti. Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk, bütün firmalar bu noktada uzlaştığında Metro Turizm’in de bu ortak harekette yerini alacağını ifade etti. Hatta Sayın Öztürk,  “Şehiriçinde yolcu taşıma işi belediyenin, kamunun görevidir. Bizim işimiz şehirlerarasında yolcu taşımak” yönünde düşünce de açıkladı.  Kamil Koç, sadece İstanbul Otogarı’nda servislerin kaldırılması konusuna destek verdi. İstanbul’un genelinde servislerin kaldırılması konusunda bazı çekinceleri olduğunu ifade etti. Bunlar arasında Alibeyköy Terminali ve Anadolu yakasında da otogar anlamında tek bir noktanın bulunmaması gibi gerekçeler var. Kamil Koç bu çekincilerini ifade edince diğer firmalarla servislerin kaldırılması noktasında bir adım atılamadı” dedi. 

Çalışmalara devam 
TOFED’in servislerin kaldırılması noktasında öncülük yaptığına dikkat çeken İlgin, “Biz tüm firmalara eşit mesafedeyiz. Tüm firmaların uzlaşı içerisinde kararlar alması ve bu kararların sektöre fayda sağlaması çabası içindeyiz.  Şehiriçi servislerin kaldırılmasına yönelik ilk adımlar Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde başladı. Son bir ay içinde ise Sinop, Muğla, Samsun otogarlarında servisler kalktı. İstanbul’da da son yaşananlara rağmen yine TOFED olarak servislerin kaldırılması için çalışmalar yürütmeye devam edeceğiz. İstanbul’da raylı sistem ağı giderek büyüyor. yolcuların yüzde 64’ü İstanbul Otogarı’na raylı sistem ile ulaşım sağlıyor. Belediye otobüslerinin sefer sayılarının da artırılması ile yolcuya ulaşım kolaylığı da getirilebilir. Ayrıca servislerin kaldırılması trafiğe katkı sağlar” dedi.

Bir servisin maliyeti 30 bin TL
Bir servis aracının firmaya aylık maliyetinin 30 bin TL’ye kadar çıktığını belirten TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin, “Bir servis, şoförü ve mazotu ile firmaya çok ciddi bir maliyet getiriyor. İstanbul Otogarı’nda 345 servis aracı hizmet veriyor. Maliyetin büyüklüğünü görmek mümkün. İstanbul Otogarı’na gelen yıllık yolcu sayısı 45 milyonu buluyor. Bu yolculara şehiriçinde ulaşım hizmeti sunmak kamunun görevi aynı zamanda. Sektörümüzün şehiriçi servis imkanını artık ücretsiz sunmak yerine ücretli hale getirmesi de bir zorunluluk. Ama servislerin kaldırılması kararının alınmasından sonra bu tür modeller gündeme gelebilir. Ankara ve Bursa’daki gibi servis yapılanması konuşulabilir. Şirket kurulması veya yeni havalimanında olduğu gibi servis hizmetinin ihale edilmesi de konuşulabilir. Servisleri kaldırmadan bu modelleri tartışmaya açmak mümkün değil” dedi.  

İkram konusu da var… 
İkramların kaldırılmasının da gündeme getirildiğini belirten Mevlüt İlgin, “Bu konuda bizim bir çalışmamız yok, ama sektörden gelen talep açık büfeye son verilmesi, sadece çay ve su dağıtılması yönünde. İkram konusunda sektörde bir sınır yok. Bunun azaltılması veya kaldırılması konusunda istekler var. Ama biz bu konuda henüz bir adım atmış değiliz. Bu konu sektör genelinde kabul görürse adımlar atılabilir” diye konuştu. 

2019 bulanık 
Ekonomik zorluklarla birlikte artan maliyetlerin sektöre zor günler yaşattığına dikkat çeken İlgin, “2019 yılı bulanık görünüyor. Ama maliyet kalemlerini aşağıya çekecek adımların atılması sektöre nefes aldırır. Artan maliyetleri yönetmek her geçen gün zor hale geliyor. Sektörün ortak akılla birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor” dedi. 

Sektörümüz fırsatçı değil 
Enflasyonla topyekûn mücadele çalışmasına da TOFED olarak destek verdiklerini belirten İlgin, “Bizim sektör diğer sektörlerdeki kur artışını fırsat bilerek fiyat artışına gitmedi. Taşıma Yönetmeliği de buna imkan vermiyor.  Ancak buna rağmen hükümetin çağrısını destekliyoruz” diye konuştu. ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 05 Kasım 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 05 Kasım 2018 Manşeti
Arşiv