Tarifsiz Taşımacılık Olur mu?

Taşıma Dünyası Gazetesi için 1 Aralık 2018’de kaleme aldığım yazımı şöyle bir gözden geçirdim. İnsan - Kent - Nüfus - Yolcu - Taşıma ile ilgili sayılar ve rakamlara değinmiş, 5 büyük şehrimizin nüfusunun Türkiye nüfusunun yüzde 38’ini, 30 büyükşehrin toplamının ise yüzde 60’ını oluşturduğu ile devam etmişim. Finalde de “Peter Ducker’e atfedilen, dünyaca ünlü bir yorum ile tamamlamak isterim. Ölçemezsen, Yönetemesin.” ile noktalamışım.

15 Mayıs 2020 Cuma 12:01
Bu haber 1458 kez okundu
Tarifsiz Taşımacılık Olur mu?
YAZI: KEREM SERKAN ÇOBAN

Kim bu Tarifsiz Taşımacı? 

Bugün, 2500 adet Tarifesiz Taşımacının 47 bin aracı ile neden yönetilemediğine, neden birlik olamadığına yanıt aramaya çalışacağım. Kimi yerde Turizm Taşımacısı, kimi yerde Tarifesiz Taşımacı, kimi yerde VIP Taşımacı derken, aslında gerçekten “TARİFSİZ” Taşımacılığı icat etmişiz. Evet, doğru yazdım. TARİFSİZ Taşımacılık. 

Kim bu TARİFSİZ Taşımacı, önce onu bulalım beraber. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından arızi, tarifesiz taşımacılık tanımı yapılan D2/B2 ile belge ve lisanslanan ulusal ve uluslararası yolcu taşımacılığı yapabilen, şartları yine ilgili kanunlarda detaylandırılan tüzel kişi. 

Kent içinde taksicinin ve ilgili belediyenin taşıma hizmetlerine, şehirlerarasında ve uluslararasında D1/B1’li firmalara, turizmde seyahat acentelerine, dijitalde tur operatörlerine ve saymakla bitmeyecek tüm taşıma tiplerinde günah keçisi bir meslek. 

2500 firma; bugün 50 binlere yaklaşan aracı ile ülke ekonomisinde, turizm başta olmak üzere önemli sacayaklarını oluşturan, komisyoncuların barınamadığı, vergi usul ve esaslarına tam uyum sağlayan, araç ve insana en büyük yatırımı yapan, ulusal ve uluslararası müşterileri ile birlikte yalnızca kendi ülkesinde değil, tüm dünyada taşımacılığın en üst şartlarını belirleyen bir grup aslında.

Her platformda özerk bir kimlik sahibi

Peki, nasıl bir grup? Kendi arasında organize, kamu ve diğer meslek örgütlerine karşı kendini kanıtlamış, her platformda özerk bir kimlik sahibi, birlikte hareket eden, mesleğin risklerini ve geleceğini birlikte öngörerek projeler geliştiren bir grup mu? 

Maalesef böyle bir grup değil. Neden?  Turizm Taşımacı firmalar yüzde 80 öz kaynak yatırımları ile çalışmakta olduklarından, aslında iç kontrol, kamusal değişikliklere adaptasyon gibi birçok konuda da hızlı hareket edebilen işletmeler. U-ETDS konusunda tüm hizmet verdiği sektörler adına hızlıca aksiyon alabildiğini de gösteren bir grup. 

Turizm Taşımacılık mesleğini kim temsil ediyor kavgasına girmeyeceğim. Kuruluş amaçları ve vizyonları ile 2000’li yılların ortasına kadar sektörde ciddi çalışma yapan tüm dernek ve federasyonlar an itibari ile üye Turizm Taşımacısı firma sayıları ile sektörü kapsayan tümleşik bir temsiliyetten uzak. Bu nedenle illerde lokal olarak oluşan dernekler, faaliyetleri itibari ile çok daha aktif. 

Genel Kurullar nerdeyse kapalı devre gibi az ve kontrollü bir kitle ile gerçekleşirken, ticaret odalarında boy gösterme pekiyi. 

Karne sınıfı geçmekten çok uzak

Karnenin tamamı ise felaket. İyi niyet dersi pekiyi.Gelenekler dersi pekiyi.Ancak, Hal ve Gidiş, Hayat Bilgisi, Temsiliyet, Dernekçilik, Yayılım ve Katılım zayıf. Haliyle, karne sınıfı geçmekten çok uzak. Bu arada sınıfta kalma azmi ise takdire şayan. Okul yönetimi de bu kötü öğrenciden memnun; “Hem sınıfı geçemiyor hemde yazın okul kapanınca da bahçelere göz kulak oluyor” der gibi. 

Özetle; başarılı işler yapılmış olmasına rağmen bugün, temsil ettiği esnafın dertlerinden uzak, katılımda yetersiz, çeşitli sebeplerle ümitsiz bir grup ve dernekler ilişkisi apaçık ortada. Tek sebebi tabii ki de dernekler değil. Sektörün oyuncularında, eğitim seviyesi yetersizliği, sivil inisiyatifler konusundaki kültürün oluşmaması gibi birçok sebepten  katılımcı değil. Dernek ve Kurum kültürü yerine platform ve çeşitli sosyal medya whattsapp kültürü daha hakim. Klavyede basılan tuşun, söylenenveya paylaşılan metnin sorumluluğunu alacak bir taşımacı yok, bir platform bile düzgün şekilde oluşmamış. 

Herkes “birlik olalım” diyor

Bu arada herkesin hemfikir olduğu tek şey “birlik olalım”. 

Olunmuyor. Olalım denince olunmuyor. Katılmayınca olunmuyor. Fikrini yazmayınca olmuyor. 

Temelde taban ile bağı kopmuş derneklerle de olmuyor. Bağlar yeniden kurulmadan, köprüler yeniden yapılandırılmadan, ortak akıl ve fikir projeleri de üretilemiyor.  

Bu grup bir karar verecek. Taşımacısı, Derneği, Emekçisi, Yöneticisi bir karar verecek. Ne kadar tüm iletişim köprüleri yıkılmış, tüm bağları eskimiş ve tüm aidiyeti kaybolmuş gibi gözüksede aklından birlik lafı geçen herkes bir karar verecek. Bu kararın gereğini de yaparak mesleği ile ilgili mevcut ve gelecek tüm değişimlerde aktif rol oynayacak yadabir daha birlik kelimesini bir yere dahi yazmayacak. ■  

Yeni dijital platformlar

* Günümüz teknolojilerini ve sosyal platformları aktif kullanan dernekler yeni dijital platformlar yaratacak ve katılımı arttıracak. 
* Bu platformlarda kısa ve uzun vade gerçekçi planlar ilederneklerin faaliyet gösterdiği çalışmalar aktif olarak tüm üyelerle paylaşılacak.
* Bu platformların doğru moderasyonu ile yeni üye katılımı ve karşılıklı iletişim köprüleri yeniden  kurulacak.
* Tüm ülke genelinde Turizm taşıma dernekleri ile mütekabiliyet esaslı iletişim yeniden yapılandırılacak.
* Yüksek temsiliyet ve özerklik için gereken tüm çalışmalar yapılacak. Hiçbir kurum veya kuruluşun kendi adına açıklamaya veya temsiliyetine müsaade edilmeyecek.
* Taşımacı bu platformlara üye olmayı bir mesleki görev olarak yapacak. 
* Doğru bulduğu veya bulmadığı tüm konularda aktif yazı yazacak ve cevap isteyecek.
* Katılımcı olmayı platformlarda yeniden öğrenip, yönetsel konularda da katılım sağlayacak.

Tarih, ailesine, milletine, ülkesine ve değerlerine sahip çıkmayanların hezeyanları ile doludur.

“Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!”
Mevlâna

    Yorumlar

banner50
E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 11 Mayıs 2020 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 11 Mayıs 2020 Manşeti
Arşiv