Advertisement

A Trans “Tahdit ve sınırlama doğru değil“

Has Otomotiv'den Mercedes-Ben Vito yatırımları ile liderliği hedefliyen A Trans Genel Müdür Yardımcısı Nedim Yılmaz: Tahdit ve sınırlama doğru değil

05 Aralık 2016 Pazartesi 09:57
A Trans “Tahdit ve sınırlama doğru değil“
Mercedes-Benz Türk bayii Has Otomotiv, İstanbul merkezli A Trans Organizasyon Hizmetleri AŞ’ye 10 adet Vito teslimatı gerçekleştirdi. Şirket 2017 yılında 50 adet daha Vito alımı hedefliyor. 
Has Otomotiv’in Hadımköy lokasyonunda düzenlenen teslimat törenine A Trans Genel Müdür Yardımcısı Nedim Yılmaz, Operasyon Müdürü Fırat Baydağ, Mercedes-Benz Türk Hafif Ticari Araç Filo Satış Koordinatörü Onurcan Tosun, Has Otomotiv Hafif Ticari Araç Satış Müdürü Osman Çoban, Pazarlama ve İletişim Sorumlusu Onur Gür, Hafif Ticari Araç Satış Danışmanı Nalan Şimşekli, Has Otomotiv Hadımköy İdari İşler Sorumlusu Ali Cengiz Bal katıldı.


Sektörde en çok tercih edilen 
A Trans Genel Müdür Yardımcısı Nedim Yılmaz, 2014 yılında kurdukları şirketleri ile ağırlıklı olarak VIP transfer, personel ve filo kiralama alanında hizmet verdiklerini söyledi. D2 belgeleri A grubu seyahat acentesi belgesi ve yol belgeleri bulunan firmalarının filolarında özmal araç sayısının 40, kiralık araç sayısının ise 200 civarında olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Daha önce farklı bir marka ile çalışırken sektörde ürünleri ile daha yukarıda olan ve daha fazla tercih edilen Mercedes markasına yatırım yapma kararı verdik. Tabii, bu kararımızda Osman Çoban, Nalan Şimşekli ve Onurcan Tosun’un çok ciddi katkıları da oldu. Mercedes-Benz Türk ve Has Otomotiv ile kurulan iyi ilişkiler, kendilerinin bize sağladığı avantajlar sayesinde Mercedes grubuna geçmeye karar verdik. Zaten müşterilerimizden Mercedes yönünde talep de gelmeye başlamıştı.  Şu an 10 adetlik Vito yatırımı ile işbirliğimize start verdik. 2017 yılı içinde 50 adetlik Vito yatırımı daha yapmayı planlıyoruz. Bu araçların ruhsat değişimi yapılacak” dedi. 

İlk sıralarda yer alacağız
Yeni yatırımlarla büyüme yolunda ilerlediklerine de dikkat çeken Yılmaz, “Şirket kuruluşumuz çok eski olmamasına rağmen kısa sürede iyi yol aldık. Ciddi referanslarımız oluştu. 35 kurumsal firma var portföyümüzde. Yıllardır bu sektörde profesyonel yönetici olarak çalıştık. O yıllardan oluşan çevremizle büyüyerek yoluna devam eden bir şirketiz. 3-4 yıl içerisinde bu sektörün ilk sıralarında yer alacağımızı düşünüyoruz. Araç alımlarımız bu hızla devam edecek. Çünkü biz sektöre bir farklılık yaratmak için girdik. Sektörde belli bir tedarikçi havuzu var ve rakiplerimizin çoğu bu havuzdan yararlanıyor. Herkesin kullandığı araç havuzu aynı. Biz bundan ziyade daha kontrol edilebilir, özmal şirket araçları ile büyüme stratejisiyle devam ediyoruz. Böylece sürücülerimizin çalışma saatlerini daha iyi kontrol edebiliyoruz, araçlarımızı daha iyi takip edebiliyoruz ve araçlarımızın hepsi yeni olduğu için kaliteyi artırmak üzere çalışmalara devam ediyoruz. Bu farklılığımızı gören kurumsal firmalar birbirine referans olarak göstererek büyümemizi sağlıyorlar. Profesyonel kadro gücümüz de büyümemizde çok büyük etken oluyor. 7-24 operasyon merkezi ile tüm Türkiye’de hizmet veriyoruz. Müşterilerimiz her an bize ulaşabiliyor. Müşteri şikayetlerini önemsiyoruz. Kalite standartlarımız ve denetimlerimiz var. Sürücülerimizi çok özenle seçiyoruz; bağımlılık testlerinden, sağlık kontrollerinden geçiriyoruz. Yeni olmamıza rağmen sektörde bir adım öndeyiz. Yeniliklerle birlikte yeni müşteriler kazanarak devam ediyoruz. Sektörde pek uygulanmayan 7-24 operasyon merkezimiz ile müşterilere anlık bilgiler sms ile gönderiliyor. Müşteri, bir gün önceden araç plakasını ve sürücüsünü bilir. Araç 15 dakika öncesinde müşteriye nereden alacaksa orada olduğunu bildirir. Aynı zamanda Arapça ve İngilizce bilen sürücülerimiz var. Bayan sürücülerimiz de mevcut. Bayan sürücü tercih eden müşterilerimiz de oluyor.  Finansal gücümüzde iyi, işlerimizde büyüdükçe gücümüzde artıyor” dedi. 

Anadolu yakasında… 
Kuruluş aşamasında ince eleyip sık dokuduklarını belirten Nedim Yılmaz, “Yaptığımız araştırma neticesinde VIP transfer işi yapan şirketlerin Avrupa yakasında yoğunlaştığını gördük. Ama Sabiha Gökçen, giderek büyüdü ve Atatürk Havalimanının yolcu adetini belli zamanlarda aşan bir seviyeye ulaştı.  Orada çok profesyonel bir firma yok. Kurumsal yapı ihtiyacı çok ciddi gözüküyordu. Biz yapıyı Anadolu yakası şeklinde güçlü olarak kurduk, bölgenin en güçlü firmalarından biri olduk.  Özellikle güney bölgesinde yaz sezonu öncesinde şubeleşme hedefimiz var” dedi.

Tahdit doğru değil
İstanbul’da servis taşımacılığının belgelendirme sürecinin kendilerini nasıl etkilediği sorusuna Nedim Yılmaz, “Bizi çok etkilemedi. Ama ben İstanbul için tahdit veya sınırlamanın çok sağlıklı bir yapı olduğunu düşünmüyorum. Ankara ve İzmir’de bu durumun getirdiği olumsuzluğu gördük. Plakalar belli bir fiyata ulaştığında servis taşımacılığının maliyetleri de artıyor. İstanbul’da böyle bir durum olduğunda kaç firma personeline bu imkanı sunmaya devam edecek bu önemli bir nokta. Ankara’daki bir taşımacı, yakıt hariç 8 bin TL net para  kazanır. Buna yakıt maliyeti, aradaki firmanın kazancını eklediğinizde bir aracın maliyeti toplam 15 bin TL’yi buluyor. Bugün İstanbul’da bu durum 3-5 bin TL seviyesinde. İstanbul’da servis maliyeti arttığında şirketler personeline kendi imkanınla gel, yol parasını vereyim demeye başlayacak. Hepsi böyle olmasa da bu yolu tercih eden firmalar olacak. Bu da sıkışmış bir sektörü daha da sıkışık hale getirecek. O yüzden tahdit ve sınırlamayı çok sağlıklı ve doğru bulmuyorum. Bizim, önümüzdeki 5 yıl birinci önceliğimiz VIP transfer olacak” şeklinde oldu. 

Birlikte omuz omuza
 
Tüm Türkiye’de 4 milyonun üzerinde, İstanbul’da ise 1 milyon civarında kişiye VIP transfer hizmeti sunulduğuna dikkat çeken Nedim Yılmaz, “Bizim kış sezonunda bile doluluk oranımız yüzde 70. Biz rakip firmalarla ortak çalışmalar da yürütüyoruz. Büyük araç ihtiyacımız olduğunda paslaşabiliyoruz. Onlar da küçük araç konusunda bizden destek alıyorlar. Biz rakip oluşturmak yerine daha çok birlikte, omuz omuza yürüyeceğimiz bir ortam yaratmaya çalıştık” dedi. 

Biraz daha kalite kazanmalı 
Sektörün biraz daha kalite kazanması gerektiğini vurgulayan Nedim Yılmaz, “Yurtdışından Türkiye’ye gelen transfer firmaları oluyor. Özellikle Türkiye’deki araç ve sürücü kalitesinin düşük olması insanlarımızı çok mutsuz ediyor. Biz bu sektörde o kısmı biraz düzeltmek için bu alanı tercih ettik. UBER gibi oluşumlardan şikayetçi değilim. Çünkü kendimize sormamız lazım: Neden bu ihtiyaç oluştu? Tamamen kalitesizliğin verdiği sonuç. Taksiciler konusuna girmek istemiyorum. Standartları hepimiz biliyoruz. Yurtdışından gelen bir insan mevcut hizmetlerden memnun kalmadığı için o tür yerlerden hizmet alıyor. Bizim, önce kendimize bir bakmamız lazım. Neden bu hizmeti iyi veremiyoruz da bu tür oluşumlar geliyor diye düşünmemiz gerekiyor. Bence tamamen suç bizde. Araç ve sürücü kalitemizi artırmamız gerekiyor” dedi. 

Maliyet avantajı sağlıyoruz
Kurumsal şirketlerin kendi transferlerini yapmaları ile hizmet almaları arasında çok önemli bir maliyet farkı oluştuğunu da belirten Nedim Yılmaz, “Biz sadece bir firmaya hizmet veriyor olsak, kesinlikle pahalı bir hizmet vermek zorunda olurduk. Bizim portföyümüzde 35 kurumsal firma var. Benim arabalarım ortalama beş transfer yapıyor, bunun ikisiyle farklı firmanın müşterisini taşıyorum, burada sinerji oluşturuyorum. Fiyatlarımız taksi fiyatlarına çok yakın geliyor. Tabii, bu firma ve alınan transfer hizmeti adetine göre değişkenlik gösteriyor. Firmalar kendi yaptıklarında çıkan maliyeti gösterdik ve onları hizmet almaya ikna ettik. Kurumsal firmalarla yıllık anlaşmalar yapıyoruz. Müşterilerimizden birisi, ayda 1000’i bulan transfer işi olan Rönensans Holding. Rusya ve Türkiye içinde çok ciddi inşaat işleri var. Bireysel yönde biz bu hizmeti henüz vermiyoruz ama önümüzdeki süreçte buna yönelik çalışmamız da olacak” dedi.

40 bin transfer hedefi
Turizm tarafında yaşanan daralmanın kendilerine çok büyük bir olumsuz durum yaşatmadığını da belirten Nedim Yılmaz, “Yaşanan olaylar turizm sektörünü baltalamış olsa da biz kurumsal firmalarda çalıştığımız için çok fazla etkilenmedik. Bu yıla yönelik 40 bin transfer hedefi belirlemiştik. 35 bin seviyesinde kapatacağız gibi görünüyor. Beklediğimiz ciro hedefimiz de de yüzde 95 gibi bir seviye yakaladık” dedi.

Uzağa bakıyoruz 
2017 yılına yönelik bir endişe taşımadıklarını ve altyapılarını ona göre oluşturduklarını belirten Nedim Yılmaz, “2017 yılında en az 5-6 ilde şubeleşerek iki misli büyümeyi hedefliyoruz. 2017 yılında hedefimiz 70-80 bin bandında transfer adetine ulaşmak. 2018 yılında ise bu rakamı 100 binin üzerine taşımak istiyoruz. İstanbul’un ilk üç firması arasına gireceğiz. Bu hedefe doğru koşuyoruz. Bugünkü yatırımımız da bunun göstergesi aslında. Biz uzağa bakıyoruz. Birkaç yıl içerisinde, diğer illerdeki performansımıza göre 300 özmal araca çıkabileceğimizi düşünüyoruz. Bodrum bölgesi bu konuda çok ciddi pazar. Milas Havalimanı ile Bodrum arası çok uzak ve orada kurumsal anlamda hizmet veren çok az firma var. Birkaç firma silindi. Çok ciddi boşluk var. Dalaman çok zayıf. Datça-Marmaris-Fethiye’de çok fazla tatil merkezi var ama firma sayısı çok az. Antalya çok büyük bir pasta, Orada da pastanın bir kısmına aday olmak istiyoruz ama önceliğimiz Bodrum ve Dalaman. İzmir-Çeşme transferlerine yönelik planımız var.  Şu an portföyümüze yeni katılmış çok büyük müşterilerimiz var. Bir tanesi ile tüm Türkiye’ye yönelik el sıkışmak üzereyiz. Bazı iller için anlaştık, diğerleri için de son aşamadayız. Eğer olursa 2017’yı beklemeden yeni araç almak için yine Has Otomotiv’e başvurabiliriz. Bizim planımız 2 yaşında araçlarla çalışmak. 2015 model arabalarımızı takasta kullanabilir ve 2017 model araçları alabiliriz” dedi.

Mevzuat kapsamına alınmalı 
VIP taşımacılığın bir mevzuat kapsamına alınmasının önemine de dikkat çeken Nedim Yılmaz, “Standartlar biraz daha yüksek tutulmalı. Özmal yatırım adetleri yüksek tutulabilir. Sürücüler belli sınavlara tabi tutulabilir. Sadece ticari araçla değil, binek otomobillerle de bu iş yapılabilir. Bunun da kapsam içine alınması önemli.  Turizm sektörü çok kıymetli. Bu tarafın gelişime ihtiyacı var. VIP taşımacılık ayrı tutulup desteklenebilir, araç alımlarında ıskonto sağlanabilir. Bunlar sağlanırsa gelirimiz artar yoksa UBER gibi oluşumlar gelir. “ ■

Kazan kazan modeli 
Has Otomotiv Hafif Ticari Araç Satış Müdürü Osman Çoban da, müşterileri ile kazan-kazan modeli ile çalıştıklarını belirterek, “A Trans, kurumsal firmalara hizmet verdiği için turizm sektörünün yaşadığı daralmalardan etkilenmeyen bir şirket. Öncelikle Has Otomotiv’i tercih ettikleri için kendilerine teşekkür ediyorum. Mercedes-Benz Türk tarafında da çok önemli destekler aldık. Gayet keyifli bir süreç oldu. Müşterilerimiz ile kazan kazan modeli ile çalışarak sinerji oluşturuyoruz. 2017 yılına yönelik planları var. Sabırsızlıkla bekliyoruz. Bugün ilk 10 aracı teslim ediyoruz. Yeni araçların A Trans şirketine hayırlı, uğurlu olmasını ve bol kazanç getirmesini diliyorum” dedi.







Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    E-Gazete
    • Taşıma Dünyası Gazetesi - 22 Mayıs 2017 Manşeti
    • Taşıma Dünyası Gazetesi - 22 Mayıs 2017 Manşeti
    Arşiv