banner42

Destek verilsin okul araçlarımızı yenileyelim

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, bir yıl süre ile ertelenen sensör, kamera ve üç noktalı emniyet kemeri şartının mevcut okul servis araçlarından istenmemesini istedi. Bostancı, “Eski araçlarımıza bunların tadilat yapılarak takılmasını istemiyoruz. Bu beraberinde bir takım sorunlar getirecektir. Biz diyoruz ki; fabrikasyon araçlar bu şekilde çıksın. Araçlarımızı yenilememiz için bize de bir takım destekler verilsin” dedi.

24 Ağustos 2018 Cuma 15:20
Bu haber 10754 kez okundu
Destek verilsin okul araçlarımızı yenileyelim
İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, düzenlediği basın toplantısı ile Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde 14 Haziran 2018 tarihinde yapılan değişikliği değerlendirdi. 

Bir yıllık erteleme oldu 
İçişleri Bakanlığının okul servis araçları yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Buna göre, okul servis araçlarında her öğrenci ve çocuk için üç nokta emniyet kemeri ve gerekli koruyucu tertibat ile her koltukta oturmaya duyarlı sensörlü sistem bulundurma, iç ve dış kamera sistemi ile en az 30 gün süreli kayıt yapabilen kayıt cihazı zorunluluğuna ilişkin verilen süre bir yıl uzatılarak 3 Eylül 2019 olarak belirlendi. Ayrıca, fabrika çıkışında üzerinde mevzuata uygun renkli cam olan araçlar için getirilen iç mekanı gösteren beyaz cam zorunluluğuna ilişkin süre ise 3 Eylül 2020 tarihine kadar uzatıldı.

Korsan çalışan servis
Okul servis araçlarından bugün istenen donanımların 2016 yılında yaşanan üzücü olayın ardından meydana geldiğini belirten  Hasan Basri Bostancı, olaya sebep olan servis aracın korsan olarak çalıştığının tespit edildiğini vurguladı:  “Hepinizin bildiği gibi ihmaller zinciri olarak 2016 yılında ilimizin Çiğli bölgesinde Alperen Olayı’nı yaşadık. Alperen evladımızı tekrar rahmetle anıyoruz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki bu olayı yükümlülüklerini yerine getiren ve yönetmeliğe uygun çalışan servisçi esnafına hiç kimse mal edemez. Netice olarak, mahkeme kararlarına da bakıldığında bu taşımacılığın servisçi esnafı tarafından yapılmadığı ve korsan taşımacılık olduğu sabittir” 

Bakanlık görüş aldı ama… 
Yaşanan bu üzücü olayın ardından kamuoyundan yoğun tepkiler gelmesiyle bir çalışma başlatıldığını belirten Bostancı,  yapılan çalışmalarla yeni bir Yönetmeliğin hazırlandığını söyledi: Bu menfur olaydan sonra kamuoyundan gelen tepkiler neticesinde çalışmalar başlatıldı. Bu kapsamda; 5-6 Temmuzda Afyon’da, 12-13 Eylülde Ankara’da servis taşımacılığındaki tüm paydaşların temsilcilerinin katıldığı çalıştaylar düzenlendi. Yapılan bu çalıştaylara gerek servis araçları işletmecileri esnaf odası başkanı olarak, gerekse T.Ş.O.F ve TOBB Türkiye Karayolu Yolcu Taşıma Meclis temsilcisi olarak katıldım ve görüşlerimi bildirdim. Çalıştayların sonuç bildirgelerinde STK’lardan görüş alınarak  yeni bir yönetmeliğin yapılmasına karar verildi. Alınan bu karara rağmen bizce alelacele dört bakanlığın hazırlamış olduğu “Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği” 25.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe girdi. 


Sıkıntıları aktardık 
Alınan görüşlerin aksine tamamen realiteden uzak bir Yönetmelik ortaya çıktığını ve bunun uygulanabilir olmadığını ifade eden Hasan Basri Bostancı, “Realiteye baktığımızda uygulanabilirliği bizce mümkün olmayan, bizce mümkün olmadığı gibi dünyanın hiçbir ülkesinde emsali olmayan yaptırımlar yer aldığını gördük. Bu sebeple Ocak 2018 tarihinden Ağustos 2018 tarihine kadar, yani sekiz ay boyunca Türkiye ‘de Okul Servis Aracı üretilemedi. Ertelenen bu hususlar bazı menfaat grupları tarafından rant aracı olarak kullanılmak istendi. Yaşadığımız bu sorunları TŞOF  önderliğinde yazılı ve sözlü olarak ilgili makamlara anlattık. 06.08.2018 pazartesi günü de Milli Eğitim Bakanımız Sn. Prof. Dr. Ziya Selçuk’u da ziyaret ederek sıkıntılarımızı aktardık. Sayın bakanımıza öncelikle bizi dinlediği ve sorunlarımıza çözüm odaklı yaklaştığı için öncelikle teşekkür ederiz. Sayın bakanımız diğer ilgili bakanlıklarla beraber, TŞOF çatısı altında aralarında şahsımın da bulunduğu “Servis Araçları Danışma Kurulu” nun müşterek, hakkaniyetli ve uygulanabilirliği olan düzenlemelerin yapılarak yönetmeliğin güncellenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirterek bu konunun takipçisi olacağını ifade etti” dedi. 
Yapılan görüşmelerin ardından 14 Ağustos 2018 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği ile istenen donanımların bir yıl ötelendiğini belirten Hasan Basri Bostancı, bu sistemlerin ötelenmesini değil, mevcut araçlardan hiç istenmemesini talep ettiklerini söyledi. Bostancı, donanımlara yönelik taleplerinin gerekçelerini de şu şekilde sıraladı: 

a - Her öğrenci ve çocuk için üç noktalı emniyet kemeri uygulaması. Gerek Türkiye gerekse Dünyada toplu taşıma araçlarında önü açık koltuklar haricinde hiçbir koltukta üç noktalı emniyet kemeri bulunmamaktadır. Ayrıca yönetmeliği de incelersek bu taşımacılığın okul öncesini de kapsadığını görürüz.  Yani lise öğrencisine göre ayarlanan üç noktalı emniyet kemerini aynı zamanda okul öncesi çocuklara da uygulandığında yaşanması muhtemel olan sıkıntılar da göz ardı edilmemelidir.

b - Koltukta oturmaya duyarlı sensör. Dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmamış ve uygulanmayan, uygulamada pek çok sorunu da beraberinde getirecek bir sistem.

c - İç ve dış kamera ile en az 30 gün süreli kayıt yapabilecek kayıt cihazı. Genel anlamda güvenlik nedeniyle dış kamera olabilir fakat araç içi görüntüyü farklı bir merkeze veya kendi içinde kayıt ederek saklayabilen bu sistem kişilerin özel yaşamın gizliliği ilkesine (ilimizde bazı servisçi esnafı arkadaşlarımız araçlarının içine araç içi kamera takıp öğrenci velileri ile görüntüleri paylaştılar ve velilerden gelen tepkiler üzerine kameraları sökmek zorunda kaldılar) aykırı olduğu açıktır. Bu görüntü sistemi yerine çocuklarımızın güvenliği ve takibi için onların ne zaman ve nerede araca bindiği, indiği, aracın nerede olduğu vb… bilgilerini veli ile paylaşan bir sistem olması yeterli ve uygulanabilirdir. Herhangi bir olay olduktan sonra onu kameradan izlemek kayıpları azaltmayacaktır, amacımız önleyici tedbirler alarak risklerin önüne geçmek olmalıdır.

Bir milat belirlensin, fabrikasyon araçlar bu şekilde çıksın
Ertelenen üç maddenin belirlenen süre sonunda zorunlu olması halinde fabrikalara talimat verilmesi ve servis araçlarının yönetmeliğe uygun şekilde üretilmesi gerektiğini ifade eden Bostancı, şöyle devam etti: "Ancak eski araçlarımıza bunların tadilat yapılarak takılmasını istemiyoruz. Bu beraberinde bir takım sorunlar getirecektir. Mesela Almanya’da tehlikeli madde taşıyan araçlar için yeni yönetmelik çıkmış ve geçiş dönemini 18 yılda yapmışlar. Biz diyoruz ki; bir milat belirlensin, fabrikasyon araçlar bu şekilde çıksın. Dünyanın her yerinde örnekleri var. Araçlarımızı yenilememiz için bize de bir takım pozitif ayrımcılıklar yapsın, örneğin KDV muafiyeti yapılsın. Biz bu özellikte araçlardan alırız. Dünyada öğrenci servis taşımacılığının ne şekilde yapıldığını araştıralım, ilgili bakanlıklar da araştırsın. Oturalım ve uygulanabilir bir yönetmelik hazırlayalım." 

Rehber personel sorunu 
Yönetmelikteki var olan düzenlemelerden yaşanan tek sıkıntının donanım olmadığını da aktaran Hasan Basri Bostancı, “ Bir sorunumuz da okul servis araçlarında yönetmeliğe uygun olarak çalışacak rehber personel bulamamaktır. Bugün TBMM ‘de milletvekili olabilmek için 18 yaş ve ilkokul mezunu olmak yeterlidir. Yani milletvekili olan ve ilkokul mezunu bir kişi yasamada ve ülke yönetiminde yetkin ve söz sahibi olmakta iken “okul servis aracında rehber” olamamaktadır. Ya da okul servis aracını kullanan şoför ilkokul 4. Sınıf mezunu olarak ehliyet alma hakkına sahip iken aynı araçta rehberlik yapamamaktadır. Yönetmelik gereği MEB. tarafından rehber personele eğitim ve sınav sonucunda sertifika zorunluluğu getirildiğinden, ilkokul mezunu olsa dahi bu sertifikayı almaya hak kazanan kişilerde mezuniyet durumu aranmayıp rehber personellik yapabilmesi için gerekli düzenlemenin de yapılmasını umut ediyoruz. Şu anda yıllarca rehber personellik yapmış, MEB. tarafından verilen eğitim ve sınavı başarıyla tamamlayan ancak lise mezunu olmadığı için sertifikasını alamayıp mağduriyet yaşayan birçok rehber personelimizin  sorununu ortadan kaldırabiliriz” dedi.

Yeni bir Yönetmelik yayınlanmalı 
Bostancı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek acilen yeni bir yönetmelik üzerinde çalışması gerektiğini kaydetti.

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 26 Kasım 2018 Manşeti
Arşiv

banner44