Mesnevi Turizm: Hedef mevcudu korumak

Mesnevi Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk 2017 ve 2018 değerlendirmesi yaptı. 2018’de hedef mevcudu korumak olduğunu söyledi.

banner113
SERVİS TAŞIMA 02.01.2018, 11:05 02.01.2018, 11:14 Taşıma Dünyası
Mesnevi Turizm: Hedef mevcudu korumak
banner95
HABER: ERKAN YILMAZ

2017 yılında 1 milyona yakın insanı taşıdıklarını da belirten Mesnevi Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk, “Gelecek yıl da yine bu seviyeyi korumak istiyoruz. Dışarıdan bireysel otobüsçü bulmak artık mümkün değil. Birçok bireysel otobüsçü sektörden çekildi. Bizim birinci önceliğimiz 2018’de mevcut kapasiteyi korumak olacak. Artık seçerek iş yapıyoruz. Ödemesi sağlam firmaları tercih ediyoruz” dedi. 
Mesnevi Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk ile mevzuat düzenlemelerini, 2017 yılını ve 2018 beklentilerini konuştuk. Mustafa Öztürk ve İstanbul Bölge Müdürü Ahmet Karayılan ile Kaptanlar Kulubü’nün organize ettiği etkinlikte bir araya geldik. Mesnevi Turizm, etkinlikte Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü’nü de aldı. 

50 araç zor bulunur
Geçen haftaki belgelerin birleştirilmeyeceğinin açıklanmasını değerlendiren Mustafa Öztürk, “Belgelerin birleşmemesi doğru bir karar. Ancak sektörde; şehirlerarasında işler azaldığında veya hafta sonunda iş yaratabilmek için D1 ve B1 belgesine kayıtlı otobüsler, D2 ve B2 belgesine kayabiliyorlar. Aslında D2 ve B2 belgesinde kayıtlı olarak ifade edilen 40 bin taşıt sayısı yok. Bugün İstanbul’a bir gemi yanaşsa, -gerçi yanaşacak bir liman da yok ama- 50 araçlık bir iş çıksa bu araçları getirecek bir taşımacı yok. D1 ve B1’den boşa çıkan araçlar, hafta sonu gezi ve cenaze çıkar diye D2 havuzuna atılıyor. Zaten o kadar turist de yok. Eğer belgeler birleşseydi, sektör için çok büyük sorun olurdu. Fiyatlar dibe düşerdi. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı ile turizm taşımacılığı arasında dağlar kadar fark var. Bir kere şoför yapısı çok farklı. Araç kalitesi açısından iki sektör arasında fark yok. Turizmde çalışan bir kaptan, turisti nokta atışı ile mola yerlerine, otellere gitmek istediği noktalarda gezdirir, seyahati tamamlar. Ancak şehirlerarasında çalışan bir kaptan bunu yapamaz. Çünkü onlar bir noktadan bir noktaya yolcu taşır. İstanbul Otogarı’ndan Ankara Otogarı’na gelmeyi bilir. Zaman zaman şehirlerarası çalışan şoförlerin çok hata yaptığını gözlemleyebiliyoruz” dedi. 

Kaptan sıkıntısı 
Sektörün kaptan bulamama sıkıntısı yaşadığına dikkat çeken Mustafa Öztürk, “Eskiden anne ve babalar çocukları şoför olsun diye, iyi bir şoföre emanet eder ve yetiştirmesini isterdi.  Sektörde muavinlik sistemi olduğu için o çocuklar bir gün kaptan olma hayaliyle yetişirlerdi ama şimdi sektörümüz iyi şoför bulamıyor. Ücretleri çok düşük kaldığı için de sektör çok cazip gelmiyor. Kaptanlığın bir meslek hayali olması bitti. Yetişmiş kaptan bulamama kaza riskini de artırıyor” dedi.

Denetim sistemi…
Ulaştırma Bakanlığı’nın yeni Yönetmelik ile birlikte hayata geçireceği denetim sistemine (U-ETDS-Ulaştırma Elektronik Takip Denetleme Sistemi) yönelik değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Sektörde bir değişim olması ve  teknoloji ile daha çok uyumlu yeni nesillerin iş başına geçmesi bu sistemlerin işleyişini kolaylaştırır. Bu denetim sistemi daha çok, kayıt altında olan firmalar için olumlu sonuçlar verecektir. Benim bütün hizmet süreçlerim kayıtlı. Bu sisteme uyamayanlar için dezavantaj oluşturacak. Yeni sisteme yönelik personel istihdamına da bakacağız” dedi. 

Araçlarımız eksildi 
Sektörde 50 yıldır hizmet verdiklerine ve çok zor bir yılı geride bıraktıklarına dikkat çeken Mustafa Öztürk, “Okul tarafında 250 dolayında aracımız var. Bu yıla başlarken turizm taşımacılığı alanında 150 dolayındaki otobüsümüz 130’a düştü. Yeni araç ilave edemedik. 2017 yılını 10 milyon TL zararla kapatıyoruz. 2014-2015’te yaptığımız iş hacmine göre bir borç yapılanmamız vardı. Ancak daha sonra terör ortamı ve bunun turizm sektörüne büyük zarar vermesi ile üstüne koyamadık, cepten yemek zorunda kaldık. Bizim başka bir işimiz de yok. Bütün kazancımız bu iş üstüne” dedi.

Çin’de Türkiye Yılı 
2018 yılının daha iyi geçeceğine inandığını belirten Mustafa Öztürk, “Piyasada çok ciddi araç azalması var. İşini kapatan birçok arkadaşımız var. Ama 2018’in Çin’de Türkiye Yılı ilan edilmesi, bizi umutlandırdı. Aslında biz Avrupa müşterisine yönelik çalışırken, kriz nedeniyle Uzakdoğu ve Arap turist alanına yöneldik. İşini iyi yaparsan, düzgün yaparsan size iş var. İstanbul, Ankara, İzmir, Kapadokya gibi dört önemli merkezde ofislerimizin olması bize avantaj sağlıyor. Böyle 4 noktada ofisi olan turizm taşımacısı yok. Ayrıca konfor düzeyi en yüksek firmalardan birisiyiz. Turizm taşımacılığı alanında koltuk arkası ekran bulma imkanınız pek yoktur, ama bizim tüm araçlarımız koltuk arkası ekran mevcut” dedi. 

1 milyon yolcu hedefi 
2017 yılında 1 milyona yakın insanı taşıdıklarını da belirten Öztürk, “Gelecek yıl da yine bu seviyeyi korumak istiyoruz. Dışarıdan bireysel otobüsçü bulmak artık mümkün değil. Birçok bireysel otobüsçü sektörden çekildi. Bizim birinci önceliğimiz 2018’de mevcut kapasiteyi korumak olacak. Artık seçerek iş yapıyoruz. Ödemesi sağlam firmaları tercih ediyoruz” dedi. 

Taşımacı sahipsiz 
Taşımacının ekonominin lokomotifi olduğuna ancak hiçbir teşvik imkanından yararlanmadığını belirten Öztürk, “Taşımacısız, sahipsiz, bildirgesiz. Taşımacı kendi yönünü çizemez. Yatırımcıların kültür seviyesi artmadıkça da bu düzen böyle devam eder” dedi. 

Güç birliği zor 
Turizm taşımacılığı alanınd,a firmaların güç birliği yaparak daha büyük oluşumlara gitmesinin mümkün olmadığını da belirten Mustafa Öztürk, “Kendi çapında büyük filolara sahip olan firmalar var. Ama bir araya gelerek daha büyük bir organizasyona dönüşme imkanı olmaz. Bu işin patronları buna müsait değiller. Herkes kendi işine sahip olmak istiyor” dedi. ■
Yorumlar (0)
9
açık