Otobüs kazalarında kaza kırım ekibi önerisi

GÜNDEM

Havayolunda ve raylı sistemlerde yaşanan kazalarda kaza kırım ekibinin görev yaptığı konusu sektör meclisinde tartışıldı. Ölümlü otobüs kazalarında da bağımsız bir kaza kırım ekibinin görev yapmasına imkan tanıyacak düzenlemelerin ve çalışmaların yapılması konusunda görüşler dile getirildi.

Türkiye Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Toplantısı 17 Ekim Salı günü TOBB İstanbul Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi.  
 
Sektör Meclisi toplantı gündeminde“Trafik kazalarının oluşma nedenleri ve kazaların önlenmesi için alınacak tedbirlerde sektör oyuncularının görüş ve önerileri, karayolu yolcu taşımacılığı sektörü içerisindeki personel reformu ihtiyacı, sektördeki haksız rekabet uygulamaları, akaryakıt indirimlerinin kaldırılması konusundaki girişim, yolcu taşımacılığı koordinasyon kurulunun kurulması, meclis üyeleri arasından çalıştaylara katılacak kişilerin seçimi hakkında kriterlerin oluşturulması, ulaşım koordinasyon merkezlerinde (UKOME) sektör temsilcilerinin temsil edilmesi, U-NET hakkında bilgilendirme, Toplu Ulaşım Yasası ile ilgili alt çalışma grubu çalışmaları hakkında bilgilendirme yapılması, Türkiye geneli ve İstanbul’daki otogarlar konusu, telif hakları” konuları oldu.  


Havaalanı işletmecisi - belediye imtiyazına son verilmesi 
Havaalanı işletmecilerinin belediyelerle işbirliği yaparak havaalanlarından otogarlara yapılan taşımaların büyük bir haksızlık oluşturduğuna değinen Yıldırım, “ Sivil Havacılık Yönetmeliği’ne yönelik gerekli başvurularımızı yaptık.Bu haksızlığın giderilmesine yönelik mücadelemiz sürecek. Sektörler arasındaki haksız rekabetin mutlaka engellenmesi gerekiyor. Buna devlet eliyle çanak tutulması doğru değil. Haksız rekabete neden olan bu imtiyazın son bulmasına yönelik tekrar bir yazı yazalım. Bu sektör ücretsiz servis yükünden kurtulmaz, acentelere komisyon vermeye devam ederse maliyetleri azaltmak mümkün olmayacak. Servis araçlarını ücretli hale getirip, bu hakkı da belediyeye bırakmayıp elde edeceğiz. Firmaların hızla elektronik bilet satışına geçmesi gerekiyor. Acente sayısını azaltıp, yolcudan bedeli alsınlar. Ayrıca bir acentenin 10 firmaya bilet kesme sınırının da kaldırılmasını Bakanlık’tan istedik. ” dedi.   


Akıllı sistemlerin kullanılması 
Toplantıda açıklamalarda bulunan Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, trafik kazalarının hem ülke için hem sektör için doğurduğu sonuçlar açısından çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Kazalarının azaltılması için yapılması gerekenler var. Dikkatsizlik, uykusuzluk ve yorgunluk nedeniyle yaşanan kazaların önlenmesi için sürücü uyarı sistemlerin mutlaka araçlarda olması gerekiyor. Önlemler alındığında kazaların önlenebildiğini gelişmiş ülkelerde görüyoruz. Uçaklarda var olan kara kutu sisteminin otobüslerde olmasına yönelik bir çalışma var. Kazaların büyük çoğunluğunun nedeni belli. Kamu genelde kazalarda hata payında kendini koruyor. Akıllı sistemlerle birlikte kazalarla ilgili bilgiler alınabilecek. Bu sistemlerin hızla hayata geçmesi gerekiyor. Sık sık gündeme getiriyorum; Bir Trafik Bakanlığı’nın kurulması gerekiyor. Olmazsa bir müsteşarlık oluşturulması gerekiyor. Trafikte çok başlılığın önlenmesi  ve tek bir otoritenin hayata geçmesi gerekiyor” dedi.  Akaryakıt indirimlerinin ulaşım maliyetlerinin aşağıya çektiğine dikkat çeken Yıldırım, “İndirimlerin devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Hesabına gelen bu indirimi yapsın, gelmeyen yapmasın. Sayın İmran Okumuş, bayilerin örgütü PUİS’in başkanı. O da onların haklarını savunmaya çalışıyor. Ama bu indirimler kaldırılırsa ulaşımın maliyetleri artacak. 80 milyonun hayatını etkileyecek bu durumda Bakanlık bayiler tarafında mı olacak, vatandaşın yanında mı olacak göreceğiz” dedi.  




Kaza kırım ekibi neden otobüs kazalarında yok  
Sektör Meclisi Üyesi Çağlar Şahin, kaza kırım ekibi konusunu gündeme getirdi. Şahin,“Havayolunda ve demiryolunda yaşanan kazalarda “kaza kırım ekibi” uygulaması var. Otobüs sektöründe bu tür bir uygulama hayata geçirilmesi mümkün olamaz mı?” dedi. 


Kazalara yönelik bağımsız bir otorite kurulması 
TOBB Sektör Meclisi Danışmanı Kemal Karayormuk, “Sizin gündeme getirdiğiniz çok önemli bir konu. Buna yönelik talebimizi biz daha önce ilettik.  Emniyet Genel Müdürlüğü ile bu konuyu görüştüğümüzde, “Bizde böyle yetkinliği olan personelimiz yok” cevabını aldık. Aslında bunun ayrı bir otorite şeklinde ele alınması gerektiğine inanıyorum. Kazalarla ilgili bilirkişi noktasında üniversitelerden hocaların bilgisine başvuruluyor. Ben bunu yanlış buluyorum. Bunda bağımsız bir otorite kurulması lazım. Bunun hayata geçmesi için tekrar bir çalışma yapmamız gerekiyor” dedi.


Bakanlığın U-NET sistemi  
Ulaştırma Bakanlığı’nın 1 Ocak 2018’den itibaren uygulamaya başlayacağı U-NET sistemiyle ilgili açıklamalarda da bulunan Kemal Karayormuk, “Bu sistem sektörün çok canını yakacak. Bugün var olan uygulamaların hepsinin değişmesine neden olacak. Büyük firmaların personeli disiplin noktasında kendi içlerindeki bir düzende gidiyorlar. Şimdi Bakanlık denetimi ile bu çok farklı bir düzeye gelecek. Bütün otobüsler ve şoförler dijital veriler üzerinden takip edilecek” dedi. 




Bakanlıklar arasındaki koordinasyonsuzluk
Sektör Meclisi Üyesi Suat Sarı “Kaza olduğu zaman devreye girilip çeşitli önlemler açıklanıyor ama bakanlıklar arasında yıllardır süren çelişme bu sorunlara çözümleri de bulmayı zorlaştırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ehliyetlerin verilmesini düzenliyor.  Karayolları hem ulaştırmanın bir tarafında hem yolları yapıyor hem denetim yapıyor. Yine İçişleri Bakanlığı denetim yapıyor. Buradaki koordinasyonsuzlukta sorunların çözüme kavuşmasını engelliyor. Birde kamudaki yetişmiş elemanın azlığı veya yetişenlerin de sık sık görevlerindeki değişikliklerde sorunları çözmüyor. TÜVTÜRK Muayene İstasyonu sistemi bir başarı hikayesi. Gelişmiş ülkelerde trafik konusunda devlet çekilmiş ve özel sektörü denetleyen konuma gelmiş. Avusturya yolunda 5 saat araç kullandım. Bütün otoyollarda 40 km’de bir şoförlere uyuma yerleri yapmışlar. Çok temiz bir ortamda şoförler uyuyor. Burada dinlenmeden araç süren şoförlere çok ciddi cezalar geliyor. Otoyollarda çok bakımlı” dedi.


Belge türüne göre kazaların sınıflandırılması 
UATOD Başkanı Mehmet Erdoğan, “Otobüs kazalarında belge türlerinin belirtilmesine yönelik bir çalışma yürütmüştük. Şu anda bunun devam edip etmediğini bilmiyorum ama belge türlerine yönelik kazaların sınıflandırılması çok önemli. Otobüs kazası denildiğinde D1 belgeli olarak bir ayrıştırma yapılması önemli. Bakanlıktan sektör meclisi olarak her yıl belge türlerine göre kazaya karışma oranlarını istatistikini alalım ve bunu da kamuoyuyla paylaşalım. Görülecektir ki en güvenli sistemin şehirlerarası otobüsler olduğu ortaya çıkacaktır” dedi. 


Ölümlü kazalarda kaza kırım ekibi 
TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin, “Kaza kırım ekibi oluşturulmasını daha önce gündeme getirdik. Bunun her kazada değil, ölümlü kazaları incelemesi ve rapor hazırlamasının önemini vurguladık. Yaşanan büyük kazalarda çelişkili raporlar çıkıyor. Genellikle kaza sonucunda olay yerine giden aracı üreten şirketlerin personeli. Biz bunun bir bağımsız bir otorite şeklinde çalışacak bir yapıya kavuşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu talebimize yetkililer evet de demedi, hayır da demedi. Biz buna yönelik çalışmalar yürütelim” dedi.


Akaryakıt indirimleri 
Her PUİS kongresi öncesinde akaryakıt konusunda sağlanan indirimlerin gündeme geldiğine dikkat çeken Mevlüt İlgin, “İki yıl önce de bu gündeme gelmişti. Bizde yine o zaman bu konuyla ilgili görüşmelerimizi dile getirmiştik. Sağlanan indirimlerin kaçak akaryakıtın engellenmesinde sağladığı katkıları da aktarmış ve indirim sağlanan kart sisteminin güçlendirilmesini istemiştik. Biz geçen hafta TABGİS’i ziyaret ettik. Onların isteği, dağıtım şirketlerinin yürüttüğü kampanyaların ve anlaşmaların şeffaf olması.  TOBB sektör meclisleri arasında yer alan akaryakıtçılarla bir araya gelerek bu konuda birlikte hareket ettiğimize yönelik bir kararı EPDK’ya iletelim” dedi. 


Otobüs şoförlüğü tekrar cazip hale gelmeli 
TOF Başkan Yardımcısı İbrahim Arttırdı, “Kazaların büyük çoğunluğu sürücülerdeki yetersizlik. Daha önceki yıllarda sürücü konusunda çok ciddi bir kapasite varken bugün çok ciddi yetersizlikler var. Otobüs şoförlüğünün yine cazip hale getirilmesi gerekiyor. Kaptanlar geçmişte en iyi otellerde yatarak, sefere çıkardı. Şimdi bagajlarda yatıyor. Sonra da dikkatli olmasını, yorgun olmamasını bekliyoruz. Eskiden sürücü koltuğuna oturtmak için en iyisi seçmeye uğraşırdık. Şimdi böyle bir seçim imkanı kalmadı. Kaptanların sosyal imkanlarını geliştirirsek bu iş tekrar cazip bir meslek haline gelecektir” dedi. 


Yetişmiş personel konusu
Best Van Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram, sektörde yetişmiş personel sıkıntısının çözümüne yönelik online bir veri sistemi oluşturulabileceğine dikkat çekerek, “ Bu veri sisteminde personel puanlaması yapılarak, personel seçiminde kolaylıklar sağlayabilir” dedi. 


Hem nitelikli şoför arıyoruz, hem de yeterli ücreti vermiyoruz 
İTO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Orduhan’da nitelikli sürücü bulmanın giderek zorlaştığına dikkat çekerek, “Sürücü yetersizliği servis sektöründe de yaşanıyor. Servis taşımacılığına yönelik getirilen süreci bir daralmada getirdi. Araç bulamayan firmalar yatırım yapmak durumunda kaldı. Orada başka bir sorun ortaya çıkıyor. Nitelikli sürücü aranıyor ama bulunamıyor. Dolayısıyla ehliyetle buldukları kişiyi servis aracının üzerine çıkarıyorlar. Biz belediyeye çok kızıyoruz; süreci pazarda daralma yarattı. Aynı konu Ulaştırma Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeler, sektörde bazı sorunları ortaya çıkaracak. Çıkan sorunlarla birlikte biz sorunlara kendi çözümümüzü buluyoruz. Hem nitelikli şoför arıyoruz, hemde servis sektörü için söylüyorum; 1400 TL maaşla onu çalıştırmak istiyoruz. Okul servisi gibi çok kıymetli, çok önemli bir işte çok nitelikli bir şoför istiyoruz. Ama asgari ücretin biraz üzerine para veriyoruz. Rekabet vs, Bu yavaş yavaş değişiyor. Kaliteli adam bulmak için iyi ücret ödemek durumunda olacağız. Sektör buna doğru gidiyor, zaten bunu yapacak. Mecbursunuz. İyi para verip, nitelikli şoförler oluştuğunda onlardan beklentiniz de oluşacak. Onların eğitimleri ile standartlar o zaman yükselecek. O şoför bu işi kaybetmemek için endişelenip, eğitimleri almak isteyecek. Servis sürücüleri ile bir kara liste çalışması yapmıştık. Temel maddeleri yazacaktık ama servis firma sahibi de insan, hiç olmayacak şeyleri de oraya yazınca o sistemin körelmesine neden oldu. Bir hakem kurulu oluşturduk. Olayı yaşamayan bizler gerçeği ve haklıyla haksızı ayırmada zorlandık iptal ettik. Bu Bakanlık çevresinde performans kriteri olmalı. Göreceli bir değerlendirme olmamalı. Kriterlerin çok açık ve net olmalı. Yoruma açık olmayan kriterlerden olmalı. Yoksa sistem yürümüyor” dedi.  Akaryakıt indirimleri noktasında İTO’da toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Hakan Orduhan, “Biz indirimlerin kaldırılmasının yanlışlığını ifade ettik. Biz inanıyoruz ki, bu tür bir yanlış karar alınmayacaktır” dedi. UKOME üyeleri arasında taşımacı sivil toplum kuruluşlarının da yer almasına yönelik taleplerin 2004’ten beri gündeme getirildiğine ve bunun mücadelesinin verildiğine dikkat çeken Hakan Orduhan, “Bu konu bir türlü hayata geçirilemedi. Birçok kez gündeme getirildi. Ancak bir sonuç elde edilemedi” dedi. 


Toplu Ulaşım Yasası ile ilgili ilk çalışma 
Hakan Orduhan, Toplu Ulaşım Yasası ile ilgili yapılan çalışmanın ilk sonuçlarını sektör meclisi üyeleri ile paylaştı. Bu yasanın alt yapısının oluşturulması için sürdürülecek çalışmalar için 59 bin Euro+KDV maddi kaynak yaratılması konusu gündeme geldi. TOBB ve İTO nezdinde görüşmeler yapılması dile getirildi. 






Trafik Çalıştayı Sonuç Bildirgesi hala yayınlanmadı 
IPRU Başkanı Fatih Tamay’da gündem konularına yönelik değerlendirme yaptı: Trafik ile ilgili bir Çalıştay yapıldı. Ama sonuç bildirgesi hala yayınlanmadı. Sadece bildirgenin hazırlanması bu kadar uzun sürüyorsa, trafik kazalarını önlemek artık ne mümkün. Personel reformu konusu çok ciddi bir konu. Bunun bir toplantı maddesi şeklinde değil ama bu çok daha geniş bir panel yapılarak masaya yatırılması gerekiyor. Bu konu çok ciddi. Kimse önlem almıyor. Ama sektör duvara çarpmaya doğru gidiyor. Akaryakıt indirimleri noktasında bu indirimlerin kaldırılmaması gerekiyor. Çünkü sivil toplum örgütlerinin bu gelire ihtiyacı var. Yoksa sivil toplum örgütleri kişiye ya da firmaya bağlı kalıyor. 


IPRU Genel Kurulu 8 Kasım’da 
IPRU’nun 2. Olağan Genel Kurulu 8 Kasım 2017'de TÜYAP’ta gerçekleştirilecek. Genel kurulumuza Ulaştırma Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’da katılacak. 



Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.