03.03.2021, 16:59

Korku

İnsanlar, bilmedikleri şeylerden korkarlar. 

Bilinmezlik, insanda her zaman korku oluşmasına neden olmuştur. Hayatın her aşamasında karşımıza çıkan olaylarda, konu hakkında bilgi ve deneyim sahibiyseniz size çok kolay gelen bir eylem, bilginiz olmadığında korkulacak bir olaya dönüşür. 

Sınavda çıkan sorunun cevabını bilmiyorsanız ister istemez korkuya kapılırsınız. Çünkü belki de geleceğinizi etkileyen bir aşamadır. Karanlıktan korkulur,  çünkü karanlığın içi sizin için bilinmezdir. Öcüden korkulur. Çünkü öcü ile kafalarında kurdukları hayalden korkar insanlar. Ölümden korkulur çünkü ölümden sonra ne olacağını tam olarak bilmiyorsunuz…

Eğitim, korkuyu ortadan kaldıran bir olaydır. Eğitim seviyesinin artmasıyla bazı korkuların yok edilmesi mümkün olmaktadır. Geçmişte de emperyalist güçlerin oluşturduğu korkuyu yok etmek için Mehmet Akif, İstiklal Marşına “Korkma” ile başlamıştır. 

Günümüzde, birtakım menfaat grupları korkuyu sürekli pompalarlar. Bunun çok çeşitli nedenleri olabilir, kazanç gayesi, sindirme, tahakküm kurma, yıldırma politikaları gibi… Bu tarz politikalar, dünyada her dönemde ve her toplumda görülmektedir. 

Bugün, bir hastalık bahane edilerek  -belki de abartılarak- tüm dünyaya bir korku salındı. Ölüm korkusu ile bugün için tam olarak maksadını bilemediğimiz bir senaryo uygulamaya alındı. Pandeminin daha ilk günlerinde daha hiçbir şey tam olarak anlaşılmamışken ortaya çıkan “bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” lafı benim için çok etkileyici ve üzerinde düşünülmesi gereken bir ifade oldu.

Bu bir yıl içinde yavaş yavaş bir şeyler yerine oturmaya başlıyor. Birilerinin insanları korkutarak yaptıkları bu eylemden sonra dünyadaki para hareketleri el değiştirmeye başladı. Bazıları çok daha fakirken en tepede olanlar inanılmaz servetlerin sahibi oldu. 

Bilimin bile, anladığımız manada “vatan, millet, sakarya” diyerek sadece insanlık hayrına çalışmadığını, başka gayelere de hizmet eden bir anlam ifade ettiğini görüyoruz artık. 

Geçenlerde basında yer alan bir haber, söylediklerimin sağlaması niteliğindeydi: “İsrail’de aşı olmayanlar fişlenecek.” Bu tarz bir uygulamanın sadece İsrail’ ile sınırlı kalacağını düşünmüyorum. Tüm toplumlarda bundan böyle, benzer tavırlar olması çok mümkün. Bir aşı karnesi icat edecekler. Sadece kimlik bilgileriniz yetmediği gibi ilave TC kimlik numarası, yetmedi ilave bir HES kodu, yetmedi oluşturulacak bir aşı karnesi ile tamamen kuşatılmış olacaksınız. 

Çok yakında seyahat özgürlüğünüzü elinizden almak için aşı olmayanınyarın seyahat etmesi mümkün hale gelmeyecek.  Bugün bile HES kodunuz olmaksızın şehir içinde metro, tramvay veya belediye otobüsüne bile binemiyorsunuz.  Aynı şekilde, ne bankaya ne de herhangi bir kamu kuruluşuna, hatta AVM’ye bile giremez haldeyiz. Biraz farklı bakmayı becerebilirsek eğer anlayacağız ki, olay başka yere doğru evriliyor.

Bu konuda söylediklerim, bir komplo teorisi niteliğinde olabilir. Fakat bir müddet sonra komple teorileri gerçeğe dönüşebiliyor. Küçük bir bölgede, sadece bir ülkede değil, tüm dünyada oynanan büyük bir oyun için önce korkunun pompalanması gerekiyor ki arzu edilen zemin oluşabilsin.  

Salgının insan eliyle çıktığını biliyoruz değil mi? 

Böyle bir virüs laboratuvarda neden üretilmiştir ve dışarı sızması kaza mı sizce? ■

Yorumlar (0)
17
açık