17.12.2020, 16:39

Pandemi süreci ve sonrasında yolcu taşımacılığının dönüşümü

Salgın giderek hızını arttırmaya başladı. Kontrol altında tutulabilmesi için gerekli önlemler alınıyor. Sağlık Bakanlığı’nın daha radikal kararlar alması bekleniyor. Aşı ile ilgili gelişmeler umutlarımızı yeşertti, 2021 yazına daha rahat gireceğimizi hissetmeye başladık. Bu bile bize moral ve motivasyon kaynağı olmaya başladı. Bu süre içerisinde sıkıntıda olan sektöre yönelik çözümler üretilmesi gerekiyor. 

Taşımacılar değişime direndi

Havayolu ve demiryolunun yolcu taşımasında aldığı pay artarken, otomobil sayısı da hızla yükseldi. Öte yandan şehirlerarası otobüs tarafında yolcu sayıları azalırken, başta akaryakıt olmak üzere personel, köprü, otoyol ve otogar çıkış ücretlerindeki artışlar işletme maliyetlerinin de yükselmesine neden oldu. Kâr marjları her geçen gün daralıyor. Teknolojide, ekonomide ve taşıma modlarındaki büyük değişimlere rağmen değişimin olmadığı tek alan karayolu taşımacılığı oldu. Burada işletme sürecinden gelen alışkanlıklar değişmedi, şirketlerde zamanın ruhuna uygun adımlar atamadı. Mevzuat da bu değişim sürecine uyum sağlayamadı. 2020’nin ilk yarısında başlayan salgın ve salgınla birlikte kısıtlamalar karayolu yolcu taşımacılığını mevcut şartlar altında sürdürülemez hale getirdi. 

Şartlar daha da ağırlaşacak

Salgınla birlikte daralan pazar ve kısıtlı kapasite ile çalışma zorunluluğu firmaların borç yükünü daha ağırlaştırdı. 2021 yılına girerken şartlar daha da ağırlaştıracak. Aşının bulunması umutları yeşertirken salgın sonrası için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul edip hep birlikte gelecek için ortak adımlar atmak zorundayız. Sektörü, içinde bulunduğu zor şartlardan çıkaracak çalışmalara başlanması gerekiyor. Bunun için de hükümet ve kamu nezdinde kabul görecek sivil toplum örgütleri, firma sahipleri ve üst düzey yöneticilerden oluşacak Karayolu Yolcu Taşımacılığı Konseyi’nin kurulması lazım. Bu konseyle birlikte devletten kısa-orta-uzun vadede talep edilecekler var. Bu noktada farklı görüşleri olan arkadaşlara saygımız var. Önce Ulaştırma Bakanlığı ile istişare kurulu oluşturabiliriz, daha sonra da bakanlıklar arasındaki çelişkileri giderecek konseyin kurulmasına yönelik çalışmalar yapılır. 

Yüzde 50 indirim

İlk adım; kısıtlı çalışma dönemi, mücbir sebep sayılarak kamu tarafından işletilen otogar kiraları ve çıkış ücretlerine yüzde 50 indirim sağlanmalıdır. 

İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, geçen hafta, İstanbul Otogarı’nda kiraların yüzde 50’sinin alınmasını ve yeni zam oranının da 1 Nisan 2021’de değerlendireceğini açıklaması, sektörümüz için çok önemli bir adımdır. Sayın Başkana ve ekibine teşekkür ediyoruz. Bu adımın diğer otogarlara yönelik de olmasını bekliyoruz. 

Bir an önce otoyol ve köprü ücretlerinde de yüzde 50 indirim sağlanmalıdır. İstanbul giriş ve çıkışlarında 3’üncü köprü yanı sıra 2’nci köprünün kullanılmasına müsaade edilmelidir. Aksi takdirde Alibeyköy Otogarı’nın kapatılması lazımdır. Sektöre ağır yük getiriyor. Bunun da dikkate alınması gerekiyor. 

Taşımacılık, kısıtlamalarla birlikte, tamamen korsan taşımacılığa doğru evriliyor. Bununla ilgili etkin mücadele edilmeli ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Taban ücret tarifesi başlatılmalı ve denetlenmelidir. Sosyal mesafe zorunluluğu nedeniyle tek başına yolcu eden yolculardan yüzde 30 ücret farkı alınmalıdır. Zararları başka türlü kapatmak mümkün değil. Yoksa otobüsçü her seferde zarar etmek durumunda. Kredi ve vergi borçları 36 ay vadeye yayılarak düşük ve sabit faizli şekilde ertelenmelidir. Kısa çalışma ödeneği 2021 Haziran ayına kadar ertelenmeli, zorunlu olarak çalıştırılan işçilere yönelik vergi indirimleri sağlanmalıdır. Zorda olan ve bunu da belgeleyen şirketlere 2018 cirosu ölçeğinde hibe desteği sağlanmalıdır. 2021 yılında bu sıkıntılar dikkate alınarak Motorlu Taşıtlar Vergisi alınmamalıdır. Parkta bekleyen yüzde 85 civarında otobüslerin sigorta değerlendirmesi yapılarak 2021 yılında yüzde 50 indirim sağlanmalıdır. Bunlar devletten istediğimiz talepler. 

Acentelikte köklü değişiklik

Sektöre yönelik mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç var. Acentelik sisteminde köklü bir değişikliğe gidilmeli. Firma acentelik sistemi yerine havayollarında olduğu gibi sektör acentelik sistemi gelmeli. Acenteler tüm firmaların biletlerini satabilir hale gelmeli. İnternet satışları artıyor. Artık şehiriçinde çok sayıda acente yerine transfer merkezleri oluşturulmalı. Transfer merkezleri, Kayseri modelinde olduğu gibi, diğer taşıma modlarına da uyumlu hizmet verebilmeli. 

Servis hizmeti 

Servis hizmetleri de transfer merkezleri ile otogarlar arasında olmak şartıyla sınırlandırılmalı. Ücretsiz servis hizmetleri, Türkiye genelinde kurumsal bir şirket kurarak, servis hizmetine dönüşmeli. Belediyeler Birliği ile görüşülerek bunun çalışması yapılabilir. İstanbul özelinde İETT ile bir görüşme yaptık, taleplerimizi anlattık. Projemizi oluşturuyoruz. Bunu hayata geçirerek ücretli servis hizmetiyle bu yükü sektörün üstünden atmamız gerekiyor. 

Hizmet alanlarının, UKOME kanalıyla daraltılarak ana arterler dışında servis hizmeti verilmesinin yasaklanması gerekiyor. Servis hizmetinde engelli yolculara yönelik alçak tabanlı otobüslerin kullanılması yönünde, otobüslerin renkleri ve duraklarının İETT ve sektör konseyi tarafından ortaklaşa oluşturulmasının gerekliliği ortada. İkram hizmetinin de otomatlar aracılığıyla sunulması ile ikram ve servis memuru maliyeti giderilmeli. Sektör konseyi tarafından alınacak kararlar, kurumsal yapı halinde kalıcı hale getirilmeli. Alınacak kararlar basın toplantıları ve ilanları ile hem sektöre hem de halka duyurulmalı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve diğer bakanlıkların da katılımıyla sektör konseyi ile birlikte ortak çalışma grubu oluşturulmalı. Yönetmelik zamanın ruhuna uygun güncellenmeli. Sektöre girişleri zorlaştıracak düzenlemeler yapılmalı, çünkü atıl kapasite var.

Yapılan her otogar sektöre ağır maliyetler yüklüyor. Bundan sonra yapılacak her otogar Ulaştırma Bakanlığı’nın ve sektörün onayı alınarak yapılmalıdır. 

Turizm taşımacılığı

Turizm taşımacılığında kaosun önlenmesi için D2 belgeli taşımacıların U-ETDS sistemine bilgi girişi yapması yeterlidir. D2 belgeli taşımacıların TÜRSAB belgesine, yol güzergah belgesine ihtiyacı yok. D2 belgesi bizim çalışmalarımızı kapsıyor. Kanunlar arasındaki çelişkilerin de giderilerek D2 belgeli taşımacıların önündeki engellerin sona ermesi gerekiyor. Herkesin kendi işini yapacağı düzenlemeleri yaparak mevzuatın güncellenmesi gerekiyor. ■

Yorumlar (0)
banner117
11
açık