


<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Taşıma Dünyası Gazetesi</title>
    <link>https://www.tasimadunyasi.com</link>
    <description>Hızlı, Güvenli, Çevreci ve Sürdürülebilir Taşımacılık</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tasimadunyasi.com/rss/roportajlar" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 15:29:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/rss/roportajlar"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürat Lojistik’ten  %100’ün Üzerinde Büyüme ve  Dijital Atılım]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/surat-lojistikten-100un-uzerinde-buyume-ve-dijital-atilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/surat-lojistikten-100un-uzerinde-buyume-ve-dijital-atilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel, 2025’i yüzde 100’ün üzerinde büyümeyle kapattıklarını belirterek, dijitalleşme, intermodal taşımacılık ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla sektörde güçlü bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkel, hedeflerinin Türkiye’de 5 yıl içinde ilk 10, 10 yıl içinde ilk 5 lojistik şirketi arasına girmek olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Röportaj: Erkan YILMAZ</strong></p>

<p><strong>Sürat Lojstik Genel Müdürü Tarkan Türkel,</strong> Taşıma Dünyası’na 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 yılı hedeflerini paylaştı. Yüzde 100’ü aşan büyüme, 4 milyon tonluk taşıma hacmi ve güçlü dijital altyapı… Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel, lojistiğin artık sadece taşıma değil, veri, hız ve sürdürülebilirlik ekseninde stratejik bir sektör haline geldiğini belirterek Avrupa’da doğrudan yapılanma planlarını açıkladı. Küresel belirsizlikler, artan maliyetler ve jeopolitik risklere rağmen Sürat Lojistik, 2025’i güçlü büyüme ile tamamladı. Genel Müdür Tarkan Türkel, şirketin dijital dönüşüm, rota optimizasyonu ve intermodal çözümlerle maliyet baskısını yönettiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1272" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/05/tarkan-turkel.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><em>Tarkan TÜRKEL</em></p>

<h2><strong>2025 yılı değerlendirmesi</strong></h2>

<p>■ 2025 yılı Sürat Lojistik açısından nasıl geçti? Operasyon hacmi, ciro ve müşteri portföyü açısından hedeflerinize ne ölçüde ulaştınız?</p>

<p>- 2025 yılı lojistik sektörü açısından hız kadar öngörülebilirlik ve maliyet yönetimi sınavının öne çıktığı bir yıl oldu. Küresel ticarette yaşanan dalgalanmalar, enerji, işçilik ve kapasite maliyetleri şirketleri daha verimli çalışmaya itti. Bu ortamda fark yaratanlar; dijitalleşmeyi merkeze alan, intermodal çözümleri geliştiren ve sürdürülebilirliği iş modelinin ayrılmaz parçası haline getiren firmalar oldu. Bu açıdan bakıldığında 2025’i lojistik sektörü için bir dönüşümün yanı sıra iş süreçlerini yeniden tanımlanma yılı olarak değerlendirmek mümkün. Sürat Lojistik olarak biz 2025 yılında dökme yük elleçleme sistemleri, yüksek hacimli ve özel ürün gruplarına yönelik sunduğumuz hizmet kapasitesini büyütürken, operasyonlarımızın çeviklik ve verimlilik düzeyini de üst seviyeye taşıdık. Soğuk zincir taşımacılığında söz sahibi şirketler arasına girdik. Dijital dönüşüm tarafında da ERP sistemleri ve ileri seviye araç takip çözümleriyle operasyonel süreçlerimizi uçtan uca entegre ettik. Sektörde yeni bir şirket olmamıza karşın yılı yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme ile tamamladık. 5 binden fazla tedarikçi ve 3 binden fazla noktaya erişim kapasitesiyle yıllık 272 bin sefer ile yine yıllık 4 milyon ton yük taşıdık.</p>

<p>■ 2025’te lojistik sektörünü en çok zorlayan konular neler oldu? Maliyetler, finansmana erişim, talep daralması veya regülasyonlar açısından siz hangi başlıkları öne çıkarıyorsunuz?</p>

<p>- Bu noktada pandemi sürecini önemli bir milat olarak almak gerektiğini düşünüyorum. Pandemi sonrası oluşan küresel kırılganlıklar, lojistik süreçlerin sadece verimli değil, aynı zamanda esnek, dayanıklı ve öngörülebilir olmasını zorunlu hale getirdi. Bu durum, sektör oyuncularını daha çevik yapılar kurmaya, dijitalleşmeye hız vermeye ve müşteri deneyimini uçtan uca yeniden tasarlamaya yöneltti. Bir diğer konu da iklim değişikliği ile birlikte hemen her sektörün gündeminde olan “sürdürülebilirlik”. Artık sürdürülebilirlik lojistikte olursa iyi olurdan çıkarak, tüm yatırım ve operasyon kararlarının belirleyici unsuru haline geldi. Elektrikli araçlar, karbon emisyonu hesaplamaları, enerji verimli depo çözümleri ve intermodal taşımacılığın yaygınlaştırılması gibi adımlar, çevresel sorumluluğun yalnızca kurumsal itibar değil, aynı zamanda maliyet ve rekabetçilik avantajı sağladığını gösteriyor. Artık lojistik, yalnızca bir taşıma veya depolama hizmeti sunmakla sınırlı olmayan; veri yönetiminin, ileri teknoloji uygulamalarının, müşteri deneyiminin ve çevresel sürdürülebilirliğin kesişiminde konumlanan stratejik bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, bizim gibi sektördeki vizyoner firmalara yalnızca yeni iş modelleri yaratma değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel tedarik zincirlerinin mimarı olma fırsatı sunuyor. Bizim açımızdan 2025 yılının, ölçeği büyütürken sistemi kurduğumuz bir yıl olduğunu söyleyebilirim. Operasyon kabiliyetimizi genişletirken aynı anda güçlü bir dijital omurga kurduk.</p>

<h2><strong>Ekonomi ve maliyet baskısı</strong></h2>

<p>■ Akaryakıt fiyatları, finansman maliyetleri ve dövizdeki dalgalanmalar lojistik firmalarının operasyonlarını nasıl etkiledi? Bu ortamda taşıma fiyatlarında sürdürülebilirlik sağlanabildi mi?</p>

<p>- Lojistik sektörü doğası gereği enerji maliyetlerine son derece duyarlı bir sektör. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki hareketler operasyon maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler bu baskıyı daha da artırdı. İran-İsrail-ABD hattında tırmanan gerilim ve savaşın başlamasıyla birlikte petrol piyasalarında ciddi bir dalgalanma yaşanıyor. Bu sadece taşımacılık değil, tüm sektörleri etkiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sorun, taşımacılığı alternatif rotalara yöneltiyor. Bu da teslimat sürelerini uzatırken, yakıt maliyetlerinde de artış demek. Finansman maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde şirketlerin bu maliyet artışlarını tamamen fiyatlara yansıtması ise her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle sektör daha fazla verimlilik, rota optimizasyonu ve intermodal taşımacılık çözümlerine yöneliyor. Biz de Sürat Lojistik olarak yakıt tüketimini azaltan rota planlama sistemleri, veri analitiği ve intermodal taşımacılık çözümleriyle maliyetleri daha sürdürülebilir bir seviyede tutmaya çalışıyoruz. Sürat Lojistik olarak bizim toplam taşıma hacmimizin yaklaşık yüzde 90’ını yurtiçi operasyonlar, yüzde 10’luk bölümünü uluslararası taşımalar oluşturuyor. Uluslararası operasyonlarımızın ağırlık merkezi ise Avrupa hatları. Bu nedenle bu güzergahlarda Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan sıkıntıdan minimum etkilendiğimizi ifade etmek isterim.</p>

<p><img alt="" height="413" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/05/suratlojistik-imaj.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>Yatırım ve dijitalleşme</strong></h2>

<p>■ Sürat Lojistik’in 2025’teki yatırım ajandasında hangi başlıklar öne çıktı? Filo yatırımı, depo kapasitesi ve operasyonel altyapı tarafında nasıl bir büyüme yaşandı?</p>

<p>- Bizim açımızdan 2025, “ölçeği büyütürken sistemi kurma” yılıydı. Operasyon kabiliyetimizi genişletirken aynı anda dijital omurgayı kurduk. Yani işi sadece büyütmedik, yönetilebilir hale getirdik. Türkiye’de 81 ile yaygın hizmet yapımızı güçlendirdik, depolama ve dağıtım yatırımlarımızı hızlandırdık. Talebe göre yeni depo alanları için de çalışıyoruz. Operasyon tarafında ayrıca; dökme yük operasyonları, soğuk zincir, intermodal ve Avrupa ekspres hatları gibi çok modlu yapıyı daha entegre çalıştırdık. Demiryolu ve denizyolu entegrasyonunu güçlendirerek karayoluna olan bağımlılığı azaltma ve daha sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturma hedefi ile ilerledik.</p>

<p>■ Dijitalleşme, yapay zekâ ve veri analitiği lojistik sektöründe giderek daha kritik hale geliyor. Sürat Lojistik bu dönüşümde hangi teknolojileri kullanıyor?</p>

<p>- Dijital dönüşüm sadece bir teknoloji yatırımı değil aslında. Bu süreçlerin yeniden tasarımı, insan kaynağının dijitalleşme kültürüne adapte edilmesi anlamına da geliyor. Ama dijital dönüşümün asıl getirisi verimlilik, hız ve müşteri memnuniyetinde yaşanan sıçrama. Biz dijitalleşmeyi bir düşünme biçimi olarak tanımlıyoruz. Bu bakış açısı ile Sürat Lojistik olarak tüm operasyon zincirlerimizi uçtan uca dijital ortama taşıdık. Rota planlama, yük optimizasyonu, filo takibi ve müşteri görünürlüğü artık tek bir platform üzerinden yönetiliyor. Bu sayede hem operasyonel hız kazandık hem de karar verme süreçlerimiz veriye dayalı hale geldi. Bu arada otomasyonla birlikte hata oranlarını düşürüp teslimat sürelerini kısalttık. Veri analitiğiyle her gün milyonlarca satır operasyon verisini analiz ediyor, sezgiyle değil, sayılarla hareket ediyoruz. Sistemlerimiz sayesinde rotaları dinamik olarak yeniden planlayabiliyoruz. Bu sayede trafik, hava durumu veya hat yoğunluğu gibi etkenlere göre sistem kendini anlık güncelliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnsan kaynağı ve sektörün yapısal sorunları</strong></h2>

<p>■ Lojistik sektöründe sürücü ve nitelikli personel bulma sorunu giderek daha fazla konuşuluyor. Siz bu konuda nasıl bir tablo görüyorsunuz?</p>

<p>- Günümüzde nitelikli insan kaynağı hemen hemen her sektörün sorunu. Özellikle genç kuşakların uzun yol taşımacılığına daha mesafeli yaklaşması, uluslararası operasyonların beraberinde getirdiği bürokratik süreçler, nitelikli sürücü ve operasyon personeli bulmayı sektör açısından daha kritik bir mesele haline getiriyor. Bu durumun farkında olan şirketler eğitim programları, dijital araçlarla desteklenen operasyon süreçleri ve daha konforlu çalışma koşulları ile bu alandaki istihdamı desteklemek üzere çalışmalara daha çok ağırlık vermeye başladı diyebilirim. Biz sektörde en büyük lokomotifin çalışan olduğunun bilinci ile çalışanlarımızın gelişimi için sürekli programlar oluşturmaktayız. Çalışanlarımızın fikirlerini dinleyen, öneri sistemleriyle sürece dahil eden bir model kurduk. Sahadan gelen her fikri değerlendiriliyoruz. Ayrıca Etik Hat uygulamamız sayesinde herkes kendini güvenle ifade edebiliyor. Bu açıklık kültürü, bağlılığı en çok artıran unsur oldu.</p>

<p>■ Sizce Türkiye lojistik sektörünün önümüzdeki yıllarda çözmesi gereken en kritik yapısal sorunlar nelerdir? - Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’yı bağlayan eşsiz bir konuma sahip. Üç saatlik uçuş mesafesiyle 50’den fazla ülkeye erişim sağlanabilen bu eşsiz coğrafi konum, Türkiye’yi bölgesel bir lojistik üssü haline getiriyor. Doğru planlama yapılırsa bu coğrafya, Orta Koridor’un kalbi haline gelir diye düşünüyorum. Küresel üretim merkezlerinin yeniden konumlandığı bu dönemde Türkiye, alternatif tedarik zincirlerinin kilit ülkesi olabilir. Bence Türkiye lojistik sektörünün en önemli yapısal sorunlarından biri taşıma modlarındaki dengesizlik. Karayolu bağımlılığı, sürdürülebilirlik ve maliyet yönetimi açısından önemli bir sorun. Yine sektörün büyük oyuncuları olarak bizler dijital dönüşümü gerçekleştirmiş olsak da orta ve küçük ölçekli firmalarda teknoloji kullanımı halen düşük seviyelerde.</p>

<h2><strong>2026 beklentileri</strong></h2>

<p>■ 2026 yılı için hem ekonomi hem de lojistik sektörü açısından beklentileriniz neler? Sürat Lojistik’in büyüme hedefleri ve yeni yatırım planları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Özellikle yaşanan savaş ortamının uzun vadede lojistik süreçlerine nasıl etkilerinin olacağını düşünüyorsunuz? - 2026 yılı hem küresel ekonomi hem de lojistik sektörü açısından önemli belirsizliklerin olduğu bir dönem olacak gibi görünüyor. Özellikle jeopolitik gerilimlerin artması, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar tedarik zincirleri üzerinde yeni baskılar oluşturuyor. Ancak baktığımızda dünya ticareti yeniden şekillenirken lojistik sektörünün destek fonksiyonu olmaktan çıktığını küresel ekonominin yönünü belirleyen stratejik bir alan haline geldiğini görüyoruz. Tedarik zincirleri artık hız, maliyet ve güvenilirlik kadar dayanıklılık, veri şeffaflığı ve sürdürülebilirlik üzerinden rekabet ediyor. Biz de Sürat Lojistik olarak yatırımlarımızı kısa vadeli ihtiyaçlardan ziyade, uzun vadeli bir vizyon doğrultusunda planlıyoruz. 2026 ve sonrasını kapsayan yatırım stratejimizi beş ana eksen üzerine inşa ettik. Bunları; “operasyonel kapasite artışı, dijitalleşme ve otomasyon, Avrupa’da doğrudan yapılanma, intermodal hatların güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik” olarak sıralayabilirim. Operasyonel kapasitemizi artırırken yapay zekânın operasyonel kararları yönettiği bir model hedefliyoruz. Yine önümüzdeki dönemde Avrupa’da, özellikle Doğu Avrupa hattında doğrudan yapılanma planlıyoruz. Bu adım, Türkiye-Avrupa lojistik akışını daha etkin yönetmemizi sağlarken, intermodal ağımızı da güçlendirecek. Aynı zamanda enerji verimliliği yüksek depo çözümleri ve çevreci taşımacılık modelleriyle sürdürülebilirliği yatırımlarımızın merkezine almaya devam ediyoruz.</p>

<h2><strong>Türkiye lojistik sektörünün en büyük firsatı</strong></h2>

<p>■ Türkiye’nin jeopolitik konumu lojistikte önemli fırsatlar yaratıyor. 2026’da Türkiye lojistik sektörünün en büyük fırsatı sizce hangi koridorlarda ve taşıma modlarında olacak? - Türkiye stratejik coğrafi konumu, artan dış ticaret hacmiyle bölgesel bir aktarma merkezi olma potansiyeline sahip çok özel bir ülke. Bu potansiyelin gerçek anlamda değerlendirilebilmesi ise lojistikte hızlı, entegre ve sürdürülebilir çözümler sunabilen güçlü oyuncularla mümkün. Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantaj, doğru planlama ve güçlü lojistik altyapıyla desteklendiğinde, ülkemizi Orta Koridor’un merkezinde konumlandırabilecek büyük bir potansiyel barındırıyor. Sürat Lojistik olarak biz de bu potansiyelin parçası olmayı değil, bu dönüşümün aktif aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Amacımız; Türkiye çıkışlı ticaretin dünya pazarlarına daha hızlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir şekilde ulaşmasına katkı sağlamak. Türkiye’nin üretim gücünü doğru taşıma modelleriyle, doğru pazarlara ve doğru zamanda ulaştırmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.</p>

<p>■ Önümüzdeki 5 yıl içinde Sürat Lojistik’i sektörde nasıl bir konumda görmeyi hedefliyorsunuz? Hedefinizin 5 yil içinde yerli firmalar arasında sektörde ilk 10’a, 10 yıl içerisinde ilk 5’e girmek olduğunu açıklamıştınız. Bunu başarmak için nasıl bir strateji ile hareket edeceksiniz? - Evet, önümüzdeki beş yıl için çok net bir hedefimiz var; yerli lojistik firmaları arasında ilk 10’a, 10 yıl içerisinde ilk 5 şirket arasına girmek istiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada henüz 2. yılını tamamlamış bir şirket olarak, ciro ve operasyon hacmi açısından Türk menşeli lojistik şirketleri arasında ilk 10 içinde olduğumuzu öngörüyoruz. Bundan sonraki adımımız ölçeği büyütürken kaliteyi ve operasyonel disiplini korumak olacak. Bu hedefe ulaşmak için ise üç temel strateji üzerine odaklanıyoruz; yurt dışında Avrupa’da doğrudan yapılanma, intermodal ağın güçlendirilmesi ve veri odaklı lojistik yönetimi.</p>

<p>■ 2026 yılı planları içerisinde yurt dışında Avrupa’da doğrudan yapılanma yer alıyor. Bu planlama ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?</p>

<p>- Sizin de belirttiğiniz gibi 2026 içinde yurt dışında Avrupa’da doğrudan yapılanma için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. İlk odağımız Doğu Avrupa ve özellikle Polonya-Romanya hattı olacak. Çünkü Polonya’yı Avrupa pazarına açılan stratejik bir kapı olarak görüyoruz. Gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü dağıtım ağları ve Batı Avrupa ile kurduğu ticari entegrasyon, bu ülkeyi bizim için doğal bir merkez haline getiriyor. Romanya ise hem coğrafi yakınlığı hem de Türk şirketlerinin pazarda güçlü şekilde karşılık bulması nedeniyle öncelikli ülkeler arasında yer alıyor. Bu kararın arkasındaki temel motivasyonumuz, Avrupa operasyonlarını sadece acente yapıları üzerinden değil, doğrudan sahada yönetilen bir organizasyonla yürütme isteğimiz. Böylece operasyonel kontrolü artırmayı, hizmet kalitesini standartlaştırmayı ve Türkiye çıkışlı lojistik akışını daha etkin biçimde yönetmeyi hedefliyoruz. Doğu Avrupa’da gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerimiz sayesinde yüklerin Avrupa içindeki dağıtımı daha kısa transit sürelerle gerçekleştirilecek; aktarma noktalarında yaşanan zaman ve maliyet kayıpları da minimize edilecek. Aynı zamanda demiryolu ve denizyolu bağlantılarını daha etkin kullanarak karayoluna olan bağımlılığı azaltmak mümkün olacak. Böylece maliyet avantajı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından daha dengeli bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Bu genişleme orta ve uzun vadede operasyonel dayanıklılığımızı, rekabet gücümüz ve uluslararası marka değerimizi güçlendirecek stratejik bir adım olacak. Ancak bu süreci aceleci bir genişleme olarak değil, konsolide ve sağlıklı bir büyüme adımı olarak ele aldığımızı ifade etmek isterim. ■</p>

<p>-------------------</p>

<p><strong>TARKAN TÜRKEL</strong></p>

<p>Tarkan Türkel, Nisan 2024’ten bu yana Sürat Lojistik A.Ş.’de Genel Müdür olarak görev yapmaktadır. Lojistik, taşımacılık, dağıtım, uluslararası karayolu ve intermodal taşımacılık alanlarında uzun yıllara dayalı bir deneyime sahip olan Türkel, kariyerine 1999 yılında lojistik sektöründe başladı. Ardından Oyak Bank’ta teftiş kurulunda görev alan Türkel, daha sonra OYAK Holding bünyesinde iştirakler, proje finansmanı, kurumsal finansman, birleşme ve satın almalar, stratejik planlama, bütçe yönetimi ve kurumsal yönetim alanlarında 20 yılı aşkın süre yöneticilik yaptı.</p>

<p>Kariyeri boyunca OMSAN Lojistik başta olmak üzere OYAK Grubu’na bağlı çok sayıda şirkette yönetim ve denetim kurulu düzeyinde görev alan Türkel, son olarak OMSAN Lojistik’te Depolama ve Dağıtım Direktörlüğü ile Yurtdışı İştirakler, Uluslararası Karayolu ve Intermodal Taşımacılıktan sorumlu üst düzey yönetici olarak görev aldı. Türkel, bugün Sürat Lojistik’in büyüme vizyonu doğrultusunda şirketin operasyonel verimlilik, yaygın hizmet ağı ve stratejik dönüşüm süreçlerine liderlik etmektedir.</p>

<p>-------------------</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/surat-lojistikten-100un-uzerinde-buyume-ve-dijital-atilim</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 06:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/05/suratlojistik-imaj-33.png" type="image/jpeg" length="93631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TURSE Turizm TURSTAFF ile  personel taşımacılığına adım attı]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/turse-turizm-turstaff-ile-personel-tasimaciligina-adim-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/turse-turizm-turstaff-ile-personel-tasimaciligina-adim-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın en önde gelen turizm taşımacılığı şirketleri arasında yer alan TURSE Turizm, yeni yapılanmaya gitti. TURSE Turizm’den araç takviyesi ve yeni yatırımlarla birlikte Mini, Midi 72 araçlık bir filo oluşturularak TURSTAFF markası adı altında personel taşımacılığı alanına adım atıldı. TURSTAFF tarafında yıl sonu hedefi; 150-200 araçlık bir filoya ulaşmak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>﻿■ ÖZEL RÖPORTAJ / Erkan YILMAZ</strong></p>

<p><strong>TURSE Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Efe Ünver</strong>’e TURSTAFF markası ile personel taşımacılığı alanına adım atış nedenlerini, hedeflerini, yatırım planlarını ve turizm ve personel pazarındaki mevcut durumu sorduk.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/04/turstaff-turizm-9.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="400" /></p>

<p><strong>STRATEJİ VE MARKA KONUMLANDIRMA</strong></p>

<p>■ Personel taşımacılığına girme kararını hangi ihtiyaçlar ve fırsatlar tetikledi? Neden farklı bir isim altında bu alana girmeyi düşündünüz?</p>

<p><strong>Personel taşımacılığına giriş nedenleri ve TURSTAFF markası</strong></p>

<p>- Turizm taşımacılığındaki mevsimsel dalgalanmaları minimize etmek ve yılın 12 ayı sürdürülebilir bir nakit akışı yaratma ihtiyacı bu kararı tetikledi. TURSTAFF isminin seçilme nedeni, turizm odaklı ana markadan (TURSE) bağımsız, tamamen "kurumsal personel çözümlerine" odaklanan, uzmanlaşmış bir kimlik oluşturma arzusudur.</p>

<p><strong>Büyüme stratejisi ve ciro beklentisi</strong></p>

<p>■ Bu yeni iş kolu, TURSE Turizm’in genel büyüme stratejisinde nasıl bir rol oynuyor? Yeni iş kolunun ciroya katkısını kısa ve orta vadede nasıl öngörüyorsunuz?</p>

<p>- Yeni iş kolu, grubun toplam riskini dağıtma stratejisinin merkezinde yer alıyor. Kısa vadede toplam cironun %15-20'sini, orta vadede ise turizm dışı stabil gelirler sayesinde %30-35'ini oluşturmasını öngörüyoruz.</p>

<p><strong>Sinerji</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>■ Turizm taşımacılığı ile personel taşımacılığı arasında nasıl bir sinerji öngörüyorsunuz?</p>

<p>- Turizm taşımacılığındaki yüksek hizmet standartlarımızı personel taşımacılığına entegre ediyoruz. Özellikle sabah ve akşam saatlerindeki personel yoğunluğu ile gün içindeki turizm hareketliliği arasında araç ve personel verimliliği açısından ciddi bir optimizasyon sağlıyoruz.</p>

<p><strong>OPERASYON VE YATIRIM </strong></p>

<p><strong>Filo kapasitesi ve yatırım</strong></p>

<p>■ Filo ve operasyon kapasitesinde nasıl bir genişleme planlanıyor? Ne kadarlık bir araç yatırımı gerçekleştirdiniz?</p>

<p>- Bu adım için başlangıç aşamasında TURSTAFF olarak 50 Midibus alarak önemli bir yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırım hem modernizasyon hem de kapasite artışını hedefleyen stratejik bir finansal hamledir. Turse tarafından alacağımız destekle yıl sonuna kadar Turstaff olarak 150-200 araçlık bir hedef ile daha da büyümeyi planlıyoruz.</p>

<p><strong>Coğrafi kapsam</strong></p>

<p>■ Antalya dışında farklı illerde personel taşımacılığı yapma planınız var mı?</p>

<p>- Şu an için Antalya dışındaki illerde bir yapılanma planımız bulunmuyor; önceliğimiz kendi bölgemizde derinleşmek ve hizmet kalitesini konsolide etmektir. Ancak ileriye dönük başka illerde de olma planlarımız arasında.</p>

<p><strong>Pazar değerlendirmesi ve bürokrasi</strong></p>

<p>■ Antalya’da personel taşımacılığı pazarının mevcut büyüklüğünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Plaka tahditleri ve yerel düzenlemeler büyüme planlarınızı nasıl etkiliyor?</p>

<p>- Antalya pazarı, özellikle genişleyen OSB ve artan konut projeleriyle büyümeye çok açık. Ancak plaka tahditleri ve yerel düzenlemeler tarafında bürokrasinin bazen zaman alması, planlama süreçlerimizi daha titiz yönetmemizi gerektiriyor</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/04/turstaff-turizm-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="400" /></p>

<p><strong>REKABET VE MÜŞTERİ DENEYİMİ</strong></p>

<p><strong>Rakiplerden ayrışma</strong></p>

<p>■ Bu pazarda sizi rakiplerden ayrıştıracak en önemli fark nedir? Fiyat rekabeti mi yoksa hizmet kalitesi mi daha belirleyici olacak?</p>

<p>- Bizi ayrıştıran temel unsur hizmet kalitesi ve güvenilirlik olacak. Fiyat rekabetinin olduğu bir piyasada, turizm disiplininden gelen "dakiklik" ve "araç konforu" standartlarımız en büyük kozumuzdur.</p>

<p><strong>Müşteri beklentileri</strong></p>

<p>■ Kurumsal müşterilerin beklentilerinde son dönemde ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?</p>

<p>- Kurumsal müşteriler artık sadece bir noktadan diğerine taşınmak istemiyor; araç içi güvenlik donanımları, anlık izlenebilirlik ve yüksek hijyen standartları talep ediyorlar.</p>

<p><strong>Dijitalleşme</strong></p>

<p>■ Dijitalleşme ve filo yönetimi tarafında ne tür yatırımlar planlanıyor?</p>

<p>- Filo yönetimi tarafında yapay zeka destekli rota optimizasyonu ve personelin servis aracını anlık takip edebileceği, servisim nerede mobil uygulama yatırımlarına öncelik veriyoruz. Araçlarımızı teknolojik unsurlar olan, takip, wifi ile internet erişimi gibi özelliklerle donatırken bu anlamda sektörde yeni inovasyonlar planlıyoruz.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/04/turstaff-turizm-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>ENTEGRASYON VE VERİMLİLİK</strong></p>

<p><strong>Turizm deneyiminin katkısı </strong></p>

<p>■ Turizm taşımacılığı deneyiminiz bu yeni alana nasıl katkı sağlayacak?</p>

<p>- Yıllardır en titiz yolcu grubu olan turistlere hizmet vermenin getirdiği operasyonel disiplin, personel taşımacılığında hata payımızı sıfıra indiriyor.</p>

<p><strong>Mevsimsel dengeleme</strong></p>

<p>■ Turizm sezonlarındaki dalgalanma, personel taşımacılığı ile dengelenebilir mi?</p>

<p>- Evet, bu yatırımın en büyük amacı kış aylarındaki atıl kapasiteyi değerlendirerek istihdamı ve araç parkını 12 aya yaymaktır.</p>

<p><strong>Entegrasyon planları</strong></p>

<p>■ Oteller, havalimanları ve tur operatörleriyle entegrasyon planlanıyor mu?</p>

<p>- Otellerin sadece misafirlerini değil, çalışan ekibini de taşıyarak "uçtan uca çözüm ortağı" olma yolunda tam entegrasyon planlıyoruz.</p>

<p><strong>Özel projeler</strong></p>

<p>■ Özellikle turizm bölgelerinde çalışan personelin taşınmasına yönelik özel projeleriniz olacak mı?</p>

<p>- Özellikle turizm bölgelerindeki lojman-otel transferleri için yüksek kapasiteli ve düşük emisyonlu araçlarla hibrit modeller üzerinde çalışıyoruz.</p>

<p><strong>EKONOMİK GÖRÜNÜM VE SEKTÖR</strong></p>

<p><strong>İstihdam</strong></p>

<p>■ Bu yatırımın istihdama katkısı ne olacak?</p>

<p>- 50 yeni araçlık bu yatırım, sadece şoför kadrosunda değil, operasyon yönetimi ve teknik bakım birimlerinde de yaklaşık 60-70 kişilik ek istihdam anlamına geliyor. Yıl sonu hedeflerimiz göz önüne alındığında bu sayıların çok daha üstünde bir istihdamı sağlayacaktır</p>

<p><strong>Maliyet yönetimi</strong></p>

<p>■ Artan maliyetler (yakıt, bakım, işçilik) bu alandaki kârlılığı nasıl etkiliyor?</p>

<p>- Artan yakıt ve işçilik maliyetleri kârlılığı baskılıyor. Bu durumu ancak verimli rota yönetimi ve ölçek ekonomisiyle (daha fazla aracı aynı merkezden yöneterek) aşabiliyoruz.</p>

<p><strong>2025-2026 beklentileri ve Savaş etkisi</strong></p>

<p>■ Turse Turizm açısından 2025 yılının nasıl geçirdiğinizi ve 2026 beklentilerinizi de açıklarsanız seviniriz. Özellikle savaşın turizme yönelik mevcut durumdaki etkileri ve önümüzdeki sürece etkilerinin neler olacağını düşünüyorsunuz?</p>

<p>- 2025 yılı, maliyet disipliniyle geçti. 2026'da ise daha stabil bir büyüme bekliyoruz. Bölgesel savaşlar Antalya turizmi üzerinde her zaman bir risk faktörü olsa da, pazar çeşitliliğimiz sayesinde bu etkileri minimize etmeye çalışıyoruz. Savaşın yarattığı belirsizlik, kurumsal yapıların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Konsolidasyon beklentisi</strong></p>

<p>■ Yaşanan ekonomik zorluklar ve gelişmeler çerçevesinde sektörde konsolidasyon (birleşme/satın alma) bekliyor musunuz?</p>

<p>- Evet, yüksek finansman maliyetleri ve operasyonel zorluklar nedeniyle sektörde küçük ölçekli firmaların birleşmesi veya büyük yapılar tarafından satın alınması kaçınılmaz görünüyor. Güçlü sermaye yapısına sahip olanlar bu süreçten büyüyerek çıkacaktır. ■</p>

<p>--------------------------</p>

<p><strong><em>TURSE Turizm’e 10 Tourismo </em></strong></p>

<p><em>Mayıs ayında filomuza 10 adet 2026 model Mercedes-Benz Tourismo katılacak.</em></p>

<p>--------------------------</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ, SERVİS TAŞIMA, TURİZM TAŞIMA</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/turse-turizm-turstaff-ile-personel-tasimaciligina-adim-atti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/04/t-u-r-s-e-e-f-e-u-n-v-e-r-1280x720.png" type="image/jpeg" length="51195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Daphne Özensel:  “İŞİN CİNSİYETİ YOK”]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-ve-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-isin-cinsiyeti-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-ve-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-isin-cinsiyeti-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınlar bu işi yapamaz söylemini hiçbir zaman kabul etmedik, etmiyoruz. Her zaman her koşulda dile getiriyorum. “İşin Cinsiyeti Yok”. İşin cinsiyetinin olmadığına kişisel olarak gönülden inanıyorum aynı zamanda şirketimizde bu yaklaşımı bir kampanya söylemi olmanın ötesine taşıyarak kurum kültürümüzün temel ilkelerinden biri haline getirdik. Kültür olarak buna inanıyor, kararlarımızı ve uygulamalarımızı bu yaklaşım doğrultusunda şekillendiriyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>RÖPORTAJ / Erkan YILMAZ</strong></p>

<p><strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Daphe Özensel ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kariyer yolculuğu ile başlayan süreci, zorlukları, deneyimleri, algıları, kadın istihdamını, projeleri ve son olarak kadınlara yönelik mesajını aldık.</strong></p>

<p><strong>VAZGEÇMEYİN </strong></p>

<p><strong>Özensel mesajında; </strong><strong>Önünüze çıkan yollar her zaman pürüzsüz olmayabilir vazgeçmeyin. Bizim deneyimimiz gösteriyor ki, kadınlar fırsat bulduklarında her alanda ba</strong><strong>ş</strong><strong>arıyla var olabiliyor. Kadınların sektörde daha görünür olması, sadece bireysel ba</strong><strong>ş</strong><strong>arı için de</strong><strong>ğ</strong><strong>il, sektörün gelece</strong><strong>ğ</strong><strong>i için de büyük bir kazanım”diye seslendi. </strong></p>

<h2><strong>Kariyer yolculuğunuzda kadın olarak karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?</strong></h2>

<p>Kariyer yolculuğuma baktığımda, kadın ve erkeğin iş hayatında eşit ama farklı perspektifler sunduğuna inanıyorum. Özellikle otomotiv gibi erkek çalışanların daha yoğun olduğu bir sektörde kariyerimi sürdürmek bana şunu gösterdi: Farklı bakış açıları bir araya geldiğinde ortaya çok değerli bir sinerji çıkıyor. Kadın ve erkeğin birlikte ürettiği kararlar daha dengeli, daha kapsayıcı ve çoğu zaman daha sürdürülebilir oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyerim boyunca edindiğim tecrübelerden şunu öğrendim ki güvenilirlik pozisyonla değil; istikrarla, sonuçla ve duruşla inşa edilir. Ben de enerjimi değer yaratmaya odakladım. Kurduğumuz yapılar, büyüttüğümüz ekipler ve elde ettiğimiz somut sonuçlar, en güçlü referansım oldu.</p>

<p>Bugün geriye dönüp baktığımda, farklılıkların rekabet değil tamamlayıcılık yarattığına inanıyorum. Kadın ve erkek liderlerin var olduğu koşullarda hem performansın hem de kurum kültürünün daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Bu deneyimler de beni daha stratejik, daha kapsayıcı ve daha bütüncül bir lider haline getirdi.</p>

<h2><strong>Bu zorlukları aşarken size güç veren en önemli unsur ne oldu?</strong></h2>

<p>Bu süreçte bana güç veren en önemli unsur, yaptığım işte gerçekten fark yaratabildiğimi görmek oldu. İşime duyduğum tutku ve ürettiğimiz değerin somut sonuçlara dönüşmesi, motivasyonumu her zaman canlı tuttu. Zorlayıcı anlarda bile odağımı kaybetmememi sağlayan şey, “Bu işi daha iyi nasıl yapabiliriz?” sorusuna olan merakım ve gelişim isteğimdi.</p>

<p>Bunun yanında ekip çalışmasından aldığım keyif benim için belirleyici oldu. Güvendiğim ve bana güvenen bir ekiple çalışmak, yalnız olmadığımı hissettirdi. Özellikle birlikte alınan kararların başarıya dönüştüğünü görmek, bireysel bir kazanımdan çok daha anlamlıydı. Ekibime duyduğum güven ve onların potansiyeline olan inancım, benim de daha cesur ve kararlı adımlar atmamı sağladı.</p>

<p>Bugün baktığımda, başarılarımın temelinde yalnızca bireysel çaba değil; ortak hedefe inanan, birbirini destekleyen ve birlikte üretmekten keyif alan bir ekip kültürü olduğunu görüyorum. Bu sinerji, her zaman en büyük güç kaynağım oldu.</p>

<h2><strong>Bugünkü yöneticilik anlayışınızı şekillendiren deneyimler hangileri oldu?</strong></h2>

<p>Bugünkü yöneticilik anlayışımı en çok şekillendiren deneyimler, ekip içinde güvenin nasıl inşa edildiğini yakından gözlemlediğim süreçler oldu. Dürüstlük, şeffaflık ve iyi niyet olduğunda ekipler gerçekten işi, süreçleri sahipleniyor.</p>

<p>Özellikle belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde, bilgiyi açıkça paylaşmanın ve kararların arkasındaki amacı net şekilde anlatmanın ekip motivasyonu üzerinde büyük bir etkisi olduğunu deneyimledim. İnsanlar “neden”i bildiğinde, yalnızca görevi değil, amacı da üstleniyor. Bu da hem bağlılığı hem de performansı doğal olarak artırıyor.</p>

<p>Benim için yöneticilik; kontrol etmekten çok yön göstermek, gizlemekten çok paylaşmak ve mesafe koymaktan çok güven inşa etmek demek. Amacın net olduğu, niyetin hissedildiği ve iletişimin açık olduğu bir ortamda ekiplerin daha mutlu, daha üretken ve daha başarılı olduğuna inanıyorum. Bugünkü liderlik yaklaşımımın temelinde de bu anlayış yer alıyor.</p>

<h2><strong>Sizi örnek alan genç kadınlara en önemli tavsiyeniz nedir?</strong></h2>

<p>Kendinizi başkalarına benzetmeye çalışmayın. Bir kadının gücü, var olan bir liderlik kalıbına uyum sağlamasında değil; kendi özgünlüğünü koruyabilmesinde saklı. Farklı düşünmek ya da farklı bir bakış açısı sunmak bir eksiklik değil, güçlü bir katkıdır. Zaman zaman “Acaba fazla mı farklı düşünüyorum?” diye sorguladığınız anlar olabilir; tam da o noktada kendi sezgilerinize, birikiminize ve içgörünüze güvenmeniz gerekir. Pek çok dönüşüm, alışılmışın dışına çıkabilen cesur yaklaşımlarla başlar.</p>

<p>Karşılaştığınız engellerde “Bu neden olmaz?” yerine “Bu nasıl mümkün olur?” sorusunu kendinize sormayı alışkanlık haline getirin. Bu bakış açısı hem sizi hem de çevrenizi ileri taşır. İnandığınız bir yoldan sadece zor göründüğü için vazgeçmeyin. Yol her zaman kolay olmayabilir ama yönünüz değerlerinizle uyumluysa ilerleme mutlaka gelir.</p>

<p>En önemlisi de kendiniz olarak kalın. Çünkü gerçek etki, başkalarına benzemekten değil; kendi özgün duruşunuzu ortaya koymaktan doğar.</p>

<h2><strong>“Kadınlar bu i</strong><strong>ş</strong><strong>i yapamaz” algısının kırıldı</strong><strong>ğ</strong><strong>ı</strong><strong>nı dü</strong><strong>ş</strong><strong>ü</strong><strong>nüyor musunuz?</strong></h2>

<p>Kadınlar bu işi yapamaz söylemini hiçbir zaman kabul etmedik, etmiyoruz. Her zaman her koşulda dile getiriyorum. “İşin Cinsiyeti Yok”. İşin cinsiyetinin olmadığına kişisel olarak gönülden inanıyorum aynı zamanda şirketimizde bu yaklaşımı bir kampanya söylemi olmanın ötesine taşıyarak kurum kültürümüzün temel ilkelerinden biri haline getirdik. Kültür olarak buna inanıyor, kararlarımızı ve uygulamalarımızı bu yaklaşım doğrultusunda şekillendiriyoruz. Bugün yollarda kadın kaptanları görüyoruz, sahada forklift süren, üretim sahasında kaynak yapan, farklı birçok işte görev alan kadınlar var. Gün geçtikçe sanayide kadınlarımızın sayısının artışını görmek gerçekten mutluluk verici. Sanayide kadın istihdam oranlarına baktığımızda hala gidecek uzun bir yolumuzun olduğunu da görüyoruz. Biz de şirket olarak kadın istihdamını önceliklendiriyoruz. Bu duruma karşı sorumluluk alıyor ve kadınların iş hayatında daha görünür olması için somut adımlar atıyoruz.</p>

<h2><strong>Ş</strong><strong>irketinizde kadın istihdamını artırmaya yönelik özel politikalar var mı? </strong></h2>

<p>Biraz önce de ifade ettiğim gibi kadın istihdamı, şirketimiz için stratejik bir öncelik taşıyor. Bu doğrultuda özel politikalar ve programlar hayata geçiriyoruz. İŞKUR işbirliğiyle yürüttüğümüz Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı, ağır sanayi olarak kabul edilen alanlarda kadın istihdamını artırmaya yönelik en somut adımlarımızdan biri. Bu programdan mezun olan kadınlar Aksaray Kamyon Fabrikamızda aktif olarak görev yapıyor. Sahada kadın çalışan oranlarımızda da istikrarlı bir artış söz konusu. Kadınların yalnızca üretimde değil, ofis ve yönetim kademelerinde de güçlü şekilde temsil edilmesi için çalışıyoruz. Ofis çalışanlarımız arasında kadın oranı yüzde 32; bu oran, yüzde 29 olan Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde. Ben de şirketimizde teknik alanlardaki (AR-GE, üretim, satış) beyaz yaka kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışma grubunun liderliğini üstleniyorum. Özetle şunu söyleyebilirim şirketimiz için kadın istihdamı net bir öncelik. Kendi ekibimden de bir örnek vermek isterim. 2019 yılından beri 2.el operasyonlarının başındayım. Göreve geldiğim günden beri ekipteki kadın istihdamının artışını destekliyorum ve çok kıymetli buluyorum. Geldiğimiz noktada 2.elde kadın çalışan oranımız yüzde 26 ve kadın çalışan sayımız son 3 yılda ikiye katlandı. Kadınların potansiyellerini özgürce ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı yaratmayı her zaman destekliyorum.</p>

<h2><strong>Ş</strong><strong>irketiniz kadınların mesleki geli</strong><strong>ş</strong><strong>imi için toplum genelinde projeler yürütüyor mu?</strong></h2>

<p>Kadınların mesleki gelişimini yalnızca şirket içi bir konu olarak değil, toplumsal bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Eğitim ve fırsat eşitliği odağında yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız”, “Mühendisliğin Yıldızları” ve “EML’miz Geleceğin Yıldızı” gibi projelerle, genç kadınların eğitim hayatlarına ve mesleki yolculuklarına uzun vadeli destek sağlıyoruz. Bunun yanı sıra lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların görünürlüğünü artırmak amacıyla Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT işbirliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine Benzersiz Kadınlar çatısı altında devam ediyoruz. Bu tür projelerle kadınlara eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunmayı hedefliyoruz. Kadınların çalışma hayatında daha da görünür olmaları için tüm sektörün sorumluluk alması gerekiyor. Bu dönüşümün ancak birlikte ve kararlı adımlarla mümkün olabileceğine inanıyoruz.</p>

<h2><strong>Sektörde çalı</strong><strong>ş</strong><strong>an tüm kadınlara vermek istedi</strong><strong>ğ</strong><strong>iniz mesaj ne olurdu?</strong></h2>

<p>Karşınıza çıkan önyargıları kişisel bir engel olarak değil, değişmesi gereken yapılar olarak görmenizi öneririm. Zorlayıcı anlarda odağınızı kaybetmeden aksine daha nasıl iyi yapabilirim sorusuna odaklanın. Önünüze çıkan yollar her zaman pürüzsüz olmayabilir vazgeçmeyin. Bizim deneyimimiz gösteriyor ki, kadınlar fırsat bulduklarında her alanda başarıyla var olabiliyor. Kadınların sektörde daha görünür olması, sadece bireysel başarı için değil, sektörün geleceği için de büyük bir kazanım. Bu yolculukta dayanışmanın, öğrenmenin ve kararlılığın çok güçlü unsurlar olduğuna inanıyorum.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/03/didem-daphne-ozensel-ekibi.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><em>(Soldan sağa) <strong>Mercedes-Benz Türk </strong>2. El Kamyon &amp; Otobüs Satış Etkinliği Birim Müdürü <strong>Tuğba Paçacı</strong>, Satış Etkinliği ve Destek Uzmanı <strong>Merve Arabacı</strong>, <strong>Didem Daphne Özensel,</strong> 2. El Kamyon &amp; Otobüs Satış Direktörü, Direktör Sekreteri <strong>Sevil Gözeler</strong>, Satış Destek Yetkilisi <strong>Duygu Zafer</strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ, TAŞITLAR, OTOMOTİV, YOLCU TAŞIMA</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-ve-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-isin-cinsiyeti-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/03/didem-daphne-ozensel-ekibi-1280x720-96.png" type="image/jpeg" length="74823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MAPAR Otomotiv Başkanı Yalçın Şahin: “2025 otobüsçü için zorlu bir yıldı, 2026’da temkinli olunmalı”]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-2025-otobuscu-icin-zorlu-bir-yildi-2026da-temkinli-olunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-2025-otobuscu-icin-zorlu-bir-yildi-2026da-temkinli-olunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MAPAR Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şahin, 2025’in şehirlerarası ve turizm taşımacılığı için zorlu geçtiğini belirterek, artan maliyetler ve yıkıcı rekabet nedeniyle sektörün beklenen kazancı elde edemediğini söyledi. Şahin, 2026 için temkinli olunması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>ÖZEL RÖPORTAJ: Erkan YILMAZ / Muammer BAŞKAN</strong></em></p>

<p><strong>Şehirlerarası ve turizm taşımacılığı çalışanlarının hiçbiri beklediği parayı kazanamadı.</strong></p>

<p><strong>Enflasyondan dolayı araçlar değer kaybetmedi, ikinci el otobüsler de değerini korudu.</strong></p>

<p><strong>Şoför maaşları günümüz için çok düşük kalmasına rağmen, akaryakıt ve kasko fiyatları çok arttı.</strong></p>

<p><strong>Bilet fiyatlarında hem istikrarsızlık hem de yıkıcı rekabet vardı. Dolayısıyla 2025 yılı otobüsçü için zor bir seneydi.</strong></p>

<p><strong>Bilinçsiz alımlar devam eder ve ikinci el değerleri yüksek kalmaz ise otobüsçünün bu yıl çok zorlanacağını düşünenlerdenim.</strong></p>

<p><strong>2026’yı temkinli geçmek lazım.</strong></p>

<p>Otobüs sektörünün sevilen ismi <strong>MAPAR Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şahin</strong> ile 2025 yılının sektöre yansımalarını, ikinci el piyasasını, kooperatifleşmeyi, taşımacılıktaki rekabeti ve 2026 yılı beklentilerini konuştuk. Şahin, otobüsçülerin gelir elde etmekte zorlandığını, yatırımların dikkatle yapılması gerektiğini ve sektörün geleceğine dair iyimser ama gerçekçi bir perspektif sundu.</p>

<h2><strong>2025’te otomotiv markaları hedeflerine ulaştı, ama otobüsçü kazanamadı</strong></h2>

<p>“2025 yılında büyük otobüs grubunda üretici markalar hedefledikleri satış adetlerine ulaştılar. 2024 yılında da bu şekilde olmuştu. Ancak bu durum otobüsçüye gelir olarak yansımadı” diyen Yalçın Şahin, bu tezatı şöyle açıklıyor: “Enflasyondan dolayı araçlar değer kaybetmedi, ikinci el otobüsler de değerini korudu. En azından otobüsün değerinde para kazandı. Zaten kazanmasaydı bu aracı da alamazdı. Sermayesi değerlendi. Hem şehirlerarası hem turizm taşımacılığı çalışanlarının hiçbiri beklediği parayı kazanamadı. Masrafları kısabilme şansı da yoktu. Şoför maaşları günümüz için çok düşük kalmasına rağmen, akaryakıt ve kasko fiyatları çok arttı. Buna rağmen bilet fiyatlarında hem istikrarsızlık hem de yıkıcı rekabet vardı. Dolayısıyla 2025 yılı otobüsçü için zor bir seneydi. Kendini koruyabildiyse ne mutlu.”</p>

<h2><strong>“2026’nın iyi geçeceğine dair umutlu değilim ”</strong></h2>

<p>Şahin, sektörde iflas eden ya da konkordatoya giden firmaların olduğunu ve bu tablonun kamuoyuna yansımayan bir boyutunun da bulunduğunu söylüyor: “Hem şehirlerarası hem turizmde çok büyük darbe alan, sermayesini kaybeden, iflas eden, konkordato sürecine gidenler oldu. Bunların içinde duyulan oldu, duyulmayan oldu. 2025 iyi bir yıl değildi. 2026’nın da iyi geçeceğine dair umutlu değilim. Buna rağmen firmalar, ön ödemeli sistemle Haziran-Temmuz’a kadar araçlarını sattıklarını söylüyor. 2026 yılında yine enflasyon sürecini yaşayacağız gibi görünüyor. Ama ben otobüsten para kazanayım mantığı ile hareket edecekler olacaksa onların galerici olması, firma sahibi olmaması gerekiyor. İlk yapılması gereken otobüsçülükten para kazanmaktır.”</p>

<h2><strong>2026 pazar beklentisi: 800–1000 adet arasında</strong></h2>

<p>Yeni yıla ilişkin öngörüsünü net ifade eden Yalçın Şahin, otobüs pazarının 800–1000 adet civarında olacağını öngörüyor. Ancak bunun bile temkinli bir yatırım anlayışıyla karşılanması gerektiğini vurguluyor: “2026 yılı için öngörümüz 800-1000 adet arasında bir otobüs satışının olacağı yönünde. İnşallah faizler düşer, piyasa çabuk açılır. Bu sene turizm taşımacılığı daha iyi geçer ve şehirlerarasından otobüslerin bir kısmı o alana kayarsa şehirlerarası tarafında para kazanması daha rahat olacaktır. Hep şunu söylüyorum; Otobüs alıp para kazanayım diyorsanız, önce iş alın sonra otobüs alın. Bu iş duygusal değil, matematiksel düşünerek yapılmalı. Enflasyonun olmadığı bir ortamda o otobüs aynı parayı kazandırmayacak. Bugün kazandığını yarın kaybedebilirler. 2026’da borçlanmadan, öz varlık korunarak hareket edilmeli.”</p>

<h2><strong>İkinci el pazarında canlılık ve ihracat artışı</strong></h2>

<p>Şahin, ikinci el araçların 2025’te çok ilgi gördüğünü ve MAPAR olarak yoğun bir tempo geçirdiklerini belirtiyor: “Aldığımız tüm ikinci el araçları satabildik. Bu yıl ikinci ele çok yüksek talep vardı. MAPAR için iyi bir yıldı.”</p>

<p>İkinci el araçların yurtdışına satışının da arttığını vurgulayan Şahin, bunun piyasada stok azalmasına neden olduğunu aktarıyor: “Önceki yıllarda markaların stoklarında 100’lerce otobüs olurdu. Şimdi ise 15-20 adedi geçmiyor. Bu da yurtdışı satışlardan kaynaklanıyor. 2–3 yaşındaki araçlarımıza ilgi yoğun oldu. Bu araçlardan iyi para kazanıldı. Firma sahipleri, bu araçları işletmekten çok satmaktan daha çok para kazandı. Bu da yatırım iştahını arttırdı. 2026’da ikinci el pazarı çok daha hareketli olacak.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Araç yenileme: Hem yurtiçi hem yurtdışı talep var</strong></h2>

<p>MAPAR’ın araç yenileme sürecinin sürdüğünü belirten Şahin, bakım konusunun önemine dikkat çekiyor: “Yılda 80–100 arası otobüsü yeniliyoruz. Hem yurtiçinden hem yurtdışından talep alıyoruz. Avrupa’da 30 yaşında otobüsler çalışıyor çünkü bakımları yapılıyor. Bizde araçlar çok kilometre yapıyor ama bakıma yeterli kaynak ayrılmıyor. Otobüsçü şanzımana, motora yatırım yaparsa ikinci elde de daha iyi fiyat alır.”</p>

<h2><strong>Bireysel otobüsçü bitiyor: Çözüm kooperatifleşmede</strong></h2>

<p>Şahin, bireysel otobüsçünün sektörde ayakta kalmasının artık neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade ediyor: “Bugün bir aracı, bireysel olarak almak çok zor. Sadece güçlü tedarik yapısı olan firmalar ya da kooperatif çatısında çalışanlar varlığını sürdürebilir. Eskiden bireysel otobüsçüler firmalara ortak edilirdi, bu sistem hâlâ bazı bölgelerde sürüyor ama her geçen gün azalıyor.”</p>

<h2><strong>Taşıma modları arttı. Ama otobüsçülük azalmaz</strong></h2>

<p>Uçak ve tren taşımacılığı artıyor, bu otobüsleri nasıl etkiler? Yalçın Şahin bu konuda net: “Otobüs sektörü küçülmeyecek. Seyahatin bir noktasında otobüs her zaman devrede olacak. Doğru rekabet koşulları oluşursa, otobüs bilet fiyatı her zaman daha uygun kalır. Trenlerde bile artık 11 kg üstü yükten ek ücret alınıyor. Sektör, kendini doğru anlatır ve doğru örgütlenirse uzun vadede güçlü kalır.”</p>

<h2><strong>“Otobüsçülük devam edecek, ama fazlalıklar ayıklanacak”</strong></h2>

<p>“Otobüsçülük Türkiye’de 10 yıl sonra da devam edecek ama sadece işini doğru yapanlar kalacak. Doğru sefer planlaması, entegre taşımacılık, doluluk oranlarının yönetimi, iyi şoförlere değer verilmesi gibi unsurlar olmazsa bu iş sürdürülemez.”</p>

<h2><strong>MAPAR 2027 için yeni yatırımlar planlıyor</strong></h2>

<p>Şahin, yeni bölgelere açılma planlarını 2027 yılına bıraktıklarını söylüyor: “2026’yı istikrarlı geçip 2027’de yeni yatırımları hedeflemeyi düşünüyoruz. Mevcut bölgelerde kendimizi yenileyerek ilerliyoruz.”</p>

<h2><strong>Faizlerin düşmesi piyasayı rahatlatsa da belirsizlikler sürüyor</strong></h2>

<p>Ekonomik belirsizliklerin sektörü etkilediğini ifade eden Şahin, seçim süreciyle birlikte hareketlenme bekliyor: “Haziran sonrası faizlerin düşeceğini düşünüyorum. Ama savaş, deprem gibi gelişmeler olursa ekonomik iyileşme zor olur. 2026 Kasım veya 2027 Şubat aylarında seçim beklentisiyle piyasalar hareketlenebilir.”</p>

<h2><strong>Son Söz: "Yatırım mantıklı olursa otobüsçülük kazandırır"</strong></h2>

<p>“Otobüsçülük hâlâ ayakta kalabilir ama sadece hesap kitap yaparak. Sektör mensuplarının bilinçli olması, meslek örgütlerinin aktif çalışması ve doğru stratejilerle yola devam edilmesi şart.”</p>

<p style="text-align:center">--------------------</p>

<h2><img alt="" height="716" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/02/y-a-l-c-i-n-s-a-h-i-n-m-a-p-a-r-i-m-g-0030.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></h2>

<h2><em><strong>“Bilinçsiz yatırım otobüsçüyü batırır”</strong></em></h2>

<p><em>“Otobüsten para kazanmak için önce iş modeli oluşturulmalı. Araç alınıp sonra iş aranırsa bu, hem otobüsçüyü hem de üretici markayı zarar ettirir. Ocak-Şubat gibi ikinci el fiyatları düşükken sıfır araç satışları düşer, bu da markaların fiyat tavizleri vermesine neden olur. Bilinçsiz alımlar devam eder ve ikinci el değerleri yüksek kalmazsa otobüsçünün bu yıl çok zorlanacağını düşünenlerdenim. 2026’yı temkinli geçmek lazım. Çok borçlanmamak lazım. Öz varlığınızı koruyabiliyorsunuz ne mutlu.”</em></p>

<p style="text-align:center">--------------------</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/02/y-a-l-c-i-n-s-a-h-i-n-m-a-p-a-r-i-m-g-0052.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><em>Yalçın Şahin’in Fenerbahçe sevgisi, ofisindeki özel köşede her an gözünün önünde; hiç solmayan, hep taze bir tutku.</em></strong></p>

<p><strong><em><img alt="" height="822" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/02/y-a-l-c-i-n-s-a-h-i-n-m-a-p-a-r-i-m-g-0056.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></em></strong></p>

<p><strong><em>MAPAR Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın ŞAHİN’le Yıllık Değerlendirme söyleşimizi İkitelli OSB’de Hıdır Usta Merkezinde yaptık. Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN </em></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ, ŞEHİRLERARASI, TURİZM TAŞIMA</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-2025-otobuscu-icin-zorlu-bir-yildi-2026da-temkinli-olunmali</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/02/y-a-l-c-i-n-s-a-h-i-n-m-a-p-a-r-i-m-g-0028-2.png" type="image/jpeg" length="27147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kâmil Koç 100 Yaşında: Hedefimiz Değişmedi, Türkiye’nin Yol Arkadaşı Olmak]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/kamil-koc-100-yasinda-hedefimiz-degismedi-turkiyenin-yol-arkadasi-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/kamil-koc-100-yasinda-hedefimiz-degismedi-turkiyenin-yol-arkadasi-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kâmil Koç, 100. kuruluş yılını kutluyor. Şirketin bu yolculuğunun 30 yılına tanıklık eden İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, Taşıma Dünyası’na yaptığı değerlendirmede, değişmeyen hedeflerini “100 yıldır olduğu gibi bugün de Türkiye’nin yol arkadaşı olmak” sözleriyle özetliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkan YILMAZ/ÖZEL RÖPORTAJ</strong></p>

<p><strong>Mehmet Türkyılmaz</strong>, 30 yıl önce bilet satışta başladığı görevinde bugün İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü olarak devam ediyor. <strong>Kâmil Koç</strong>’un 100 yıllık yolculuğuna 30 yıldır tanıklık eden Mehmet Türkyılmaz ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>

<p><strong>KÂMİL KOÇ KALİTESİNİN ULAŞAMADIĞI BİR NOKTA KALMAYACAK</strong></p>

<p><strong>Kâmil Koç 100. yaşına girerken şirket içinde nasıl bir duygu ve vizyon hâkim? 100 yılın size yüklediği sorumluluk nedir?</strong></p>

<p>Kâmil Koç olarak 100. yılımıza girerken içimizde hem büyük bir gurur hem de tazelenmiş bir heyecan var. Bu 100 yılın 3’te 1’ine bizzat şahit olmuş, katılmış biri olarak bizim için 100. yılın, sadece geçmişin birikimi değil, aynı zamanda geleceğe dair bir söz olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 100 yıldır omuzlarımızda gururla taşıdığımız “Türkiye’nin yol arkadaşı olmak” düsturunu gelecek yüzyıla da başarıyla aktarmak istiyoruz. 100. yılımızda hedefimiz, yerel tecrübemizi küresel bir vizyonla birleştirerek ülkemizde Kâmil Koç kalitesinin ulaşmadığı tek bir nokta bırakmamak.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/kamil-koc-istanbul-manzara.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>100 YILLIK YOLCULUĞUN EN ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTASI</strong></p>

<p><strong>Firmanın 100 yıllık tarihinde dönüm noktası olarak gördüğünüz kritik kararlar neler?</strong></p>

<p>Tarihimizde 1926’da atılan ilk adımdan sonraki en büyük kırılma noktası, şüphesiz 2019 yılındaki FlixBus ortaklığıdır. Ancak Kâmil Koç markasının bu günlere gelmesinde öncelikle kurucumuz Kâmil Koç Bey ve ailesinin sonrasında şirketimizin ikinci sahibi Aktera’nın payları yadsınamaz. Bu anlamda Kâmil Koç değişikliğe kolay adapte olabilen çevik bir şirket olma hüviyetine de sahip diyebiliriz. Son gerçekleşen Flix birleşmesi ile iş yapış biçimimizin de tamamen değiştiği söyleyebiliriz. Kâmil Koç sahip olduğu bilgi ve tecrübe ile bu dönüm noktasına da çok kolay adapte oldu. Ben de şahsım adına tüm bu dinamik sürece en yakından şahit olanlardan biriyim. Ben bu birleşmeyi şu nedenle de oldukça değerli buluyorum: Flix’in artık tüm dünyada kabul edilmiş yolcu taşımacılığına dair vizyonu Kâmil Koç’un bugün 100. yılını dolduran tecrübesiyle birleşince ortaya çok kıymetli bir birliktelik çıktı. Her iki şirkette birbirine çok büyük değerler kattı. Bilgi paylaşımının bu kadar yoğun ve besleyici olduğu bir ortamda çalışmak bizler için de büyük bir fırsat oldu.</p>

<p><strong>BİRLİKTE SİNERJİ YARATTIK</strong></p>

<p><strong>FlixBus ile 2019’dan beri devam eden ortaklığın iki tarafa kazanımları neler oldu? Siz neler öğrendiğinizi ve FlixBus tarafına neleri taşıdığınızı aktarabilirsiniz? </strong></p>

<p>Yukarıda da bahsettiğim gibi her iki şirket için de oldukça kıymetli bir sinerji yarattık ve bunu hep birlikte başardık. Sürekli seyahatler hiç durmayan bilgi paylaşımları. Dünyanın hemen her köşesinde edinilen tecrübelerin paylaşımı bizi her anlamda ileriye taşıdı. Öte yandan Flix tarafı için ise Kâmil Koç olarak biriktirdiğimiz tecrübe çok kıymetli oldu. Buna ne kadar değer veren bir şirket olduğunu her fırsatta gösterdiler. Nitekim Flix’in tüm dünyada Flix markasını kullanmayarak özünü koruduğu iki markasından biri Kâmil Koç.</p>

<p><strong>TRENDLERİ KÂMİL KOÇ BELİRLİYOR</strong></p>

<p><strong>Bugün Kâmil Koç’u sektörde farklı kılan temel değerleri nasıl tanımlarsınız?</strong></p>

<p>Kâmil Koç olarak Türkiye otobüs yolcu taşımacılığı sektörünün lideri konumumuz dolayısıyla biz kendimizi yolcuyu a noktasından b noktasına götüren bir şirket olarak değil bilet aldığı andan hatta bir seyahate çıkmaya karar vermesinden gideceği noktaya varana kadar yolcunun yanında olan bir hizmet şirketi olarak tanımlıyoruz. Bu da bizi daha en başta rakiplerimizden ayırıyor. Özellikle bu seyahatleri komple bir deneyim olarak ele almak yolcularımıza sunduğumuz deneyimi de iyileştirmemizi gerekli kılıyor. Bu konuda da güvenlik, konfor, ulaşılabilirlik gibi başlıklar öne çıkıyor. Bu konularda da Türkiye hatta zaman zaman dünyada da trendleri Kâmil Koç belirliyor. Yine de verdiğimiz bu komple hizmeti her geçen gün biraz daha iyileştirmek için durmaksızın çalışıyoruz.</p>

<p><strong>YEPYENİ HİKAYELERİN YAZILMASINA VESİLE OLDUK</strong></p>

<p><strong>2025 yılı beklentileriniz ölçüsündemi geçti? Ne kadar yolcu taşıdınız ne kadar sefer yaptınız? 2026 yılına yönelik beklentileriniz neler?</strong></p>

<p>2025 yılı hedeflerimize paralel geçti. Zonguldak, Mersin, Bodrum, Iğdır gibi bölgelerde de yeniden yapılanmayla hizmet hacmimizi genişlettik Adıyaman ve Diyarbakır gibi kritik bölgelerde de ağımızı genişleterek yepyeni hikayelerin yazılmasına vesile olduk. Yolcu sayımızda ve sefer hacmimizde Flix’in akıllı ağ yönetimi sayesinde verimli bir artış yakaladık. 2026’da ise daha dijitalleşme yatırımlarımızı arttırarak, sürdürebilirlik tarafında projelerimizi geliştirerek ve genişleterek sürdürmek istiyoruz. Ayrıca yolculuk deneyimini daha da geliştirmek için sürekli gelişim hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam edecek.</p>

<p><strong>ULUSAL-YEREL UYUMU BİZİM İÇİN SORUN DEĞİL GÜÇBİRLİĞİDİR</strong></p>

<p><strong>Bölgesel işbirlikleri size ve firmalara kazanımları neler oldu? Ulusal bir markanın yerel bir marka ile uyum süreci hep sıkıntılı olmuştur. Bu sizin için de geçerli bir anlayış mıdır? Sorunsuz bir geçiş olduysa sizi farklı kılan nedir?</strong></p>

<p>Kâmil Koç olarak iş ortaklıklarımıza başlarken çok seçici davranıyor, ince eleyip sık dokuyoruz. Çünkü bu ortaklıkların gücü aslında bizim gücümüzün de temelini oluşturuyor. Bu noktada ortak bir uyum yakalayabileceğimize inandığımız şirketlerle çalışmak çok çok önemli. Son dönemde Diyarbakır ve çevresinde yaptığımız iş birlikleri bunun en güzel örneği. Ulusal-yerel uyumu bizim için "sorun" değil, "güç birliği"dir. Başarımızın sırrı, yerel partnerlerimize Kâmil Koç’un imkanları ile daha fazla kazandırırken, onların bölgeye dair saha bilgisinden faydalanmaktır. Bu doğrultuda Kâmil Koç’un partnerlerimize sağladığı birçok avantaj bulunuyor. Bunların başında tabi ki Kâmil Koç’un güçlü finansal yapısından kaynaklanan avantajlar geliyor. Kâmil Koç’ta tüm partnerlerimiz hak edişlerini gününde hatta saatinde alırlar. Bu yıllardır asla değişmeyen bir özelliğimiz. Öte yandan ikram birimlerimizde lastikten, ikramlıklara yolda ihtiyaç duyulabilecek her şeye 7/24 piyasanın altında fiyatlardan ulaşabilirler. Ayrıca 7/24 çağrı merkezi hizmeti, dijital ve geleneksel pazarlama desteği ve daha sayamadığım onlarca ekstra hizmete sadece Kâmil Koç ile çalışarak ulaşabiliyorlar.</p>

<p><strong>FLİXBUS’IN TREN TECRÜBESİ</strong></p>

<p><strong>Ulaşım modları arasında entegrasyon bence en önemli nokta. Artık tren+otobüs, denizyolu+otobüs, havayolu+otobüs sizin bu noktada önümüzdeki süreçte bir çalışma yürütmeniz olabilecek mi? </strong></p>

<p>Biliyorsunuz global ortağımız Flix yakın zamanda çok büyük bir yatırımla Avrupa’da tren taşımacılığı alanında faaliyet gösteren FlixTrain markasını çok güçlendirdi. Biz de ülkemizde hizmet veren hızlı tren rotasına entegrasyonlarımızı yapıyoruz. Bizim de gelecekte tren çalışmamız neden olmasın?</p>

<p>Geleceğin mobilitesi "multimodal" yani çok modlu taşımacılıktadır. FlixBus’ın globaldeki tren tecrübesini Türkiye’de de farklı ulaşım modlarıyla entegre etme vizyonumuz var. Önümüzdeki süreçte otobüs yolculuğunu diğer ulaşım ağlarıyla daha akıcı bir şekilde birleştiren projeler üzerinde çalışıyoruz.</p>

<p><strong>AKARYAKIT ÖNE ÇIKIYOR</strong></p>

<p><strong>Şehirlerarası otobüs işletmecilerinin bugün en çok zorlandığı alan nedir?</strong></p>

<p>– Akaryakıt fiyatları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>– Terminal ücretleri</p>

<p>– Sigorta maliyetleri</p>

<p>– KDV/ÖTV yükleri</p>

<p><strong>Sizin sıralamanız hangi şekilde olurdu? Bu maliyet kalemlerini sefer başına sıraladığınızda toplam ne kadarlık bir maliyet oluşturuyor?</strong></p>

<p>Sıralama yapamayız, hepsini 1 numara olarak düşünebiliriz. Bizim için hepsi çok önemli. Ama akaryakıt küçük bir farkla da olsa öne çıkıyor.</p>

<p>Bugün bir seferin maliyet tablosunu şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p><strong>Akaryakıt</strong>: En büyük ve en değişken maliyet kalemimiz.</p>

<p><strong>Personel ve Sigorta</strong>: Nitelikli iş gücü ve artan poliçe maliyetleri.</p>

<p><strong>Terminal Ücretleri</strong>: Operasyonel giderlerde önemli bir paya sahip.</p>

<p><strong>KDV/ÖTV</strong>: Sektörün vergiler üzerindeki beklentileri halen devam ediyor.</p>

<p>Genel bahsetmek gerekirse yukarıda da söylediğim gibi ana kalemi akaryakıt oluşturuyor.</p>

<p><strong>Mevzuat konusunda sektörün çözüm beklediği başlıkları nasıl sıralarsınız? (U-ETDS, kısa mesafe rekabeti, belge karmaşaları, şoför çalışma saatleri vb.)</strong></p>

<p>U-ETDS sistemi veri takibi için kıymetli ve destekliyoruz. Tabi her yeni sistem gibi bu da sektörde işleyen pratikleri daha iyi öğrenecek sektörün ihtiyaçlarına ve normlarına göre kendisini optimize edecek. Dolayısıyla biraz daha zaman tanınmasına bu zaman içerisinde de sektörün yetkilileri doğru geri bildirimlerle beslemesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin uygulama süreçleri, kontrol sıklığının arttırılması gibi konular benim ilk anda aklıma gelenler.</p>

<p><strong>Korsan taşımacılık, yetkisiz taşıyıcılar sektöre nasıl zarar veriyor?</strong></p>

<p>Yetkisiz taşıyıcılar hem yolcu güvenliğini tehlikeye atıyor hem de vergisini veren, denetlenen firmalar karşısında haksız rekabet yaratıyor. Bu durum sektörün toplam kalite algısına da zarar veriyor. Elbette biz Kâmil Koç olarak sektörün lideri olma sorumluluğuyla bu tip yetkisiz taşıyıcılarla mücadelemizi yasal platformlar aracılığıyla sürdürüyoruz. Ancak yolcularımızın da bu konuda bilinçli davranmaları çok önemli. Özellikle vurgulamam gerekirse esasında nispeten ucuz görünen bu firmaların olası bir aksilik durumunda yolcuları için çıkardığı fatura çok ağır olabiliyor. Tüm paydaşlarımızdan talebimiz bu konuda daha dikkatli ve seçici olmalarıdır.</p>

<p><strong>KAPTANLIK MESLEĞİNE TEŞVİKLER SUNULMALIDIR</strong></p>

<p><strong>Sektörün genç şoför bulma sorununa yönelik sizin öneriniz nedir?</strong></p>

<p>Kaptanlık bizim gözümüzde bir meslekten fazlasıdır. Gençleri bu sektöre çekmek için ehliyet yaş sınırı düzenlemelerinin yanı sıra, kaptanlık mesleğinin sosyal statüsünü ve çalışma koşullarını iyileştirecek teşvikler sunulmalıdır. Biz Kâmil Koç hem üniversitelerle yaptığımız iş birlikleri hem de içeride kaptanlarımızla yaptığımız çalışmalar neticesinde bu konuda da sektörümüze örnek olmayı amaçlıyoruz. Özellikle CEO’muz Çağatay Bey bu konuyu çok önemsiyor. Hatta kendisinin şirket dışında en çok vakit geçirdiği yerler üniversiteler desem hata yapmış olmam. Oradaki öğrencilere destek olmak, üniversitelerle iş birliği yapmak bizim için çok önemli. Biz her konuda olduğu gibi sektörümüze bu konuda da örnek olmaya çalışıyoruz. Buradan sizin aracılığınızla tüm sektör oyuncularını üniversitelerle daha yakın çalışmayı öneriyoruz. Ek olarak kaptanlarımızın çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve mesleki statülerinin belirginleştirilmesi için de özel projelerimiz var. 30 Kasım’da Dünya Şoförler Günü’nü sektörümüzde ilk kez büyük bir törenle kutladık. Farklı bölgelerden yaklaşık 50 kaptanımızın tüm kaptanlarımızı temsilen katıldığı organizasyon oldukça büyük yankı buldu. Ayrıca tüm kaptanlarımıza bu güne özel hediye ve sertifikalarını takdim ettik. Ayrıca İK departmanımızın başlattığı “Kaptan Köşkü” projemizle de kaptanlarımızın sorunlarını istedikleri an paylaşabilecekleri bir ortam yaratıyoruz ve anlık olarak destek oluyoruz.</p>

<p><strong>BİZİM İÇİN EN ÖNEMLİ KONU VERİ GÜVENLİĞİ</strong></p>

<p><strong>Kâmil Koç’un dijitalleşmede önümüzdeki 5 yıllık yol haritası nedir?</strong></p>

<p>Kâmil Koç her zaman teknolojiye ve inovasyona önem veren bir şirket oldu. Hem yolculara sunulan teknolojik imkanları hem de içerde işlerin daha hızlı yürümesini sağlayan teknolojileri büyük oranda Türkiye’de ilk kez biz başlatık. Ancak bu işi global ölçekte yürüten Flix ile birleşmemizden sonra bu alanda yaptığımız yatırım ve faaliyetlerimiz hız kazandı. Özellikle dijitalleşme ve iş süreçlerimizi hızlandırma konusunu çok önemsiyoruz. Buna ek olarak yapay zekanın da bize bu anlamda çok faydası oluyor. Ancak Flixbus / Kâmil Koç olarak bizim bu konudaki en büyük önceliğimiz veri güvenliği. Bir yatırım yaparken ya da bir süreci iyileştirirken güvenlikten asla ödün veremeyiz. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı yaparken tabiri caizse kılı kırk yararak değerlendirip sonra ilerliyoruz. Önümüzdeki 5 yılda da müşterilerimize kolaylık sağlayabilecek, kaptanlarımızın sürüş güvenliğini arttırabilecek ve operasyonel anlamda süreçlerimizi iyileştirebilecek teknolojileri an be an takip ederek süreçlerimize entegre etmeyi sürdüreceğiz.</p>

<p><strong>GELECEĞE KENDİMİZİ HAZIRLIYORUZ</strong></p>

<p><strong>Filonun yaş ortalaması ve yenileme planlarınız nasıl şekilleniyor?</strong></p>

<p>Filomuzun yaş ortalamasının olabildiğince az olması için her yıl düzenli olarak yatırımlarımızı yapıyoruz. Bu anlamda da sektör ortalamasından oldukça genç bir filomuz olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu durum müşterilerimiz için daha konforlu ve güvenli yolculuklar sunmamız anlamına geliyor tabi ki. Öte yandan şirketimizin sürdürülebilirlik hedefleri nedeniyle de daha genç ve sürdürülebilir bir filomuz olmasını çok önemsiyoruz. Önümüzdeki 10 yılda sadece sektörümüz için değil belki de tüm dünya ekonomisi için en önemli konuların başında gelen sıfır emisyonlu ve otonom lojistik olabilir… Biz de global ortağımız Flix’in vizyonundan da faydalanarak çok hızlı bir şekilde yaklaşmakta olan geleceğe kendimizi hazırlıyoruz. Belli bir yaşın üzerindeki araçları sektör doğal olarak eleyecek. Biz de bu olgunun farkında olarak öz mal filomuzu gençleştirmek için yatırım yaparken sözleşmeli araçlarımızın yenilenmesi için teşvikler veriyoruz.</p>

<p><strong>Kâmil Koç’un yolcu güvenliğinde benimsediği standartlar nelerdir? (Kamera, hız yönetimi, sürücü izleme sistemleri, sensör teknolojileri.)</strong></p>

<p>Bu konu bizim taviz veremeyeceğimiz konuların en başında geliyor. Devletimizin belirlediği standart regülasyonlara ek olarak bizim şirketimiz içerisinde uyguladığımız çok net ve keskin kurallarımız var. Bu anlamda operasyon ekibimiz başta olmak üzere 7/24 faal olan ekiplerimiz mevcut. Ayrıca nitelikli personelin arttırılması, dijital izleme sistemlerinin geliştirilmesi, tüm filomuz için belli özellik ve yeterliliklerin standardize edilmesi gibi çok kapsamlı düzenleyici ve önleyici faaliyetler yürütüyoruz. Tabi ki yol ve trafik her türlü sürprize açık ancak Kâmil Koç olarak olumsuzluk doğurabilecek her türlü hadiseyi önlemek için alabildiğimiz tüm önlemleri alıyor bütün bunlara rağmen gerçekleşen bir hadiseye de devlet kurumlarımızla da iş birliği içerisinde olarak anında müdahale ediyoruz. Anlık olarak çok yakından takip ediyoruz.</p>

<p><strong>Yoğun sezonlarda operasyonel verimliliği nasıl sağlıyorsunuz?</strong></p>

<p>Yıllık bütçe ve planlama aşamasında bu yoğun günleri tek tek tespit ediyoruz. Bu tespitlerimize göre operasyon ekibimizle yoğun dönemden çok daha önce hazırlık yapıyoruz. Dolayısıyla daha yoğun dönem başlamadan çok önce biz a’dan z’ye tüm olası senaryoları planlamış ve buna göre önlemimizi almış oluyoruz. Kâmil Koç operasyon ekibi bu işe yıllarını vermiş çok tecrübeli ve kıymetli kişilerden oluşuyor. Bu ekiple birlikte bu süreci yönetmek inanın bizim için artık hiç zor olmuyor. Ayrıca kullandığımız veri odaklı talep tahminleme algoritmalarımız sayesinde yoğun dönemlerde ek seferleri ve araç dağılımını optimize ederek yolcularımızı mağdur etmeden maksimum verimlilik sağlıyoruz.</p>

<p><strong>Genç çalışanları sektöre çekmek için Kâmil Koç’un yürüttüğü çalışmalar var mı?</strong></p>

<p>Gençler bizim için her zaman çok önemli. Kâmil Koç’un 100 yıllık tecrübesini gelecek nesillere aktaracak olan gelecek yüzyılda bizi taşıyacak olan onlar. Bu doğrultuda yukarıda da bahsettiğim gibi başta CEO’muz Çağatay Kepek olmak üzere İK departmanımızın bir çok başarılı çalışma ve projeleri bulunuyor. Türkiye’deki neredeyse her bir üniversiteye dokunmak, oradaki öğrencilerle tanışmak, görüşmek için tüm panel, söyleşi vb. davetlere en üst düzeyde katılım sağlamaya çalışıyoruz. Öte yandan üniversitelerden gelen sponsorluk taleplerini de çok büyük oranda kabul ediyor öğrenci kulüplerini desteklemeye özen gösteriyoruz. İK departmanımız da üniversitelerin düzenlediği kariyer günü vb etkinliklere katılım göstererek gençlerle iletişimimizi daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç, bünyesinde çalışan personelleri iyi değerlendirip yetenekleri keşfederek buna göre uzun vadeli bir kariyer planı sunuyor tüm çalışanlarına. Bu konuda en iyi örnek aslında bizzat ben olabilirim. 30 yıl önce bilet satışta başladığım görevime bugün İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü olarak devam ediyorum. Bu benim için çok büyük bir gurur fakat tüm genç dostlarımıza da örnek olabilecek bir hikaye.</p>

<p><strong>Uçak bileti fiyatlarındaki dalgalanmalar otobüs sektörünü nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Uçak fiyatlarındaki dalgalanmalar, kısa ve orta mesafe rotalarda otobüse olan ilgiyi artırıyor. Ayrıca ülkemizin coğrafi koşulları nedeniyle uçak seyahatinin avantajları öne çıkıyor. Ancak nispeten kısa mesafeli yolculuklarda örneğin İstanbul – Bursa gibi yoğun rotalarda da bizim verdiğimiz hizmetin avantajları öne çıkıyor. Biz bu noktada uçağa nazaran özellikle müşterimize sağladığımız konforla öne çıkıyoruz. Bu şekilde rekabet ediyoruz.</p>

<p><strong>100 YILA ÖZEL PROJELERİMİZ VAR</strong></p>

<p><strong>Yeni nesil yolcuların beklentilerine yönelik 100. Yılda özel hizmetler, yenilikler olacak mı?</strong></p>

<p>100. yaşımız tabi ki bizi için çok çok önemli. Ancak hedeflerimiz 100 yıldır olduğu gibi bugün de aynı. Türkiye’nin yol arkadaşı olmak, memleketin her köşesinde tüm vatandaşlarımıza her anlamda gönül rahatlığıyla seyahat imkanı sunmak. Tabi ki bu hedeflerimiz doğrultusunda 100. Yıla özel projelerimiz var. Tüm ekiplerimiz kendi uzmanlık alanlarında bu yıl yapacakları projeleri planlamaya aylar öncesinden başladılar. Ancak start vermeden burada açıklamam doğru olmayacaktır. Merakınızı ve heyecanınızı anlıyorum. Bizlerde inanın en az sizler kadar heyecanlıyız ancak. Şimdiden bahsederek sürprizi kaçırmak istemem. Sadece şunu bilmenizi isterim 100 yaşında bir şirket olmanın hakkını vereceğiz. Bizi takipte kalın </p>

<p><strong>BİZDE YENİLİK, BÜYÜME ASLA BİTMEZ</strong></p>

<p><strong>Uluslararası hatlar veya yeni iş ortaklıkları gündeminizde mi?</strong></p>

<p>Malumunuz 2025’te başta Diyarbakır, Iğdır, Adıyaman olmak üzere çok güzel iş birlikleri yaptık. Bu birliktelikler sonucunda tüm paydaşlarımızdan aldığımız geribildirimler hem bizim hem de partnerlerimiz için ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 2026’da yurt içinde de yurt dışında da rota sayımızı arttırmak yukarıda da söylediğim gibi öncelikli hedeflerimizden bir tanesi. Tabi sektörümüz çok dinamik, fakat biz her an sektörümüzü, yolcularımızı dinliyor nerede güçlenmeliyiz, nerelerde olmalıyız tabiri caizse canlı olarak takip ederek planlama yapıyoruz. Elbette takip ettiğimiz bir takım prosedürler ve zaman gerektiren süreçler de var. Özetle yeni hatlar ve iş ortaklıkları bizim her zaman gündemimizde sadece Kâmil Koç ve paydaşları için en faydalı, en doğru anı bekliyoruz diyebilirim  Kâmil Koç’un 100. Yaşının sırrı biraz da burada bizde yenilik, büyüme asla bitmez. Türkiye’nin 81 ilinde de olsak büyümekten genişlemekten taviz vermeyeceğiz.</p>

<p><strong>TÜRKİYE’NİN YOL ARKADAŞI OLMAK</strong></p>

<p><strong>Son olarak, Türkiye’nin 100 yıllık bir markası olarak geleceğe dair mesajınız nedir? Sektörün geleceğine nasıl bakıyorsunuz?</strong></p>

<p>Kâmil Koç’un hikayesi, Cumhuriyet’in yolculuk hikayesidir. Geleceğe bakarken şunu görüyoruz: Karayolu taşımacılığı hiçbir zaman bitmeyecek, ancak evrilecek. Biz bu evrimin öncüsü olarak, teknolojiyi insani dokunuşla birleştirmeye ve Türkiye’nin yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Sektörümüzün geleceği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde çok daha parlak olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ, ŞEHİRLERARASI</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/kamil-koc-100-yasinda-hedefimiz-degismedi-turkiyenin-yol-arkadasi-olmak</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/kamil-koc-mehmet-turkyilmaz-970x600.png" type="image/jpeg" length="63703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersan Üst Yapı Otomotiv Başkanı Melih Mis: İç pazarda hedefimizi yakaladık, ihracatımızı da büyüttük]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mersan-ust-yapi-otomotiv-baskani-melih-mis-ic-pazarda-hedefimizi-yakaladik-ihracatimizi-da-buyuttuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mersan-ust-yapi-otomotiv-baskani-melih-mis-ic-pazarda-hedefimizi-yakaladik-ihracatimizi-da-buyuttuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 için belirlediğimiz %7 büyüme hedefini tüm zorluklara rağmen yakaladık. İhracatımızı %15’ten %22’ye çıkardık. Yurtiçinde özellikle frigorifik kasa, panelvan izolasyon ve kayar brandalı kasa talebi artıyor. Yurtdışında ise frigorifik kasa segmentinde istikrarlı bir büyüme var. Gebze sonrası yeni bir şehirde şube açacağız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Röportaj: Erkan YILMAZ</strong></em></p>

<p><strong>Mersan Üst Yapı Otomotiv San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Melih Mis</strong> ile 2025 yılı ve 2026 beklentilerine yönelik bir söyleşi gerçekleştirdik</p>

<p><img alt="" height="381" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/melih-mis-ust-yapi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#f39c12"><strong>TD:</strong></span> <strong>2025’in ilk sayımızda yaptığımız röportajda; “Hedefimiz 2025 yılında yüzde 7 büyüme elde etmek” yönünde bir açıklamanız olmuştu. Belirlediğniz hedeflere ulaştığınız bir yıl oldu diyebilir miyiz?</strong></p>

<p>- 2025 yılı içerisinde, özellikle <strong>üçüncü çeyrekte</strong> piyasa koşulları ve dış ticaret kaynaklı lojistik hizmetlerde yaşanan aksamalar nedeniyle hedeflerimizde kısa süreli sapmalar oldu. Ancak <strong>son çeyrekte yakaladığımız güçlü ivme</strong>, üretim ve satış performansımıza olumlu yansıdı ve yıl genelinde belirlediğimiz <strong>%7 büyüme hedefini yakaladığımız bir yıl</strong> olarak tamamladık.</p>

<p><span style="color:#f39c12"><strong>TD:</strong></span> <strong>Satışlarınızın yüzde 15’ini ihracat, yüzde 85’ini yurtiçi pazarın oluşturduğunu ifade etmiştiniz. Bu seviye hangi noktaya geldi? Hangi ürün grupları iç pazarda ve yurtdışı pazarlarda öne çıktı? </strong></p>

<p>- Yıl içerisinde ihracat performansımız özellikle <strong>Ağustos ayı itibarıyla hız kazandı</strong> ve sayısal olarak <strong>yüzde 22 seviyelerine ulaştı</strong>. Bu artışta en güçlü pay <strong>frigorifik kasa ürün grubuna</strong> ait. Hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarlarda frigorifik kasalarla konumumuzu güçlendirmeye ve pazar payımızı istikrarlı şekilde artırmaya devam ediyoruz.</p>

<p><span style="color:#f39c12"><strong>TD:</strong></span> <strong>Yurtdışı ihracat pazarlarında müşteri beklentileri (sertifikasyon, standartlar, kalite, teslim süresi vb.) nasıl değişiyor?”</strong></p>

<p>- Yurtdışı ihracat pazarlarında müşteri beklentileri son yıllarda belirgin şekilde yükseldi ve daha sistematik hale geldi. Artık yalnızca ürünü satmak yeterli değil; ürünün <strong>uluslararası standartlara uygunluğu, izlenebilirliği ve sürekliliği</strong> en az ürün kadar önem taşıyor. Bizlerde bu sürekliliği sağlamak adına setifikasyonlar, standartlar ile uyum sağlıyoruz. CE, ATP, ISO ve araç üstü uygulamalara özel ülke regülasyonları artık “tercih” değil, <strong>zorunluluk</strong> haline geldi. Müşteriler belgelere değil, bu belgelerin üretim kültürüne gerçekten entegre edilip edilmediğine bakıyor. Yurtdışı pazarlarda kalite; yalnızca malzeme kalitesi değil, <strong>işçilik standardı, montaj detayları, uzun vadeli dayanım ve satış sonrası performans</strong> ile birlikte değerlendiriliyor. Tek seferlik kalite değil, <strong>sürdürülebilir kalite</strong> talep ediliyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/melih-mis-ust-yapi-melih-mis-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Son yıllarda üst yapı otomotiv pazarında (kayar perde, frigorifik, kuru yük kasası) talep nasıl değişti? İç pazarda ve ihracatta hacimsel (adet veya tonaj olarak) artış mı, düşüş mü gördünüz?”</strong></p>

<p>- Son yıllarda yurtiçi pazarda özellikle <strong>frigorifik kasa, panelvan izolasyon ve kayar brandalı kasalarda belirgin bir talep artışı</strong> gözlemleniyor. Yurtdışı pazarlarda ise <strong>frigorifik kasa segmentinde her yıl artan adetlerle istikrarlı bir büyüme</strong> kaydediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Türkiye üst yapı sektörünün büyüklüğü noktasında bir bilgi vermeniz mümkün olur mu?</strong></p>

<p>- Türkiye üst yapı sektörünün büyüklüğü sayısal olarak güçlü ve hacimlidir; ancak piyasada çok sayıda üretici bulunması nedeniyle <strong>nitelik, kalite ve standardizasyon seviyesi genel olarak düşük</strong>, bu da sektörün katma değer üretmesini sınırlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Son dönemde hammaddeler (çelik, alüminyum, izolasyon malzemesi vb.) fiyatları ve tedarik zinciri ne durumda? Bu, üretim maliyetlerinizi ve satış fiyatlarınızı ne ölçüde etkiliyor?</strong></p>

<p>- Son bir yıldır hammadde tedarik zincirinde herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Kritik yarı mamulleri kendi tedarik yapımızla ve ithal olarak temin edebildiğimiz için tedarik sürekliliğini koruyoruz. Bu yapı sayesinde üretim maliyetlerini kontrol altında tutabiliyor, maliyet artışlarını satış fiyatlarına minimum seviyede yansıtıyoruz.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Özellikle frigorifik kasa ya da ADR kasa alan müşteriler neler bekliyor? İzolasyon, yalıtım, ADR yönetmelik uyumu, güvenlik, servis/ bakım desteği gibi kriterlerde öncelikleri neler?”</strong></p>

<p>- Frigorifik kasalarda müşterilerin temel beklentileri izolasyon ve yalıtım performansı, yönetmeliklere uyum ve güvenlik olmakla birlikte; pazarda <strong>fiyat odaklı satın alma yaklaşımı ve teknik bilgi eksikliği nedeniyle bir algı karmaşası</strong> yaşanıyor. MelihMis Üst Yapı olarak bu noktada satış sonrası memnuniyeti güçlendirmek adına <strong>servis ve bakım hizmet noktalarımızı sürekli artırıyoruz</strong>.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Kayar perde kasa, frigorifik kasa, ADR kasa gibi özel üst yapılar üretirken karşılaştığınız teknik ya da lojistik zorluklar neler?” </strong></p>

<p>- Kayar perde kasa,frigorifik kasa ve kuru yük kasa gibi özel üst yapılarda <strong>teknik açıdan önemli bir sorun yaşamıyoruz</strong>; kullandığımız ileri teknoloji makineler ve düzenli personel eğitimleriyle teknik altyapımızı sürekli güçlü tutuyoruz. Ancak <strong>lojistik tarafta</strong>, özellikle <strong>ithal ürün ve yarı mamullerin temininde</strong>, planlama, zamanlama ve tedarik sürecinin daha fazla dikkat ve özen gerektirdiği zorluklar yaşanabilmektedir.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> İş gücü — nitelikli kaynak (kaynakçı, montajcı, teknisyen) bulmakta zorlanıyor musunuz? Özellikle yüksek teknik beceri gerektiren kasa / izole / ADR gibi üretimlerde.”</strong></p>

<p>- Özellikle teknisyen ve montajcı gibi <strong>nitelikli iş gücü temininde zorlanıyoruz</strong>. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda ihtiyaç duyulan insan kaynağı her geçen gün artarken, sektörde bu alandaki arz yetersizliği daha belirgin hale geliyor. Bu soruna kalıcı çözüm üretmek amacıyla <strong>üniversitelerle iş birlikleri kuruyor, staj ve yetiştirme programlarıyla genç yetenekleri bünyemize kazandırıyoruz</strong>.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Küçük ve orta ölçekli üreticiler ile büyük üreticiler arasındaki rekabet nasıl? Sizin firmanız bu rekabet ortamında avantaj/ dezavantajlarını nasıl değerlendiriyor? </strong></p>

<p>- Küçük, orta ve büyük ölçekli üreticiler arasında rekabet hem fiyat hem de kalite tarafında artarak devam ediyor. MelihMis Üst Yapı olarak kalite standartlarımızı istikrarlı biçimde koruyarak bu rekabette avantaj sağlıyor ve sektörde rol model bir konumda yer alıyoruz. Artan denetimler nedeniyle küçük üreticiler için ayakta kalmak zorlaşırken, biz büyük üreticiler olarak standartlara uygun ve belgeli üretimle sektörün daha nitelikli hale gelmesine katkı sağlıyoruz. Merdiven altı üreticiler bulunsa da, kalite ve güven odaklı müşteri kitlemiz sayesinde bu durum firmamız için bir risk oluşturmuyor..</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Sektörde sürdürülebilirlik, çevre, yakıt verimliliği, azami yük/ ağırlık sınırlamaları gibi baskılar artıyor mu? Bu dönüşüm üst yapı üretimini nasıl etkileyecek?”</strong></p>

<p>- Azami yük ile alakalı kanunlar çıkıyor ama erteleniyor sürekli, buna bağlı değişkenliklerde satışlarımızı etkiliyor. Özellikle Temmuz-Eylül döneminde no1 kategorisi kantar muhabbeti piyasayı çok derin etkiledi.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Üst yapı kasa talebi kimlerden geliyor? Küçük taşımacı firma, büyük lojistik/flota şirketi, perakende dağıtıcı, gıda/frigorifik vb. sektörler… Talep profili nasıl değişti?” </strong></p>

<p>Micro taşıma yapanlar, ticari araç kiralama firmaları artık daha fazla piyasada. Gıda lojistik firmalarında yüzde 30 düşüş yaşanıyor. Sıcak satıştan çıkma projelerin üst yapı talebini negatif etkiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Frigorifik kasa üretiminde çevre, izolasyon, yakıt/enerji verimliliği ile ilgili beklentiler artıyor mu? Yeni regülasyon, sertifika ya da standart talepleri geliyor mu?”</strong></p>

<p>- Frigorifik kasa üretiminde çevre, izolasyon ve enerji verimliliğine yönelik beklentiler belirgin şekilde artıyor. Karayollarındaki denetim noktalarının çoğalmasıyla birlikte müşteriler, gıda taşımacılığında standartlara ve belgelere uyumun öneminin daha fazla farkına vardı. Özellikle <strong>ATP belgesi kullanım bilinci</strong>, uygulanan cezalarla birlikte ciddi şekilde artış gösterdi. Bu doğrultuda müşterilerimize, sipariş öncesinde ürünlere ait kalite ve uygunluk belgelerini mutlaka sorgulamalarını ve belgeleri birebir görmelerini tavsiye ediyoruz. Standartlara uygun ve belgeli üretim sayesinde hem sürdürülebilir bir yapı oluşturuyor hem de sipariş teslim sürelerimizi kısaltabiliyoruz.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> “Önümüzdeki 2–3 yıl içinde sizce sektörün karşılaşacağı yeni regülasyonlar, mevzuat değişiklikleri neler olabilir? Firma olarak buna hazırlığınız var mı?”</strong></p>

<p>- Önümüzdeki 2–3 yıl içinde sektörde <strong>araç kontrol merkezlerine yönelik yapısal değişiklikler</strong> öne çıkacak. Bunun devamında, <strong>2. aşama tip onay belgelerinin zorunlu hale gelmesi</strong> durumunda sektörde kalite, denetim ve güven ortamının ciddi şekilde artacağını öngörüyoruz. Firma olarak bu tür mevzuat ve regülasyon değişikliklerine uyum sağlayabilecek teknik altyapı ve üretim disiplinine sahibiz.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> “Sektörünüzde hafif gövde (alüminyum, kompozit), izolasyon teknolojisi, modüler kasa sistemleri gibi yenilikler üzerine bir eğilim var mı? Özellikle elektrikli veya alternatif yakıtlı araçlara üst yapı üretimi konusuna bakıyor musunuz?”</strong></p>

<p>- Sektörde hafif gövde, kompozit ve modüler sistemlere yönelik bir eğilim olmakla birlikte, gerek <strong>-18°C taşımacılığı</strong> gerekse <strong>lojistik uygulamalar</strong> için her zaman en doğru çözümün aşırı hafiflik olmadığını düşünüyoruz. MelihMis Üst Yapı olarak taşıma güvenliği, izolasyon performansı ve uzun ömür kriterlerini esas alarak <strong>uygulamaya en uygun üst yapıları</strong> üretiyoruz. Elektrikli ticari araçlarda ise aktif olarak üst yapı üretimi gerçekleştiriyoruz; bu alandaki ilk çalışmamızı 2022 yılında lider bir markanın lansman aracının üst yapısını yaptık ve bugün farklı markalar için de düzenli üretim yapmaya devam ediyoruz.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> “Büyük lojistik, perakende, e-ticaret gibi segmentlerin değişen ihtiyaçları (soğuk zincir, hızlı dağıtım, ADR taşımacılığı vb.) üst yapı tasarımlarınızı nasıl etkiliyor</strong>?”</p>

<p>- Büyük lojistik, perakende ve e-ticaret gibi segmentlerin soğuk zincir, hızlı dağıtım ve ADR taşımacılığına yönelik artan ihtiyaçları, üst yapı tasarımlarımızı sürekli geliştirmemizi sağlıyor. Firma olarak her sektöre özel çözümler üretiyor, her yeni talebi Ar-Ge çalışmalarımızı daha ileriye taşıyan bir gelişim alanı olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p><img alt="" height="375" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/melih-mis-ust-yapi-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Gebze’de 1000 metrekarelik bir fabrika yatırım planınzı aktarmıştınız, bu plan hayata geçtiyse nasıl bir seviye elde ettiniz, üretim ve istihdam adetleri... Yeni fabrika yatırımının sizin iş süreçlerinize ve pazar payınıza katkısı ne oldu?</strong></p>

<p>- Gebze’de hayata geçirdiğimiz 1.000 m²’lik fabrika yatırımı, Melihmis Üst Yapı’nın pazardaki bilinirliğini ve erişimini ciddi anlamda artırdı. Bu yatırım sayesinde istihdamımızda yaklaşık yüzde 12’lik bir artış sağladık ve yeni pazarda güçlü, sürdürülebilir bir müşteri portföyü oluşturduk. Gebze ile başlattığımız şubeleşme politikamızı da bu yıl farklı bir şehirde açmayı planladığımız yeni şube yatırımıyla sürdürmeyi hedefliyoruz. Bu genişleme hem üretim süreçlerimizin verimliliğine hem de pazar payımıza doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> 2025 yılında yeni istihdam konusunda nasıl bir süreç işledi.. Toplam çalışan sayınız nedir?</strong></p>

<p>- 2025 yılı boyunca yeni istihdam konusunda, Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarının da etkisiyle zaman zaman dalgalı bir süreç yaşadık. Buna rağmen operasyonel sürekliliğimizi koruduk ve istihdam politikamızı her zaman kontrollü, tamamen ihtiyaca dayalı bir şekilde yürüttük. Yıl genelinde ortalama çalışan sayımız yaklaşık 85 kişi seviyesinde seyretti.</p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> Yeni yatırım süreçlerinde en büyük sıkıntı hep finansmana erişim oldu. Bu konuda sizin müşterilerinize sağladığınız kolaylıklar, avantajlar oldu mu? </strong></p>

<p>- Yeni yatırım süreçlerinde en çok zorlandığımız konuların başında finansmana erişim geliyor. Bu noktada biz, etkin bir stok yönetimi anlayışıyla hareket ediyoruz. Minimum stok seviyeleriyle çalışarak nakit akışımızı dengede tutmayı başarıyoruz. Bu yapı sayesinde müşterilerimize ödeme vadelerinde esneklik ve kolaylık sağlayabiliyoruz. Açıkçası sunduğumuz bu avantajın bizi piyasada bir adım öne taşıdığını rahatlıkla söyleyebilirim.</p>

<p><strong><img alt="" height="821" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/melih-mis-ust-yapi-5.jpeg" width="800" /></strong></p>

<p><strong><span style="color:#f39c12">TD:</span> 2026 yılından beklentileriniz, hedefleriniz nelerdir? 2026’nın üst yapı sektörü açısından nasıl bir yıl olacağını düşünüyorsunuz? </strong></p>

<p>- 2026 yılının ilk çeyreğinde, önceki yıldan devreden teslimatlarımızı tamamlamayı hedefliyoruz. Yılın ilk yarısının sektörel anlamda dengeli ve orta seviyede geçeceğini öngörürken, bu dönemde yurtdışı pazar payımızı artırmaya odaklanacağız. İkinci yarıda ise iç pazardaki faaliyetlerimizi güçlendirerek, hem üretim hacmi hem de sürdürülebilir büyüme açısından yılı güçlü şekilde tamamlamayı planlıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ, OTOMOTİV, ÜSTYAPI</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mersan-ust-yapi-otomotiv-baskani-melih-mis-ic-pazarda-hedefimizi-yakaladik-ihracatimizi-da-buyuttuk</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/mersan-ust-yapi-otomotiv-baskani-melih-mis.png" type="image/jpeg" length="17729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercedes-Benz Türk: 2026 otobüs ve kamyon tarafında büyüyen değil,  Yenilenen bir pazar olacak]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-2026-otobus-ve-kamyon-tarafinda-buyuyen-degil-yenilenen-bir-pazar-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-2026-otobus-ve-kamyon-tarafinda-buyuyen-degil-yenilenen-bir-pazar-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’da ikinci el ticari araç pazarında hareketlilik 2025 yılının daha da üstünde olacak gibi görünüyor. Biz Mercedes-Benz Türk olarak ikinci el pazarında pazar dinamiklerinin belirlenmesinde yine öncü olmaya devam edeceğiz. Yeni araç alımlarında takasa daha çok ihtiyaç olmasını beklerken, ikinci el satışlarında da alt takasın daha çok tercih edileceği bir yıl olacağını öngörüyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>■ Özel Röportaj:<span style="color:#7f8c8d"> </span>Erkan YILMAZ / Muammer BAŞKAN</strong></em></p>

<p>Her yıl sonunda <strong>Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü</strong> <strong>Didem Daphne Özensel</strong> ile bir araya gelerek ikinci el otobüs ve kamyon pazarına yönelik değerlendirmelerini ve gelecek yıla yönelik beklentilerini öğreniyoruz. Bu yıl, 15 Aralık 2025 tarihinde görüştük.</p>

<h2><strong>2025 öngörülerimizin hepsi gerçekleşti </strong></h2>

<p>Didem Daphne Özensel, 2025 yılına yönelik değerlendirmelerine başlamadan önce 2024 yılı sonunda yaptığımız röportajdaki açıklamalarına dikkat çekiyor: “<strong>2025 yılı için, ekonomik faaliyetler açısından sıkılaşmanın daha çok hissedileceği bir yıl olacağını ve büyüme amaçlı ticari yatırımların yerini yenileme amaçlı yatırımlara bırakacağını</strong> düşünüyorduk. 2025’te öngördüğümüz gibi <strong>büyüyen değil, yenilenen bir otobüs ve kamyon pazarı </strong>oldu. Pazar seviyelerinin ise 2024 yılına göre daha geride olacağını öngörmüştük. <strong>Otobüste ve kamyonda takasın yoğun olacağını söylemiş, hatta otobüs ürün grubunda alt takası daha da yoğun bir şekilde gözlemleyebiliriz</strong>’ demiştik; 2025 yılı <strong>öngörülerimize paralel</strong> gerçekleşti. Mercedes-Benz Türk otobüs ve kamyon müşterimizin aracını satmak istediğinde veya takasla sıfır araç almak istediğinde <strong>BusStore ve TruckStore aracılığıyla</strong> gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinde <strong>aldıkları hizmetten oldukça memnun </strong>olduklarını; ayrıca <strong>güçlü ikinci el değeri sayesinde</strong> yaptıkları yatırımlarının karşılığını aldıklarını gözlemliyoruz. Mercedes-Benz Türk ikinci el yapılanması olarak, bize ihtiyaç duyduklarında müşterilerimizin yanlarında olduk ve olmaya devam ediyoruz. Her zaman söylüyorum; <strong>“BusStore ve Truckstore olarak bize nerede ihtiyaç var ise biz oradayız!”</strong></p>

<h2><strong>2026’da finansmana erişim yine önemli</strong></h2>

<p>Didem Daphne Özensel, 2026 yılına yönelik beklentisini de açıkladı: “<strong>2026’da özellikle ikinci el tarafında takasın yine çok tercih edileceği </strong>beklentisi ağırlık kazanıyor. 2026 yılında da <strong>finansmana erişim</strong> en önemli başlıklardan biri olacak. <strong>Ağır ticari araç pazarındaki araçların yaş ortalamasının hâlâ çok yüksek</strong> olduğunu söyleyebiliriz. <strong>BusStore için</strong> 2026’da da 2025’e benzer şekilde <strong>yenileme amaçlı otobüs yatırımlarının</strong> ağırlıkta olmasını ve <strong>artan takas taleplerinin </strong>devam etmesini bekliyoruz. <strong>TruckStore tarafında</strong> ise 2025 yılının son çeyreğindeki hareketlenmenin 2026 yılında devam etmesini ve özellikle <strong>büyük filoların filo yenileme iştahının artmasıyla takasa ihtiyacın artacağını öngörüyoruz.</strong> Öngörümüzün özellikle <strong>Şubat, Mart ayında hareketli bir ikinci el pazarı yaşayacağımız yönünde </strong>olduğunu söyleyebilirim.</p>

<p>İkinci el pazar dinamiklerinin belirlenmesinde öncü olan <strong>BusStore ve TruckStore’daki profesyonel ve güvenilir hizmet politikamızla</strong> ikinci elde <strong>kurumsal çatımız altında değer zincirinin tüm unsurları ile hizmet veriyoruz.</strong> Bu kapsamda 2025 yılında ikinci el kamyon ve otobüs pazarında aktif biçimde var olup müşterilerimize en iyi hizmeti sunduk ,2026 yılında da sunmaya devam edeceğiz. Tekrar yineliyorum; <strong>Mercedes-Benz kamyon ve otobüs kullanıcıları </strong>ise, her zaman olduğu gibi yatırımlarının karşılığını <strong>araçlarını yenilemek veya satmak istediklerinde görecekler. </strong> Mercedes-Benz Türk olarak her zaman, müşterilerimizin toplam sahip olma maliyetleri içerisindeki kalemlerden biri olan «ikinci el değeri»ni daima korumaya odaklanıyoruz. Mercedes-Benz marka kamyon ve otobüs ürünleri için müşterilere özel finansal çözümler sunan, aktif büyüklüğü açısından Türkiye’nin en büyük finansman şirketi olan <strong>Mercedes-Benz Kamyon Finansman</strong>’ın süreçlerimizde de <strong>terzi dikim finansman çözümleri </strong>sunabilmesi çok büyük bir avantaj. Bu noktada her zaman olduğu gibi Mercedes-Benz Kamyon Finansman desteği <strong>2026 yılında da değer zincirinin önemli bir parçası olacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bayilerdeki yeni yapılanmanın katkısı olacak</strong><strong> </strong></h2>

<p>Özensel’e <strong>Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağındaki yeniden yapılanma süreci kapsamında 4 milyar TL değerinde gerçekleşen yatırımların ikinci el faaliyetlerine katkısının nasıl olacağını düşündüğünü sorduk.</strong> Didem Daphne Özensel, “Şirketimiz, kamyon ve otobüs ürün grubuna odaklı hizmet verecek yeni bayi ve yetkili servis ağı yapılanması ile Türkiye genelinde büyük bir dönüşüme imza attı. 2021 yılında küresel olarak Daimler AG’den ayrılan Daimler Truck AG’nin global stratejisi doğrultusunda <strong>Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağı da tamamen kamyon ve otobüs müşterilerine özel hizmet sunacak </strong>şekilde yeniden yapılandırılıyor. Didem Daphne Özensel: “Bayilerimiz, kamyon ve otobüs müşterisine odaklanma stratejimiz kapsamında büyük bir yatırıma imza atıyor. Türkiye’nin dörtbir yanı inşaat halinde. <strong>Bu yapılanma süreci tabii, yeni araç satışının ve yetkili servis faaliyetlerinin yanı sıra ikinci el süreçlerine de olumlu yansımalarını göreceğiz.</strong> Bu dönüşüm sürecinde de bayi ağımızda BusStore ve TruckStore acentelerimizle üst düzey hizmet vermeye devam edeceğiz. <strong>Mercedes-Benz Türk bayileri, yalnızca ikinci el satış noktası olmakla kalmayıp, aynı zamanda takas alımlarında da müşterilerimizle temas ettiğimiz ve alım süreçlerini yönettiğimiz önemli bir temas noktasıdır. </strong>Bu kapsamda yeniden yapılanma sürecimizin ikinci el faaliyetlerimizi destekleyen bir yapı olacağını düşünüyorum.” dedi.</p>

<h2><strong>Müşterilerimizin her zaman yanındayız</strong></h2>

<p>İhtiyaca uygun stokla ilerlediklerini belirten Özensel, “<strong>Stok devir hızımızı iyi yönetiyoruz. Müşterlerimizin bize ihtiyaç duyduğu anda yanlarında oluyoruz </strong>ve aldığımız ikinci el araçların satışını da çok hızlı yapabiliyoruz. Birinci önceliğimiz; Mercedes-Benz kamyon ve otobüs kullanıcısının ikinci el aracını güçlü <strong>ikinci el değeriyle takasa alıp, sıfır araca erişimini daha kolay hale getirmek. </strong>Yıl boyunca <strong>minimum stok maliyeti hedefiyle çalışmalarımızı sürdürdük; stok çevirme hızını artırmaya odaklandık ve bu konuda başarılı olduk, ekibimi de bu vesile ile tebrik ediyorum.</strong>” dedi.</p>

<h2><span style="color:#7f8c8d"><em><strong>KUTU...  KUTU... KUTU...</strong></em></span></h2>

<h2><strong><em>Fark yaratmak başarının anahtarı</em></strong></h2>

<p><em>28 yıldır Mercedes-Benz Türk bünyesinde, 20 yıla yakın da bayi yönetimi alanında çalışan Didem Daphe Özensel, başarıyı getiren en önemli unsurun <strong>uyum içinde çalışan ekibin varlığı </strong>olduğuna dikkat çekerek, “Birlikte çalıştığım insanlara güvenmeliyim. En önemli konulardan biri fark yaratmak. Başarıya giden yolda bir işi alıp, ileriye taşıyacak azmin ve özverinin olması çok önemli. Şirketimizde görev yapan birçok yöneticimizin işe alınmasından kariyer yolculuklarındaki önemli adımlarına şahit olmak ve bu yolculukta yanlarında olmak gurur verici. <strong>Onların kurum içindeki gelişimlerini, başarılarını gördükçe mutlu oluyor, gittikleri yolda onları desteklemeye özen gösteriyorum</strong>” dedi.</em></p>

<h2><em><strong>İkinci el süreçleri deneyim kazandırıyor</strong></em></h2>

<p><em>Didem Daphne Özensel, 2019 yılından beri ikinci elin yönetiminde görev aldığını belirterek, <strong>“Ben otomotiv alanında çalışan her yöneticinin ikinci el faaliyetlerini de bir süre deneyimlemesi gerektiğine inanıyorum. İkinci el süreçlerini bilmek büyük bir deneyim kazandırıyor”</strong> dedi.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>LOJİSTİK, RÖPORTAJ, İKİNCİ EL, ŞEHİRLERARASI, TURİZM TAŞIMA, ULUSLARARASI</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-2026-otobus-ve-kamyon-tarafinda-buyuyen-degil-yenilenen-bir-pazar-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2026/01/didem-daphne-ozensel-mbt-direktor.png" type="image/jpeg" length="43540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSTAB Başkanı Aziz Baş: Herkes mevcudu korumanın peşinde]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/istab-baskani-aziz-bas-herkes-mevcudu-korumanin-pesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/istab-baskani-aziz-bas-herkes-mevcudu-korumanin-pesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Her işletme mevcut yapısını korumaya çalışıyor; çünkü aksi halde çarklar dönmüyor. Maliyetler yükseldikçe yeni yatırım yapmak zorlaşıyor ve personel azaltmak kaçınılmaz hâle geliyor. Ticari hayatın en zorlu dönemlerinden geçiyoruz; istikrarını koruyanlar ayakta kalacak.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkan YILMAZ / ÖZEL RÖPORTAJ</strong></p>

<p><strong>İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği (İSTAB) Başkanı Aziz Baş</strong>, Başkan Vekili <strong>Bülent Doğmuş</strong> ve Genel Sekreter <strong>Esat Yıldırım</strong> ile dernek merkezinde bir araya geldik. Taşıma Dünyası’na 2025 yılını değerlendiren yöneticiler, 2026 yılı beklentilerini de paylaştı.</p>

<p>Ekonomik zorlukların arttığı, fabrikaların kapandığı veya yurtdışına taşındığı bir süreçte servis sektörünün yaşanan olumsuzluklardan nasıl etkilendiğini öğrenmek için görüştüğümüz İSTAB yetkilileri, sektörün yaşadığı zorlukları aktarırken hem geride kalan yılı değerlendirdi hem de önümüzdeki yıl için beklentilerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="488" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/12/istab-baskani-aziz-bas.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><strong><em>İSTAB BAŞKANI AZİZ BAŞ</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>2025, beklentiler ölçüsünde bir yıl olmadı</strong></h2>

<p>“2025, herkesin istediği ve beklentileri ölçüsünde bir yıl olmadı” diyen <strong>Aziz Baş</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “Taşlar yerlerine sağlıklı şekilde oturtulamadı. Küçülmelerin ve daralmaların yaşandığı bir yıl oldu. Her sektör, ayakta kalmak için büyük zorluklarla mücadele ediyor. Bu durum sadece bizim sektörümüz için geçerli değil; tüm sektörlerde firma sahipleri ve çalışanlar benzer sıkıntılar yaşıyor.</p>

<p>Yarınını göremediğinizde öngörüde bulunmanız mümkün olmuyor. Bir işe ya da bir gayrimenkule yatırım yapacaksınız, ancak onun değerlenmesinin veya kazancının nasıl olacağını gösteren bir veri yok. Herkes yatırım yapmaya veya bir ürün almaya çekinir, korkar hâle gelmiş durumda. Nakitte kalmak zorunda hissediyorsunuz, ama bu durumu ne kadar sürdürebilirsiniz? Herkes artık paradan para kazanma arayışında.”</p>

<h2><strong>Herkes mevcudu koruma peşine düştü</strong></h2>

<p>Artan maliyetler nedeniyle bazı kurumların servis hizmetinden vazgeçtiğini gözlemlediklerini belirten <strong>Aziz Baş</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Kapanan fabrikalar olduğu gibi küçülenler de var. Kurumlar, ayakta kalabilmek için kemer sıkma dönemine girdi. Ya personel sayısını azaltıyorlar ya da servis hizmetini kısmak, evden çalışma imkanını artırmak yoluna gidiyorlar. 2026 yılında bunun artarak devam edeceğini öngörüyoruz; çünkü bu ortamda kimse yeni yatırım yapmıyor.</p>

<p>Herkes mevcudu korumaya odaklandı, çünkü başka şekilde çarkı döndüremiyorsunuz. Maliyetlerin altında kaldığımızda yeni yatırım yapamıyor, personel çıkarmak zorunda kalıyoruz. Taşıma sektörü pandemi ile birlikte ciddi şekilde daraldı ve hâlâ telafi edilemeyen etkiler var. Bazı kurumlar pandemiyle başlattıkları evden çalışma uygulamasını, maliyet artışıyla birlikte genişletti. Hatta sadece servis hizmetini azaltmakla kalmayıp, merkez ofislerini de küçültenler oldu. Pandemi ile bu değişimlerin kârlılığa etkisini gördüler.</p>

<p>Çalışma modelleri değişti; haftanın üç günü evden, iki günü ofisten çalışılması, personeli toplu taşımaya yönlendirdi. Biz, servis sektörünün piyasanın normal daralmasından daha fazla küçüldüğünü gözlemledik. İstanbul’da 60-65 bin servis aracı olduğu söyleniyor; bunların yüzde 30-40’ının boşta olduğunu düşünüyorum. Yol kenarında üç yıldır yerinden kalkmayan servis araçları görüyoruz. İnsanlar haklı olarak, ‘Bu şekilde iş yapacaksam, yapmam’ diyor. Plakanın değerinin artması için önce ticaretin işlemesi gerekiyor.”</p>

<h2><strong>2026 için umutlu olmak istiyoruz</strong></h2>

<p>“2026 için umutlu olmak istiyoruz; umudu ezmek ya da kırmak durumunda değiliz” diyen <strong>Aziz Baş</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü:<strong> </strong>“‘Attığınız taş, ürküttüğünüz kaz’ diye bir tabir var. Dengeli davranırsanız bu ticaretten kazanç sağlayabilirsiniz. Ama şu an piyasada doğru bir fiyatlama görmüyorum. İş almak kolay; fiyatı indirirsiniz, işi alırsınız. Peki, aldığınız işten kazancınız ne oluyor? Verdiğiniz hizmetin üzerine ekleme yapmak zorunda kalabilirsiniz.</p>

<p>Belli bir noktadan sonra fiyatlamayı doğru yapmayanlar bunun sonuçlarıyla karşılaşacak. Maliyette rekabetin ölçülü olması gerekiyor; sektörün kâr marjı zaten yüksek değil, olmamalı da. 100 liralık işe 200 lira teklif veremezsiniz. Kurumlar artık her maliyetin hesabını iyi biliyor. Sektör kendi dinamikleri içinde doğru adımlar atmalı; yanlış adım atanlar, doğru adımları da kirletiyor ve sektör kirleniyor.</p>

<p>Endişesiz insan yoktur, ama önemli olan geleceği görebilmek. Geleceğe karamsar bakmak istemiyoruz. Önümüzü görmek ve iyi bir yıl olmasını istiyoruz.”</p>

<h2><strong>Stabil kalanlar kendini kurtaracak</strong></h2>

<p>“Ticari hayatımızın en zor dönemini yaşıyoruz. Stabil kalanlar kendini kurtaracak” diyen Başkan <strong>Aziz Baş</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Zararına iş yapmadığınız sürece işinizi sürdürebilirsiniz, zararına iş yapanlar ise çok farklı noktalara gidecek. Sektörde tahsilat sorunları giderek artıyor ve vadeler uzuyor. Nakit akışını doğru yönetmek artık daha da güçleşiyor. Biz akaryakıtı, vergileri ve bakım masraflarını hep peşin ödüyoruz. Üstelik işletmeler uzun süredir finansmana erişim sorunu yaşıyor; erişseniz bile bu faiz ortamında ödemesi zor.</p>

<p>Bazı firmaların yaptığı araç alımlarının, yeni iş bağlantısından çok model yenileme amacı taşıdığını düşünüyorum.”</p>

<h2><strong>Mevzuatlardaki çelişkiler </strong></h2>

<p>Merkezi idare ile yerel idare arasında yıllardır mevzuat kaynaklı çelişkiler yaşandığını vurgulayan <strong>Aziz Baş</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Bakanlıklar nezdinde bir karar alınıyor, Karayolları veya belediyeler nezdinde farklı kararlar veriliyor. Bu kararların birbirini yormadan ve zedelemeden ilerlemesi gerekiyor, ama maalesef çoğu zaman birbirleriyle çelişiyor.”</p>

<h2><strong>S belgesi sorunu </strong></h2>

<p>D4S belgesinin S belgesine dönüştürüldüğünü belirten <strong>Aziz Baş</strong>, şunları söyledi: “S belgesinin amacı belli: Birbirine komşu iller arasında personel ve öğrenci taşımacılığında kullanılması. Ancak belgenin açılımında açık ve net bir şekilde tahditli veya tahsisli plaka ile yapılır yazmamaktadır.Tahtitli ve tahsisli plaka ile bu iş yapılamaz diye Danıştay 8. Dairesi’nin bir kararı var ve bu konu yıllardır çözülemez bir noktaya geldi. Buna göre Tahditli plakanın Bakanlık belgesine işlenmesi mümkün değil. Kamu otoritesinin işleyişi net bir şekilde belirlemesi gerekiyor; ‘Bu yasaya aykırıdır’ diyerek uygulamayı engellememeli.</p>

<p>İki il arasında servis taşıması sorunu halen çözülmedi. Bakanlık’tan alınan belgenin iki ilden onaylatılması gerekiyor. Niçin onaylatıldığı ise anlaşılır değil. Çözüm, açık şekilde belirtilmeli ve arkasında durulmalı.</p>

<p>Birçok firma ve bireysel taşımacı bu belgeyi aldı; ancak şu anda 17 bin TL para cezası kesiliyor. Sahada iki kamu kurumu anlaşamadığı için biz mağdur oluyoruz. Mevzuatlar birbirleriyle çelişmemeli.”</p>

<h2><strong>Kamera zorunluluğu ve panik butonu </strong></h2>

<p>Servis araçlarına getirilen kamera ve panik butonu zorunluluğuyla ilgili ciddi sorunlar yaşadıklarını belirten <strong>Aziz Baş</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>“Bir araç satın alıyorsunuz, mevcut mevzuata göre araca kamera takılması ve bu kameranın bir sistem üzerinden izlenmesi gerekiyor. Mevzuat, bu takibin 112 üzerinden yapılmasını öngörüyor. Ayrıca panik butonu zorunluluğu var. Ancak yeni alınan araçlarda bu buton bulunmuyor. Sizden sadece ‘ilerleyen dönemde takacağım’ şeklinde bir taahhütname alınıyor.</p>

<p>Kameraların izlenebilmesi için yazılım üzerinden takip edilmesi şart. Siber saldırılara açık olduğu gerekçesiyle yeni sisteme geçilmesi isteniyor ama bunu uygulayan bir kurum veya firma yok. Birçok firma ile anlaşma yapıldığı söyleniyor fakat üstyapı firmalarına bu ürünlerin ulaştığı görülmedi. Hangi ürün kullanılacak, kim takip edecek, nereden takip edilecek belli değil. Şu anda araçlardaki kameralar çöp mü oldu?</p>

<p>NVR dediler taktık, sonra DVR dediler onu taktık, şimdi ‘uzaktan erişim’ deniliyor. Ama ortada çalışan bir sistem yok. Kullanılan bir araç örneği bile yok. Yönetmelik yayımlandıktan sonra araç satışları durdu, üstyapı firmalarının elinde araçlar kaldı. Okullar açılmasına kısa süre kala yönetmeliği yürürlüğe aldılar ama ortada bir sistem yok. Olmayan bir hizmeti mi satıyorlar?</p>

<p>Sıfır çıkan araçlarda kamera ve panik butonu takılı bir model görmedik. Üretici yönetmeliğe uymuyor ama Bakanlık bizden talep ediyor. Üreticinin uyabileceği altyapı da yok. Araçlar geçici ruhsatla satılıyor; muayeneye gittiğinde kalacak. Ayrıca kararlar alınırken geriye dönük modellerden artık bu donanımlar istenmemeli.</p>

<p>Kanun koyucular sektöre danışmadan düzenleme yapıyor ama bu düzenlemeler sahadaki işleyişle uyumlu değil. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla olmaz. Sahaya inseler bunun nasıl uygulanamayacağını görecekler. Bu sektör yaptığı işden memnun, işini severek yapıyor. Ama bu tür belirsizlikler bizi gerçekten yıpratıyor. Kimse taşıdığı yolcunun, herhangi bir sebeble zarar görmesini istemez.</p>

<h2><strong>Öğrenci taşımacılığı küçülüyor</strong></h2>

<p><strong>Başkan Aziz Baş: </strong>Öğrenci taşımacılığı her yıl küçülüyor. Veliler ya çocuklarını kendi araçlarıyla okula götürüyor ya da toplu taşımayı tercih ediyor. Hal böyle oluncada talep azalıyor ve öğrenci taşımacılığından elde edilen gelir ile maliyetler karşılanamaz duruma geldi” dedi.</p>

<p><em><img alt="" height="453" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/12/istab-esat-yildirim-aziz-bas-bulent-dogmus-3.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></em></p>

<p><em>İSTAB Başkanı <strong>Aziz Baş</strong> (ortada), Başkan Vekili <strong>Bülent Doğmuş</strong> (sağ başta), Genel Sekreter <strong>Esat Yıldırım </strong>(ilk başta)</em></p>

<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>İSTAB Başkan Vekili Bülent Doğmuş</strong></span></h1>

<h2><strong>Gelir artmadı, maliyetler yükseldi </strong></h2>

<p><strong>İSTAB Başkan Vekili Bülent Doğmuş,</strong> araç fiyatları ve diğer maliyet kalemlerindeki artışların çok yüksek olduğunu, ancak bunun taşıma fiyatlarına yansıtılamadığını belirtti:</p>

<p>“Yıllarca hafif ticari araç grubunda bir araç yatırım maliyeti yaklaşık 35 bin Euro’ydu. Şimdi bu rakam 85 bin Euro’ya yükseldi. Sadece son bir yılda araç fiyatları yaklaşık yüzde 35 arttı ve diğer ürün gruplarında da benzer artışlar var. Her ay araç fiyatları yükselmeye devam ediyor. Üstelik kurlar son iki yıldır nispeten sabit.</p>

<p>Sadece araç değil; lastik, bakım, şoför, sigorta ve SSK maliyetleri de ciddi şekilde arttı. Gelir seviyesi dengesi bir türlü sağlanamıyor; gelirler artmadı, hatta bazı durumlarda geriye gitti. Bu maliyetleri taşıma fiyatlarına yansıtamayan sektör mensupları ya işi bırakmak ya da farklı yollarla işlerini sürdürmek zorunda kalıyor. Ahlaklı ticaret yapmak giderek zorlaşıyor. Herkes ticaretin düzgün bir şekilde yapılmasını ister; sahip olduğunuz işletmeden kazanmak zorundasınız, yoksa bu işi neden yapasınız? Bir yandan istihdam yaratmak veya mevcut yapıyı korumak da sorumluluklar arasında.</p>

<p>Şirketlerin ayakta kalabilmesi için elinizin güçlü olması gerekiyor, ama çoğu zaman olmuyor. Bazı işletmeler maliyetlerin altından kalkamadığı için fabrikalarını kapatıp yurtdışına taşınıyor; çünkü orada yatırım koşulları daha uygun. 200-300 kişinin çalıştığı bir fabrikanın kapanması, çalışanların işsiz kalması ve onları taşıyan servisçilerin de işsiz kalması anlamına geliyor. Bu durum hem çalışanlar hem de servis sektörü için büyük bir kayıp. Fabrikaların kapanması veya yurtdışına taşınması nedeniyle mevcut servis sektörünün yüzde 10’dan fazlasının etkilendiğini düşünüyoruz. Bunu otoparklarda yatan servis araçlarının artışından da görebiliyoruz; otoparklar dolu.”</p>

<h1><span style="color:#9b59b6"><strong>İSTAB Genel Sekreteri Esat Yıldırım</strong></span></h1>

<h2><strong>Parklanma sorunu yıllardır çözülemiyor </strong></h2>

<p>İstanbul’da uzun süredir çözülemeyen park sorunu hakkında konuşan <strong>İSTAB Genel Sekreteri Esat Yıldırım</strong>, şunları söyledi: “Kamunun ve yerel yönetimlerin elinde gün boyunca boş duran birçok alan var, hepsi atıl durumda. Şehrin içinde trafiği daha sağlıklı işletecek ve görüntü kirliliğini azaltacak adımlar atılsa, servis araçlarına parklanma imkânı sağlansa iyi olmaz mı? Servisçi ne yapsın? İmkan sunulmadığında mecburen arka sokaklara gidiyor, park edilmemesi gereken yerlere araç bırakıyor.</p>

<p>Statların park alanları var; maç günleri dışında neden kullanılmasın? En küçük cezalar 2 bin TL’yi buluyor. Bu nedenle şoförler çalışmak istemiyor. Herkes ticaretinden para kazanmak istiyor.”</p>

<h2><strong>Engelli personel çalıştırma zorunluluğu </strong></h2>

<p>Engelli personel çalıştırmak konusunda sıkıntı yaşamadıklarını belirten İSTAB Genel Sekreteri Esat Yıldırım, şunları söyledi:</p>

<p>“Çalıştıralım, ancak personelimizin yüzde 90’ı şoför, geri kalan idari personel. 100 kişi üzerinden engelli çalıştırılması doğru değil. Şoförün engellisini nasıl çalıştıracaksınız? Böyle bir personel yok. Devlet bulup çalıştırmamızı istiyor ama altyapımız yok. Ofis binası da engellilere uygun olmalı; kiracı olduğunuz binada bunu nasıl sağlayacaksınız?</p>

<p>Bizim asıl ihtiyacımız sürücü. Araçlar otoparklarda bekliyor, çalıştırılmıyor. Bu nedenle engelli çalıştırma zorunluluğu idari kadro üzerinden olmalı. Ayrıca dijitalleşme ile idari personel sayısı zaten azaldı. Şoför ve hostesler için muafiyet sağlanmalı.”</p>

<h2><strong>Günlük sigorta girişi</strong></h2>

<p>İSTAB Genel Sekreteri Esat Yıldırım, günlük sigorta girişlerindeki sıkıntılara değindi: “Günlük sigorta girişlerini yalnızca Pazartesi günleri yapabiliyoruz; diğer günlerde ise mümkün olmuyor. Örneğin, Salı günü personel işe başladığında sigorta kaydını giremiyorsunuz. Bu durum hem devlet açısından bir kayıp oluşturuyor hem de bizim, şoförlerimizi sigortasız çalıştırmak istemememiz nedeniyle zorluk yaratıyor. Maalesef, bu konuda yetkililerden henüz somut bir adım göremiyoruz.”</p>

<p><img alt="" height="446" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/12/istab-toplu-2-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><em>İSTAB Başkanı <strong>Aziz Baş</strong>, Başkan Vekili <strong>Bülent Doğmuş</strong>, Genel Sekreter <strong>Esat Yılıdırım</strong>, Yönetim Kurulu Üyeleri <strong>Vahit Kaya</strong>, <strong>Emre Ak</strong>, Denetim Kurulu Başkanı <strong>Süleyman Korkmaz</strong>, Denetim Kurulu Üyesi <strong>Recai Ergün</strong></em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ, SERVİS TAŞIMA</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/istab-baskani-aziz-bas-herkes-mevcudu-korumanin-pesinde</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Dec 2025 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2025/12/istab-esat-yildirim-aziz-bas-bulent-dogmus-2.png" type="image/jpeg" length="30704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PETRONAS Urania serisi StrongTech™ teknolojisi ile fark yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/petronas-urania-serisi-strongtech-teknolojisi-ile-fark-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/petronas-urania-serisi-strongtech-teknolojisi-ile-fark-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni PETRONAS Urania serisi tanıtıldı! StrongTech™ teknolojisi ile daha uzun yağ ömrü, düşük yakıt tüketimi ve maksimum motor koruması artık mümkün. Türkiye, bu dönüşümün merkezinde!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Urania Serisi ile motor ömrü uzadı, yağ değişim süresi arttı, yakıt tüketimi düştü.</strong></p>

<p><strong>Yağın moleküler yapısını güçlendiren bu sistem, yağ filminin uzun süre bozulmadan kalmasını sağlıyor. Bu sayede yağ değişim aralıkları önemli ölçüde uzuyor; filolar için daha az bakım duruşu, daha uzun operasyon süreleri ve daha yüksek verimlilik anlamına geliyor.</strong></p>

<p><strong>StrongTech™, motor içinde sürtünmeyi azaltıyor, kurum ve tortuları hapsederek birikim sorunlarını engelliyor. Böylece motor bileşenleri daha az yıpranıyor ve araç ömrü uzuyor.</strong></p>

<p><strong>Yağın viskozitesini yüksek sıcaklıklarda bile koruması, motorun daha verimli çalışmasına ve yakıt tüketiminin düşmesine katkı sağlıyor.</strong></p>

<p><strong>Erkan YILMAZ / ÖZEL RÖPORTAJ</strong></p>

<p>PETRONAS Madeni Yağlar <strong>Ticari Araç Motor Yağları PETRONAS Urania </strong>Serisini EMEA çapında iş ortakları için düzenlediği bir etkinlikte 23 Eylül 2025 tarihinde İstanbul’da Tanıttı</p>

<p>Etkinlik öncesinde Taşıma Dünyası olarak EMEA (Avrupa Orta Doğu ve Afrika) Pazarlama, Ticari Mükemmeliyet ve Müşteri Hizmetleri Bölge Yöneticisi <strong>Samantha Burello</strong> ve PETRONAS Türkiye ve Orta Doğu Bölge Yöneticisi <strong>Burak Işıldak</strong> ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/petronas-turkiye-ve-orta-dogu-yoneticisi-burak-isildak.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>PETRONAS Türkiye ve Orta Doğu Bölge Yöneticisi Burak Işıldak: </strong></p>

<h2><strong>TÜRKİYE BÜYÜME VİZYONUMUZUN EN ÖNEMLİ AYAKLARINDAN BİRİ </strong></h2>

<p><strong>PETRONAS’ın Türkiye ve Orta Doğu pazarındaki konumunu ve lojistik sektöründe yaşanan dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Türkiye ve Orta Doğu, PETRONAS açısından yalnızca büyüme potansiyeli taşıyan pazarlar değil; aynı zamanda sektörün dönüşümüne yön verebilme fırsatı sunduğu için stratejik öneme sahip bölgeler. Ulaştırma ve lojistikte yaşanan hızlı değişim, artan sürdürülebilirlik talepleri ve dijitalleşme ihtiyacı, bu iki pazarı bizim için birer merkez haline getirdi. Türkiye, filoların ve sürücülerin operasyonlarını daha güvenli, verimli ve ekonomik hale getirecek çözümler sunduğumuz bir ülke konumunda. Orta Doğu’da ise yüksek sıcaklıklar ve zorlu operasyonel koşullar, dayanıklılığı ve üstün performansı öne çıkarıyor; biz de ürünlerimizi bu gereksinimlere yanıt verecek şekilde konumlandırıyoruz.</p>

<p>Türkiye’yi yalnızca bir satış pazarı olarak değil, aynı zamanda iş ortaklıklarının güçlendiği, inovasyonun ve sürdürülebilirliğin hayata geçirildiği bir stratejik merkez olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla PETRONAS için bu bölge, geleceğe dönük büyüme vizyonumuzun en önemli ayaklarından biri.</p>

<h2><strong>FİLOLARIN İHTİYAÇLARINA YANIT VEREN TEKNOLOJİ</strong></h2>

<p><strong>StrongTech™ teknolojisinin sunduğu uzun yağ ömrü, motor koruması ve yakıt ekonomisi avantajlarından biraz bahsedebilir misiniz?</strong></p>

<p>StrongTech™, PETRONAS Urania’nın kalbinde yer alan ve filoların en kritik ihtiyaçlarına yanıt veren teknoloji. Urania ELITE LONG DRAIN, 140.000 km’ye kadar yağ değişim aralığı (ODI) sunuyor; OEM onayları ve yağ analiz hizmetleri ile bu değer 200.000 km’ye kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Teknolojinin ikinci boyutu, motor koruması. StrongTech™, motor içinde sürtünmeyi azaltıyor, kurum ve tortuları hapsederek birikim sorunlarını engelliyor. Böylece motor bileşenleri daha az yıpranıyor ve araç ömrü uzuyor. Üçüncü fayda ise yakıt ekonomisi. Yağın viskozitesini yüksek sıcaklıklarda bile koruması, motorun daha verimli çalışmasına ve yakıt tüketiminin düşmesine katkı sağlıyor. Tüm bu unsurlar birleştiğinde filo yöneticileri için toplam sahip olma maliyeti azalıyor, daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir operasyon modeli ortaya çıkıyor.</p>

<h2><strong>GÜVENİLİR BİR ÇÖZÜM ORTAĞI</strong></h2>

<p><strong>Filo yöneticileri, bağımsız sürücüler ve profesyonellere yönelik özel faydalarınız nelerdir?</strong></p>

<p>PETRONAS Urania’yı konumlandırırken, farklı kullanıcı gruplarının beklentilerini net biçimde gözetiyoruz. Uzun yol taşımacılığında çalışan filolar için yüksek kilometre boyunca güvenilir performans sağlayan ürünlerimiz, zaman ve maliyet avantajı yaratıyor. Şehir içi dağıtım filolarında sık dur-kalk yapan araçların motor temizliği ve performansının korunması, operasyonel süreklilik için kritik. İnşaat ve ağır hizmet araçlarında ise zorlu koşullara dayanıklılığıyla öne çıkıyoruz.</p>

<p>Bağımsız sürücüler ve ustalar açısından da sadeleştirilmiş ürün gamımız önemli bir kolaylık sağlıyor. Artık doğru ürünü seçmek çok daha pratik hale geldi. Örneğin PETRONAS Urania PRIME LONG DRAIN, 120.000 km ODI sunuyor ve yüksek kükürtlü yakıt koşullarında bile performansını koruyabiliyor. Bu özellik, Türkiye gibi farklı yakıt kalitelerinin bulunduğu pazarlarda büyük bir avantaj sağlıyor. Kısacası, PETRONAS Urania yalnızca bir yağ markası değil; farklı iş kollarının ortak verimlilik hedeflerine katkı sağlayan güvenilir bir çözüm ortağı.</p>

<p><strong>Euro 6 emisyon standartlarına uyumluluk ve çevre dostu çözümler konusunda PETRONAS’ın yaklaşımı nedir?</strong></p>

<p>Euro 6 motorlar, hem yakıt verimliliği hem de düşük emisyon açısından yüksek standartlar gerektiriyor. PETRONAS Urania’nın düşük emisyonlu formülasyonları, Diesel Particulate Filter (DPF) gibi egzoz sonrası sistemleri koruyarak bu sistemlerin ömrünü uzatıyor. Böylece bakım maliyetleri azalırken, çevresel regülasyonlara tam uyum sağlanıyor.</p>

<p>Buna ek olarak StrongTech™ teknolojisi, motor yağı yapısını güçlendirerek yüksek sıcaklıklarda bile viskozitenin korunmasını sağlıyor. Bu teknoloji kurum partiküllerini hapsediyor, motoru temiz tutuyor ve yakıt tüketiminin optimize edilmesine katkıda bulunuyor. Urania, Euro 6 motorlarda sadece teknik gereklilikleri karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda filolar için daha düşük yakıt tüketimi ve daha az emisyon salımıyla rakiplerinden ayrışıyor.</p>

<h2><strong>LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN DÖNÜŞÜMÜNDE AKTİF ROL ALACAĞIZ</strong></h2>

<p><strong>Ticari araç müşterileri açısından PETRONAS’ın konumu nedir ve bu müşterilere yönelik önümüzdeki dönemde hangi projeler planlanıyor?</strong></p>

<p>Ticari araç müşterileri için PETRONAS yalnızca bir yağ üreticisi değil; filoların tüm ihtiyaçlarını kapsayan güvenilir bir çözüm ortağı. Bunun temelinde de bizim tam platform yaklaşımımız var. Yani yalnızca işlevsel yağlar değil; teknik destek, tanılama ve bakım hizmetlerini de bir paket halinde sunuyoruz. Bu sayede filolar, operasyonlarını daha verimli ve öngörülebilir şekilde yönetebiliyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde Türkiye’deki iş ortaklıklarımızı güçlendirmeye, öngörücü bakım hizmetlerimizi yaygınlaştırmaya ve Euro 6 sonrası yeni regülasyonlara hazır ürün portföyümüzü geliştirmeye odaklanacağız. İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz EMEA çapındaki lansman etkinliği de bu vizyonumuzun güçlü bir yansıması oldu. Türkiye’de lojistik sektörünün dönüşümünde aktif bir rol almayı sürdüreceğiz.</p>

<p>Ticari araç müşterileri açısından PETRONAS’ın konumu nedir ve bu müşterilere yönelik önümüzdeki dönemde hangi projeler planlanıyor?</p>

<p>Müşterilerimizden gelen en güçlü geri dönüş, uzun yağ değişim aralıklarının sağladığı operasyonel avantajlar üzerine oluyor. Filolar, daha az bakım duruşu sayesinde araçlarını yolda daha uzun süre tutabiliyor. Bu da doğrudan verimlilik artışı ve maliyetlerin daha iyi kontrol edilmesi anlamına geliyor. Bağımsız sürücülerden ise ürün seçimindeki kolaylık ve motor performansındaki iyileşmeye dair çok olumlu yorumlar alıyoruz.</p>

<p>Ustalar ise sadeleştirilmiş ürün etiketleri sayesinde doğru ürünü tavsiye etmenin kolaylaştığını, bunun da müşteri güvenini artırdığını dile getiriyor. Ayrıca Euro 6 uyumlu çözümlerimizin çevresel hassasiyetleri karşılaması da filo yöneticileri açısından büyük bir memnuniyet kaynağı. Tüm bu geri bildirimler, Urania’nın yalnızca teknik anlamda değil, aynı zamanda müşteri deneyimi tarafında da önemli bir fark yarattığını gösteriyor.</p>

<p>Türkiye’deki yerel iş fırsatları, pazar potansiyeli ve iş ortaklıklarını güçlendirme planlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye pazarında uzun vadede ulaşmayı hedeflediğiniz stratejik hedefler ve vizyonunuz nedir?</p>

<p>Türkiye, bizim için yalnızca bir satış pazarı değil, aynı zamanda bölgesel büyümenin stratejik bir merkezi. Buradaki müşteri çeşitliliği – büyük filolardan bağımsız sürücülere kadar – bize çok değerli bir deneyim alanı sunuyor. Bu sayede geliştirdiğimiz çözümleri diğer pazarlara da uyarlayabiliyoruz. Sadeleştirilmiş ürün gamımız, öngörücü bakım hizmetlerimiz ve Euro 6 uyumlu çözümlerimizle Türkiye’de müşterilerimizin operasyonlarına doğrudan değer katıyoruz.</p>

<p>Uzun vadede hedefimiz, Türkiye’yi PETRONAS’ın bölgedeki en dinamik ve inovatif pazarı haline getirmek. Bunun için hem yerel iş ortaklıklarını güçlendirecek hem de sürdürülebilirlik odaklı projelere yatırım yapacağız. Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliğinde olması, bu vizyonumuzu daha da anlamlı kılıyor. Biz PETRONAS olarak, Türkiye’nin lojistik sektöründeki dönüşümünde lider bir çözüm ortağı olmayı sürdüreceğiz.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/emea-avrupa-orta-dogu-ve-afrika-pazarlama-ticari-mukemmeliyet-ve-musteri-hizmetleri-bolge-yoneticisi-samantha-burello.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>EMEA (Avrupa Orta Doğu ve Afrika) Pazarlama, Ticari Mükemmeliyet ve Müşteri Hizmetleri Bölge Yöneticisi Samantha Burello:</strong></p>

<p><strong>Türkiye pazarı, PETRONAS’ın global stratejisinde nasıl bir rol oynuyor?</strong></p>

<p>Türkiye pazarı, PETRONAS’ın global stratejisinde hem Avrupa hem de Orta Doğu’ya açılan bir köprü işlevi görüyor. Ulaştırma ve lojistik sektöründe yaşanan hızlı dönüşüm, bu pazarı yalnızca ticari açıdan değil, aynı zamanda inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonumuzun yansıtıldığı önemli bir merkez haline getiriyor. Yenilenen PETRONAS Urania serisiyle Türkiye’de sunduğumuz çözümler, global stratejimizin temel unsurları olan güvenilirlik, performans ve sürdürülebilirliği somutlaştırıyor.</p>

<p>Ayrıca Türkiye, müşteri çeşitliliği açısından da özel bir konumda. Büyük filolardan bağımsız sürücülere kadar farklı müşteri profillerine yanıt veren ürün gamımızla, bu pazarda edindiğimiz tecrübe diğer bölgelere de ışık tutuyor. Bu nedenle Türkiye, PETRONAS için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda stratejik deneyim ve öğrenim alanı anlamına geliyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz EMEA çapındaki lansman etkinliği oldu. Bu lansman, Türkiye’nin global stratejimizdeki merkezi konumunu ortaya koyuyor. Ayrıca, sadece ürün değil; tam platform yaklaşımımız ile işlevsel yağlar, teknik destek, tanılama ve bakım hizmetlerini birlikte sunarak Türkiye’deki müşterilerimize uçtan uca değer sağlıyoruz.</p>

<p><strong>Türkiye’deki müşteri beklentileri ile Avrupa veya Orta Doğu’daki beklentiler arasında en büyük fark sizce nedir?</strong></p>

<p>Türkiye’deki müşteriler, özellikle toplam sahip olma maliyetinin düşürülmesi, uzun yağ değişim aralıkları ve bakım süreçlerinin basitleştirilmesi konularına odaklanıyor. Filo yöneticileri, araçların yolda kalma süresini artıracak ve operasyonel verimliliği yükseltecek çözümleri önceliklendiriyor. Avrupa pazarında ise daha çok sürdürülebilirlik ve sıkı emisyon standartlarına uyum talebi öne çıkıyor. Orta Doğu’da ise zorlu iklim koşullarında motorun korunması, dayanıklılık ve performans beklentileri ilk sırada geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PETRONAS olarak biz, ürün yelpazemiz ve StrongTech™ teknolojimiz sayesinde bu farklı beklentilere tek bir platform üzerinden yanıt verebiliyoruz. Böylece her bölgenin ihtiyaçlarına uygun, ancak aynı zamanda global stratejimizle uyumlu bir değer sunabiliyoruz.</p>

<p><strong>Global ürün portföyünüzde Türkiye için öne çıkan özel ürünler veya çözümler var mı?</strong></p>

<p>Türkiye için öne çıkan ürünlerimizin başında, uzun yağ değişim aralıkları ile bakım maliyetlerini düşüren Urania ELITE LONG DRAIN ve yakıt ekonomisine katkı sağlayan Urania ELITE ECO geliyor. Bu çözümler, hem uzun yol taşımacılığı yapan filolar hem de şehir içi dağıtımda faaliyet gösteren araçlar için önemli avantajlar sunuyor. Sadeleştirilmiş ürün etiketleri sayesinde doğru ürün seçimini kolaylaştırıyoruz.</p>

<p>Bunun yanında, yeni LCV (hafif ticari araç) portföyümüz Türkiye için dikkat çekici bir yenilik. Düşük kükürtlü (Low SAPS) formülasyonlarla geliştirilen bu seri, farklı LCV segmentlerine özel çözümler sunarak şehir içi taşımacılık filolarının operasyonel ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyor. Ayrıca, ürün gamımıza eklenen 0W-20 viskozite seçeneği, motor içinde minimum sürtünme sağlayarak yakıt verimliliğini ve motor performansını en üst seviyeye çıkaran çığır açıcı bir yenilik olarak öne çıkıyor. Bu ürünler, Türkiye’de büyüyen ticari araç segmenti için özel bir katma değer sağlıyor.</p>

<p><strong>PETRONAS, global ölçekte marka bilinirliğini motorsporları ile güçlendiriyor. Bu stratejinin Türkiye pazarına yansıması nasıl oluyor?</strong></p>

<p>Motorsporları, özellikle Formula 1, bizim için yalnızca bir sponsorluk değil; teknoloji ve mühendislik deneyimimizi gerçek yol koşullarına taşıyan bir inovasyon laboratuvarı. Bu alanda geliştirdiğimiz bilgi birikimi, PETRONAS Urania ürünlerinin performansına doğrudan yansıyor. Türkiye’de bu strateji, markamızın güvenilirlik, yüksek performans ve inovasyonla özdeşleşmesini sağlıyor.</p>

<p>Müşterilerimiz PETRONAS’ın yalnızca bir motor yağı üreticisi değil, aynı zamanda global mühendislik ve Ar-Ge deneyimini sahaya taşıyan güçlü bir çözüm ortağı olduğunu görüyor. Bu algı, Türkiye’deki marka bilinirliğimizi güçlendirirken, müşterilerimizin karar süreçlerinde bize güven duymasını sağlıyor. Dolayısıyla motorsporları stratejimiz, Türkiye’de markamızın prestijini artıran ve pazardaki konumumuzu pekiştiren önemli bir unsur haline geliyor.</p>

<p><img alt="" height="257" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/petronas-urania-ticari-arac-yaglari.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>PETRONAS Urania’da Neler Yeni?</strong></p>

<p><strong>Daha güçlü teknoloji:</strong> StrongTech™ katkı sistemiyle uzun yağ ömrü, motor koruması ve temizliği sağlayan sentetik formülasyonlar.</p>

<p><strong>Seçim kolaylığı:</strong> Sadeleştirilmiş ürün gamı ve iyileştirilmiş etiketleme ile doğru ürünü seçmek artık daha pratik.</p>

<p><strong>Geleceğe hazır uyumluluk:</strong> Çoğu OEM spesifikasyonunu ve en güncel emisyon standartlarını (Euro 6 ve sonrası) karşılayacak şekilde tasarlandı.</p>

<p><strong>Müşteri odaklı değer:</strong> Yakıt ekonomisi, araç dayanıklılığı ve kullanım süresi gibi temel ihtiyaçlara geniş araç parkı ve filo tipleri için çözüm sunuyor.</p>

<p><strong>Yeni LCV portföyü:</strong> 3 farklı viskozitede 5 üründen oluşan kompakt ürün serisi; düşük kükürtlü (Low SAPS) formülasyonuyla her LCV segmentine özel faydalar sağlıyor.</p>

<p><img alt="" height="514" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/urania-launch-media-engagement.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><em><strong>Erkan Yılmaz, Samantha Burello, Burak Işıldak, Mete Kalender</strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/petronas-urania-serisi-strongtech-teknolojisi-ile-fark-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/petronas.png" type="image/jpeg" length="55424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vangölü Turizm - Ali Sercan Kartal: Yapay zekâ yatırımı planlıyoruz]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/vangolu-turizm-ali-sercan-kartal-yapay-zeka-yatirimi-planliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/vangolu-turizm-ali-sercan-kartal-yapay-zeka-yatirimi-planliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vangölü Turizm, yapay zekâ ile planlama, analiz ve dijital yolcu etkileşimine yatırım yaparak maliyetleri optimize etmeyi ve sektörde hızlanmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><em><strong>ÖZEL RÖPORTAJ: Erkan YILMAZ/ Muammer BAŞKAN</strong></em></h3>

<p><strong>Vangölü Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sercan Kartal </strong>ile İstanbul Otogarı’ndaki şirket merkezinde bir araya gelerek yeni yatırımları, yaz sezonunu ve geleceğe yönelik beklentileri konuştuk.</p>

<p>Otobüs sektörü değişime karşı değil. Ama değişimdeki vitesi çoğunlukla bir veya iki ya kalkıştayız ya da bir adım ilerliyoruz ama 4’üncü, 5’inci vitese geçmekte zorlanıyoruz. Tüm dünyada konuşulan yapay zekâya yönelik bizim de yatırım planımız var. Bizim yapay zekâyı işleyeceğimiz alanlar daha çok mutfak tarafı. Planlama, analiz yapma, maliyetlerle birlikte verileri işleme, yolcuya dijital yolla temas. Yolcu davranışını, yaş grubunu, cinsiyetini, seyahat sıklıklarını yapay zekâ ile analiz etmek daha kolay ve gerçekçi olacak. Maliyetleri optimize edecek unsurlar gözümüzün önünde fakat o kadar bilgi kaosu içinde ki, onları derlemede, basitleştirmede ya da doğru olarak belirlemede bize daha üst akıl desteği lazım.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/vangolu-teslimat-2025-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>53 yıldır şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında hizmet veren Vangölü Turizm, 2025 yılında 2+1 koltuklu 25 adet Travego yatırımıyla en öne çıkan firmalardan birisi oldu. Filosunun tamamı Mercedes-Benz araçlardan oluşan Vangölü Turizm, bu yıl gerçekleştirdiği 25 adet alımla filosundaki özmal otobüs sayısını 90’nın üzerine çıkardı. Firma bünyesinde 19 adet de kiralık otobüs bulunuyor. Vangölü Turizm, Türkiye’nin 7 bölgesi olmak üzere 95 merkeze sefer düzenliyor. 2026 yılında Karadeniz Bölgesi’nde farklı merkezlere de sefer düzenleme planları var.</p>

<h2><strong>Bu yıl beklentilerimizi karşılamadı</strong></h2>

<p>2025 yılının ilk 8 ayını değerlendiren <strong>Ali Sercan Kartal</strong>, “Bu yıl pek beklentilerimiz ölçüsünde olmadı. 2024 yılına çok benzeyen bir seviyede, belki biraz üzerinde bir hareketlilik elde ettik ama beklediğimiz muhakkak ki daha yüksek seviyeydi. Bu süreçte bölge olarak bizim bir avantajımız oldu. İsrail-İran arasında yaşanan çatışmalar her ne kadar iyi bir gelişme olmasa da bize olumlu yansıdı. Hava sahasının kapanması ile birlikte Kapıköy Sınır Kapısı’ndan geçişlerde hem İran’a İstanbul’dan Van’a gidişler hem İran’dan Van’a ve oradan da büyük oranda İstanbul gelişler nedeniyle tahminimizin çok üstünde bir hareketlilik oluştu. Bu üç hafta kadar sürdü. Şu an öyle bir hareketlilik yok” dedi.</p>

<h2><strong>Van Havalimanı’nın 3 ay kapanması büyük avantaj</strong></h2>

<p>Bölge olarak, başka bir avantajı da 5 Eylül 2025 itibariyle Van Havalimanı’nın 5 Aralık 2025 tarihine kadar bakıma girecek olması nedeniyle yaşayacaklarını belirten <strong>Ali Sercan Kartal</strong>, “Zaten Mayıs ayına kadar bir kapasite azaltılması yönünde bir uygulama vardı. Uçakların sefer sayısında şu anda düşüşler oldu. Mayıs ayına kadar Van’a THY, Sun Ekspres, Pegasus ve Anadolu Jet ile günlük karşılıklı 30’un üzerinde sefer düzenleniyordu. Ancak havalimanının uçuşlara geçici olarak kapatılması dengeleri değiştirecek. Zaten, bu yatırımları, biraz da şehrimizin ulaşım kapasitesi anlamında yeni araçlara ihtiyaç olacağı düşüncesiyle yaptık. Eylül itibariyle sektördeki yolcu talebi düşer bildiğiniz gibi, bizim bölgemizde en azından Aralık ayına kadar yaz hareketliliği gibi bir seviye olacağını tahmin ediyoruz. Bir diğer belirleyici unsur da Muş, Ağrı ve Hakkâri Yüksekova Havalimanına olan talep olacak. Burada öne çıkan havalimanları daha çok Muş ve Ağrı olacak ve havayollarının bu iki ile ek sefer düzenleyeceğini düşünüyoruz. Bir kısım yolcu, yine bir şekilde havayolunu tercih edecektir. Ama her koşulda yaz sezonunun hareketliliğini yaşayacağımıza inanıyorum. Muş ve Ağrı havalimanlarına gidecek uçak yolcusuna yönelik hızlı bir ulaşım imkanı sunmak için de görüşmeler yapıyoruz” dedi.</p>

<h2><strong>Maliyetler bilet fiyatlarına yansıtılamıyor</strong></h2>

<p><strong>Ali Sercan Kartal</strong>, sektörün artan maliyetleri bilet fiyatlarına yansıtamadığı konusundaki düşüncelerini de paylaştı: “Bu açıklamalara katılıyorum. Biz sezona İstanbul-Van seferlerine 3000 TL bilet fiyatı ile başladık. Bu bilet fiyatları 15 gün kadar kalabildi. Daha sonra düşük yolcu talebi ve rekabet nedeniyle bu fiyatı 2500 TL seviyesine çekmek zorunda kaldık. Aslında 3000 TL seviyesinde kalmalıydı. Çünkü otobüs bilet fiyatı, artan maliyetler düşünüldüğünde belli hatlarda hâlâ çok düşük seviyede. Bizi sübvanse edebilecek bir avantaj veya politika olmadığı için biz kendi kendimizi sübvanse etmek zorundayız” dedi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/vangolu-teslimat-2025-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><img alt="" height="534" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/vangolu-teslimat-2025-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><strong>Vangölü Turizm, 2025 yılında 2+1 koltuklu 25 adet Travego yatırımı yaptı</strong></h2>

<p>52 yıldır şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında hizmet veren Vangölü Turizm, <strong>2025 yılında 2+1 koltuklu 25 adet Travego</strong> yatırımıyla en öne çıkan firmalardan birisi oldu. <strong>Filosunun tamamı Mercedes-Benz </strong>araçlardan oluşan Vangölü Turizm, bu yıl gerçekleştirdiği 25 adet alımla filosundaki <strong>özmal otobüs sayısını 90</strong>’nın üzerine çıkardı. Firma bünyesinde <strong>19 adet de kiralık otobüs </strong>bulunuyor. Vangölü Turizm, Türkiye’nin <strong>7 bölgesi olmak üzere 95 merkeze sefer düzenliyor.</strong> 2026 yılında Karadeniz Bölgesi’nde farklı merkezlere de sefer düzenleme planları var.</p>

<h2 style="text-align:center">* * *</h2>

<h2><em>Vangölü Turizm Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Ali Sercan Kartal'ın </strong></em><strong><em>diğer konulardaki görüşleri kısa kısa şöyle:</em></strong></h2>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>Yatırımımızı yapay zekâ planlayabilir</strong></em></h2>

<p><em>Otobüs sektörü değişime karşı değil. Ama değişimdeki vitesi çoğunlukla bir veya iki, ya kalkıştayız, ya da bir adım ilerliyoruz ama 4’üncü 5’inci vitese geçmekte zorlanıyoruz. Tüm dünyada konuşulan yapay zekâya yönelik bizim de yatırım planımız var. Yapay zekâ çok geniş bir kavram ve çok farklı enstrümanları var. Seyahat sürecimiz insana direkt temasla olduğu için yapay zekâyı o alana koyma şansımız yok. Bizim yapay zekâyı işleyeceğimiz alanlar daha mutfak tarafı. Planlama, analiz etme, maliyetlerle birlikte verileri işleme, yolcuya dijital yolla temas. Yolcu davranışını, yaş grubunu, cinsiyetini, seyahat sıklıklarını veya sefer optimizasyonunu yapay zekâ ile analiz etmek mümkün olabilir. Maliyetleri optimize edecek unsurlar gözümüzün önünde, fakat o kadar bilgi kaosu içinde ki, onları derlemede, basitleştirmede ya da doğru seviyeyi belirlemede bize daha üst akıl desteği lazım.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>2026 yılında en az 15 adetlik otobüs yatırım planı</strong></em></h2>

<p><em>2026 yılı için de yatırım yapma planımız var. Filoyu genç tutmak istiyoruz. En son, büyük otobüs yatırımını 47 adet ile 2016 yılında yaptık. 2023 yılına kadar yatırımımız olmadı. Yaş ortalamamız artmıştı. 2023 ve 2025 yılındaki yatırımlarla filomuzu büyük oranda gençleştirdik. Bu yükselişi sürdürmek istiyoruz. Ama tabii, bu planımızı Mercedes-Benz Türk’ün açıklayacağı şartlar belirleyecek, onlardan haber bekliyoruz. Otobüs fiyatlarının geleceği seviyeye artık şaşırmıyoruz. Türkiye’de şaşırma duygusu yok edileli çok oldu. Döviz tabanlı otobüs fiyatları, çok arttı. Her firma sıfır araç yatırımı yapamıyor. Model yenilemekle yetiniyorlar. 2026 yatırım hedefini en az 15 otobüs olacak diye planlıyoruz.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>2026 yılı için dikkatli olunması lazım</strong></em></h2>

<p><em>Küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcaklık artar mı, soğur mu bugünkü seviyede mi kalır; bunu bugünden tahmin etmek mümkün değil. Sektör olarak baktığımızda, ülke ekonomisinden de etkileniyoruz. Dikkatli olunması kanaatindeyim. 3 aylık, 6 aylık planlar yapmak çok zor. Bu yıl beklentimiz çok yüksekti, o tadı vermedi. 2024-2025 böyle geçince, acaba seneye de mi böyle olacak diye düşünüyorsunuz. Seneye de böyle olması, çok zor bir süreç yaşatır. Üst üste 3 yıl kötü bir dönemi belki de ilk defa yaşamış olacağız.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>(Aynasız) MirrorCam donanımlı otobüs yatırımı</strong></em></h2>

<p><em>Mercedes-Benz Türk, 25 adet içinde bize bir adet MirrorCam donanımlı araç verdi. Aracı kullanıyoruz. Kaptanlar başta bir tedirgin oldu. Sürebilir miyiz, yolda bozulur mu diye endişeleri oldu. Özellikle genç kaptanlar çok kısa sürede uyum sağladılar. Yine de iyileştirilmesini istediğimiz noktalar var. Bunları ilettik. Mercedes-Benz Türk MirrorCam araç için bir adet de yedek ayna veriyor sol tarafa takılması için. Ben iki tane verirler diye tahmin ettim ama bir adet var. Manuel olarak takılması mümkün. Benim öngörüm belirli bir süreçten sonra bu donanım standart olacak.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>Otobüslerdeki yenilikler</strong></em></h2>

<p><em>Yeni otobüslerde bagaj aydınlatması çok önemli bir yenilik oldu. Bagajlara 2023 yılında gelen çift piston uygulaması çok iyi oldu. Bagajı kaldırmak daha kolay oldu. Kamera sistemleri çok önemli bir yenilik oldu. OmniPlus sistemi çok faydalı oldu. Herhangi bir araç takip sistemiyle tüm veriler size aktarılabiliyor. Araçlardaki oluşabilecek muhtemel arızaları önceden görmek mümkün hale geldi.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>Bilet portalları</strong></em></h2>

<p><em>Ticaret bir devinim içinde. Zaten devinim içinde olmak da zorunda. Farklı yöntemler, farklı kolaylıklar, bir sürü gelişim var. Bilet satışı da bunların içerisinde. Her değişim, birçok alanda birilerinin varlığını yitirmesine de neden oluyor. Bunun karşısında durmak mümkün değil. Bilet portalları kötüdür, yazıhaneciler vazgeçilmezdir diye düşünmek zamanı yanlış okumayı getirir. İnsanlar artık hızlı şekilde kendisine en uygun fiyatta ve zamanda koşullarını değerlendirerek bilet almak istiyor. Ancak yine de bilet portalları sektörle iletişim halinde olmalı, bilgisi dışında bir uygulama yapmamalı. Nasıl sektör arasında yoğun bir rekabet varsa bilet portalları arasında da bir rekabetin oluşacağı günler yakın bana göre.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><em><strong>Meslek örgütleri ile kamu arasındaki trafik azaldı</strong></em></h2>

<p><em>Eskiden meslek örgütleri ile kamu arasında sektördeki mevzuata yönelik talepleri iletmede çok yoğun bir trafik vardı. Kamu tarafı gelir sektörü dinler, sektör gider talepleri aktarırdı, ama bu trafik azaldı. Şehirlerarası otobüs sektörünün ekonomik gücü çok az sektörde var. Ama orada bir köy var uzakta, orada bir meslek grubu var uzakta. Durum bu. Sektör, unutulmuş bir köy okulu gibi şu anda.</em></p>

<p><em>--------------------</em></p>

<h2><em><strong>Sektörün rakibi uçak değil, hızlı tren olacak</strong></em></h2>

<p><em>Otobüsün pratikteki rakibi uçak değil. Uçak A-B noktasında taşıyor. Ama tren, otobüs gibi birçok noktada yolcu alabiliyor, birçok noktaya taşıma yapabiliyor. Bir tren seferi ile 10 otobüslük yolcu taşınabiliyor. Bunu İstanbul, Konya, Eskişehir ve Ankara hattında yaşadık. Şimdi İstanbul-Ankara-Sivas hattında yaşanıyor. İstanbul-İzmir ve Ankara-İzmir tren hattı bittiğinde asıl büyük dönüşüm süreci yaşanacak. Doğu’ya da geliyor. Hızlı tren üstelik devlet tarafından sübvanse ediliyor. Ama önümüzdeki dönemde, ilk zamanlarda belirtildiği gibi hızlı tren hatlarının özelleştirilmesi gündeme geldiğinde bunun hesaplamasının çok iyi yapılarak sektörün ortak bir yapı ile bu alana girmesi gerektiğini düşünüyorum.</em></p>

<p><em><img alt="" height="600" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/vangolu-teslimat-2025-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/vangolu-turizm-ali-sercan-kartal-yapay-zeka-yatirimi-planliyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Sep 2025 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/uploads/2025/09/vangolu-roportaj-muammerbaskan-erkanyilmaz-ali-sercan-kartal-1.jpg" type="image/jpeg" length="24653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmet Öksüz: “Turizmde İş Var, Kârlılık Yok” - 2025’te Taşımacılıkta Gerçekler]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mehmet-oksuz-turizmde-is-var-krlilik-yok-2025te-tasimacilikta-gercekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mehmet-oksuz-turizmde-is-var-krlilik-yok-2025te-tasimacilikta-gercekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl İstanbul’a gelen turist sayısı azalmadı, ancak geçen yıla göre maliyetlerimizin artması nedeniyle beklediğimiz kârlılığı elde edemiyoruz. Hatta bu yıl, gelir- gider dengesi kafa kafaya bile zor gelir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>■ Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN</strong></em></span></p>

<p>Turizm taşımacılığı alanının duayen isimlerinden İTO Meclis Üyesi, TTDER Genel Sekreteri, TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Turizm Komisyonu Başkanı ve Mini Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öksüz ile bir araya geldik. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 yılı ile 2025 yılının en önemli farklılığının, artan hareketliliğe rağmen elde edilen kârlılığın düşüklüğü olduğunu belirten Öksüz, “Bu yıl İstanbul’a gelen turist sayısı azalmadı, ancak geçen yıla göre maliyetlerimizin artması nedeniyle beklediğimiz kârlılığı elde edemiyoruz. Hatta bu yıl, gelir-gider dengesi kafa kafaya bile zor gelir. Aracınıza, her gün iş de bulamıyorsunuz” dedi. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Gemiden turist inmiyor, transfer talebi azalıyor</strong></span></p>

<p>Kruvaziyer turizminde büyümenin devam ettiğini de belirten Mehmet Öksüz, “Bölgemizde yaşanan savaş, özellikle, İstanbul’a yönelik turist talebinde bir olumsuzluk yaratmadı. Hatta bu yıl, geçen yılın ilk 6 ayına göre 50 adet daha fazla kruvaziyer Galataport’a geldi. Galataport’a günde 3-4 kruvaziyer geliyor. Burada sıkıntı 4 kişilik bir turist kafilesi bir araç kiralarsa günlüğü 200 dolar, rehber için de 200 dolar veriliyor. 100 dolar da müze parası ile bu bedel 500 dolara çıkıyor. Yemek ve alışveriş de eklendiğinde toplam harcanan para 1000 dolara kadar çıkabiliyor. Turist, bu fiyatları yüksek buluyor. Turistlerin bir kısmı gemiden inmiyor. Bir kısmı ise transfer için araç talebinde bulunmuyor, çünkü telefondan artık toplu ulaşımda nereye, nasıl ve kaç lira maliyetle gideceğini planlayabiliyor. Bizim bir avantajımız İstanbul Havalimanı; bölgenin en önemli aktarma merkezlerinden biri haline geldi. Turistlerin bir bölümü gemi ile seyahatini tek yön alıyor, ülkesine dönüş için uçak bileti alıyor. İstanbul’da gemiden inen de, gemiye binmek için gelen de 2-3 gün kalıyor.  Gemiler doldur-boşalt yaptığı için hareketlilik artıyor. Eskiden İstanbul’da bu yoktu. İstanbul Havalimanı’ndan dünyanın her yerine uçuş olduğu için aktarmalar çok fazla oluyor, bu da transfer talebini arttırıyor” dedi.</p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>En büyük sorun iyi personel bulmak</strong></span></p>

<p>En büyük sıkıntının iyi kaptan bulmak olduğunu belirten Mehmet Öksüz, “Turistin ülkemize geldiği anda ilk gördüğü kişi kaptanlar ve rehberler oluyor. Kaptanları iyi seçmemiz gerekiyor. İyi yetişmiş kaptanı bulmakta en zorlandığımız dönemi yaşıyoruz. Bu mesleğe yeni girişler olmadığı için sıkıntı giderek büyüyor. Ayrıca 69 yaş sınırlaması da sıkıntı yaratıyor. Bu tecrübeli şoförleri kaybetmeyelim. Her yıl sağlık raporu almak şartıyla kısa hatlarda şehiriçinde okul ve personel ve turizm tarafında da kullanalım” dedi.</p>

<p>---------------------------------</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mehmet-Oksüz-ITO-SanayiBakanı.jpg" style="width: 600px; height: 400px;" /></p>

<p><em><span style="font-size:24px;"><strong>Turizm taşımacılarının “9+1 sorunu” Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a aktarıldı </strong></span></em></p>

<p><em>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Ticaret Odası’nın, 12 Haziran 2025 tarihinde yapılan Haziran ayı meclis toplantısına katıldı. TTDER Genel Sekreteri Mehmet Öksüz, turizm taşımacılarının yıllardır çözüm beklediği 9+1 araçlarla ilgili sorunu Bakan Mehmet Fatih Kacır ve TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin’e aktardı ve çözüm bulunması için destek istedi. </em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mehmet-Oksüz-ITO.jpg" style="width: 600px; height: 400px;" /></em></p>

<p><em>D2 belgeli turizm taşımacılarının, uzun süredir beklentilerinin, 8+1 araçların otomobil olarak ve motor hacmi sınırı olmadan belgelerine kayıt imkanı sağlanması olduğunu belirten Mehmet Öksüz, “Ancak 15 Mayıs 2025 tarihinde yapılan Yönetmelik değişikliği bizim taleplerimize ve ihtiyaçlarımıza uygun bir çözüm getirmedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, turizm taşımacılarının herhangi bir model yılı sınırı koymadan milli servet değerindeki bu araçların belgelerimize kayıt imkanını vermesi sağlanmalı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu sorunun çözümünde desteklerinizi bekliyoruz” diye konuştu. </em></p>

<p><em>---------------------------------</em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:18px;">Rekabet olmazsa kalite olmaz</span></strong></em></p>

<p><em>Ben hiçbir zaman rekabetten şikayet etmedim. Rekabet olmayan bir alanda kalite olmaz. Rekabet olacak tabii ki, yıkıcı şekilde olmasın ama rekabet mutlaka olmalı. </em></p>

<p><em><span style="font-size:18px;"><strong>Ben her işi severek yaptım</strong></span></em></p>

<p><em>Bütün hayatım boyunca her yaptığım işi severek yaptım. Hiçbir zaman şikayet etmedim. Hala da çok severek yapıyorum. İnsanlara çok değer veriyorum. Karşılığını da alıyorum.  43 yıllık süreçte bugünlere gelmemizin en büyük etkeni de bu. Bir işi gerçekten severek yapıyorsanız, başarısız olma ihtimaliniz yok. </em></p>

<p><em>---------------------------------</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/MiniTur-Personel.jpg" style="width: 600px; height: 425px;" /></em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mehmet-Oksüz-MiniTur-Skala.jpg" style="width: 600px; height: 424px;" /></em></p>

<p><em><span style="font-size:18px;"><strong>Personeliniz ne kadar iyi olursa, kazancınız o kadar büyük olur</strong></span></em></p>

<p><em>Mini Tur olarak, birinci önceliğimiz her zaman kaliteli ve güvenli hizmet. Biz 2000 yılında SKALA kalite ödülü aldık; bunu personelimizle başardık. Araçlarımızda, özellikle yolcularımızın seyahat sürecini keyfe dönüştürmek için çok ciddi bir dönüşüm yapıyoruz. Personelinizin ne kadar iyi eğitimli olursa, kıyafeti ve yolcu ile iletişimi ne kadar güzel olursa işiniz o kadar verimli olur, kazançlı olur.  </em></p>

<p><em>---------------------------------</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mehmet-Oksüz-ilk-otobusı.jpg" style="width: 450px; height: 294px;" /></em></p>

<p><em><span style="font-size:18px;"><strong>Mini Tur’un isim öyküsü</strong></span></em></p>

<p><em>Mehmet Öksüz, 13 yaşında muavinliğe,18 yaşında otobüs kullanmaya başlıyor. Ulusoy’da, 1980-1982 yılları arasında Almanya-Türkiye arasında kendi araçlarıyla kaptanlık dönemi de oluyor Mehmet Öksüz’ün. Mini Tur’un kuruluşu da 1982 yılına dayanıyor. Mehmet Öksüz, gelişimi şu şekilde anlatıyor: “O dönemde minibüs işi yapıyoruz. Firma kurmaya karar verdik, Nejat abimiz vardı, birlikte çalıştığımız, firmanın adı ‘Mini Tur olsun’ dedi. Öyle koyduk.</em></p>

<p><em> Bu araç Isuzu NPR kamyon idi. Sıfır aldım. Bursa’da otobüs kasası koydurdum. O zamanki dönemlarda araçlarda klima hiç yoktu. İlk ben klimalı  hali getirdim. Bir İstanbul’da ilk oldu. Ondan sonra bütün arabalar klimalı şekilde istenmeye başladı. Klimalı araçlar çıktı. </em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mehmet-oksuz-turizmde-is-var-krlilik-yok-2025te-tasimacilikta-gercekler</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Jul 2025 11:54:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2025/07/mehmet_oksuz_turizmde_is_var_krlilik_yok_2025te_tasimacilikta_gercekler_h16491_6df0f.jpg" type="image/jpeg" length="77331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürsel Turizm'in 2030 Vizyonu: Yurtiçi ve Yurtdışı Büyüme Stratejileri]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/gursel-turizmin-2030-vizyonu-yurtici-ve-yurtdisi-buyume-stratejileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/gursel-turizmin-2030-vizyonu-yurtici-ve-yurtdisi-buyume-stratejileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürsel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Levent Birant: Ürdün’ün Başkenti Amman taşımalarında günlük yolcu sayımız 80 bine ulaştı. 2 yıldır devam eden Almanya Hamburg taşımalarında Gürsel Mobilty GmbH ile daha farklı hedeflere ilerliyoruz. İngiltere’de, İsveç ve Fransa’da ve Amerika’da kent içi taşımacılık yapmak istiyoruz. Yurtiçinde kent içi ulaşım projelerinde büyümek istiyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>ÖZEL RÖPORTAJ: Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN</strong></em></span></p>

<p>1993 yılında yurtiçinde başlayan ve 2019 yılında yurtdışı açılımı ile faaliyetlerini sürdüren <strong>Gürsel Turizm, 2030 projeksiyonunu yurtiçi ve yurtdışında ağırlıklı olarak kentiçi toplu ulaşım yatırımları </strong>ile büyüme olarak belirledi. </p>

<p><strong>Gürsel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Levent Birant </strong>ile bir araya gelerek hem sektördeki mevcut durumu hem de Gürsel Turizm’in hedeflerini konuştuk. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Yurtdışı operasyonların katkısı</span></strong></p>

<p>Levent Birant ile söyleşimiz 2024 yılı ve 2025’in ilk 5 ayının bir değerlendirmesiyle başladı: “2024, 2023’e göre büyüme trendiyle geçti. 2019’da Ürdün’ün başkenti Amman’da kurduğumuz şirket olan Jordanian And Turkish For Managing şirketi ile başlayan ve 2023’de Almanya’nın Hamburg şehrinde kurduğumuz Gürsel Mobility GmbH ile devam eden süreçte iş alanımızı uluslararası tarafa da taşıdık. 2024’te elde ettiğimiz büyümede yurtdışı operasyonlarımızın katkısı büyük. Yurtiçinde ise yönümüzü biraz daha İstanbul dışındaki operasyonlara çevirdik. İstanbul dışındaki illerin potansiyelinin genişleyebileceğini görüyoruz. Öğrenci tarafında 2024’te yeni bir kontrat yapmadık. Talep oldu, ama ücrette anlaşamadığımız için olmadı. Okul sayımız bu yüzden değişmedi. Tabii, ciro tarafında yüksek enflasyonun getirdiği artışlar da var. Nicelik olarak artış görünüyor ama enflasyon ortamında baktığınızda kendini koruyan bir büyüme olarak değerlendirebiliriz”.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Kontrat yenileme oranımız yüzde 98</strong></span></p>

<p>Gürsel Turizm’in filosunda 8 bin dolayında araç bulunduğunu belirten Birant, “Bizim için çok önemli bir veri mevcut müşterilerimizle kontrat yenileme oranımız yüzde 98. Eksilen yok mu? Evet, var. Ekonomik nedenlerle anlaşamadığımız müşterilerimiz oluyor. Bir sene, iki sene ara veriyoruz, sonra yine birlikte çalışıyoruz. Eskiden 2-3-5 yıllık kontratlar vardı. Yüksek enflasyon süreci sonrasında servis sektörünün ağırlıklı kontrat talebi bir yıla düştü, hatta yılı da ikiye bölüyoruz. Bunda da önemli etkenler akaryakıt, personel ücretleri ve araç fiyatlarındaki artışlar oldu. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Belirsizlik bütçe yapmayı zorlaştırıyor</strong></span></p>

<p>44 yıldır ticaret hayatında olduğunu belirten Levent Birant, 44 yılın çok kısa bir süre olmadığını, çok farklı krizler ve sıkıntılar atlattıklarını, buna bağlı olarak da, 2025 yılı için bütçe oluşturmakta zorlandıklarını vurgulayarak, “Müşterilerimiz çok zor durumda. Hizmet sektörü olarak ekonominin en önemli paydaşlarından birisiyiz. Birçok farklı sektöre hizmet sunuyoruz. Onların yaşadığı sıkıntıları çok iyi gözlemleyebiliyoruz. Özellikle ihracatçı firmalar tarafında kapasite azalması var. Kontrat yenilemeleri, genelde aralık ayında başlar ve Şubat ve Mart aylarında tamamlanır. Firmaların iş kapasiteleri çok belirli olmadığı için net geri dönüşler olmuyor. Bu yıl 3 vardiyadan 2’ye düşenler oldu. Önümüzdeki süreç belirsiz ve bu belirsizlik bütçe yapmayı zorlaştırıyor. Enflasyonun getirdiği bir erozyon var; bu da sistemi yıpratıyor ve şartlar giderek zorlaşıyor.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarında son dönemde ciddi bir değişim olmadı. 2026 yılının sonuna kadar dünya klasmanında petrol kontratları 70-77 dolar seviyelerinde satın alınmış durumda. Bu bize, iki yıl akaryakıt fiyatlarında iniş ve çıkışların olmayacağını gösteriyor. Bu çok önemli bir parametre. İkincisi ücretler. Hayat pahalılığına göre ücretler az gözüküyor ama ülkenin gerçeklerini dikkate aldığınız zaman yüksek kalıyor ve bu ücret politikası bizi dünya liginde rekabet edemez hale getiriyor. Dolayısıyla müşterilerimiz çalışamadığı zaman taşıma da etkileniyor. Bizim çalışanlarımız açısından ücretin belli bir seviyeye geldiğini düşünüyorum. Öte yandan tahsilat süreçleriyle ilgili sorunlar yaşanıyor. Süreler uzuyor. 2024’te bu kısmen artmıştı, 2025’te biraz daha arttı. Gürsel Turizm, kendi imkanları ile müşterilerine, çalışanlarına ve tedarikçilerine bunu hissettirmiyor. Biz dayanabileceğimiz kadar dayanacağız. Ortalama vademiz 57 gündü 60-65 güne çıktı. Gürsel çalışanı ne olursa olsun, gününde parasını alır. Geleceğe yönelik endişemiz yüksek ama ümitsiz değiliz. Türkiye çok genç nüfusu olan, çok ciddi bir altyapısı ve dinamizmi olan bir ülke” dedi. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>2025’te 400-500 araç alımı </strong></span></p>

<p>2024 yılında toplu taşıma araçları ile Gürsel’in filosundaki özmal araç sayısının 1600 adede ulaştığını açıklayan Birant, “350’ye yakın araç toplu taşıma tarafında, 1200’ün üzerinde de servis ve turizm tarafında bulunuyor. 2024’te 300 civarında araç alımımız oldu. Bu alımlarda hiç takas yoktu. 2025 yılı içinde 400-500 civarında araç alırız. Şu an filomuzda 2022 modelin altında araç yok. Minibüs, midibüs yaş ortalaması 1- 2 zaten” dedi. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Ürdün Amman taşımaları </strong></span></p>

<p><strong>Gürsel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Levent Birant,</strong> Amman ve Hamburg taşıma süreçleri ve yurtdışı hedefleri ile ilgili şu bilgileri verdi: “Bizim yurtdışındaki ilk işimiz Amman oldu, öncesinde Ortadoğu’da çok ciddi ihalelere girdik. En sonunda 2018 yılında Amman’da yapılan toplu taşıma ihalesini kazandık ve 2019 Temmuz ayında 10 yıllık kontrat yaparak başladık. 3,5 yıl sonra metrobüs hatları açıldı, kontratımız uzatıldı ve toplam da 13,5 yıla çıktı. Amman deneyimi bizim açısından çok önemli bir iş deneyimi oldu. Amman vatandaşları başlarda toplu ulaşımı çok kullanmıyordu. Hep özel araç kullanımı vardı. Ancak bu, zamanla değişti. Günlük taşıdığımız yolcu 200 bine ulaştı. 350 araç çalışıyor. Bu araçların 300’e yakını Otokar. 50 araç da Çin’den gelerek filomuza katıldı. 15 adet de King Long marka elektrikli otobüs geliyor. Şu anda taşımaları 12 metre otobüsle yapıyoruz. İleride 18-24 metre uzun araçlarla yapacağız. Son partinin yatırımını biz yapacağız. Hizmet alanlar da, belediye de, Ürdün devleti de memnun. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Otokar araçlarından çok memnunuz</strong></span></p>

<p>Amman’da çok verimli hizmet sunuluyor. Orada Otokar’ın distribütörü var. 3 yıllık bakım garantileri bitti. Biz uzatılmış garanti bakım paketi aldık, garajımızda bakım kademe alanı yaptık. Araçların bakımı orada yapılıyor. Otokar araçlardan çok memnunuz. Zaten servis tarafında da çok fazla Otokar aracımız var. </p>

<p>Gürsel’in bundan sonraki projeksiyonu hem yurtdışı hem yurtiçinde toplu taşıma. Ortadoğu’da görüştüğümüz potansiyel ülkeler var. Amman’daki toplu taşıma işimiz bize önemli bir referans oluyor. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Almanya Hamburg taşımaları </span></strong></p>

<p>Almanya’da 2022 yılında Hamburg’da 3 yıllık kontrat ile taşımacılık faaliyetimiz başladı. 15 Intouro götürdük. 2025 Eylül ayında kontratımız bitiyor. Biz orada otobüs kiralaması yapmıştık. Gürsel Mobilty, Eylül’den sonra kendi operasyonlarını yapacak. Haziran sonu veya Temmuz başı gibi teslimatımız olacak. Sayın Osman Nuri Aksoy bize çok destek verdi. Bu kez yatırımımız ülkemizde üretilen Tourismo’lar olacak. Tuvaletli özel araçlar bunlar. Almanya’da şehirlerarası taşıma yapma gibi bir planımız yok. Kent içi toplu taşıma alanında çalışmak istiyoruz. Şirketlerle görüşmelerimiz devam ediyor. Yeni ihalelere gireceğiz, farklı yapılanlamalara gidebiliriz. Otonom sürüş için yeni adımlar atabiliriz.<br />
Intouro servis taşımacılığı için ideal </p>

<p>İlk alım maliyeti, işletim maliyeti açısından Intouro otobüsler servis taşımacılığı için çok uygun araçlar. Hamburg’da, filomuzda 3 yıl hizmet veren araçlarımızın tamamı Eylül’de geri dönecek. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Gürsel Amerika yollarında </strong></span></p>

<p>Hedefimiz Almanya ile sınırlı değil. Gürsel’in İngiltere’de, Fransa’da, İsveç’te hatta Amerika’da taşımacılık yapma planları var. Yurtdışında, genelde toplu taşıma işlerini özel sektör yapıyor ve bunun için o ülkelerde büyük operatörler var. Gürsel neden o büyük operatörlerden birisi olmasın. Türkiye’de toplu taşıma işine çok olumlu bakıyoruz. Ülkemizde genelde belediyeler bu süreci yönetiyor. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Hat açılması ve sefer sayısı</strong></span></p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın şehirlerarası hatlarda bir konsolidasyona gitmesi gerektiğini belirten Levent Birant, “Nasıl havayolu yolcu taşımacılığında bir hat açılması için belirli kurallar gerekiyorsa, şehirlerarasında da hat açılmasına yönelik bir düzenleme yapılması ve bir disiplin getirilmesi şart. Bir hatta ihtiyaç varsa yeni sefer açılmasına yönelik talebe izin verilmesi gerekiyor. UETDS’nin uygulama esasları da aslında veriler alındıkça bunu getirecekti. Önümüzdeki süreçte umuyoruz bu uygulamalar başlar. Hatta şehirlerarası alanda daha verimli, kamuya da düzenli kaynak aktarımını sağlayacak hatların özelleştirilmesi de gündeme alınabilir. Bu adım sefer sayılarının konsolidasyonunu da sağlar. Seferlerin boşa yapılması da önlenir. Herkesin kendine göre planı var ve ona göre hareket ediliyor ama sektörde zaten 3-4 aylık doluluk var. Kalan 8 ayda her bölgede, her hatta kapasite sorunu var. Kapasiteye harcadığınız kaynağı doğru yönetmek ve belli bir seviyede hat özelleştirmesi çok olumlu bir sonuç getirebilir” dedi.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Şehirlerarasında hatlar özelleştirilebilir</strong></span></p>

<p>Sektörde dile getirilen asgari özmal koltuk kapasite taleplerini de değerlendiren Levent Birant şunları söyledi: “Sektörde araç sayısı zaten kapasitenin üzerinde. Özmal sayısı artarsa daha büyük yapılar ortaya çıkacaktır. 20 araba, 50 araba yerine 500, 1000 adetlik araç filosuna sahip operatörlerin olması diğer firmaların da bu ana operatörler bünyesinde çalışmaya izin verecek düzenlemelerin yapılması ile en büyük sorunumuzu, verimsizliği önleyeceğiz. İspanya’da belli hatları 10’ar yıllığına firmalara özelleştirmişler ve siz otobüsçülük yapmak istiyorsanız o firmalara giderek onların bünyesinde çalışıyorsunuz. Herkesin firma sahibi olmasına veya organizasyon oluşturmasına gerek yok.</p>

<p>Türkiye’de birkaç firma birleşerek hatların özelleştirme ihalelerine girebilir. Bizim çalıştığımız Bartın hattında bile 4 firma var. Tali firmaları da saymıyoruz. Bu firmaların her birinin İstanbul’dan, Ankara’dan 7’şer, 8’er seferi var. Anormal bir kapasite bu. Gün ekonomi devri, harcamaları daha iyi yönetme ve planlama devri. Hatlar için doğru kapasite yönetimi yapılırsa 50 otobüsle elde edeceğiniz geliri belki de 10 otobüsle elde edebileceksiniz. Bu hemen olabilecek bir yapı değil ama olmalı. Ekonomik krize, maliyet artışlarına rağmen herkesin harcayacak parası var. Yüzde 60 faiz oranlarına, 20 milyonları geçen araba fiyatlarına rağmen taşımacılık için hâlâ harcayacak paraları var bence. Bu durum sonsuz olamaz; bir gün bitecek. Biz eski yıllarla 30 adet, 50 adet araç alıyorduk. Şimdi 3-5 adet ancak alıyoruz. 10 sene sonra belki araç alımları bir adede düşecek. Bir çözüm aranıyorsa, bence en iyi çözüm hat özelleştirilmesi." ■</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/gursel_turizm_levent_birant_12.jpg" style="width: 600px; height: 376px;" /></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><strong><span style="font-size:24px;">KISA... KISA... KISA...</span></strong></em></span></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><strong><em><span style="font-size:24px;">Hayal etmeden gelişim olmuyor</span></em></strong></span></p>

<p><em>“Hayal edebilmeniz için onu yaşamanız gerekiyor. Ama bugüne kadar hayal ettiklerimizin hepsini gerçekleştirdik. Gürsel’in çok ciddi kurumsal bir yönetimi var."</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>S Belgesi</strong></span></em></span></p>

<p><em>“Levent Birant, yeni Yönetmelik değişikliği ile getirilen S belgesini de şu şekilde değerlendirdi: D4S belgesi ile uzun süren sıkıntılı ve belirsizlik içeren süreç yeni düzenleme ile ortadan kalkmış oldu. Yeni getirilen S belgesinde de 100 araçla sınırlama var. Özellikle İstanbul’a komuşu Kocaeli ve Tekirdağ bölgesinde sözleşmeyle teyit edilmesi kaydıyla araç kayıt edilebilmeli. Alana çok yoğunlaştık, çünkü niş bir alan. Herkesin çok kolay yapabileceği bir iş değil.”</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><strong><em><span style="font-size:24px;">Hayal etmeden gelişim olmuyor</span></em></strong></span></p>

<p><em>“Hayal edebilmeniz için onu yaşamanız gerekiyor. Ama bugüne kadar hayal ettiklerimizin hepsini gerçekleştirdik. Gürsel’in çok ciddi kurumsal bir yönetimi var."</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>Bindiğimiz dalı kesiyoruz</strong></span></em></span></p>

<p><em>“Kendi personelini taşımaya yönelik D3 belgesindeki artışı yorumlayan Levent Birant şunları söyledi: “Firmaların D3 belgesini alarak kendi personelini taşımaya yönelmesi servisçiler için çok olumsuz bir gelişme. Bunun nedeni de giderek yükselen plaka fiyatları ve beraberinde istenen fiyatların artması. Kocaeli ve Ankara gibi büyük illerin plaka kiralamaya yönelik bir çalışma yapması gerekiyor. Aksaray, Eskişehir, Erzurum bunu yaptı. Belediyeler 10’ar yıllık verse girecek, ihtiyacı olan alacak. Yoksa bindiğimiz dalı kesiyoruz.”</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>Benim hobim seyahat</strong></span></em></span></p>

<p><em>“Seyahat etmeyi seviyorum. Uluslararası işler gelince hem ziyaret hem ticaret oluyor; iki gün iş varsa onun arkasına kendimiz için de biraz zaman ekliyoruz. Artık gitmediğim yerlere gitmeyi hedefliyorum. Gittiğim yerde mutlaka ulaşımı da inceliyorum. Yılbaşı’nda Avustralya’daydım. Ulaşımı inceledim. Kent içi toplu ulaşıma hangi marka otobüs çalışıyorsa çalışsın, hepsinin görüntüsü, iç tasarımı aynı. Operatörler farklı, araçların markası da farklı olabilir ama böyle bir norm getirmişler.” </em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>Araçlarla ilgili müşterilere veri akışı</strong></span></em></span></p>

<p><em>“2025 yeniliğimizden söz edersem… Filomuzdaki araçların sefer durumu ile ilgili anlık verilerin de olduğu bir dijital sistem hizmeti sunuyoruz. Müşterilerimiz personelini getiren aracın nerede olduğunu ve ne kadarlık bir mesafe bulunduğunu dijital ekrandan anında öğrenebiliyor. Ayrıca çok büyük kurumların mesai bitiminde personelin aracı kolay bulabilmesine yönelik peron yönlendirmeleri sistemimiz de var.”</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>65 yaşındayım, yaptığım işi seviyorum</strong></span></em></span></p>

<p><em>“Severek yaptığınız zaman başarılı olursunuz. Tabii, sevgi de karşılıksız olmamalı, günün sonunda bu işten faydalanmak da lazım. Rahmetli babamın 1968-1969’larda yarım otobüsü vardı. Biz gözümüzü onun içerisinde açtık. Onunla gidip gelirken sizin de otobüsçülerden çok sık duyduğunuz laf vardır ‘bir kez tozunu yuttuğunuz zaman bir daha kurtulamazsınız’. Ben çok araç üzerinde çalışmadım. Turizm ile başladığımız süreç şehirlerarası ile devam etti. Daha sonra servis tarafına girdik. Daha sonra kentiçi toplu taşıma alanına adım attık. Bu alana çok yoğunlaştık, çünkü niş bir alan. Herkesin çok kolay yapabileceği bir iş değil.”</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>Gençlere devrediyoruz</strong></span></em></span></p>

<p><em>“İlla her işi biz yapacağız değil ki. İşlerimizin büyük bölümünü gençlere devrettim. Şu an en tepede bir A takımımız var. Onların altında bir ekip var. Gürsel bünyesinde 15-20 yıldır çalışan arkadaşlar var. Bizim işimizde parayı bulursun, aracı alırsın ama insan kaynağını öyle kolay kolay bulamazsın. Giderek de zorlaşıyor. Yolumuzu ayırdığımız kişiler de oluyor. Diğer firmalar bizden ayrılan personeli havada kapıyor.”</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>Kadın sürücü istihdamı</strong></span></em></span></p>

<p><em>“Şu an bünyemizde 6 kadın sürücümüz var. Sayıyı arttıramıyoruz, çünkü talep alamıyoruz. Arttırmak istiyoruz. Benim de içinde bulunduğum İT0.22 No’lu Meslek Komitesi ile bu konuda kararlar alındı. İTO’nun, Ticaret Üniversitesi’nin sürekli bir eğitim merkezi var. Onlarla işbirliği geliştiriyoruz ve servis taşımacılığında kadın sürücü sayısının arttırılması için eğitim paketi hazırlıyoruz.”</em></p>

<p><em>------------------------------</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/gursel_turizm_levent_birant_muammer_baskan_erkan_yilmaz_16.jpg" style="width: 600px; height: 352px;" /></em></p>

<p><em>Gürsel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Levent Birant</strong> ile söyleşimizi Kartal’daki Merkezinde <strong>Muammer Başkan</strong> ile birelikte gerçekleştirdik. <strong>Erkan YILMAZ </strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/gursel-turizmin-2030-vizyonu-yurtici-ve-yurtdisi-buyume-stratejileri</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Jun 2025 18:36:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2025/06/gursel_turizm_in_2030_vizyonu_yurtici_ve_yurtdisi_buyume_stratejileri_h16322_a3a92.jpg" type="image/jpeg" length="26420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercedes-Benz Türk SSH Direktörü Tolga Bilgisu: 27 İlde 45 Kamyon, 28 Otobüs Yetkili Servis Lokasyonu ile Uluslararası Standartlarda Satış Sonrası Hizmetler Sunuyoruz]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ssh-direktoru-tolga-bilgisu-27-ilde-45-kamyon-28-otobus-yetkili-servis-lokasyonu-ile-uluslararasi-standartlarda-satis-sonrasi-hizmetler-sunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ssh-direktoru-tolga-bilgisu-27-ilde-45-kamyon-28-otobus-yetkili-servis-lokasyonu-ile-uluslararasi-standartlarda-satis-sonrasi-hizmetler-sunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu: 27 İlde 45 Kamyon, 28 Otobüs Yetkili Servis Lokasyonu ile Uluslararası Standartlarda Satış Sonrası Hizmetler Sunuyoruz. 2024 yılında müşteri memnuniyetini, onarım kalitesini ve hızını, yedek parça bulunabilirliğini ölçtüğümüz tüm göstergelerimizde Satış Sonrası Hizmetler olarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştığımızı gururla ifade edebilirim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><strong>Röportaj: Erkan YILMAZ</strong></span></p>

<p>2021 yılından beri <strong>Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu</strong> ile biraraya gelerek ağır ticari araçların yaşam sürelerinin uzamasında ve kesintisiz hizmet vermesinde çok önemli bir süreci içeren Satış Sonrası Hizmetleri konuştuk. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>DAHA HIZLI VE DAHA YALIN DİJİTAL ÇÖZÜMLER</strong></span></p>

<p><strong>■ MBT Satış Sonrası Hizmetlerde 2024 yılının değerlendirmesi ve 2025 yılı beklentilerini öğrenmek istiyoruz. Araç girişleri ile ilgili veriler ve yedek parça satışları noktasında bilgiler verebilir misiniz? </strong></p>

<p>- Mercedes-Benz Türk olarak sunduğumuz Satış Sonrası Hizmetlerimizle müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarının ötesine geçmek bununla beraber Türkiye’de bayi ve yetkili servis ağımızdaki her noktada aynı kalitede hizmet vermek en büyük hedefimiz. Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2024 yılı da müşteri memnuniyetini odağımıza aldığımız, onarım kalitesi ve hızına çok önem verdiğimiz aynı zamanda tüm performans göstergelerimizi bu eksende toparladığımız bir yıl oldu. Bu noktada geçtiğimiz sene yaptığımız tüm çalışmalarda <strong>müşterilerimize daha hızlı, daha yalın ve daha dijital çözümler </strong>sunmayı odağımıza aldık.</p>

<p>2024 yılında müşteri memnuniyetini, onarım kalitesini ve hızını, yedek parça bulunabilirliğini ölçtüğümüz tüm göstergelerimizde Satış Sonrası Hizmetler olarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştığımızı gururla ifade edebilirim.  Türkiye’de üretim yapan bir firma olarak <strong>stok ve yedek parça bulunabilirliği </strong>konusunda önemli avantajlara sahibiz. Bugün itibarıyla <strong>27 ilde 45 kamyon, 28 otobüs yetkili servis lokasyonu</strong> ile etkin bir şekilde, uluslararası standartlarda Satış Sonrası Hizmetler sunuyoruz.</p>

<p>Biraz önce hedeflerimizden bahsetmiştim. Bunlardan biri <strong>onarım kalitesi ve hızı</strong>. Bizler için en önemli konuların başında geliyor. 2024 yılında tarihimizin en yüksek onarım hızına ulaştık. Bu sonuç 3 temel sürecin doğru yürütülmesiyle gerçekleşiyor. Birincisi, <strong>atölye süreçlerinin etkin işletilmesi</strong>, ikincisi <strong>yetkin ve yeterli sayıda personelin istihdam edilmesi </strong>ve üçüncüsü de elbette ki gerekli <strong>yedek parçanın her daim bulunabilirliği.</strong> Bu üç sürecin doğru ve eksiksiz yürütülmesi onarım süreçlerinin kaliteli ve hızlı olmasında en önemli unsurdur. Bu da paralelinde müşteri memnuniyetinin üst düzeye çıkarılmasını beraberinde getiriyor.  Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler ekibi olarak bahsettiğim bu süreçlere öncelikli olarak odaklanıyor, yaptığımız tüm çalışmalarla da müşterilerimize her zaman daha iyisini sunmayı hedefliyoruz ve her zaman <strong>“Tek Niyet Memnuniyet”</strong> diyoruz.  2024 verileri de bir kez daha bunu başardığımızın altını çiziyor.</p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p style="text-align: center;"><strong><em>2020 yılında hayata geçirdiğimiz ve ağır ticari araç servisleri için çok önemli olan Servis Takip Sistemimiz ile yurt çapında yetkili servislerimize giriş yapan tüm araçlar gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. </em></strong></p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p>Mercedes-Benz Türk olarak <strong>Daimler Truck</strong> için önemli bir <strong>‘Hizmet Merkezi’ konumundayız</strong> ve global sorumluluklarımızı her geçen yıl artırmak istiyoruz. Bu noktada da 2024 yılında diğer gurur duyduğumuz konulardan birinin de Temmuz ayında faaliyete aldığımız <strong>Yedek Parça Konsolidasyon Merkezi </strong>olduğunu söyleyebilirim.  Bu merkez ile tedarik zinciri operasyonlarımıza yeni bir halka daha ekledik. Deniz aşırı ülkelerdeki Daimler Truck tesislerine yerli tedarikçilerden temin edilen üretim parçalarının gönderimini bu merkezden sağlıyoruz. Merkezimiz, Almanya, Amerika, Brezilya, Japonya ve Hindistan'daki merkezlere ilave olarak açılan altıncı Konsolidasyon Merkezi olarak dikkat çekiyor. Üretim ve ihracatın yanında global tedarik zincirindeki rollerimizi de artırarak ülke ekonomisine olan katkımızı ve Türkiye’den dünyaya ihracat noktasında da Satış Sonrası Hizmetler olarak faaliyetlerimizi sürdürdüğümüzü ifade edebilirim. </p>

<p>Yukarıda bahsettiğim Satış Sonrası Hizmetler alanında elde ettiğimiz tüm başarılar, yalnızca işimizin bir parçası değil, aynı zamanda müşterilerimizin işlerini sorunsuz ve en hızlı şekilde sürdürebilmesini sağlamak için verdiğimiz sözün sonuçları. Bu sözümüzü tutmaya ve her zaman daha iyisi için çalışmaya devam edeceğiz.</p>

<p>2025 yılı önceliklerimiz arasında daha yalın süreçleri, daha dijital uygulamaları hayata geçirerek daha da hızlanmak var. Ayrıca yenilenen ve sadece kamyon ve otobüs müşterilerimize hizmet veren servis noktalarımızla müşterilerimize daha iyi hizmet vermeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda 2025 yılında hizmet kalitemizi daha da yukarı taşıyacak pek çok çalışmamız mevcut. </p>

<p>2025 yılında araç parkının gelişimine, müşterilerin yetkili servis kullanım alışkanlarının artmasına, ülkedeki ticari faaliyetin ve bunun yansıdığı mobilitenin değişimine oranla bizim de 2025 yılı ticaret hacmimizin 2024 yılının üzerinde olacağını bekliyoruz. 2025 senesinde de 2024 yılında elde ettiğimiz tüm başarıları daha da üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SERVİS SÖZLEŞMESİ PAKETLERİ İLE  BAKIM-ONARIM İŞLEMLERİNDE AVANTAJLI KOŞULLAR </strong></span></p>

<p><strong>■ Kullanıcıların maliyet kalemlerinde yüksek artışlarla ilgili dile getirdikleri sıralamada artık bakım ve onarım en ön sıralarda yer alıyor. Bu noktada neler söylersiniz? </strong></p>

<p>- Bu noktada net olarak ifade edebilirim ki; elimizdeki veriler aslında geçmişten bugüne <strong>bakım fiyatları ile araç fiyatlarının birbirine oranlandığı rasyoda bir değişiklik olmadığını gösteriyor.</strong> Bildiğiniz gibi bizim müşterilerimize sunduğumuz <strong>Servis Sözleşmesi</strong> paketleri ile müşterilerimiz gelecekte öngörülemeyen maliyetlerden etkilenmeden tüm servislerden aynı kalite ve hızda, ilave bir ücret ödemeden servis hizmeti alabiliyorlar. Müşterilerimizin satış sonrasındaki beklentilerini karşılamak ve ihtiyaçlarına yönelik en doğru hizmeti vermek amacıyla hayata geçirdiğimiz Servis Sözleşmesi paketlerimiz ile müşterilerimiz belirlenen süre boyunca seçtikleri paket kapsamındaki bakım-onarım işlemlerini avantajlı koşullarla Mercedes-Benz Türk yetkili servislerinde yaptırma imkanı buluyor. Özellikle uzun süreli servis sözleşmesi satın alan müşterilerimiz servis ücretlerini tek seferde sabitledikleri için sözleşme süresi boyunca meydana gelebilecek fiyat artışlarından etkilenmiyorlar. Ayrıca dönem dönem sunduğumuz yetkili servis kampanyalarımızla uygun fiyatlara araçların bakım ve onarımlarını gerçekleştirebiliyoruz.</p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p style="text-align: center;"><em><strong>Servis Sözleşmesi paketlerimiz ile müşterilerimiz belirlenen süre boyunca seçtikleri paket kapsamındaki bakım-onarım işlemlerini avantajlı koşullarla Mercedes-Benz Türk yetkili servislerinde yaptırma imkanı buluyor.</strong></em></p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>MERCEDES-BENZ KAMYON FİNANSMAN İLE ÖDEME SEÇENEKLERİ </strong></span></p>

<p><strong>■ Bayilere bu konuda nasıl destek veriyorsunuz? Servis paketleri çok pahalı hale geldi. Müşterilerin kredi kartı ile ödemeler noktasında taksitlendirme ile ilgili bankalara yönelik bir çalışmanız olabilir mi? </strong></p>

<p>- Mercedes-Benz Türk olarak tüm süreçlerimizde olduğu gibi bu konu özelinde de müşterilerimize destek olmaya özen gösteriyoruz. Bu çerçevede çeşitli çalışma şekillerimiz oluyor. </p>

<p>Dönemsel olarak kamyon müşterilerimize kredi kartı kampanyaları yapmaktayız. Güncel durumda çeşitli <strong>kredi kartlarına</strong> altı aya kadar <strong>taksit imkanı</strong> sunuyoruz. Bunun yanında zaman zaman <strong>Mercedes-Benz Kamyon Finansman</strong> ile iş birliği yaparak cazip faiz oranları ile kredi imkanları sunuyoruz. </p>

<p>Tabii yalnızca servis sözleşmesi için değil, diğer tüm kampanyalarımız için de Mercedes-Benz Kamyon Finansman ile müşterilerimize ödeme seçenekleri sunuyoruz. Titizlikle oluşturduğumuz tüm kampanyalarımıza web sitemiz üzerinden de ulaşılabilinir.</p>

<p>Otobüs tarafında ise müşteri taleplerine bağlı olarak ödeme seçenekleri kapsamında değerlendirme yapılabiliniyor. Adetli alımlarda taksitlendirme imkanı sunduğumuz kampanyalarımız da mevcut. </p>

<p>Bunların yanında <strong>servis sözleşmesi paketlerimiz araç satışı ile birlikte kredilendirilebiliniyor.</strong> Araç satışı esnasında alınan servis sözleşmeleri, araç kredisi içerisine entegre edilip vade seçeneklerine göre taksitlendirilebiliniyor. </p>

<p>2020 yılında hayata geçirdiğimiz ve ticari araç servisleri için çok önemli olan Servis Takip Sistemimiz ile yurt çapında yetkili servislerimize giriş yapan tüm araçlar gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. Bu sistem sayesinde, en ufak bir onarım süresi uzama riski görüldüğü anda araca proaktif olarak müdahale edilebiliyor ve ihtiyaç duyulan yedek parça veya teknik destek en hızlı şekilde sağlanıyor. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SIFIR GİBİ MOTOR UYGULAMASI </strong></span></p>

<p><strong>■ Motor yenileme reman ile ilgili bilgiler verebilir misiniz, işlemler nasıl yapılıyor, ne kadarlık bir maliyet çıkıyor? Araç fiyatlarının yükselmesi noktasında bu işleme yönelik bir artış talebinde bir gözleminiz oldu mu? Motor yenileme de garanti süreçleri ile ilgili bilgiler verebilir misiniz? </strong></p>

<p>- Mercedes-Benz Türk olarak 2017 yılından bu yana Satış Sonrası Hizmetler programlarımızdan biri olan<strong> “Sıfır Gibi Motor”</strong> uygulamamız ile yurt içi pazardaki Euro 6 motora sahip kamyon ve otobüslerin uzun yıllar boyunca ilk günkü performans ve düşük yakıt tüketimi avantajlarını korumasını sağlıyoruz. İlk aşamada bu uygulamamızı Euro 5 motorlara sahip kamyon ve otobüslerimizde başlatmıştık. Ardından, 2019’da <strong>Euro 6 motora sahip kamyon, çekici ve şehirlerarası otobüsleri de bu kapsama dahil ettik.</strong> Müşterilerimizden gelen olumlu geri dönüşler paralelinde; cazip koşullarda verdiğimiz bu hizmetimizi 2020 yılında daha da genişleterek, <strong>Euro 6 motorlu şehir içi otobüsler için de ‘Sıfır Gibi Motor’ uygulamasını devreye aldık.</strong> Bu uygulamada, Mercedes-Benz Türk motor yenileme tesislerinde yetkili servislerimizden gelen motorlar tamamen sökülüyor, tüm parçaları temizleniyor, aşınan ve hasarlı parçalar ise yenisi ile değiştiriliyor. Bu süreçte yenilediğimiz <strong>tüm motorlara 1 yıl boyunca orijinal yedek parça ve işçilik garantisi</strong> veriyoruz. Böylelikle müşterilerimiz herhangi bir şekilde motor ile alakalı sorun yaşama endişesi olmadan, tamamen Mercedes-Benz kalitesinde, orijinal yedek parça ile yenilenmiş ve Mercedes-Benz Türk tesislerinde üretilmiş bir motora sahip oluyorlar. Ayrıca bu şekilde hem müşteriye maliyet avantajı sağlıyoruz hem de çevreye duyarlı bir süreç yürütüyoruz. Tüm süreci bu konuda özel eğitim almış ekibimizle Almanya’dan sonra dünyadaki ilk motor yenileme merkezi olan Mercedes-Benz Türk Teknik Uzmanlık Merkezimiz’de yürütüyoruz.  </p>

<p>Sıfır Gibi Motor özellikle aracının kullanım ömrünü artırmak ve zorlu koşullarda uzun yıllar performans göstermesini sağlamak isteyen, bu nedenle motorunu yenileme ihtiyacı duyan müşterilerimize hitap ediyor. 2025 yılında da kapasitemizi artırdık ve bu sayede müşterilerimize daha hızlı hizmet vermeyi hedefliyoruz. Sorunuzdaki araç fiyatı ile motor yenileme talebi kısmına gelirsek; Sıfır Gibi Motor hizmetimize olan talep ile araç fiyatlarının seyri arasında bir bağlantı olduğunu düşünmüyorum.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>OMNIplus-ON ARAÇ İZLEME SİSTEMİ</strong></span></p>

<p><strong>■ Satış Sonrası Hizmetler sürecinde önümüzdeki dönemde yapmayı planladığınız yenilikler, kampanyalar ve garanti süreleri ile ilgili farklılaşmaya yönelik projeler? </strong></p>

<p>- Ağır ticari araçların ihtiyaçlarına yönelik oluşturulmuş yeni IT sistemlerine geçişler yaparak Mercedes-Benz Türk olarak tüm süreçlerimizi sürekli geliştirmeye çalışıyoruz. Dijitalleşme ekiplerimiz hem kendi süreçlerimizi hem de bayi ve yetkili servis süreçlerimizi daha hızlı, daha yalın, daha dijital hale getirme noktasında çalışıyor. </p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p style="text-align: center;"><em><strong>OMNIplus-ON, birçok işlevi içerisinde barındıran yenilikçi dijital servis hizmetimiz. Telematik hizmet vererek müşteriye ilgili araç verilerini sunarken, yakıt tüketimi analizi ve sürüş analiz raporlarının ortaya çıkmasını da sağlayacak bir sistem.</strong></em></p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeniliklerimiz</strong> kapsamında güzel bir örneğe değinmek isterim. <strong>OMNIplus-ON araç izleme sistemimiz</strong>, Omniplus ON birçok işlevi içerisinde barındıran yenilikçi dijital servis hizmetimiz. <strong>Telematik hizmet vererek müşteriye ilgili araç verilerini sunarken, yakıt tüketimi analizi ve sürüş analiz raporlarının ortaya çıkmasını da sağlayacak bir sistem.</strong> Buna ek olarak; <strong>müşterilerin sahip oldukları araçların teknik durumunu gerçek zamanlı olarak izliyor.</strong> Bu sayede uzaktan erişim sağlanarak <strong>otobüsün teknik durumu gerçek zamanlı olarak yetkili servisler tarafından takip ediliyor.</strong> Gerekli bakım tedbirleri analiz ediliyor ve aksiyon önerileri otomatik olarak veriliyor. Telematik ve teknik analiz işlevlerine paralel olarak ise lastik basıncından depodaki yakıt seviyesine, aydınlatma kullanımından yardımcı ısıtma uzaktan kontrolüne kadar pek çok operasyonel fonksiyona ulaşmak mümkün.</p>

<p>Daha yalın, daha dijital ifademizi yineliyorum. Dijitalleşmenin bizim için önemine birçok noktada değindim. Bu kapsamda yakın zamanda pazara sunmayı planladığımız hizmetlerimiz de var. Buna yönelik uygulamalar ile müşterilerimizin ve filo yöneticilerinin operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında bakım ve aşıntı parçalarını, sarf malzemeleri ve uzatılmış garanti hizmetlerini içeren servis sözleşmelerimiz ile müşterilerimize avantajlar sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE ELEKTRİKLİ ARAÇLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR</strong></span></p>

<p><strong>■ Elektrikli araçlarla ilgili Satış Sonrası Hizmetler süreçlerinde ne gibi yapılanmalara gittiniz? </strong></p>

<p>- Elektrikli araçlar ile ilgili dönüşüm uçtan uca ele alınması gereken bir konu. Satış Sonrası Hizmetler tarafında elektrikli dönüşümde öncelikli olarak belirlenen servis noktalarında; yüksek voltajlı araçlara servis hizmeti için teknik personel eğitimleri, İSG, yedek parça ve atölye donanımları konusunda çok kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildi, yetkilendirmeler yapıldı. Teknik ekip ve eğitmenlerimizin global eğitimleri ve sertifikasyon süreçleri tamamlandı.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte planlamasını yaptığımız konuların başında elektrikli araçlarla ile ilgili yetkili servis noktalarının sayısının artırılması geliyor. En kısa zamanda yüksek gerilimli araçlara servis yetkisi alan tüm lokasyonlarımızda TSE K 646 yetkisi sürecinin tamamlanmasını hedefliyoruz. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>AR-GE BİRİMLERİ İLE ÇALIŞMALAR </strong></span></p>

<p><strong>■ Satış Sonrası Hizmetler olarak AR-GE birimleri ile çalışmalarınız oluyor mu? Gelen geri bildirimleri nasıl yönetiyorsunuz?</strong></p>

<p>- Türkiye’nin 7 bölgesinde hizmet veren geniş bayi ve yetkili servis ağımızın karşılaştıkları konular, müşterilerimizin talep ve geri bildirimleri doğrultusunda Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası ekipleri ile online teknik sistemler aracılığıyla dijital olarak paylaşılıyor. Gerekli görüldüğü durumlarda ise bu konular aynı sistemler üzerinden Mercedes-Benz Türk ve Daimler Truck bünyesindeki ilgili AR-GE ekiplerine dijital olarak aktarılıyor. Global olarak derlenen bu geri bildirimler, global komitelerde değerlendiriliyor, aksiyonun gerekli olduğu durumlarda saha incelemeleri yapılarak hızlı bir şekilde sonuçlanıyor. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>SERVİS TAKİP SİSTEMİ </strong></span></p>

<p><strong>■ Servis Takip Sisteminden kısaca bahsedebilir misiniz?</strong></p>

<p>- 2020 yılında hayata geçirdiğimiz ve ticari araç servisleri için çok önemli olan Servis Takip Sistemimiz ile yurt çapında yetkili servislerimize giriş yapan tüm araçlar gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. Bu sistem sayesinde, en ufak bir onarım süresi uzama riski görüldüğü anda araca proaktif olarak müdahale edilebiliyor ve ihtiyaç duyulan yedek parça veya teknik destek en hızlı şekilde sağlanıyor. Onarım işlemlerini en hızlı şekilde ve en yüksek standartlarda gerçekleştirerek araçlarını müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz.  </p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p style="text-align: center;"><strong><em>2020 yılında hayata geçirdiğimiz ve ağır ticari araç servisleri için çok önemli olan Servis Takip Sistemimiz ile yurt çapında yetkili servislerimize giriş yapan tüm araçlar gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor. </em></strong></p>

<p style="text-align: center;">-----------------------------------</p>

<p>Tüm bunların yanında bayi ve yetkili servislerimizin sahada karşılaştıkları ve çözemedikleri teknik konulara uzman arkadaşlarımız ile uzaktan destek veriyoruz. Uzaktan destek ile çözülemeyen saha problemleri içinse<strong> “Flying Doctor”</strong> dediğimiz saha uzmanlarımız ilgili araçlara yerinde müdahalede bulunuyorlar. Mercedes-Benz ağır ticari araçlar için sunulan yol yardım hizmetimiz ise müşterilerimizin araçlarının herhangi bir zamanda arızalanması durumunda, günün her saati ulaşılabilen bir destek sunuyor. Bu hizmet ile müşterilerimize 7/24 kesintisiz destek sağlıyoruz.  Gururla söyleyebilirim ki Servis Takip Sistemi, yol yardım hizmeti gibi takip ettiğimiz tüm sistemlerde Daimler Truck bünyesinde örnek konumundayız.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>200 KİŞİLİK BİR EKİP </strong></span></p>

<p><strong>■ Ekip yapınızdan bahsedebilir misiniz?</strong></p>

<p>- 2021 yılından beri Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler Direktörlüğü görevini yürütüyorum. Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler ekibi olarak yaklaşık 200 kişilik bir ekip ile müşteri hizmetleri, teknik destek, pazarlama ve yedek parça süreçlerini yönetiyoruz. Ekibimiz ile müşteri hizmetleri ve yedek parça operasyonlarının verimli yönetilmesi, teknik destek ve pazarlama birimlerinin de aktif olarak operasyonlara katkı sunması prensibi ile müşteri odaklı hizmet anlayışımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ■</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mercedes-Benz-Turk-Satış-Sonrasi-Hizmetler-Yönetici-Ekibi.jpg" style="width: 600px; height: 337px;" /></p>

<p><em>Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler Direktörü <strong>Tolga Bilgisu</strong>, Kamyon Pazarlama Grup Müdürü <strong>Mehtap Karakuş</strong>, Kamyon Teknik Grup Müdürü <strong>Mehmet Karal</strong>, Otobüs Teknik Grup Müdürü <strong>Cihan Tömek</strong>, Otobüs Pazarlama Grup Müdürü <strong>Kıvanç Aydilek</strong>, Yedek Parça Grup Müdürü <strong>Burçak Terzi</strong> ile birlikte.  </em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mercedes-Benz-Turk-SSH-Direktörü-Tolga-Bilgisu-ortada-Muammer-Baskan-Erkan-Yilmaz-2025_1.png" style="width: 600px; height: 369px;" /></em></p>

<p><em>Mercedes-Benz Türk Satış Sonrası Hizmetler Direktörü <strong>Tolga Bilgisu</strong> ile söyleşimizi Hadımköy’de <strong>Muammer Başkan</strong> ile birlikte gerçekleştirdik. <strong>Erkan YILMAZ</strong></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ssh-direktoru-tolga-bilgisu-27-ilde-45-kamyon-28-otobus-yetkili-servis-lokasyonu-ile-uluslararasi-standartlarda-satis-sonrasi-hizmetler-sunuyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 09:29:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2025/04/mercedes_benz_turk_satis_sonrasi_hizmetler_direktoru_tolga_bilgisu_27_ilde_45_kamyon_28_otobus_yetkili_servis_lokasyonu_ileuluslararasi_standartlarda_satis_sonrasi_hizmetler_sunuyoruz_h16124_7192a.jpg" type="image/jpeg" length="32777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs Kamyon Satış Direktörü Didem Daphne Özensel: 2025’te büyüyen değil, yenilenen otobüs ve kamyon pazarı olacak]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-2025te-buyuyen-degil-yenilenen-otobus-ve-kamyon-pazari-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-2025te-buyuyen-degil-yenilenen-otobus-ve-kamyon-pazari-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“2025’te pazar seviyelerinin 2024 yılına göre daha geride olacağını öngördüğümüzü söyleyebiliriz. Büyüyen değil ama yenilenen bir otobüs ve kamyon pazarı olacak gibi görünüyor. Otobüste ve kamyonda takasın yoğun olacağı bir yıl öngörüyoruz. Hatta otobüs ürün grubunda alt takası daha da yoğun bir şekilde gözlemleyebiliriz. BusStore ve TruckStore, müşterisinin her zaman yanında oldu ve bundan sonra da yanında olmaya devam edecek. Biz, her zaman müşterilerimizin ihtiyacı ne ise bunu sağlama taahhüdümüzü sürdürüyoruz ve kurumsal çatımız altında değer zincirimizin tüm unsurları ile hizmet veriyoruz.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><span style="font-size:24px;"><strong>■ Erkan YILMAZ</strong></span></em></p>

<p><span style="font-size:14px;"><strong>Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Daphne Özensel ile ikinci el otobüs ve kamyon pazarını, 2025 yılı beklentilerini ve BusStore ve TruckStore olarak planladıkları faaliyetleri konuştuk.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">2023 yılında, seyahat otobüsü pazarının 1000 adet bandında, kamyon pazarının ise 44 bin 500 seviyelerinde kapandığını belirten <strong>Didem Daphne Özensel</strong>, “2023 yılı özellikle kamyon pazarı açısından çok iyi bir seneydi. Türkiye’de kamyon pazarı normal yılda 30 bin civarında olur. Dolayısıyla 44 bin seviyeleri normal yıl pazarının üzerinde bir seviye. Kasım ayı itibarıyla 2024 yılı 2023’ün yüzde 11 altında seyretti ama yine de bu seviyede olan bir pazar için iyi bir pazar diyebiliriz. Seyahat otobüsü pazarında kapanış ise 1000 adet seviyesini teğet geçecek gibi görünüyor. Son iki yıla baktığımızda kamyon ve otobüs tarafında satış adetleri iyi seviyeydi.” dedi. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">2025’i tahmin etmek kolay değil</span></strong></p>

<p><span style="font-size:14px;">2025 yılında ekonomik faaliyetler açısından sıkılaşmanın daha çok hissedileceği bir yıl olacağını ve büyüme amaçlı ticari yatırımların azalarak yerini yenileme amaçlı yatırımlara bırakacağını düşünüyoruz. Faizlerin düşmesi durumunda beklentimizin üzerinde bir pazarla karşılaşmamız söz konusu olacaktır. 2025’te otobüste ve kamyonda takasın yoğun olacağı bir yıl öngörüyoruz. Hatta otobüs ürün grubunda alt takası daha da yoğun bir şekilde gözlemleyebiliriz. BusStore ve TruckStore müşterisinin her zaman yanında oldu ve bundan sonra da yanında olmaya devam edecek. Biz her zaman müşterilerimizin ihtiyacı ne ise bunu sağlama taahhüdümüzü sürdürüyoruz ve kurumsal çatımız altında değer zincirinin tüm unsurları ile hizmet veriyoruz. Biz TruckStore ve BusStore olarak ikinci elde güvenin adresiyiz. Bizim öncelikli amacımız, müşterilerimize profesyonel ve güvenilir hizmet vermek ve doğru çözümler sunmak. Büyüyen bir pazarın olmadığı ve aracın el değiştirmesine ihtiyaç olduğu dönemlerde biz, etkin şekilde devrede oluyoruz. Büyüyen bir pazar yaşandığında takas ihtiyacının olmadığı bir dönemden geçmiş oluyoruz. Stok maliyetinin çok artmasıyla stok yapmak ve bu maliyeti yüklenmek çok anlamlı değil. Faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda pazarın daha az kredi ve vade ile işlem göreceğini düşünüyoruz. Bu sebeple alt takasa çok ihtiyaç var” dedi.</span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">-----------------------------------------</span></p>

<p style="text-align: center;"><em><span style="font-size:24px;"><strong>İkinci el alımında zorunlu sigorta </strong></span></em><br />
<span style="font-size:14px;"><em>26 Aralık’ta Resmi Gazete’de “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASINDA TARİFE UYGULAMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK” yayımlandı açıklamasını yapan <strong>Özensel</strong>, “Yönetmelikle gelen düzenleme ile ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine haiz işletmelerin işleten sıfatıyla akdedecekleri trafik sigortası sözleşmeleri için sigorta süresi otuz güne kadar indirilmiş oldu.  Sigorta süresinde düşüş olduğu için bu gelişmeyi olumlu karşılamakla beraber, yüksek finansman maliyetlerine ek olarak bu ticareti yapan şirketlere ayrıca sigorta maliyeti getiren bu düzenlemenin en yakın zamanda bu işi bizim gibi yetki belgesi ile yapan işletmeleri muaf tutacak şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. </em></span></p>

<p style="text-align: center;"><span style="font-size:14px;">-----------------------------------------</span></p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Müşterilerimizin para kazanmasını önceliklendiriyoruz </span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araçların değerini korumasının önemli olduğunu belirten <strong>Didem Daphne Özensel</strong>, “Müşterilerimizin araçlarının değerini koruması ve satarken de para kazanmasını öncelikli olarak görüyoruz. Bizim bütün stratejimiz; ürün, finansman, sigorta gibi değer zincirlerinde müşterinin en doğru ürünü, en uygun fiyata, en kârlı şekilde alabilmesi ve tekrar bize gelip yeni araç değişimine imkanının olması” dedi. </span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Güvenli ödeme sistemi gelişime açık </strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araç satışına yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapıldığını ancak sistemin gelişime açık olduğunu vurgulayan <strong>Özensel</strong>, “27 Ağustos tarihinde resmi gazetede yayımlanan “MOTORLU KARA TAŞITLARININ TİCARETİ HAKKINDA YÖNETMELİK” 26. Maddesi kapsamında, ikinci el alım/satım işlemlerinde ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale, elektronik fon transferi veya Bakanlıkça belirlenen diğer ödeme yöntemleriyle gerçekleştirilmesinde Güvenli Ödeme Sistemi zorunlu hale geldi. Ancak bu sistemin gelişmeye açık olduğunu düşünüyoruz. Bu düzenlemeyle, taşıt alım satımında dolandırıcılık faaliyetlerinin önüne geçilmesi hedeflenirken ayrıca satış işlemlerinin gerçekleşme tutarların da takip edilebilir olmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu sistemde kısa bir süre önce takas seçeneğinin kaldırılması bizim iş modelimiz açısından birtakım zorlukları beraberinde getirdi. Özellikle bizim gibi şirketler de düşünülerek sıfır ve takas sürecinin bir bütün olarak ele alınması bizim için oldukça önemli. Güvenli ödeme sistemine takas seçeneğinin gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir iki ay içerisinde beklentimiz takas işlemlerinin tekrar uygulama içinde yer alması” diye konuştu. </span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>İkinci el araca finansman </strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araçlardaki değer kayıplarını da yorumlayan <strong>Didem Daphne Özensel</strong>, “Araç fiyatlarında TL bazında bir düşüşten söz edemeyiz, ancak enflasyon oranında artış gözlemleyemiyoruz. Bu durum değer kaybı ve reel fiyat düşüşü anlamına gelmektedir.” dedi. </span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araçlarda 10 yaşındaki kamyon ve otobüse de finansman desteği sunduklarını açıklayan <strong>Özensel</strong>, “10 yaşındaki bir araca 48 aylık vade yapılabiliyor. 12 yaşındaki bir araca ise 24 aylık vade yapılabiliyor. Farkımız burada anlaşılıyor zaten, finansman şirketimiz ile müşterilerimize en hızlı ve en uygun çözümleri sunuyoruz” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Ekspertiz süreçleri </strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araç ekspertiz sürecinin daha yalın ve hızlı hale getirildiğini belirten <strong>Özensel</strong>, “Eskiden olduğu kadar uzun zamanlar alan ve maliyet doğuran ekspertiz sürecini artık daha yalın ve hızlı hale getirdik. Ancak yine de ekspertiz çok önemli, birtakım kesin kurallarımız var ve ekspertizi o çerçevede yapıyoruz” diye konuştu. </span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>İkinci el ihracatı Avrupa’ya göre pahalı</strong></span></p>

<p><span style="font-size:14px;">İkinci el araç ihracatında eskiye göre daha farklı bir dönem yaşandığını da belirten <strong>Didem Daphne Özensel</strong>, “Eskiden ikinci el araçlarımız Avrupa’ya göre daha ucuzken şu an daha pahalı bir seviyede. İhracat pazarındaki potansiyel için Türk Lirasının döviz karşısındaki değerine ve Türk Lirası bazında enflasyon makasına bakıyoruz. Ocak-Kasım 2024 döneminde Türk Lirası Euro karşısında yüzde 12 değer kaybı yaşarken, aynı dönemde açıklanan enflasyon yüzde 42. Yaklaşık 30 puanlık bir fark sonucu iç pazardaki fiyat seviyelerinin dış pazara nazaran daha yüksek seyri devam ediyor. Bu sebeple ikinci el ihracatı bu konjonktürde öne çıkmıyor diyebilirim” dedi. ■</span></p>

<p><span style="font-size:14px;"><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/Mercedes-Benz-Türk-2.El-Otobüs-ve-Kamyon-Satış-Direktörü-Didem-Daphne-Özensel_1.jpg" style="width: 600px; height: 400px;" /></span></p>

<p><em><span style="font-size:14px;">Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü <strong>Didem Daphne Özensel</strong></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:24px;"><strong>İyi bir ikinci el satış yöneticisi olmak</strong></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:14px;">İkinci el sürecinde 5 yıldır görev yaptığını belirten Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü <strong>Didem Daphne Özensel</strong>, “TruckStore Grup Müdürü <strong>Barış Sever</strong>, BusStore Grup Müdürü <strong>Hakan Daşdemir</strong> ve 2.El Kamyon ve Otobüs Satış Etkinliği Birim Yöneticisi <strong>Tuğba Paçacı</strong>’dan oluşan yöneticilerimiz ile bize büyük katkı sağlayan diğer tüm ekip arkadaşlarımızla çok büyük bir aileyiz. BusStore ve TruckStore’un yıllardır sektörde başarıyla hizmet vermesini sağlayan tüm yöneticilerime ve ekibimizde yer alan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ben özellikle şunu da belirtmek isterim ki, otomotiv endüstrisinde çalışan herkesin ikinci el araç satışına yönelik bir deneyim yaşamasını öneririm. Deneyimlenmesi gereken bir fonksiyon burası. Kendi markanız dışında diğer ürünleri de çok iyi tanıyacaksınız ve sıfır satış tarafının taleplerine karşılık vereceksiniz. Pazar ve ekonomi bilginiz olacak. Bunun üstüne iyi iletişim beceriniz olacak. Bunu yapabiliyorsanız çok iyi bir ikinci el satış yöneticisi olursunuz. Bunun için herkesin bu alanda bir süre çalışması lazım” dedi. </span></em></p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/TruckStore-Grup-Müdürü-Barış-Sever.jpg" style="width: 450px; height: 503px;" /></p>

<p><em><span style="font-size:14px;">TruckStore Grup Müdürü <strong>Barış Sever</strong></span></em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/BusStore-Grup-Müdürü-Hakan-Daşdemir.jpg" style="width: 450px; height: 329px;" /></em></p>

<p><em><span style="font-size:14px;">BusStore Grup Müdürü <strong>Hakan Daşdemir</strong></span></em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/2.El-Kamyon-ve-Otobüs-Satış-Etkinliği-Birim-Yöneticisi-Tuğba-Paçacı.jpg" style="width: 450px; height: 300px;" /></em></p>

<p><em><span style="font-size:14px;">2.El Kamyon ve Otobüs Satış Etkinliği Birim Yöneticisi <strong>Tuğba Paçacı</strong></span></em></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mercedes-benz-turk-ikinci-el-otobus-kamyon-satis-direktoru-didem-daphne-ozensel-2025te-buyuyen-degil-yenilenen-otobus-ve-kamyon-pazari-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jan 2025 14:44:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2025/01/mercedes_benz_turk_ikinci_el_otobus_kamyon_satis_direktoru_didem_daphne_ozensel_2025te_buyuyen_degil_yenilenen_otobus_ve_kamyon_pazari_olacak_h15693_5085f.jpg" type="image/jpeg" length="28030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Best Van Turizm YK Üyesi İrem Bayram: Kâr seviyeleri, 2023’e göre yüzde 30 eridi]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/best-van-turizm-yk-uyesi-irem-bayram-kr-seviyeleri-2023e-gore-yuzde-30-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/best-van-turizm-yk-uyesi-irem-bayram-kr-seviyeleri-2023e-gore-yuzde-30-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2024 yılında para kazandık ama enflasyon ortamında 2023’e göre epeyce az kazandık. Belki rakamlar aynı kaldı, ama enflasyon ile oranladığınız zaman 2023’e göre, kâr seviyelerinde, yüzde 30’luk bir erime olduğunu söyleyebilirim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><span style="font-size:16px;">Röportaj: Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN</span></strong></em></p>

<p>1989 yılından beri şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında hizmet veren <strong>Best Van Turizm’in Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram</strong> ile bir araya gelerek hem 2024 yılına yönelik değerlendirmelerini hem de 2025 yılı beklentilerini aldık. Best Van Turizm’in 35 yıldır devam eden sektör yolculuğunda, İrem Bayram, 11 yıldır aktif görevde. İrem Bayram, firma sahibi olmasının yanı sıra birçok sosyal projede yer alarak sektörde öncü olmaya devam ediyor. İrem Bayram ile Aksaray’daki merkez ofislerinde görüştük. Söyleşimizin ilk konusu tabii, hemen otobüs yatırımları oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/irem-bayram-3-12-2024-02.jpg" style="width: 450px; height: 450px;" /></p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">İlk defa otobüs yatırım planı yapmadık </span></strong></p>

<p><strong>Uzun bir zamandan beri ilk kez otobüs yatırım planı yapmadıklarını belirten İrem Bayram</strong>, “2024 yılında 15 araç aldık, tamamı da filo büyütmeydi. 2025 yılı nasıl geçeceği konusunda gerçekten hiç öngörümüz yok. 2024 yılına yönelik nasıl bir yıl geçireceğimizi 2023’de az çok kestirebiliyorduk. Ama şu anda Aralık ayına geldik, 2025 yılına yönelik bir yatırım planı yapmadık. Bu uzun süredir ilk defa oluyor. Paranın maliyeti çok yüksek. Sadece yurtiçinde yolcu talebi olur mu sorusundan öte paranın maliyeti ve faizlerle ilgili çok ciddi belirsizlikler var. </p>

<p>İkinci el otobüs piyasası istediğimiz seviyede değil. Bu yıl fazla araç satıldığını düşünüyoruz. Büyük otobüs pazarının seviyesinin 2025’te, 2024’ten daha az olacağı dile getiriliyor. Böyle olması bence daha doğru. Ama ön ödemeli sistemin de artık bitmesi gerektiğine inanıyorum. Bizim yatırım yapmamızın önündeki sıkıntılardan bir tanesi de ikinci el otobüs pazarının ciddi anlamda yavaşlaması ve fiyatların geriye gitmesi. Bu kadar paradan, para kazanabildiğiniz bir dönemde sadece ikinci el otobüsün değil, hiçbir şeyin değerinin gerçek ölçü de olmasını beklemiyoruz. </p>

<p>Pandemi sonrasında ikinci el otobüs fiyatlarının iyi seviyelere gelmesi birçok firmanın filosunu yenilemesine imkan tanıdı. Bizim bir aracı yenileme sürecimiz 3 yaşken, bu 1 yaşa düştü. Ama şimdi bunu yapmamız mümkün değil. Araç yaş ortalamamız şu an 1,5. Belki de bu durumun getirdiği rahatlık ve belirsizlikle 2025 için yatırım planı yapmadık. Çok genç bir filomuz var, yaşlı bir filoya sahip olsaydık, ikinci el ile sıfır arasındaki makas açılsa da yatırım yapma çabası içinde daha çok olabilirdik. 2025 yılı içerisinde, çok ihtiyaç olursa, paranın ve otobüsün maliyetini optimum noktada yakalarsak belki yaparız. Hiçbir sektörde faizden elde edilen geliri etmek mümkün değil. Şu an basit fonlarda 1 milyon TL’ye, 1000 TL gecelik veriliyor. 20 milyona gecede 20 bin TL. Ayda 600 bin TL. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Hidrojene dönüşümün işaretleri </strong></span></p>

<p><strong>Şu anda filolarında tamamı Mercedes-Benz marka, 65 otobüs bulunduğunu belirten İrem Bayram</strong>, “Mercedes otobüsleri kullanmamız bizler için hâlâ çok büyük avantaj. Yine de bizim Mercedes-Benz Türk’ten beklentimiz araçlardaki fosil yakıtlardan hidrojene dönüşüm işaretleri görmek. Daha önceki fuarlarda, 2027 yılı işaret ediliyordu ama şu anda görünen o ki, dizel motor devam edecek gibi. Aslında biz, hidrojene geçişin ilk adımlarını bekliyorduk, pandemiyle birlikte belki de bu süreç uzadı. Mercedes sadakatimiz devam edecek mi, etmeyecek mi; bunu biraz da yakıt konusundaki teknoloji süreci belirleyecek. Mercedes-Benz marka araçların güvenlik ve konfor seviyesi mükemmel. Ancak günümüzde ekonomiklik en öne çıktı, bu da bizim önceliklerimiz arasında yerini aldı” dedi. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>2023’e göre az kazandık</strong></span></p>

<p><strong>“2024 yılında para kazandık ama enflasyon ortamında 2023’e göre epeyce az kazandık”</strong> açıklamasını yapan İrem Bayram, “Belki rakamlar aynı kaldı, ama enflasyon ile oranladığınız zaman 2023’e göre, kâr seviyelerinde, yüzde 30’luk bir erime olduğunu söyleyebilirim. Her yıl, yaz ayında araçlarımız günler öncesinden dolardı, ama bu yıl, pandemideki gibi günübirlik dolduk. Araçlar boş gitmedi ama doluluğu hep son anda yakaladık. Özellikle Van-Diyarbakır, Van-Mersin, Van-Gaziantep gibi daha kısa hatlarımız günler öncesinden kapalı olurdu. Bu yıl sadece iki bayramda yaşayabildik. Önceki yıllarda, otobüslerimiz bir hafta önce dolardı, yer bulmakta zorlanırdık. Bu yıl acentelerimiz arasında kontenjan krizleri de yaşamadık diyebilirim” diye konuştu. </p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/irem-bayram-3-12-2024-05.jpg" style="width: 450px; height: 532px;" /></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>UTTS için istasyonlar hazır değil</strong></span></p>

<p><strong>İrem Bayram, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) düzenlemesinin karşısında olmadıklarını, ancak henüz istasyon altyapılarının buna uygun olmadığını belirtiyor:</strong> “Biz UTTS düzenlemesine 1 Ocak 2025 itibariyle uyum sağlamış olacağız. Biz, filo olarak taşıt tanıma sistemi ile çalışıyoruz. Ancak istasyonların UTTS sistemine uygun altyapısının hazır olmadığını görüyoruz. Bir istasyonda bir pompada bu sistem var. İkinci ticari araç geldiğinde diğerini bekleyecek.</p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Bu sıkıntı oluşturacak.</strong></span></p>

<p>Şunu da ifade etmek durumundayım ki, sektörde firmaların büyük çoğunluğu taşıt tanıma sistemi ile çalışıyor. Herkes giderinde akaryakıtı göstermek zorunda. Akaryakıtı göstermezseniz neyi göstereceksiniz zaten. Sistem hep kayıt altında ve yeni yükler getiriyor. UETTDS sistemi getirildi. Ancak korsan taşıtlar hiçbir denetim olmadan çalışıyor. Van’dan Bodrum’a sosyal medya aracılığı ile yolcu topluyorlar. Bizleri denetlesinler, ama korsan taşımacılardan korunalım.”</p>

<p>Bayram, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın kaptanlara yönelik kamera sistemi ile ilgili çalışmaların da olumlu olduğunu belirterek, “Eğer bu yapı sektörü korsandan koruyacaksa doğru bir sistem. Kaptanların refah seviyesini arttırır. Takograf kullanımı için sektörde yeteri kadar kaptan yok. Otobüsler peronda kalır” diye açıklık getirdi. </p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/irem-bayram-3-12-2024-01.jpg" style="width: 600px; height: 314px;" /></p>

<p><span style="color:#008080;"><strong><span style="font-size:24px;">İrem Bayram'la söyleşimizden önemli spotlar:</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong><span style="color:#008080;">Düğünlere aileyi temsilen daha az kişi gitti </span></strong></span></p>

<p>Ekonomik gelir azalması nedeniyle yolculuk yapma sayıları bir miktar azaldı. Bizim bölgemizde yaz döneminde düğünler için çok geliş gidişler olur. Ama bu yıl, aileyi temsilen daha az kişi gönderildi. Tekstil sektöründeki arkadaşlarımız dünya ile rekabet edemediklerini söyleyip Mısır’a fabrikalarını taşıdılar. Biz zaten işçileri, memurları, öğrencileri taşıyoruz. Tatil yolcusu taşıdığımızı söyleyemem. Ticaretin de azalması bize yansıyor.</p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">‘Tek Rakibim THY’ artık gerçek </span></strong></p>

<p>İrem Bayram, şehirlerarası yolcu taşımacılığının, sübvanse edilen havayolu taşımacılığı ve finanse edilen demiryolu taşımacılığı ile rekabet etmesinin mümkün olmadığını söylüyor: “Uçak bulabilen ilk etapta onu tercih ediyor. Ama eskiden imaj ve kalite için söylenen ‘Tek Rakibim Türk Hava Yolları’ sözü artık gerçek oldu. Bunu şimdi maliyet ve hayatta kalabilme unsuru olarak söylüyoruz. Biz artık otobüs firmaları ile rekabet yarışı içinde değiliz, THY’nin fiyat politikası ile savaşıyoruz. Devlet sübvansiyonu ile taşımasalar hiç sorun değil, o zaman gerçekten rekabet edelim. Bütün taşıma modlarının gelişiminin yanındayız. Ama bizim kendi yağımızda kavrulup, hiçbir destek almadan onlarla fiyat rekabetine girmemiz adil değil. Onlarla hizmet rekabetine girebilme şansımız da zaten yok. Zaman konusunda çok büyük avantajları var. Yazın THY’nin uluslararası hatlara yoğunlaşması ve iç hatlara ayırdığı koltuk kapasitesi çok yeterli olmadığı için aman aman rahatsızlık hissetmiyoruz. Ama kışın tam tersine dönüyor ve iç hatlara ağırlık veriyorlar. Şu an, (tarih veriyor) 3 Aralık 2024, Sabiha Gökçen’den Van’a THY’nin bileti 1405. Bizim fiyatımız ise 2000 TL. uçak, otobüsten 600 TL daha aşağıda.”</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kargo işi ruhsatlandırılmalı</strong></span></p>

<p>Sektörde kargo taşımacılığının bir sisteme oturtulması ve kayıt altına alınması gerektiğini vurgulayan İrem Bayram, “Ulaştırma Bakanlığı’na her gittiğimizde ‘kargo taşıyoruz, taşımaya devam edeceğiz, taşımak zorundayız’ diyoruz. Bakanlıkların eşyalarını da biz taşıyoruz. Kargo şirketlerinin baskıları sonucunda biz ruhsatlandırılmıyoruz. Bu yapı kayıt altına alındığında otobüs firmaları bundan daha kazançlı çıkacaktır. Otobüs firmaları, kargo şirketlerine bagaj kontenjanı verebilirler. Aylık, yıllık anlaşma yapabilirler. Kargo şirketleri için de en uygun, en hızlı, en verimli taşımacılık şekli otobüs kargosu. Otobüs firmaları bugün kargodan 10 bin TL kazanıyorsa, bunun aslında 20 bin TL olduğunu görecekler. Kayıt altında olmayan hiçbir şeyi kontrol edemezsiniz. Şu anda komisyoncunun komisyoncusu var ve otobüs şirketine, alınan paranın çok azı kalıyor. Kayıt altına alındığında taşınan ürünün sorumluluğu da tabii taşımacıda olacaktır” dedi.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kaptan yetiştiriyoruz</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz muavinlik sistemini kaldırmadık. Bize ‘SRC belgem var’ diye başvuranlara, önce muavinlik yapma şartı getiriyoruz. Kabul ederse yolculuğumuz başlıyor. Bu süreçte onun da kaptan olma yolunda ilerlediğini görürsek teşvik ediyoruz. Sefer primleri daha yüksek oluyor. Bir süre sonra da zaten kaptan koltuğuna oturuyor. Bana en çok gurur veren de bu. Her tarafta yetiştirdiğimiz kaptanları görüyorum. Genç kaptanlara kaza yapar gözüyle bakıyorlar, 11 yıl boyunca yetiştirdiğimiz genç kaptanlarda ufak tefek kazalar dışında bir şey görmedik. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kadın kaptanlar artmalı</strong></span></p>

<p>Daha önce bir kadın kaptanla çalıştık ama sonra çok talep olmadı. Olursa kapımız açık. Ben kadın-erkek eşitliğini hiçbir tarafa ayrıcalık sağlamamakta görüyorum. Bu süreç eşit koşullarda işlemeli. Kadın kaptan istihdamı sektörü rahatlatır, ama kadınların kararlı ve istekli olması lazım. Kaptanların koşulları iyileşti, daha da iyileşecek.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Günlük SSK sorunu çözülmeli</strong></span></p>

<p>Balıkçılarda, inşaat sektöründe olan günlük SSK girişi yapılma imkanı sektörümüze sağlanmıyor. Hep engel olarak, ‘otobüse biner kaza yaparsa’ diye bakılıyor. Kaptanın sefere çıkmadan önce sisteme girişini bildirilmesi zorunlu olacak, zaten UETTDS bildirimi de bu şekilde yapılıyor. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Best Van Turizm doğru noktada</strong></span></p>

<p>Ticaretin içinde her zaman firmaların alınıp, satılması var. Koşullar buna uyar, kafamızdaki satış bedeli ile gelinirse neden gündemimizde satış olmasın. Best Van Turizm’i çok sevmem ve aramızda duygusal bir bağ olmasına rağmen ticaretin gerekeni de doğru noktada satmak olduğuna inanıyorum. Şu an 35 yıllık Best Van Turizm, çok doğru bir noktada. Şirketimizin önünün çok açık olduğuna inanıyorum. Otobüs firma sayılarının bu rakamlarda kalmayacağını ve sektörün de devam edeceğine inandığım için, Best Van Turizm çok doğru bir oyuncu; geri çekilmesi gereken bir oyuncu değil. Biz şirketimizi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Türkiye’nin her tarafına sefer yapan bir otobüs firması olarak planlıyoruz. Bunun için de emin adımlarla ilerliyoruz. Konjonktüre bakarak Best Van kalacak ama bizde mi kalacak, bakacağız.</p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Ulaşım dersi verebilirim</strong></span></p>

<p>Uluslararası ilişkiler yüksek lisans eğitimi yaptık. İşletme alanındaki doktoram tez aşamasında. Haftada bir gün de olsa bir üniversitede ulaşım alanında ders vermek istiyorum. Bunu yeni kuşakları kaçırmamak için istiyorum. Benim için çok keyifli olur. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kamu tarafına kırgınım</strong></span></p>

<p>Kamu yöneticileri, denetimlerde ‘otobüslere şu kadar ceza yazıldı’ açıklaması yaparken diğer taşıma modlarını hep güzellemelerle paylaşıyorlar. Bu benim kamu tarafına kırgınlık noktam. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>İstanbul-Van sefer maliyeti</strong></span></p>

<p>İstanbul-Van sefer maliyeti, gidiş dönüş 80 bin TL. Bunun içinde akaryakıt, ikram, personel, otoban, otogar çıkış ve bakım maliyeti var. Ancak sigorta, kasko ve aracın amortismanı ve finansman maliyeti yok. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Yunanistan’a taşıma yapmak istiyoruz</strong></span></p>

<p>Pandemi öncesinde Yunanistan izinlerini aldık, sonrasında da elimizdeki araç sayısı ancak Irak’a yetti. Hakkâri, Yüksekova tarafında çok ciddi açılım yaptık. Çok ilgi gördü. Şimdi Yunanistan tarafına tekrar adım atmak istiyoruz. Her bölgenin dinamikleri farklı ama Irak hattındaki tecrübeleri bu alanda pozitife çevirme imkanımız olabilir. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>D2-B2 belgemiz var ama</strong></span></p>

<p>Bu alan ihtisas alanımız değil. Ayrı bir operasyon gerektiriyor. Aynı gibi gözükse de farklı aslında. Şoförlük süreci de farklı. Bizdeki kaptanlık daha zor. Kriz yönetimi var. Biri pastaneye gelen müşteriyi memnun etmek, bizimkisi ise hastaneye gelen müşteriyi memnun etmek. Adam mecburi olarak gelmiş, hayattan bezmiş canı sıkkın şekilde geliyor. Bizim hedefimiz markayı konumlandırdığımız yeri korumak. Öyle, sırf para kazanmak adına, bayram dönemlerinde, ‘sizde araç çalıştıralım’ tekliflerini de geri çevirdik. Az sefer yapalım ama hizmet anlayışımızı hiç bozmayalım tarafında olduk. Gerekirse yolcumuza ‘hayır, yer yok’ diyelim. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Dijitalleşmeye hala yatırım yapıyoruz </strong></span></p>

<p>Dijitalleşmemiz bizi maliyetlerden korumadı, ancak hâlâ yatırım yapma sürecindeyiz. Bize ek maliyetler getirdi ama bundan sonra meyvelerini yiyeceğiz diye düşünüyoruz. Birkaç farklı iş kolunda, aileyi de içine alan bir sistem oluşturuyoruz. Bütün gelir, gider oraya entegre olacak. Bilet portalları bizim maliyetlerimizi azaltan en önemli unsur oldu. Burada benim talebim; yolcunun portaldan bilet aldığında hangi model ve kaç yaşındaki araca aldığını bilmesi. Ruhsatının bilgisi de yer almalı. Fiyat farkının neden olduğunu yolcu bilmeli. </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Acenteler yer hizmetlerinden kazanacak</strong></span></p>

<p>Acenteler bu alanda var olmaya devam edecek, yer hizmetlerinden gelir elde etmeye devam edecekler. Sektörümüz koltuk arkası ekranlardan kurtuldu. Onun yerine araç içi internet geldi ve bu beni çok mutlu ediyor. En azından artık iç rahatlığı ile bunu ödüyoruz. ■</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/irem-bayram-3-12-2024-4.jpg" style="width: 450px; height: 334px;" /></p>

<p><em><strong>Best Van Turizm Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram ile söyleşimizi Aksaray’daki Ofisinde gerçekleştirdik. Erkan Yılmaz-Muammer Başkan</strong></em></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/best-van-turizm-yk-uyesi-irem-bayram-kr-seviyeleri-2023e-gore-yuzde-30-eridi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Dec 2024 14:48:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2024/12/best_van_turizm_yk_uyesi_irem_bayram_kr_seviyeleri_2023e_gore_yuzde_30_eridi_h15601_02d73.jpg" type="image/jpeg" length="35868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MAPAR Otomotiv Başkanı Yalçın Şahin: Taşımacıların çoğunluğu 2024’te öz varlıklarını koruyamadı]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-tasimacilarin-cogunlugu-2024te-oz-varliklarini-koruyamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-tasimacilarin-cogunlugu-2024te-oz-varliklarini-koruyamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taşımacılar arasında 2024 yılında öz varlığını korumayı başaranlar çok küçük bir kesim olurken büyük çoğunluk koruyamadı. Ben geçen yıl, ‘borçlanma oranı yüzde 30’u geçmemeli’ demiştim, geçildiği için bu sorunlar oluştu. Neden koruyamadılar? Pandemi sonrasında sadece Türkiye’de değil tüm dünyada ticaret yapan hiç kimsenin mevduat faizlerinin üzerinde para kazanma şansı yoktu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><strong><em>Röportaj: Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN</em></strong></span></p>

<p>Her yıl sonunda bir araya gelerek yıl değerlendirmelerini ve gelecek yıla yönelik beklentilerini aldığımız <strong>MAPAR Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şahin ile 29 Kasım 2024 günü biraraya geldik.  </strong></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Büyük otobüs pazarı </strong></span></p>

<p><strong>2024 yılında ‘büyük otobüs pazarı 1000’li adetlere ulaşacak gibi görünüyor’ açıklaması yapan Yalçın Şahin</strong>, “1000’li adetler sadece iç pazar dengeleri ile olmadı. Kimsenin dile getirmediği, bu dönemde 2021-2022-2023 model araçlar ağırlıklı olarak yurtdışına satıldı. Üreticilerin elinde yeni araç yokken, ikinci el işi yapanların stokunda araba var. Ben 200 dolayında otobüsün yurtdışına gittiğini düşünüyorum. Geçmiş dönemde en uygun fiyatla otobüs satılan Türkiye, en pahalı ülke oldu. Bizde otobüsler yüzde 20 daha pahalı. Buna rağmen yurtdışına araçlar gitti, çünkü ihtiyaç var. Bu durum sıfır piyasasına yansıdı ve 1000’li adetlere ulaşıldı. Ama 2025 yılında büyük otobüs pazarının 600-650 adetler seviyesinde olacağını düşünüyorum. Burada tek bir nokta var: Ukrayna-Rusya Savaşı ile Ortadoğu’da yaşanan savaşlar 2025 yılı içinde son bulursa anormal bir hareketlilik oluşabilir ve bu da otomotive ve inşaat sektörüne olumlu yansır” dedi. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Çok büyük bir kesim öz varlığını koruyamadı</strong></span></p>

<p><strong>Taşımacılar arasında 2024 yılında öz varlığını koruyabilenlerin çok küçük bir kesim olduğunu, ama büyük çoğunluğun koruyamadığına dikkat çeken Yalçın Şahin</strong>, “Şu anda konkordato ilan edenler var, ancak açıklanmıyor. Vadeler uzatılıyor. Ben geçen yıl, ‘borçlanma oranı yüzde 30’u geçmemeli’ demiştim, geçildiği için bu sorunlar oluştu. Büyük çoğunluk öz varlığını koruyamadı. Neden koruyamadılar? Pandemi sonrasında sadece Türkiye’de değil tüm dünyada ticaret yapan hiç kimsenin mevduat faizlerinin üzerinde para kazanma şansı yoktu. Otobüsçülerin küçük bir kısmı yaşanacakları gördü ve yükselen araç fiyatlarını fırsat görerek satışa geçti ve büyük gelir etti. Mevcut araçları ile çalışmaya devam etselerdi, artan maliyetler ve insanların seyahat sıklıklarını düşürmesi nedeniyle bu geliri elde etme imkanları olmazdı. 2024 yılında maliyetler çıkarıldığında ‘aylık 400 bin TL gelir elde ettim, 200 bin TL gelir elde ettim’ diyen de var. Ortalama alırsak 300 bin TL gelir elde edilmiş olsa, yıllık 3 milyon 600 bin TL yapar. Ancak 12 milyon TL’ye sattığı otobüsü bankaya koyduğunda en az 5 milyon TL faiz geliri elde etti. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>Otobüslerini satan otobüsçüler geri dönecek</strong></span></p>

<p>Önümüzdeki dönemde araçlarını satan bu otobüsçüler, krediler geriye geldiğinde tekrar otobüsçülüğe dönecekler. Aralık ayının 3’üncü haftasında faizler 2 - 2,5 puan düşebilir. Faizler 2025’te biraz daha düştüğünde TL, ya borsaya ya altına ya da dövize kayacak. Borsadan dış yatırımcı çıktığı için oraya geçiş çok olmayacak. Altın da belli bir seviyeye geldi zaten. Doğru bakıldığında döviz de 1 senedir artmıyor. Ben TL’den çıkıldığında dövize yönelimin daha çok olacağını düşünüyorum. Konut ve otomotiv fiyatları da aşağıya gelmek zorunda. İkinci el araç fiyatları yüzde 15 geri geldi, bunu konutta da görüyoruz. Şu an, konut piyasasında fiyatların gerilemesi ile bir hareket başladı. Ama bu alımlar ihtiyaçtan değil. </p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>2023’te araçlar değer kazandı 2025’te döviz bazında yüzde 30 değer kaybedecek</strong></span></p>

<p>2023 yılında araçların hepsi otomatikman değer kazandı. Ama 2025 sonunda, TL’ye göre döviz bazında yüzde 30 değer kaybedecek. TL bazında gördüklerinde otobüsçüler para kazandıklarını düşünecekler ama döviz bazında kazanmadıklarını da görecekler. Ön ödemeli sistemde TL bazında zam yapıldığı için, ‘sonra alırsam daha pahalı alırım’ düşüncesi ile bir talep oluşuyor ama o devir de yavaş yavaş bitiyor. Bütün firma sahipleri galerici oldu, al-sat yapıyorlar. Akıllı hareket edenler doğru değerlendirdiler ve para kazandılar” dedi. </p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">Günübirlik yaşamayı seviyoruz</span></strong></p>

<p><strong>Doğru analiz yapmanın önemine değinen Yalçın Şahin</strong>, “Doğru analiz, geleceğe yönelik daha doğru adım atmayı da beraberinde getirecek. Ama genellikle doğru analiz yapmak yerine günübirlik yaşamayı daha çok seviyoruz. Bu da sıkıntıları azaltmıyor daha da büyütüyor. Otobüs fiyatlarındaki artışlar da doğru analiz edilmeli. Yıllardır, A marka aracı 270 bin Euro’lara alırken bir anda 450-500 bin Euro’ya almaya başladık. B markasını 200-220 bin Euro’ya alırken 300-320 bin Euro’ya çıktık. Mala birden bire yüzde 50’lerin üstünde zam üstüne zam geldi, üstelik bu artışlar Euro bazında. 2021-2022 söyleşilerimde de dile getirmiştim… Avrupa Birliği ülkelerinde bir enflasyon var ama bu yüzde 8-10. Ama siz 250 bin Euro’luk araca bunu yansıttığınızda geleceği yer, kabaca 300 bin Euro olsun. Ne oldu da bir anda yüzde 50 - 60, hatta yüzde 100 zamla bütün araç fiyatları attı” dedi. </p>

<p></p>

<p><strong style="font-size: 24px;">Ticaretin kuralları değişecek</strong>: <strong><span style="font-size:24px;">Satın alma devri bitecek, kiralama devri başlayacak</span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px;"><strong>İkinci el fiyatları düşmesin adımları </strong></span></p>

<p><strong>2025 yılı ve 2026 yılında ikinci el fiyatlarının düşmesini engelleme amaçlı bir adımların atılacağına dikkat çeken Yalçın Şahin şunları söyledi</strong>: Bunun için de, otobüsçüyü çağırıp, ‘Gel sen otobüsü 18 milyona al ama senin faizin piyasada olan yüzde 3,5 yerine, yüzde 2,5 olsun veya yıllık kabaca yüzde 45 değil de yüzde 35 faiz ödeyeceksin’ denilecek. Bir de buna ek olarak 3 bakım hediyesi ekleyecekler. Sıfırın fiyatını aşağıya çekmek yerine bu yönde adımlar atılacak. Eğer fiyatları aşağı çekerlerse ikinci el fiyatları geriye gidecek. Şu an bile fiyatlar yüzde 10-15 geriye gitmiş durumda. 2025’te gerileme devam edecek. Bence, uzun vadede otobüs fiyatları faizlerdeki indirimle birlikte 260 - 270 bin Euro seviyelerine tekrar çıkacak. </p>

<p>Oluşacak kaybın hesabını yapacak sayı kişisi de sektörde var, ama az. Biz, tabii, çaresiz veya çözümsüz olduğumuz için bunu kabulleneceğiz ve ticaret devam edecek. Otobüsçü 2025’in sonlarına doğru 2026 yılında bir dönem TL bazında, döviz bazında kazanıyor gibi gördüğü parayı 2025 ve 2026 yılında silecek. Yani envanterini döviz bazında çıkarttığınızda 2025 ve 2026 yılında aynı seviyede koruyamayacak ve çok rahat şekilde yüzde 30 kaybı olacak. </p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">Z kuşağı çalışmıyor</span></strong></p>

<p>Öz kaynağı döviz bazında 10 milyon Euro olan biri 2025 sonunda yüzde 30 kayıp yaşayacak. Kavramı çok bozuk, matematiği hiç oturmayan bir dönem geçiriyoruz. Z kuşağı çalışmıyor, gençlik rahat para kazanma tarafına gidiyor, ‘çıraklık yapayım usta olayım’ devri bitti. Sistemin bir an önce yenilenmesi lazım. Ticaretin kurallarının yüzde 70’i değişti, yüzde 30 da çok farklı vaziyette değişecek. Para maldan daha değerli oldu. Eskiden en önemli ticaret alma satma denilirdi, şimdi para en büyük güç. Ticaretle kazanılmayan parayı para ile kazandılar. Para sahibini ticarete nasıl yönlendireceksiniz; çalıştığı emek verdiği emtiadan çok, parasından kazanıyor. Onun için ticaret durma noktasında.</p>

<p><strong><span style="font-size:18px;">Ticaretin kuralları değişecek </span></strong></p>

<p>Ticaretin kuralları değişecek, satın alma devri bitecek, kiralama devri başlayacak. İnsanlar mülkiyet sahibi olmamaya başlayacak. İnsanlar 20-30 yıl borçlanmaya yönelmeyecek, kendini köleleştirmeyecek, yaşamlarına bakacak. Bundan dolayı ticarette bu alımlar bittiği için yeni kavram olacak. Otomotiv endüstrisinde, alıp satma devrini yürütenler şimdi araç kiralamaya yöneldi. Otobüsçülük de bir dönem sonra ona gelecek; araçlar, sözleşmeye bağlı kiralık olarak verilecek. ■</p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/MAPAR-YALCIN-SAHIN.jpg" style="width: 600px; height: 601px;" /></p>

<p><span style="color:#000080;"><em><strong><span style="font-size:24px;">Yalçın Şahin'den süzülen spotlar:</span></strong></em></span></p>

<p>---------------------------------------</p>

<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:18px;"><strong><em>Savaşlar bitsin kazançlı bir yıl olsun</em></strong></span></span></p>

<p><em>Bütün otobüsçü camiası için inşallah iyi bir yıl geçmiştir. 2025’te savaşsız bir dünya ve kazasız, belasız, bol kazançlı bir yıl geçirilmesini diliyorum. Tüm taşımacı dostlarımızın yeni yıllarını şimdiden kutluyorum.</em></p>

<p><em>--------------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><strong><span style="font-size:18px;"><em>Turizm taşımacılığı</em></span></strong></span></p>

<p><em>2025 yılında ekonomik şartların zorluğu ile insanların seyahat etmesi zor olacak. Ama turizm tarafının 2025’te daha hareketli olacağını düşünüyorum. 2024, turizm taşımaları için çok iyi değildi ama çok kötü de değildi. Firmalar kendi aralarında yıkıcı rekabet yapmamaya dikkat etselerdi daha iyi bir yıl olabilirdi; yine de şehirlerarasından daha iyi bir yıl geçirdiler. 2025 turizm tarafında beklentiler çok yüksek. Şehirlerarasından turizm tarafına araç kayarsa iyi para kazanılabilir. Sektör mensuplarının bir uzlaşma içinde hareket etmesi çok önemli. Otobüsçünün kendine verdiği zararı başkası vermiyor.</em></p>

<p><em>--------------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:18px;"><strong><em>1000’inci otobüs dönüşümü…</em></strong></span></span></p>

<p><em>2024 yılında 150 adet otobüsün dönüşümünü sağladık. Üç markanın ürünlerini alıp, dönüşüm sürecinden geçiriyoruz. Biz bu çalışmamız ile ikinci ele değer katıyoruz. Dönüşüm yaptığımız otobüsleri ihraç da ediyoruz. Avrupa’da bizim kalitemizde ikinci el otobüslere dönüşüm yapabilen bir şirket yok. Bu yıl İspanya’dan otobüsleri Bursa’ya getirdik ve dönüşümlerini yapıp tekrar İspanya’ya yolladık. Şu ana kadar 800 dolayında otobüsün dönüşümünü sağlamış durumdayız. 1000’inci otobüs dönüşümünde sürprizlerimiz olacak. Onun için ayrı bir tören yapacağız. Dönüşümde geldiğimiz yeri de geniş bir şekilde anlatacağız.</em></p>

<p><em>--------------------------------------</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/mapar_otomotiv_yalcin_sahin_2.jpg" style="width: 300px; height: 300px;" /></em></p>

<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:18px;"><strong><em>MAPAR Otomotiv’in 2024 rakamları, 2025 hedefi</em></strong></span></span></p>

<p><em>2024 için 100 sıfır, 100 adet ikinci el planı yapmıştık. Bu rakamlara ulaştık. 2025 için de 100-150 adet sıfır, 150-200 adet arasında ikinci el işi yapma hedefimiz var. Daha önce araç alımına yönelik yapılan görüşmelerde taşımacıların 7 aracı verip, 4 araç almak isteyeceklerini söylemiştim. Bu çok oldu. Önümüzdeki süreçte daha da fazlalaşacak. Bunu göreceğiz.</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>--------------------------------------</em></p>

<p><span style="color:#000080;"><span style="font-size:18px;"><strong><em>Araç dönüşümünde tek ilke</em></strong></span></span></p>

<p><em>Arabanın fabrikada oluşumu yakıt türüne göre yapılıyor. Bu sistemi söküp yenisini daha ucuza monte etme şansınız yok. Olsaydı, markalar kendi servislerinde bunu yapardı. Hiç buna yönelmiyorlar. Bana bu tür bir dönüşüm talebi gelse de yapmam. Ben dönüşümünün aracın orijinaline sadık kalınarak yapılmasından yanayım. Hiçbir araca orijinal özelliklerinin dışında bir ilave yapılmasına da izin vermem.</em></p>

<p><em>İkinci el otobüslerin artık ömrü çok daha uzun. Bir otobüs farklı alanlarda hizmetlerde, eğitimlerde kullanılıyor. Biz bir otobüsü Kafa Radyo Nihat Sırdar için özel bir şekilde düzenledik. Önümüzdeki ay teslim edeceğiz.</em></p>

<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/mapar_otomotiv_yalcin_sahin_muammer_baskan_erkan_yilmaz_2_1.jpg" style="width: 450px; height: 248px;" /></p>

<p><strong><em>MAPAR Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şahin ile söyleşimizi İkitelli OSB Hıdır Usta binasında gerçekleştirdik. Erkan Yılmaz - Muammer Başkan</em></strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/mapar-otomotiv-baskani-yalcin-sahin-tasimacilarin-cogunlugu-2024te-oz-varliklarini-koruyamadi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Dec 2024 13:40:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2024/12/mapar_otomotiv_baskani_yalcin_sahin_tasimacilarin_cogunlugu_2024te_oz_varliklarini_koruyamadi_h15600_fbf45.jpg" type="image/jpeg" length="28583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MAN Otobüs Satış Direktörü Can Cansu: Otobüsçü yatırımlarından pişman olmadı]]></title>
      <link>https://www.tasimadunyasi.com/man-otobus-satis-direktoru-can-cansu-otobuscu-yatirimlarindan-pisman-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tasimadunyasi.com/man-otobus-satis-direktoru-can-cansu-otobuscu-yatirimlarindan-pisman-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Can Cansu, otobüsçünün otobüse yaptığı yatırımdan pişman olmadığı bir dönemin yaşandığını söyledi: “Geçen 1,5 yıl içerisinde otobüs sektörü zarar etmedi, ama süper de kazanmadı. Otobüs adeta binek araç gibi bir yatırım aracı olarak görüldü. Otobüsü, 6 milyona alan 7,5 milyona, 8 milyona alan 10 milyona, 10 milyona alan da 11 milyona sattı. Otobüsçü, hem işinden kazandığı parayla hem de ‘param kaybolmasın’ diye otobüse yaptığı yatırımdan hiç pişman olmadı. Tüm sektör hâlâ bu avantajdan faydalanıyor. Sektörde hala talep arzdan fazlaysa, piyasada seyahat otobüsü zor bulunuyorsa, aslında bu emtianın değerini koruduğunun işaretidir. Banka mevduatı şimdi yüzde 50-55 faiz veriyorsa, otobüs bu geliri getiremeyebilir. Şimdi gerçek otobüsçünün yatırım yapma zamanı.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://tasimadunyasicom.teimg.com/tasimadunyasi-com/images/upload/man_can_cansu_busworld_turkiye_13_1.jpg" style="width: 350px; height: 288px;" /></p>

<p><em><strong>Röportaj: Erkan YILMAZ - Muammer BAŞKAN </strong></em></p>

<p>MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret AŞ Otobüs Satış Direktörü Can Cansu ile Busworld Turkiye Fuarı’nda bir araya gelerek özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Can Cansu, sezona yönelik beklentileriyle başladığı değerlendirmelerine, otobüs pazarıyla devam etti. </p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">İyi bir yaz sezonu yaşanacak</span></strong></p>

<p>“İleriyi net görüp yorum yapmanın zor olduğu bir ülkedeyiz” diyerek açıklamalarına başlayan Can Cansu, “Yine de benim ümidim turizm ve seyahat otobüsü açısından iyi bir yaz sezonu geçirilmesi. Göstergeler vatandaştan yana. Her ne kadar alım gücü düşse de dövizin ve yakıt fiyatlarının da eski seviyelerde artmadığını görüyoruz. Banka faizleri dizginleniyor. Dövizin artmaması sanayici için zor bir durum, kredi imkânının olmaması nedeniyle biz satıcı olarak zorlanıyoruz. Ama ben vatandaşın daha çok seyahat edebileceğini umuyorum. Tabii, herhangi bir finansal veya politik kriz olmaması halinde... Bunun olmamasını ümit ediyoruz. Bu yaz hareketli olacak, firmaların maliyete dayalı modellerle iş yaparlarsa para kazanabileceklerini düşünüyorum.</p>

<p><strong><span style="font-size:24px;">Güzel bir yaz olacak inancım var</span></strong></p>

<p>3-5 yıl önce, bireysel taşıtların çok daha yoğun kullanıldığını konuşuyorduk. Şehirlerarası ulaşımın rakibi tren veya havayolu değil, herkesin bireysel olarak taşıtla yola gitmeleriydi. Ancak alım gücünde yaşanan düşüş, bireysel taşıtla gitmeyi maliyetli hale getirdi ve toplu ulaşım burada yeniden tercih olacak gibi görünüyor” dedi.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Belediye otobüs pazarı</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Can Cansu’dan otobüs pazarının 5 aylık sürecini değerlendirmesini istedik: “Önce belediye otobüs pazarı ile başlayalım. Belediye otobüsü, ilginç bir şekilde, aynı tempoda gidiyor. Yerel seçimler öncesinde yoğunluk beklenir, seçim sonrasında da düşüş olurdu. Durum eskisi gibi 1000 adetler seviyesinde olmasa da 600-800 arasında bir belediye otobüsü satılıyor. Çok değişik elektrikli otobüs ihaleleri oluyor. Adetli elektrikli otobüs henüz Türkiye’ye girmedi. Belediyelerde 3’er, 5’er adet bir istek var.” </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>MAN elektrikli otobüste lider</strong></span></p>

<p>“Orta ve uzun vadede Belediye otobüs pazarının gideceği yer elektrikli araçlar” açıklamasını yapan Can Cansu, “Elektrikli otobüste 27 Avrupa ülkesinde 22 üretici var. MAN birinci. 2023 yılı sonunda 1000’in üzerinde elektrikli otobüs teslim etti. MAN, Norveç gibi soğuk iklime ve İspanya gibi sıcak bir ülkeye LionsE City (Elektrikli Belediye Otobüsü) sattı. Nürnberg’de 3’üncü nesil kendi akümüzü yapıyoruz. Dışa bağımlılığımız bitiyor. Farklı alternatifler ve araca göre tasarımlar var. Avrupa’da birincilik, eminim en az birkaç sene devam eder. Bundaki en büyük etken fiyat değil, menzil ve yaşam boyu maliyet ile sunulan avantajlar. Menzilimiz, şarj teknolojimiz ve araçlarımız çok iyi. 10 metrelik elektrikli otobüsümüz tasarım ödülü aldı. 2023 yılı “Yılın Otobüsü” seçildi. Seyahat tarafında Lion’s Coach otobüs neyse şehiriçinde Lion’s City aracımız da o. Lion’s City çok tercih edilen bir araç oldu, körüklüsü de çok tutuluyor. Türkiye’de elektrikliye geçiş çok hızlı olmaz. Hem maliyetli hem de kamu teşviki gerekiyor, ama bu geçiş olacak. Bu geçiş olana kadar da doğalgazlı araçlarımızı satıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi’ne verdik. Yeşil belediyecilik adına elektrikli, hidrojen veya CNG’li araçların alımı revaçta. Araç filolarının yenilenmesi amacıyla doğru adımlar atılıyor. Belediye otobüsü tarafında hareketlilik devam edecektir”  dedi.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Seyahat otobüs pazarı</strong></span></p>

<p>Can Cansu, seyahat otobüs pazarını da şu şekilde değerlendirdi: “2022’nin son çeyreğinden beri neredeyse 20 aydır peşin ve yok satıyoruz. Pazar 2022 yılı 580 seyahat otobüsü civarındaydı. 2023 yılında 1080 adede çıktı; Biz kamu dahil 290 otobüs sattık. 1080 adedin 240’ı bizimdi. Yüzde 22 pazar payı elde ettik. Bu sene de 1000 adet otobüse yaklaşacak gibi görünüyor. Elektrikli otobüste artan talep, yurtdışından seyahate yönelik pandemi sonrasında artan ilgi yabancı üreticilerin bantlarından çıkan araçlarla karşılanamıyor. Bu durum, ülkelere göre kontenjan ayrılmasını getiriyor, biz de zaten en pahalı satan ülke değiliz. Avrupa fiyatları bizden daha yüksek seviyelerde. Onun için arzın dengesi önemli. Biz Eylül 2022’den beri tüm 2023’ü öyle geçirdik. 2024 Ekim ayına kadar, hatta 2025 Ocak-Şubat-Mart ayları için anlaşması yapılmış ve tahsilatı tamamlanmış siparişlerimiz var.  2024 yılına yönelik seyahat otobüs pazarı tahminimce, 1000’e yakın ama 900-1000 arası olur.” </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Otobüs sektörü zarar etmedi ama…</strong></span></p>

<p>Can Cansu, otobüsçünün otobüse yaptığı yatırımdan pişman olmadığı bir dönemin yaşandığını belirtti: “Geçen 1,5 yıl içerisinde otobüs sektörü zarar etmedi, ama süper de kazanmadı. Otobüs adeta binek gibi bir yatırım aracı olarak görüldü. Otobüsü, 6 milyona alan 7,5 milyona, 8 milyona alan 10 milyona, 10 milyona alan da 11 milyona sattı. Dolayısıyla otobüsçü hem işinden hem de ‘param kaybolmasın’ diye otobüse yaptığı yatırımdan hiç pişman olmadı. </p>

<p>Tüm sektör hâlâ bu avantajdan faydalanıyor. Sektörde hala talep arzdan fazlaysa, piyasada seyahat otobüsü zor bulunuyorsa, aslında bu emtianın değerini koruduğunun işaretidir. Banka mevduatı şimdi yüzde 50-55 faiz veriyorsa, otobüs bu geliri getiremeyebilir. Şimdi gerçek otobüsçünün yatırım yapma zamanı.” </p>

<p>Yani bu işten para kazanacağım diyerek, bugünün parasıyla 6 milyonu olan birisi, bunu otobüse yatırmak yerine bankaya yatırarak onu 8-9 milyon TL yapabilir. Finansal bir matematik var. Eskiden paranın değerini araç alarak koruyordu. Oysa şimdi parasının değerini vadeli mevduat ile de koruyabilir. Biz bu seneyi bu şekilde kapatacağız. 2025’i kestirmek zor. Piyasada çok belirsizlik vardı. Banka faizleri yüzde 50’ler seviyesinde değildi. O zaman paranızı eve, arabaya, otobüse yatırmak çok kârlıydı. Şu anda alternatif yollar var. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Otobüslerin fiyatları </strong></span></p>

<p>Çoğumuz yabancı ülke üreticileriyiz, dolayısıyla döviz bağımlı üreticileriz. Döviz bu süreci belirler. Kur böyle kalırsa fiyatın daha fazla değişmesi mümkün değil. Hepimizin maliyeti kur. Arzın olduğu zaman sıfır otobüs fiyatı, ikinci eli de yukarı çekiyor. Ama şu anda kredi imkanları çok kısıtlı iken, sıfır olmasa bile birtakım ikinci el araçlar piyasada var. Onun için ikinci elle sıfır arasındaki makasın bu kısıtlı nakit döneminde açılması doğal bir sonuç. Fiyatlar onun hakkı mıdır? Otobüsler ikinci elde hak ettiği yere mi geliyor? Bunu ölçmek çok şu anda zor. Arada çok açık bir makas var. Haziran-Temmuz ayında sanırım bu makas yerine oturur. Kurun seviyesi de oturur. Bizim fiyatlarımızın ne olacağını daha rahat tahmin edebiliriz. Süreç çok zor. Böyle giderse ve banka faizleri bu şekilde devam ederse fiyatların artmaması beklenebilir.</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Otobüslerdeki yeni donanımlar </strong></span></p>

<p>Seyahat otobüsü tarafında, 2018 yılında Antalya’da tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Lion’s Coach 2020’de yılın otobüsü seçildi. 2021’de tasarım ödülü aldı. 2023 yılında hâlâ en sürdürülebilir seyahat otobüsü... koltuğundaki kumaştan, çevreci motoruna kadar. Bu otobüsün 3 ödülü var. Elektrikli belediye otobüs modeli 2023’te yılın otobüsü seçildi. Önceki yıl, değerlendirme toplantılarında söyledim, MAN’da 2018 yılından beri teknik özellik standart. Şu anda Avrupa Birliği’nde 7 Temmuz 2024’te tüm Avrupalı üreticilerin zorunlu geçmesi gereken güvenlik tedbirlerinin yaklaşık 10 tanesi standart, 10 tanesi opsiyonel, otomobil dahil tüm üreticilerde olmak zorunda. Bu, mevzuata uyulması için yapılan teknolojilerdir. Bu teknoloji de yolcu ve trafik güvenliği için yapılmıştır. 10 teknolojinin 10’u da yol takibi ve kaza önlemeye yönelik tedbirlerdir. Biz MAN olarak, Avrupa firması olduğumuz için, 1 Temmuz’dan itibaren Avrupa’ya uyarak tüm araçlarımızı aynı teknolojiyle üreteceğiz. Türkiye’de tüm yerli üreticiler için alınan 6 aylık müsaadeyi kullanmayacağız. 1 Temmuz’dan sonra fabrikadan çıkan tüm MAN otobüsleri bu teknolojiyle sahada olacak. Onun için iddialıyız. 1 Temmuz itibariyle devrede olacak bu teknolojinin sunduğu özelliklerin aynısı, Almanya ile beraber tamamı bizim araçlarımızda da var. ■</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.tasimadunyasi.com/man-otobus-satis-direktoru-can-cansu-otobuscu-yatirimlarindan-pisman-olmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Jun 2024 11:48:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tasimadunyasicom.teimg.com/crop/1280x720/tasimadunyasi-com/images/haberler/2024/06/man_otobus_satis_direktoru_can_cansu_otobuscu_yatirimlarindan_pisman_olmadi_h14854_94561.jpg" type="image/jpeg" length="19775"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
