03.10.2016, 11:44

Toplu Ulaşımda Şoför Olmak…

Kentiçi toplu ulaşım faaliyeti, kentin olduğu her yerde var. Elbette her ülkenin ve kentin, sahip oldukları kültüre, ekonomik imkanlara ve fiziki şartlara göre toplu ulaşım araçları, alışkanlıkları farklı. Ancak işlevsel olarak bu sektörün ülkeden ülkeye, kentten kente değişmeyen ortak bir fonksiyonu var: İnsanları bir yerden bir yere taşımak. 

Yoğun insan ilişkisi, sürücü de yolcu da olsa bu sektörün temel özelliği. Gayet tabii, sürekli birbiriyle irtibat halindeki insanlar arasında zaman, zaman tartışmalar, kavgalar olabiliyor. Ancak bilhassa son zamanlarda şoförlere saldırılar artmaya başladı. Daha dün, İzmir’de bir olay daha yaşandı. İnsanların basit konularda dahi kavga etmesi hususu, uzmanlarınca incelenmesi gereken bir konudur. Sorun kötü iletişimden olabileceği gibi, büyük ölçüde dış etkenlerden kaynaklanmış da olabilir. Ölçüsüz tepkilere, yorgunluk ve telaş da etken olabilir. 

Ben, yaklaşık 20 yıllık sektör tecrübesiyle konuya yaklaşacağım. Geçen hafta Metrobüs hattında çalışan bir şoföre saldırı oldu. Durak harici inmek talebi, kurallara aykırı olduğu için, karşılanmayan yolcu, seyir halindeyken, direksiyon başındaki şoföre şemsiyeyle vurdu. Otobüs, yolundan çıkarak yan şeritteki araçlara çarptı. 10’nun üzerinde insan yaralandı ve milyonlarca TL tutarında maddi hasar meydana geldi. Olayda ölüm olmaması işin teselli tarafıdır. 

Bu tür olaylar gelişmiş ülkelerde kolay kolay olmaz. Nedeni ise yasal düzenlemeler, kültür farklılığı ve insanların ölçülü konuşmalarıdır. İnsanlar medeni çerçevede birbirlerine dertlerini anlatırlar, birbirlerini anlarlar sorun çözülür. Tepkiler ölçülüdür ve asla hakaret ihtiva etmez. 

Metrobüsteki olayı baz almamın sebebi güncel ve kamuoyuna yansımış olması. Yoksa bu tür olaylar özel halk otobüslerinde de yaşanıyor. Ancak genel olarak sonuçları itibariyle daha az önemde olduğu ve taraflar olay yerinde aralarında anlaştıkları için kamuoyuna yansımıyor.

Sektörde saldırı sebepleri şunlardır: Genellikle usulsüz kart kullanımı, kaçak binmeye çalışmak, şoförden kural dışı talepte bulunmak, seferlerdeki trafik kaynaklı gecikmeler veya aksamalar… Şoför görevini yaparak seyahat kartını kontrol ettiğinde, aldığı talimat gereği güzergahını anlık değiştirdiğinde, can ve mal güvenliği açısından yolcuyu durağa yanaşmadan indirmediğinde ne yazık ki suçlu olmaktadır. Yine diğer bir neden de trafik içinde yol verme-vermeme sebepli özel araç sürücülerinin saldırılarıdır. 

Kentimizde toplu ulaşım şoförlerinin çalışma şartları her geçen gün daha zor hale gelmektedir. Şoför, yönetimindeki aracı kullanacak, önünde, sağında solunda giden araçları, yayaları kontrol edecek, aynalara ve kapı ikaz ışıklarına bakacak, seyahat kartlarını dikkatle inceleyecek, usulsüz kullanılanlara el koyacak, komuta merkezinden gelen mesajları okuyacak ve talimatları uygulayacak, sorulan sorulara cevap verecek, hareket saatlerine uyacak ve yolcuları gidecekleri yere gecikmeden götürmek için aşırı trafikte cambazlık yapacak, sürekli işgal altındaki durak ve peronlara güvenli bir şekilde yanaşacak, yolcuların her türlü sitemlerine ‘eyvallah’ diyecek, aracın bakım, temizlik vb. işleriyle ilgilenecek, trafik kurallarına uyacak ve yolcuların kural dışı taleplerini uygun bir şekilde reddedecek. Bunların hepsini yapabilmek kolay iş değil. Bütün bu olumsuz şartları ve insan psikolojisini yönetebilmek için şoförün eğitim seviyesinin yüksek olması, özel psikoloji yönetim dersleri almış olması ve özel (kişisel) sorunlarının bulunmaması şarttır. 

Son olay da göstermiştir ki, toplu ulaşım şoförleri çok ciddi can güvenliği tehdidi altındadırlar ve hiçbir korumaları yoktur. Bu insanlar bizim insanımız ve bize hizmet ediyorlar.

Hepimizi etkileyen kent sorunları bu insanları da etkiliyor. Kentin sorunlarının yükünü şoförler yolculardan daha fazla çekiyorlar. Unutulmamalıdır ki, saldırganın can güvenliği de şoför tarafından sağlanmaktadır.

İlk ve acil önlem olarak Avrupa ülkelerinde yaygın bir şekilde kullanıldığı gibi şoför mahallinin kabinle bölünmesi zorunluluk haline gelmiştir. Devamında toplu ulaşım şoförlerine yapılan saldırılar için özel bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Etkili bir yasal düzenleme caydırıcı olacaktır. Sadece şoför kabini yaparak bunları önleyemeyiz. İnsanları trafik stresinden kurtarabilmek için kentiçi toplu ulaşım sistemini hızlandıracak fiziki düzenlemeleri ve önlemleri bir an evvel almamız şarttır. Şoförlerimize mutlaka ve acilen “Psikoloji Yönetim” eğitimleri vermemiz gerekmektedir.

Özel halk otobüsü temsilcileri olarak, kentiçi toplu ulaşımda şoför ve yolcu güvenliğinin sağlanması yönünde alınacak her türlü tedbir ve yapılacak düzenlemelere destek vermeye ve üzerimize düşen vazifeyi yapmaya, her zaman olduğu gibi, hazırız. Yeter ki, insanımızın canı yanmasın ve huzur içinde hizmet yapabilelim.

Metrobüs hattında şoför kardeşimize yapılan saldırıyı kınıyor ve bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Kentimize daha iyi bir toplu ulaşım hizmeti sunabilmek için vatandaşlarımızdan şoförlerimize yardımcı olmalarını talep ediyoruz.
Yorumlar (0)
17
açık