Mustafa Tekeli Röportajı: Otobüs Oturma Düzeni

banner113

Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Tokat Seyahat YK Üyesi Mustafa Tekeli ile koronavirüs sürecinin otobüs sektörüne etkileri ve sektörün yolculuğuna yönelik bir söyleşi gerçekleştirdik. Tekeli, giderlerimizin 6 ay ertelenmesi asıl zorluğu gidermez derken, otobüslerin %50'lik doluluk kısıtlamasında oturma düzeni önerilerini sıraladı.

banner114
ŞEHİRLERARASI 25.05.2020, 16:58 28.05.2020, 22:46 Taşıma Dünyası
Mustafa Tekeli Röportajı: Otobüs Oturma Düzeni
banner100
banner101
RÖPORTAJ: ERKAN YILMAZ

Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Tokat Seyahat YK Üyesi Mustafa Tekeli ile koronavirüs sürecinin sektöre etkileri ve sektörün yolculuğuna yönelik bir söyleşi gerçekleştirdik.

2020 İÇİN UMUTLU DEĞİLDİM

 ■  Taşımacılar 2020 yılından çok umutluydu, herkes geçmiş yılların kayıplarının giderileceği ve yeni yatırımlarla büyüyen bir yolcu taşımacılığı potansiyeli öngörüyordu. Şu andaki hislerinizi öğrenmek istiyorum. Ne hissediyorsunuz? 

- “Açıkçası, 2018 kur krizi ile başlayan dönemde, zaten iyi olmayan ülke ekonomisi dışa bağımlı sektörlerin daha da zora girmesiyle pek umut vermiyordu. 2019 sonu, 2020 başı itibariyle 2 yıldır düşen yeni otobüs satışının da etkisiyle ikinci el araçlar değerlendi. Yeni araçla aradaki makas kapanınca da, sektörde otobüs alım satım işleri hızlandı. Ancak bu yolcu sayısı beklentisi veya işlerin gelişeceği umuduyla değildi. Bu kimseyi kandırmasın, çünkü hane halkı gelirlerinin satın alma gücü zayıflamaya devam ediyor. 
Her sene geriye giden şehirlerarası yolcu taşıma sektöründe, en azından ben, 2020 için umutlu değildim, ama 2019 yolcu adetleri ve cirosunun artmasa bile korunacağını umuyordum. Şimdi ise büyük bir belirsizlik içinde neler olacağına dair kaygı içerisindeyim. 

EKONOMİK KAYIP YIL SONUNDA BELLİ OLUR

 ■ KOVİD-19 ile başlayan sürecin özellikle şehirlerarası taşımacılığına yansımasının nasıl olduğunu düşünüyorsunuz? Sektördeki ekonomik kaybı ölçmek mümkün olabilir mi?

- Ekonomik kayıp 2020 yılı bittiğinde net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Sadece bizim sektörümüzde değil tüm dünya ekonomisinde 2020 yılı büyük kayıplara sebep olacaktır. 
Malum virüs bulaşını azaltmanın ilk adımı, ülkeyi dışarıdan erişime kapatmak oldu. Sonrasında ise özellikle İstanbul’un izole edilmesi gerekiyordu, ancak geç kalındı. Bu durumda da bulaşı diğer büyük şehirlere ve Anadolu’nun tamamına yayıldı. 
Şehirlerarası seyahat yasaklarıyla sektörün yüzde %99’a yakın oranda durması zaten tarihimizde bir ilk oldu. Bu süreç ve sonrasında birçok çalışan işsiz kaldı, kalacak. Yüzde 50 kapasite uygulaması ve artacak hijyen maliyetlerinin altından kalkmak için herkes zam yapmayı hedefliyor. Ancak vatandaşın satın alma gücü ve uçak bileti fiyatları gibi iki önemli etken bunu sınırlandıracaktır. 
Bir de malum yabancı turist gelmesi çok olası görünmüyor. Haziran ayından itibaren özellikle D2 yetki belgesine kayıtlı turizm taşıması yapan araçların büyük bir kısmı iş bulamayacak. Daha önce, 2015-2016 yıllarında olduğu gibi, çok sayıda turizm aracı şehirlerarasına kayacaktır. Yüzde 50 kapasite nedeni ile yarı yarıya düşen otobüs koltuk adedini firmalar turizm araçları ile kapatacaklar. 

D1'İN BOŞLUĞUNU KORSAN VE D2 BELGELİLER DOLDURDU

 ■ KOVİD-19 sürecindeki birtakım düzenlemelerden şehirlerarası yolcu taşımacıları şikayetçi oldular. Yolcuların çok fahiş fiyatlarla taşındığı iddiaları gündeme geldi. Şu an yeterli düzenlemelerin yapıldığını düşünüyor musunuz? 

- Bu süreçte otobüs firmaları olarak doğru tepki verip, hemen hemen hepimiz seferlerimizi durdurduk. Personelimizin tamamını kısa çalışma ödeneğinden faydalandırarak evlerinde kalmaları için işlerimizi askıya aldık. Sağlık her zaman daha önemli. Ancak bir noktayı kaçırdık: D1 firmaları ortada olamayınca bu boşluk başta “korsan” taşımacılar ve D2 yetki belgeliler tarafından dolduruldu. İçişleri Bakanlığı da bulaşıyı azaltmak için maksimum 20 koltuklu araçlarla seyahate izin verince fahiş fiyatların oluşmaması mümkün değildi. Çünkü 10 kişi taşıyabilen bu araçlara talep 5 kişiden gelince, taşımacı 10 kişi parasını 5 kişiden aldı çaresiz olarak. 
Mayıs ayı ile birlikte D1 yetki belgesi yeniden serbest bırakılınca, hem fiyatlar daha makul düzeye geldi hem de korsan taşımacı sayısı azaldı. 
Yeterli düzenleme yapılmış olması için, bu olağanüstü dönemde devletimizin daha çok inisiyatif alarak bazı hatlarda sefer saatlerini firmaları sıraya koydurarak yaptırması gerekiyor. D1 yetki belgeli otobüslerin doluluğu düşük kalmamalı.
Bir de tabii, yüzde 50 koltuk kapasitesi konusunda 2+1 koltuklu araçların durumu var. Bu haksızlığın da düzeltilmesi gerekiyor.

SEKTÖRE EN ÖNEMLİ KATKI

■ Açıklanan ekonomik tedbirlerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Hangi ekonomik tedbirler sektöre katkı sağladığına inanıyorsunuz? Yeni ekonomik tedbir talepleriniz var mı? Bunlar nelerdir? 

- Açıklanan tedbirler maalesef devletimizin imkânları boyutunda. Birçok giderimizi 6 ay sonrası erteledik sadece. Asıl o dönemde zorluk yaşayacağız. İşletmeler durdurulmuş durumda ama giderler devam ediyor, otogar kiraları ve ortak giderleri, SGK primleri gibi… 
Sektöre katkı sağlayan en önemli tedbir, Kısa Çalışma Ödeneği oldu. Zaten çalışanlarımızın İşsizlik Fonunda biriken alacaklarının bir kısmını devletimiz 3 aylığına onlara kullandırıyor bu ödenekle. Böylece birçok sektör çalışanı bu dönemde bir miktar gelire sahip olabildi. 
Keşke Kıdem Tazminatı fonu da oluşabilseydi; çok ciddi bir destek sağlardı bu çalışanlara.
Havayollarına sağlanan KDV desteği bize de sağlanabilir. Yüzde 50 koltuk kapasitesi devam ederken, devletin aynı KDV’yi talep etmesi açıkçası adil değil. 
Bir diğer tedbir de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın alacağı kararla 81 ildeki bütün otogarlarda Mart-Nisan-Mayıs aylarına ait kira ve ortak giderlerin alınmayacağı yönünde olabilir. 
Otobüs üreticileri de zor durumda. Üretimlerine ara verdiler. Sıra yazdıkları araçların alıcıları vazgeçti. Maliyetleri de arttı. Üreticilerin ve çalışanların zor duruma düşmemesi için devlet, finansman desteğiyle düşük faizli araç kredileri sağlayabilir. 

BİRÇOK TERMİNAL FAAL

 ■ Seyahat yasaklarının kalktığı illerde otogarlar tam anlamıyla faaliyete geçti mi? Orada yüzde 50 kapasite kuralı uygulanıyor mu? 

- Birçok il terminali faal. Yüzde 50 kapasite uygulaması tabii ki tüm Türkiye’de geçerli. Sadece bazı terminaller ya işletmeci kararı ya da valilik kararı ile kapalı durumda.

KURALLAR BELİRLENDİ

 ■ Seyahatlerin başladığı süreçte de firmaların hijyen ve sağlık koşulları açısından yapması gerekenler, alması gereken tedbirler var mı? 

- Açıkçası Sağlık Bakanlığı uzun bir kontrol listesi yayınladı. Bu listeye göre her firmanın uyacağı kurallar belirlenmiş durumda. Araçların düzenli dezenfekte edilmesi de önemli.

DİNAMİK BİR SEKTÖRÜZ

 ■ Herkesin dile getirdiği “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü biz de şehirlerarası sektörüne yönelik ele alırsak, bundan sonra sektörümüzde ne gibi bir değişim olacak? Ya da olması gerektiğini düşündüğünüz değişimler var mı? Yoksa biz unutan insanlarız, bir süre sonra her şey eskisi gibi olur mu? 

- Öncelikle biz dinamik bir sektörüz. Hemen organize olup süreçlere dâhil olabilir ve yeni şartlara adapte olabiliriz. Seyahat yasakları kalkar kalkmaz çok sayıda insan seyahat edecektir. Korku alışılabilen bir duygudur. İnsanlar en başta korkuyordu ama şimdi ‘yeter, bitsin artık’ diyorlar. Seyahat yasakları kalktığında birçok kişi yollara düşecektir.

MEVZUAT TALEBİ

 ■ Bakanlık’tan sektöre yönelik mevzuatta değişiklik yapmasını istediğiniz konular var mı?

- Mevzuat değişiklikleri konusunda daha önce çok sayıda talebimizi iletmiştik Bakanlığa. Bir tanesi de 0-2 yaş haricindeki yolcuların kucakta seyahat etmesine izin verilmesi konusuydu. Şimdi yüzde 50 kapasite kullanımında çocukların anne babası ile yan yana oturmasına bile ceza kesiliyor. 
Bunun dışında, terminallerin standartlarının çağın yeniliklerine uygun hale gelmesi gerekiyor: her terminalde ücretsiz wi-fi hizmetinin işletmeci tarafından verilmesi gibi… 

YÜZDE 50 KAPASİTE

■ Dile getirmek istediğiniz görüş ve düşünceler var mı? 

- Havayolu firmalarının yüzde 66, bizlerinse yüzde 50 kapasiteyle seyahat etmesi gibi absürt bir durum var. YHT de aynı şekilde olmak üzere; camı, penceresi, havalandırması olmayan tamamen klima ile seyahat eden araçlarda, daha çok yolcu olduğu için virüs kapma olasılığı çok daha fazla. 
Sektör olarak bunu dile getirmek ve bu konuyu sosyal medyada sürekli canlı tutmamız gerekiyor. ■

TABAN/TAVAN FİYAT

 ■ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yolcu bilet ve otogar ücretlerine yönelik taban ve tavan fiyat düzenlemesini yayınladı. Tarifelerle ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

- 14 Mayıs 2020 Perşembe günü tarifeler Resmi Gazete’de yayınlandı. Biz de aynı gün Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Sayın Mahmut Gürses’i ziyaret ettik ve tarifelerle ilgili düşüncelerimizi dile getirdik.

Sayın Gürses’in bizim taleplerimize verdiği cevaplar şu şekilde oldu: 

* Yeni fiyat tarifesi almamıza gerek yok. Mevcut fiyat tarifeleri taban fiyat olacak. 
* Tavan fiyat kilometreye göre açıklanan fiyat olacak şekilde herkes bilet kesebilir. Ancak 31 Temmuz'a kadar.
* Yani normal fiyat tarifeniz 100 TL, ama tavan 160 TL ise, yeni tarife almaksızın tavan fiyattan bilet kesebilirsiniz. 
* İstanbul yolundaki üçüncü köprüden dolayı oluşacak kilometre farkını km hesabına dahil edebileceğiz. Herhangi bir sıkıntı olursa Genel Müdürlük bizlere destek olacak. Yani aldığınız kilometreye köprü dâhil değilse, 70 kilometre köprüyü koyarak tavan fiyatınızı buna göre ayarlayabilirsiniz. 

Terminallerin de fiyata uymaması durumunda bölge müdürlükleri ve valiliklere yazılı başvuruda bulunmak gerekiyor.
Sektörde taban-tavan bilet fiyatlarına yönelik kısa mesafeli hatlar için iyi ama uzun hatlar için fiyatların düşük kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Siz ne dersiniz?
Ben de bu değerlendirmelere katılıyorum. Ama uçak bilet fiyatları uzun hatlarda otobüsçüye nefes aldırmayacak. Van-İstanbul uçakla 350-450 TL olduğunda, otobüs bilet fiyatı 300TL üstünde olursa kimse otobüse binmez.


OTOBÜS OTURMA DÜZENİ

 ■ Sosyal mesafe kuralı ilgili düşünceniz nedir? Yüzde 50 kapasite ile taşınma kuralı ne kadar devam edecek? Herkes bunu bana soruyor, ben de sizden, bu cevabı varsa, almak istiyorum. Bu süreçte 2+1 otobüsler daha ön plana çıkabilir mi?

- Aksine 2+1 araçların ruhsat koltuk kapasitesi 40 olduğu için yüzde 50 kapasite çalışmasında boş koltuk sıraları kalıyor. Normalde 27 tane cam kenarı koltuk olan araçlarda 7 koltuk boş kalıyor. 46, 50 ve 54 kişilik araçlar bu dönemde daha makbul. 

Ancak sosyal mesafe kuralı veya fiziki mesafe diyelim daha doğru tabirle, toplu taşıma araçlarının hiçbirinde mümkün değil. Havadan bulaşan bir virüsten bahsedilen bir ortamda yolcu kabininden 15 dakikadan uzun vakit geçiren herkesin birbirine virüs bulaştırma ihtimali vardır. Yolcular, N95 maskeyle seyahat etse, belki o zaman virüs bulaşı azaltılabilir. 

Yüzde 50 koltuk kapasitesi de şimdilik Eylül ayına kadar devam edecek gibi görünüyor. Malum 2+1 araçlarda yüzde 50’den dolayı kayıp var. Biz Ankara Ticaret Odası olarak Komite Kararı alıp hem Ulaştırma hem de İçişleri Bakanlığı’na birer yazı göndereceğiz. Diğer illerin ticaret odalarının da detaylı bir şekilde bu konuyu izah eden yazı yazarak yüzde 50 konusundaki uygulama hatalarını iletmesi gerekiyor.

Yorumlar (0)
banner117
24
az bulutlu