2015-10-12 17:38:03

Otobüsçü cephesinde yeni bir şey yok!

Dr. Zeki Dönmez

zeki.donmez@tasimadunyasi.com 12 Ekim 2015, 17:38

TOFED’in Olağanüstü Genel Kurulu yapılmış ve Sayın Birol Özcan başkanlığındaki yeni yönetim göreve başlamış. Öncelikle başarılar diliyorum. Bir süre üst düzey görev yaptığım TOFED’in başarısı, beni de mutlu eder. 
Bu Genel Kurulda yapılan konuşmaları gazetelerden izlemeye çalıştım. Öncelikle belirteyim ki, TOFED’de veya otobüsçü cephesinde yeni bir şey yok. Kimse kusura bakmasın; isteyen kusura da bakabilir tabii. Ben doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim. Bu açıdan bazı konuşmaları ele alalım.

Engelli uyumu
Engellilerin de tüm hizmetlerden ve bu kapsamda seyahat özgürlüğünden herkes gibi yararlanması gereği tartışılmaz bile. Tartışılacak olan bu hizmetlerin nasıl verileceği. Öncelikle soralım ki, bu engelli uyumu deniz, hava ve demiryolu modlarında tam sağlanmış mıdır? Engeliler bunlardan kolaylıkla faydalanabiliyor mu? Detaylarına çokça yer harcamayayım, bence hayır. 

Uyumun maliyetleri de düşünülünce, tüm karayolu taşıtları mı engelli uyumlu olmalı, yoksa belirli orandaki taşıtın bu türden olmasıyla mı yetinilmeli? Örneğin İstanbul Ankara arasında günde 200 sefer varsa, bunun 20-30 tanesinin, keza büyük bir firma günde 30 sefer yapıyorsa, bunun 5-6 tanesinin bu türden araçlarla yapılması yetmez mi? 

Bir başka konu; eski-yeni araçlar. Tüm eski araçların da uyumu isteniyor. Bu, bana göre gerekli değil, üstelik mümkün de değil. Kanunun çıkmasından sonra üretilen araçların uyumlu olması ve uyumlu olmayanlara taşıma izni verilmemesi yetmez miydi? Bana göre yeterdi. Bu bile tam uygulanamadı, şimdi hepsinde uyum aranacak. 

Otobüsçülerin söylediklerinin bir kısmı da bu yönlerde olup haklıdırlar. Haksızlıkları ise iki konuda. Yeni araçlarda bu uyum hemen olsun demediler. Adeta sorun büyüsün ve uygulanamasın dendi. Bir başka husus da mevzuat (kanun, yönetmelik vs.) hazırlanırken çok çalışmayıp sonradan itiraz yolunu seçmeleri. Bu anlayış hemen her mevzuatta karşımıza çıkmıyor mu? 

Tekrarlar var, olacak da…
Bilet KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmesi, akaryakıtta ÖTV iadesi gibi çözüm önerileri 10 yılı geçen bir süredir tekrarlanıyor, ama başarı yönünde bir adım bile yok. (Genel Kurulda sektörel sorunların çözümündeki başarı ve hizmetlerden söz ediliyor. Neyin çözüldüğünü ben bilmiyorum, cahilliğime verin.) yeni bir çözüm önerisi geliştirmek gerek. Bu yapılamadığında tekrarlar kaçınılmazdır. 

Taban fiyat
Diğer taşıma modlarına, özellikle de havayoluna taban fiyat getirilmesi de tekrarlanır durur. Demiryolu ve denizyolunun payı artsa onlara da söylenecek tabii. Bu olmadı, olmaz da… Bir ara oldu sanıldı. O da taban değil tavan fiyattı ve taşımacıların kendi aralarındaki centilmenlik anlaşmasıydı. (Otobüsçülerin de önerisiyle getirilen bu tavanın otobüsçülere ne faydası olduğunu hala anlamıyorum.) Bilinsin ki, tavan fiyat THY’nin, taban da diğerlerinin işine gelmez zaten. Üstelik ekonomik sisteme de aykırı. Havayolcular sizin hayatınıza karışmıyor, siz de onların işine karışmayın. Aklınızı kendinize saklayın. 

Sigorta
Zorunlu sigortaların teminatlarının artması, teminatlardan faydalanma şartlarının iyileştirilmesi yine söylenmiş. Tabii ki mümkün. Ancak bunun bedava olacağını sanmayın. Her iyileştirme ödenecek primleri mutlaka arttıracak. Sigorta şirketleri ne hayır kurumu ne de zararına iş yapacak devlet kurumudur. Onun için zorunlu olmayan (ihtiyari) sigorta yaptırılması gerekli, ama bu kültür de pek yok. Zorunlu olmadığı halde çok kişi kasko yaptırmıyor mu? Hatta bazıları ihtiyari ferdi kaza bile…

Diğer güvenlik konuları
Araçlardaki güvenlik donanımlarının AB düzeyinde olmadığı söylenmiş. Çok önemli. İsteyen bunları ihtiyari olarak taktıramıyor veya böyle araç alamıyor mu? Kendi aracında yapmayan bile hepsinde zorunlu olsun diyor. Sanki o zaman bedava olacak! Bizdeki kültür böyle. Tek yol güvenlik paketinin standart olması. 
On numara yağ risk oluşturuyor. Kullanılma sebebi akaryakıtın pahalı, yağın ucuz oluşu. Akaryakıt ucuzlasa bu olmaz, ama mümkün değil tabii. O zaman devlet denetimi, firma sorumluluğu gibi seçenekler kalıyor. On numara yağa da akaryakıt gibi yüksek ÖTV uygularsanız artacak fiyat nedeniyle bu kullanım azalabilir. Neymiş, o zaman bu yağ pahalı olurmuş. Oluversin. Bu yağın iyi kullanımı için ÖTV iadesi bile düşünülebilir. 

Diğer konular
TOFED’e yetki devri yapılması önerilmeye devam etmiş. Neyin yetkisinin istendiğini hala bilmiyorum. Hangi sorunun bu yolla çözüleceğini bilsem, bu yetkinin nasıl olacağını anlarım, ama o da yok. TOFED’den imza almadan sektöre giriş olmasın mı denecek? Bu yönüyle firma, taşıt, hat, sefer tahdidi mi gelecek? Bir de bu imza için para istenmesi uyanıklığı olabilir. Bunlar olabileceği için mi açık konuşulmuyor? Kusura bakılmasın, yok öyle iş! 
Ortak servis aracı işletimi de öyle… Kimse sizi servise mecbur etmedi ki bunu yasaklasın veya ortak hale zorlasın. Öncelikle avantajlı olan büyük firmalar ortak servis istiyor mu? Zorla olamayacağına göre, küçük firmalar ortak serviste birleşsin. 

Otogarda süre uzatımı
2019’da işletme süresi dolup Belediyeye devri gereken İstanbul Otogarı’nın işletme süresinin uzatılması istenmiş. Kimin işleteceğini öğrenemedim. Herhalde verilen hizmetlerden ve alınan ücretlerden memnun olup Belediyenin kötü hizmet vereceğini, yüksek ücret alacağını düşünüyorlardır. Zaten parayı işletmeci alırken otogarın güvenlik, temizlik, asfalt yenileme, genişleme gibi hizmetleri devletin ve Belediyenin vermesine alışılmış durumda. Belki de 25 dakikaya kadar parklardan ücret alınmasından memnun olup Belediyenin bunu almaması sonucu artacak yolcu sayısına nasıl hizmet vereceklerinden korkuyorlardır. Sigortaya, telife, engelli uyumuna verecek parası olmayanların terminale yüksek ücret ödemekten zevk almalarını anlayamıyorum. 

Kusura bakılmasın, ben UATOD dönemi anlayışından kalmayım. ■
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.