İstanbul’da turizm taşımacılarına yaş sınırı olmamalı

TURİZM

İTO 23. Meslek Komitesi ve Meclis Üyesi Mehmet Öksüz, İstanbul’da D2 belgeli araçlarda 12 yaş sınırının uygulamasına son verilmesi gerektiğini belirterek, “Çok uzun süredir turizm taşıtlarına uygulanan yaş sınırının yanlışlığına dikkat çekiyoruz. Ancak artık pandemi ve artan maliyetler göz önüne alındığında yaş sınırı uygulaması yerine muayeneden geçen araçların kullanılabilme imkanının getirilmesini talep ediyoruz” dedi.

30 koltuklu araçlarda yaş sınırının geçici olarak 19’a çıkarılmasının UKOME Alt Komisyonu’nda gündeme geldiğini belirten Mehmet Öksüz, “Burada iki noktada itirazımız var. Bu neden 30 koltuk ile sınırlandırılıyor ve ayrıca yaş sınırı neden geçici olarak 19’a alınmak isteniyor. Biz yaş sınırının olmaması muayeneden geçen her aracın kullanılabilmesi gerektiğine inanıyoruz. D2 belgeli araçlar ile ilgili şartlar, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Buna rağmen İstanbul’da D2 belgeli turizm araçlarına 4925 sayılı kanunla tanımlanan araçların yaşlarıyla ilgili haklar yok sayılıp farklı yaş sınırı getirilmesi, İTO 23. Meslek Komitesinde temsil edilen meslektaşlarımızı mağdur etmektedir. Bunun çözümünün sağlanması noktasında İTO’nun da hem Bakanlık hem de İBB nezdinde gerekli girişimleri yapılması büyük önem taşıyor” dedi.

İTO Başkanı Sayın Şekip Avdağiç’e ilettim

Salgın süreçiyle başlayan işsizlik sorunu, petrol ve araç fiyatlarındaki artışlar taşımacılığı sürdürülemez hale getirmişken, İstanbul’da turizm taşıtlarına uygulanan 12 yaş sınırının sektörü zorluyor” açıklamasında bulunan İTO.23 Meslek Komitesi ve Meclisi Üyesi Mehmet Öksüz, “ Uzun süredir İstanbul’da turizm taşıtlarına yönelik uygulanan yaş sınırının yanlışlığını vurguluyorum. İTO Başkanımız Sayın Şekip Avdağiç’e bunu hem yazılı hem de sözlü şekilde ilettim. Zaten pandemi süreciyle zor bir süreç geçiren meslektaşlarımızın yaşadığı sıkıntılar artan maliyetlerle daha da büyüdü. Bunun üstüne turizm taşımacıları dünyada örneği olmayan bir uygulama ile yeni araç yatırımına zorlanıyor” dedi.

Yaş sınırı olmasın

Hem Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileri hem de İBB nezdinde yaptığımız görüşmeler sonucunda turizm taşıtlarına uygulanan yaş sınırının UKOME Alt Komisyonu’na getirildiğini belirten Mehmet Öksüz, “Bu noktada gündeme gelen konu 30 koltuklu ve üzeri araçların 12 olan yaş sınırının geçici olarak 19’a çıkarılması yönünde oldu. Biz buna iki noktada itiraz ettik. Birincisi 30 koltuk altı araçların neden kapsam dışı bırakıldığı ve ikincisi de yaş sınırının hiç olmaması ve muayeneden geçen araçların kullanılabilmesi yönünde oldu. Ayrıca turizm araçlarında müşterilerin rahatlığı ve konforu İçin ciddi yatırım yapılarak ve koltuk sayısı azaltılarak (VIP) dönüştürülmekte ayrıca önemli ihtiyaç olan bagaj kapasitesi artırılıyor. Bu nedenle 45 kişilik araçların kapasitesi 29 kişiye, 31 kişilik araçların 20 kişiye, 18 kişilik araçlarınki ise 9 kişiye düşürülerek turizm ulaşımında yolculuk kalitesi yükseliyor. Ayrıca milli servet olan turizm araçlarının, yılın belli aylarında sınırlı çalıştıkları için az kilometre yaptıkları ve yıpranmadıkları göz aradı ediliyor.Bu araçları üreten ülkeler başta olmak üzere hiç bir Avrupa ülkesinde yaş sınırı uygulaması olmayıp TÜV muayenesinden geçen her araç’a çalışma hakkı tanınmalıdır”dedi.

Atıl kapasite oluşturulmasın

Son zamanlardaki işsizliğe rağmen ve D2 belgelerine kayıtlı araç sayısı 60 bin adetlere ulaştığına dikkat çeken Mehmet Öksüz, “Taşımacıların yeni araç alımına zorlanması atıl kapasiteyi artıracak sektörümüze ve ülke ekonomisine çok ciddi zararlar verecektir. Yaş sınırına yönelik UKOME kararlarından vazgeçilmesi ve kapsama alanında olduğumuz 4925 sayılı kanunla tanınan haklarımızın UKOME tarafından kabul edilmesi öncelikli talebimizdir” diye konuştu.

8+1 araçların belgeye 9+1’e çevrilerek kaydedilmesi yanlış bir uygulama

İTO 23. Meslek Komitesi ve Meclis Üyesi Mehmet Öksüz ayrıca 8+1 koltuklu araçların dünyanın her yerinde ticari araç olarak kullanılabildiğine de dikkat çekerek, “Bir tek ülkemizde biz bu araçları ticari araç olarak kullanamıyoruz. Bu araçları modifiye ile 9+1’e dönüştürmek zorunda bırakılıyoruz. Ancak bu şekilde belgeye kaydedebiliyoruz. Araçlara yapılan dönüşüm orjinalliğini bozuluyor, yükü de artırıyor. Ek maliyette getiriyor taşımacıya. Yazık bu harcanan paralara. Öte yandan araçtaki yük artışı kaynaklı oluşabilecek kazalarda sorumluluk kimin olacak? Neden bu zorlama yapılıyor” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.