Alışılmış hafta sonu tatilleri dışındaki tatiller, insanların hayatına renk katar, heyecan getirir. Özellikle de başta dini bayramlar olmak üzere diğer tatillerle birleşerek uzayan tatiller daha da önemlidir. Bu durum yolcu taşımacılığı için özel bir önem taşır. Seyahat talepleri artar, hatta karşılanamaz. Yolcular yer bulamamaktan ve taşımacıların yüksek ücret almasından şikayet ederler. Taşımacılar ise bu dönemde indirim haklarını pek kullanmayarak tam ücrete yakın ücret alırlar. Ek seferlerle kapasitelerini arttırırlar. Bakanlığın izni ile başkalarına ait taşıtların boş kapasitelerini de kullanırlar. Bakanlık da olası kural ihlalleri nedeniyle, ücret ve güvenlik başta olmak üzere bu dönemlerde daha fazla denetim yapar.
Bayramlık haberler
Hemen her bayram öncesinde medyada taşımacıların fahiş ücret aldıkları, vatandaşların fahiş ücretlerden şikayetçi oldukları haberleri sık sık yer alır. Bu bayram da öyle oluyor. Fahiş ücret denmese de otobüslerde büyük zam, bilet fiyatları uçuşa geçti, uçakla yarışıyorlar... gibi haberler yapılıyor.
Bu haberlerin devamında muhtemelen bayram sonrasında Bakanlığın denetim yaptığı otobüs, acente ve taşımacı sayıları ile kesilen idari para cezalarının tutarlarına ilişkin Bakanlıktan yapıldığı belirtilen açıklamalar yer alır. Bunlar, bana göre, fahiş ücret suçlamasına yeterli cevabı oluşturmuyor.
İşin özü
Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliğinde tarifeli karayolu taşımacılarının ücret tarifesine tabi oldukları belirtilir. Bu husus, Kanun öncesi yönetmeliklerde de vardı.
Taşımacılığın adındaki tarifeli kelimesinin gereği olarak diğer tarifeler yanında ücret tarifelerinin de bulunması zaten doğal bir şey. Ama bunun detayları önemli.
Taşımacıların zorunlulukları
Ücret tarifelerine ilişkin olarak Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde yer alan detaylara göre, taşımacılar bu konuda şu zorunluklara tabidir:
- Ücret tarifesi hazırlama, bildirme ve duyurma.
- Tarifeye uygun taşıma ücreti alma.
- 12 yaşından küçük çocuklara yüzde 30 indirim yapma.
- Yüzde 40 veya daha fazla engelli yolculara, yüzde 30 indirim yapma; bu türden kişi sayısı sınırlı olduğunda bu indirimi yüzde 40 olarak uygulama.
Taşımacıların hakları
Mevzuata bakıldığında, taşımacıların ücret tarifelerine ilişkin hakları şöyle sıralayabiliriz:
- 4 aylık tarife uygulama süresi dolduğunda, istekleri halinde yeni bir tarifeye geçme. (Önceden 4 ay olan tarife uygulama asgari süresinin haksız ve uzun olduğunu, hiç olmazsa sürenin 3 aya indirilerek taşımacıların rahatlatılmasını geçen yılki yine Ramazan Bayramı yazımda belirtmiştim. Mayıs ayındaki Yönetmelik değişikliğinde böyle bir iyileştirme yapıldı. Çok da iyi oldu. Taşımacıların değişiklik hakkını kullanmaları daha rahat hale geldi.)
- İndirim zorunluluğu olanlara belirtilenden fazla indirim yapmama.
- Çocuk ve engelliler dışında, aileler dahil, hiç indirim yapmama.
- Yüzde 30 indirim yapmama.
Taşımacıların bu serbestlikleri iyi anlaşılmalıdır.
- Önceden var olan aile indirimi, emekli indirimi gibi haksız zorunluluklar kaldırılmış olup yerine yeni zorunluluklar getirilmemiştir. Bu durum gayet yerindedir.
Denetim
Bakanlık, gerekli gördüğünde tüm hususlar yanında, ücret tarifelerine ilişkin zorunluluklara uymama hallerini de denetleyecek ve ihlale göre gerekli cezalandırmaları şüphesiz ki yapacaktır. Ancak bu denetimlerin adı, ücret denetimi veya fiyat denetimi olmak zorundadır. Ayrıca fahiş ücret denetimi diye kavramlar oluşturulmamalıdır. Ücretle ilgili de Kanunun 26.1.g,ğ,h düzenlemelerindeki cezalar şüphesiz uygulanacaktır.
Şimdi biraz matematik
2000 lira tarifesi olan bir taşımacı, yüzde 30 indirim hakkını kullanarak 600 TL indirim ile 1400 liraya bilet kesebilir. Aynı yolcuya bir sonraki seyahatinde, öncekinde aldığı 1400 lira ücreti 600 lira arttırarak yani yaklaşık yüzde 43 arttırarak 2000 liraya bilet kesebilir. Bunlarda hiçbir usulsüzlük yoktur. Hatta 2000 lira tarifesi olan bir hattın yolcusuna, rekabet veya taşımacının ısrarlı talepleri sonucunda 1000 liraya bilet kesmişse (ki, bu suç oluşturur) bir sonraki seferinde fiyatını 1000 lira arttırarak yani yüzde 100 artış yaparak 2000 liraya bilet kesebilir. Bu 2000 liralık fiyat suç teşkil etmez. Belirttiğim gibi, 1000 liraya bilet kesme suçu dışında, yolcunun “iki misli fiyat aldılar” şikayetleri geçersizdir.
Biraz daha matematik
Ücret tarifesi 2000 lira olan taşımacı, yeni tarife alarak bu hattın ücretini yüzde 25 artışla 2500 liraya yükseltebilir. Bu durumda indirim yapmama hakkını kullanarak 2500 liraya bilet kesebilir. Daha önce, indirim sonucu 1400 lira ödeyen yolcu, tarifede indirimsiz olarak 1100 lira yani yüzde 79 artışla 2500 lira ödemiş olabilir. Bunda da hiçbir usulsüzlük yoktur. Hatta daha önce 1000 liraya suçlu biçimde bilet kestiği yolcuya yüzde 150 artışla yani ücreti yüzde 250’ye yükselterek 2500 lira almakla hiçbir kural ihlali yapmamıştır.
Daha daha matematik
2500 lira tarifesi olan taşımacı, bu hatta seyahat eden bir yolcudan 2600 lira ücret alırsa bir nevi tavan fiyat olan ücret tarifesini aştığı için tarifeye aykırı veya tarifenin üstünde ücret alma suçunu işlemiş olur. Peki, buna hemencecik fahiş fiyat suçlaması yöneltilebilir mi? Bence insafsızlık olur. Hatta 2700- 2800 liralık rakamlar bile, suçu ağırlaştırsa da benim vicdanımda fahiş fiyat suçlamasını hak etmezler. İlla bir ölçü koymak gerekirse, bunun 2500 liralık tarife ücretinin yüzde 20 fazlası gibi 3000 liralık bir ücret alınması, benim vicdanımı fazlasıyla rahatsız eder ve mümkünse Kanunda ifade edilenin üzerinde bir cezalandırmayı da hak edebilir. Tabii, Kanunda buna uygun düzenleme yapmak şartıyla. Yüzde 20 fazlalığın, yüzde 50 fazlalığın ve yüzde 100 fazlalığın daha ağır cezaları olabilir. Kanundaki cezalarda bazı iyileştirici değişiklikler yapılmış olup bunları genelde uygun bulduğumu daha önce belirtmiştim.
Bakanlık açıklamalı
Bakanlığın fazla sayıda taşımacıyı taşıma ücreti ve diğer konularda yaygın biçimde denetlemesi, yani fazla denetleme yapması beni memnun eder. Bunların hiçbirisini hoş görmeyerek cezalandırması da hakkı ve görevidir. Ancak yukarıdaki örnekte 2500 liralık tarifesi olanın indirim yapmaması halinde fahiş ücret suçlamasına tabi tutulması beni rahatsız eder. Bakanlık yaptığı denetimlerde tespit ettiği tarife üstü ücretlerin ne kadarının yüzde kaç barajını ihlal ettiğini açıklamalıdır. Tarife barajını yüzde 100 aşanlar, yüzde 50 aşanlar, yüzde 20 aşanlar ve yüzde 10 aşanlar ayrı ayrı açıklanmalıdır. Hatta ticaret mevzuatı ve taşıma mevzuatı imkan veriyorsa bunları ifşa da etmelidir. Bunun ötesinde, bu değerlendirmeyi yapmaya imkan vermeyen fahiş ücret suçlamaları beni rahatsız ediyor. İçlerinde, şüphesiz ki kötülerin de bulunacağı tüm taşımacıları medyanın istismarına imkan veriyor. Bakanlık, kötüleri ifşası yanında, mevzuat sınırları içinde ücret artışı yaptığı halde bunu suçlama konusu yapanlara karşı taşımacıların hukuk içinde kaldığı halleri de cevaplamalı, savunmalıdır. Talep azlığı ve rekabet nedeniyle indirim yapan taşımacıların, talebin arttığı bayram dönemlerinde indirimsiz fiyat uygulamaları ve süresi dolduğunda yeni tarife almaları Taşıma Kanununun ve Taşıma Kanununda serbest rekabetin getirdiği haklar olduğu herkese öğretilmelidir.
Bayram farkı
Geçen yılki bayramlarda olan zorunlu indirimlerin bu yıl olmamasından ve tarife süresinin 3
aya indirilmesinden memnuniyet duyuyorum. Ancak maliyetlerde yaşanan önemli artışların taşımacıları zorladığı ve daha önceki yıllarda görülen yoğun talebin bu bayram yaşanmadığı haberleri de yapılıyor ki, bunlar gerçekleri yansıtıyor. Taşımacıların zor günler geçirdiği bilinmelidir.
Taşımacılara hizmet veren kamu görevlilerinin, taşımacıların ve taşıma çalışanlarının Ramazan Bayramını kutluyor, tüm yolcuların kazasız, güzel yolculuklarla sevdikleri kişilere ve yerlere ulaşıp keyifle geri dönmelerini diliyorum. ■
NOT: “Terminaller” yazılarıma Bayram sonrasında devam edeceğim.