Bütün Yönleriyle Yüksek Hızlı Trenler ve Yatırım/Arazi Etkisi - 1

Siz değerli okuyucularıma yüksek hızlı trenler, mevcut durum, yatırım esasları ve kent içi ulaşıma etkileri üzerine detaylı paylaşımlarda bulunacağım.

Büyük kentsel alanlardaki arazi örtüsü değişimi üzerinse yüksek hızlı demiryollarının (YHD) etkisinin sınanması için panel veri yapısı dâhilinde yersel karma logit (SML_YKL) modeline dayalı bir erişilebilirlik önerisi geliştirilmektedir. 1990 ve 2016 yılları arasındaki veriler kullanılarak, istasyon merkezli 20 km’lik yarıçapında bir alanda tampon oluşturan bir bölgeyi etkileyen Madrid Atocha demiryolu istasyonundaki İspanya yüksek hızlı demiryolunun (YHD) etkileri incelenmiştir. Yüksek hızlı demiryolu (YHD) etkilerinin modellemesi için sosyo ekonomik değişkenlerin yanı sıra, erişilebilirlik gelişimlerinin yerine geçen hem yerel ve hem de bölgesel ulaştırma ağlarının kalkınması, erişilebilirlik ölçütlerinin farklı kaynaklarınca ortaya konan arazi örtüsü değişim etkilerinin aynı zamanda tasnifinde de hesaba katılmaktadır. Bu tarz çalışmalar kapsamında iki yersel karma logit (SML_YKL) modeli kullanılmaktadır: Birisi temel bir model olarak bölgesel erişilebilirlik göstergelerini içerir iken diğeri ise bir kontrol modeli gibi davranmamaktadır. Model hesap sonuçları, yerel ve bölgesel ağırlıklandırılmış ortalama seyahat sürelerinin Atocha istasyonu besleme havzasının kentsel arazi örtüsü oranlarında olumlu etkiye sahip olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Temel ve kontrol modellerinin her ikisi de yüksek dereceli uyum değerlerini yakalamalarına karşın bölgesel erişilebilirliği hesaba katan temel modeli daha iyi bir uyum derecesi istatistiği ortaya koymakta ve kontrol modelinden daha sağlam sonuçlar vermektedir. Atocha istasyonunda yüksek hızlı demiryoluna (YHD) erişime bağlı olarak bölgesel erişilebilirlik gelişiminin, çalışma alanı dâhilindeki arazi örtüsünün kentleşmesinde esaslı bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır.

Hansen’in 1959’daki klasik alışmasından başlanacak olur ise erişilebilirliğin içeriği ile ilgili, arazi kullanımı/arazi örtüsü değişimi ve sosyo ekonomik etkinliklerde çeşitli ulaştırma altyapısı ve türlerinin etkilerinin çalışılması adına geniş bir alanda uygulama gerçekleştirilmiştir. Fırsatlara ve hedeflere erişimin ağırlıklı ortalama hareketini yansıtan bir içerik dâhilinde, erişilebilirlik sadece ulaştırma sistemini tetiklemekten öte aynı zamanda da arazi kullanım unsurlarını da dikkate almaktadır. Avrupa’da 1970’lerin sonlarından itibaren yüksek hızlı demiryolların (YHD) giriş, yapısal olarak erişilebilirlik ve sosyo ekonomik faydalar ile ilintili olan yeni bir Avrupa zaman-yer haritası ortaya çıkarmıştır. Kentsel alanlarda, istasyonların kalite ve erişilebilirlik düzeylerine bağlı olarak yüksek hızlı demiryollarının (YHD) cazipliği değerlendirilmektedir. Yüksek hızlı demiryolu (YHD) istasyonlarının varlığı, beslenme havzasında yeni ticari, gezi ve iskân kalkınmalarına yol açmaktadır. Yüksek hızlı demiryolu (YHD) istasyonlarına yüksek düzeylerdeki erişilebilirlikler dâhilinde, yeni uluslararası odaklı, hizmet bazlı ve bilgi yoğun şirketler, mücavir alanlarda yerleşme eğilimine girmektedirler. Buna karşın yüksek hızlı demiryolu (YHD) istasyonlarının bulunmayışı, yersel marjinalleşmeye bağlı ekonomik kalkınmanın önünde bir bariyer vazifesi dahi görebilmektedir. Yüksek hızlı demiryollarının (YHD) yanı sıra kent içi toplu ulaştırma altyapı uygulamalarına bağlı olarak yerel düzeyde erişilebilirlik gelişimi aynı zamanda kentsel yapılara olan etkileri de teyit etmektedir.

Ulaştırma ve arazi kullanımı arasındaki etkileşimin modellenmesi için modelciler tarafından genel olarak kabul gören bir argüman bulunmaktadır: Ulaştırma yatırımları arazi kullanım unsurlarını şekillendirmektedir. Arazi kullanımının karmaşıklığına bağlı olarak, ulaştırma yatırımlarını kısmen de olsa etkileyen erişilebilirlikteki değişimler arazi kullanımı/arazi örtüsü değişimlerinin modellenmesindeki tek faktör değildir. Knight ve Trygg tarafından 1977 yılındaki bir erken dönem çalışması; örneğin istasyon başına çekim, mücavir alan etkileri ya da kısıtları, sosyo ekonomik talep, arazi kullanım politikaları ve bunun gibi erişilebilirlik değerlerine ilave olarak çeşitli arazi kullanım etki unsurlarını listelemiştir. Bu araştırmaya dayalı olarak iki ana yöntem tipi, arazi kullanımı-ulaştırma sisteminin analizi için geniş ölçekte uyarlanmıştır. Bu sistemler; tekil bazlı modeller ve ayrık seçim modelleridir. İlk yaklaşım temelde; hücreli yapısal döngü (otomat), mikro simülasyon ve temsili bazlı modeli içeren çeşitli aşamaların her birisinin ayrı ayrı dönüşümünü simüle etmektedir. İkinci uygulama ise, panel ve boyuna veri analizi dâhilinde yersel etkileşimleri de içeren daha özelleşmiş seçim modellerine daha çok odaklanmaktadır. Yersel bağlanabilirliklerin modellenmesinde bir uygulama, münhasıran bilinmeyenler olan mücavir komşuların tercihinde münhasır faydaların etkilenmesi için bir dizi açıklamalı değişkendeki mücavir etkileri tayin etmektedir. Dolayısı ile bu gibi modellerdeki seçim olasılığı, saf olasılık bağlantısallığı dâhilinde faydadan daha ziyade mücavirlik tercihlerine ve münhasır özel değişkenlere bağlı olmaktadır. Diğer yersel modelleme yapısı da aynı zamanda örneğin; karma yersel bağlantılı logit (SCL_YBL) modeli, genelleştirilmiş yersel bağlantılı logit (GSCL_GYBL) modeli, dinamik yersel çoklu terim olasılık birikim (DSMNP_DYÇTO) modeli, yersel rassal fayda modeli ve benzeri yersel bağlantılı (korelasyonel) hata terimlerine çevrilebilen bir mücavir alan tanımına dayalı olarak yersel bir bağıntıyı da ortaya çıkarmaktadır.