İş Dünyasında En Pahalı Hata, Problemi Geç Fark Etmektir

Hayatın en büyük yanılgılarından biri, tehlikenin farkına ancak nefes alamayınca varmak; onun çok daha önce başlamış olduğunu nedense göz ardı etmektir.

Bataklığın Acımasız Kuralı

Bataklığa saplanan bir insanın ilk refleksi daha güçlü hareket etmektir. Daha fazla çırpınır, daha fazla güç harcar. Fakat bataklığın acımasız bir kuralı vardır: Gücünüz arttıkça değil, gücünüzü yanlış yönde kullandıkça daha hızlı batarsınız.

O noktadan sonra sizi kurtaracak olan kendi kuvvetiniz değil, dışarıdan uzatılan ve sizi çekebilecek başka bir güçtür.

Ticaret hayatı da çoğu zaman aynı kurallarla işler.

Şirketler Bir Anda İflas Etmez

Şirketler de insanlar gibi bir anda iflas etmezler. Önce küçük uyarılar gelir. Kasadaki para eskisi kadar rahat dönmez. Banka limitleri daralmaya başlar. Araçların bakımları ertelenir. Lastik değişimleri gecikir. Personel alacakları ötelendiğinde “Birkaç güne toparlarız” denilir. Yakıt ödemeleri için yeni vadeler istenir.

İşletme sahibi ise bütün bunları olağan kabul eder.

Çünkü ona göre su henüz diz kapağındadır.

Sonra bataklık göbek hizasına gelir. Artık nefes biraz zorlaşmıştır ama umut hâlâ çok güçlüdür:

“Yaz sezonu geliyor…”

“Bayram yoğunluğu bizi kurtaracak…”

“Yeni bir kredi çıkar.”

“Bir otobüs satarsak rahatlarız.”

“Şu ihaleyi alırsak her şey düzelir.”

Çözüm Değil, Teselli Cümleleri

Bu cümleler çoğu zaman çözüm değil, insanın kendi kendine söylediği teselli sözleridir.

Batış devam eder.

Gırtlak seviyesine gelindiğinde ise artık gerçeklerle yüzleşmek yerine zaman satın alma çabası başlar.

Ticaretin Şnorkeli

İşte ticaretin şnorkeli burada devreye girer.

Yeni kredi kullanılır.

Eski kredi yeni krediyle kapatılır.

Vadeler uzatılır.

Gayrimenkuller satılır.

Yakın çevreden borç alınır.

Kısa vadeli çözümler, uzun vadeli kurtuluş gibi gösterilmeye çalışılır.

Şnorkel gerçekten nefes aldırır.

Ama kimseyi bataklıktan çıkarmaz.

Taşımacılıkta Zemini Yumuşatan Maliyetler

Karayolu yolcu taşımacılığı sektörü, bu benzetmenin en canlı örneklerinden biridir. Artan akaryakıt fiyatları, yükselen finansman maliyetleri, personel giderleri, sigorta primleri, bakım masrafları ve sürekli yenilenmesi gereken filo yatırımları…

Bunların her biri zemini biraz daha yumuşatır. Eğer gelir-gider dengesi zamanında kurulmazsa işletme sahibi bunu çoğu zaman ancak gırtlağına kadar battığında fark eder.

Oysa sorun çok daha önce başlamıştır.

Kaybı Geri Alma Tuzağı

Kumar masasında da aynı psikoloji vardır.

İnsan ilk kaybettiği elde kalkmaz.

“Bir el daha…”

“Şans dönecek…”

“Kaybettiğimi geri alacağım…” diye düşünür.

Artık oynadığı oyun kazanmak için değil, kaybettiklerini geri alabilmek içindir.

Ticarette de yanlış yatırımlar bazen aynı nedenle sürdürülür. Zararı durdurmak yerine, zararın düzeleceği umuduyla daha büyük riskler alınır. Böylece bataklık biraz daha derinleşir.

Başarılı Şirketler Tehlikeyi Erken Görür

Başarılı şirketlerin ortak özelliği, çok para kazanmaları değildir.

Onlar diz kapağındaki ilk yumuşamayı hissederler.

Daha göbek seviyesine gelmeden maliyetlerini yeniden hesaplarlar.

Daha gırtlağa ulaşmadan profesyonel destek alırlar.

Daha batmadan yön değiştirirler.

Çünkü bilirler ki yöneticilik, kriz yönetmek değil; krizin oluşmasına izin vermemektir.

İş dünyasında en pahalı hata, problemi geç fark etmektir. Çünkü bazı sorunlar büyüdükten sonra çözülemez; yalnızca sonuçları yönetilmeye çalışılır.

Asıl İhtiyaç: Tehlikeyi Erken Fark Eden Yönetim

Bugün sektörümüzün en büyük ihtiyacı daha fazla otobüs, daha fazla hat ya da daha fazla kredi değildir.

En büyük ihtiyaç, diz kapağındaki ilk batışı hissedebilecek yönetim anlayışıdır.

Çünkü bataklık kimseyi bir anda yutmaz.

Önce uyarır…

Sonra sabırla bekler…

Ve sonunda, görmezden gelinen her işaretin bedelini tahsil eder.

Unutmayalım; şirketler gırtlaklarına kadar battıklarını anladıkları gün batmazlar.

Onlar, diz kapaklarına ulaşan ilk tehlikeyi önemsemedikleri gün batmaya başlamışlardır.

* * *

Ülkemizi ve ulusumuzu gırtlağına kadar batmışlıktan kurtaran 30 AĞUSTOS Zaferinin 104. yılı kutlu olsun.

Başta M. Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi minnetle ve rahmetle anıyoruz.