Kutluyor, kucaklıyor, alkışlıyoruz

Biz insanlar duygularımızı gözlerimizden yansıtırız… Kimi zaman şimşekler çakar gözlerimizde, kimi zaman gülücükler açar. Gözyaşımızın rengi de yoktur; tasada da, kıvançta da aynı yaşlar süzülür yanaklarımıza…

Mercedes-Benz Türk’ün, 22 yıl önce Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte başlatıp da geliştirdiği, yaygınlaştırdığı “Her Kızımız Bir Yıldız” sosyal, kültürel ve kişisel gelişim projesinde bu yıl 25 “yıldız” kızımız mezun oldu. Birinci gözyaşımızı o, daha hayatın baharındaki, pırıl pırıl kızlarımızın geleceğe özgüven ve umutla bakışlarına karşılık olarak akıttık. Sevinç gözyaşları(ydı) bunlar. Kıvançlı olduğumuzun kanıtıydı.

İkinci gözyaşımızı ise yıllarını Mercedes-Benz Türk’e vermiş, birçok yeniliği desteklemiş, birçok gelişmeye fırsat yaratmış İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün’ün artık emekli olma kararını duyunca engelleyemedik. Birbirlerine, “Ah ki, biraz daha kalsa, bir şeyleri daha yapsa, biraz daha feyz alsak kendisinden” diyenler gözlerini kaçırdılar arkadaşlarının gözlerinden. Oysa ağlamak ayıp değil ki!

Bizim, bu “yıldız”lara ihtiyacımız var!

Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, İletişim Müdürü Miray Demirel ve ÇYDD Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Yüksel’in katılımıyla gerçekleşen bu özel buluşmada daha önce “yıldız” olmuş ve ışığını hâlâ yayan kızlar da vardı. Eğitimlerini tamamlamışlar, bulundukları yerde belli aşamalar kaydetmiş, belli katmanlara ulaşmış olduklarını anlattılar, kısa cümlelerle… Şöyle bir bakıyorsunuz, bu kızlar daha da çoğalsa, kaliteli eğitim ülkemizin her yanında verilebilse, her öğrenci pratiğini de yapabilse, gayrı safi milli hâsıla artar ve sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, ekolojik sorunlarımız çok daha hızlı ve kökten çözümlenebilir.

25 mezun genç kızımız, heyecanlıydı, umutluydu, geleceğe umutla bakıyorlardı, aynı yolları kendilerinden önce geçen “yıldız”lardan öğrenecek çok şeyleri vardı. Yaşam yolunda önemli bir dönemecin başında olduklarının farkındaydılar. Önlerindeki uzun yolu, uzun yılları nasıl yürüyeceklerini, nelere öncelik verip neleri gözeteceklerini biliyorlar(dı). Peki, bizim onlardan öğrenmemiz gerekenler var mı(ydı)? Tabii ki, kesinlikle var, hem de çok var!

Bir “yıldız”ımız, İstanbul’a, gelişlerinin kendisindeki değişimi anlattı; Mercedes-Benz Türk fabrikasını gezdiklerini söyledi. Gördüğü (inanıyorum, birçoğu için aynıdır) ilk fabrikaymış. Şöyle bir düşündüm… Gerçekten teknolojik gelişmeler ışığında, -ulaşımda ne denli güçlü olduğumuzu Süer Sülün anlattı- yurdumuzu bugüne kadar fabrikalarla donatsaydık, gelişmiş ülkeler sıralamasında çok daha üstlerde yer alırdık. Devletin özelleştirme politikalarının yanlışlığını herkes, her zaman dile getiriyor; üretim düştü, istihdam azaldı, ekonomik düzey geriledi. Yenilenmenin zamanıdır artık. Biz yenilenelim ki, bu genç “yıldız”larımızın ışığı solmasın; onlar daha ileri götürsün...

Elinizi çekmeyin üzerimizden…

Türkan Saylan’ın, doğanın kucağına yatıya gitmeden başlattığı “Çağdaş Yaşamı Destekleme” çabası, her şeyiyle, her anlamıyla, sosyal, kültürel, ekolojik gelişmenin öncüsü oluyor. Ağır taşıt üretimi sektöründe öncü Mercedes-Benz Türk’ün desteği ve katkısıyla bu gelişim hızlanıyor, güçleniyor, yayılıyor. Bayrağı devralan Prof. Dr. Ayşe Yüksel ve ÇYDD yöneticileri canla başla sürdürüyorlar çalışmalarını.

Konuşmacılar, emekli olacağı için içimize hüzün çökmesine yol açan Süer Sülün’den, destek ve dayanışmasını sürdürmesini istediler. Yılların bilgi birikimi ve deneyimiyle Sülün, gelecekte de çok yararlı işlerde yolumuzu aydınlatacaktır. Süer Sülün’ün yerine gelecek yeni yöneticilerin bu eğitim mücadelesini sürdüreceğinden tabii ki, hiç kuşku duymuyoruz.

Yolunuz açık olsun “yıldız” kızlar!
Yolunuz açık olsun Süer Bey!