LOJİSTİK

Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Daphne Özensel: “İŞİN CİNSİYETİ YOK”

Kadınlar bu işi yapamaz söylemini hiçbir zaman kabul etmedik, etmiyoruz. Her zaman her koşulda dile getiriyorum. “İşin Cinsiyeti Yok”. İşin cinsiyetinin olmadığına kişisel olarak gönülden inanıyorum aynı zamanda şirketimizde bu yaklaşımı bir kampanya söylemi olmanın ötesine taşıyarak kurum kültürümüzün temel ilkelerinden biri haline getirdik. Kültür olarak buna inanıyor, kararlarımızı ve uygulamalarımızı bu yaklaşım doğrultusunda şekillendiriyoruz.

RÖPORTAJ / Erkan YILMAZ

8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Mercedes-Benz Türk İkinci El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Daphe Özensel ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kariyer yolculuğu ile başlayan süreci, zorlukları, deneyimleri, algıları, kadın istihdamını, projeleri ve son olarak kadınlara yönelik mesajını aldık.

VAZGEÇMEYİN

Özensel mesajında; Önünüze çıkan yollar her zaman pürüzsüz olmayabilir vazgeçmeyin. Bizim deneyimimiz gösteriyor ki, kadınlar fırsat bulduklarında her alanda başarıyla var olabiliyor. Kadınların sektörde daha görünür olması, sadece bireysel başarı için değil, sektörün geleceği için de büyük bir kazanım”diye seslendi.

Kariyer yolculuğunuzda kadın olarak karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

Kariyer yolculuğuma baktığımda, kadın ve erkeğin iş hayatında eşit ama farklı perspektifler sunduğuna inanıyorum. Özellikle otomotiv gibi erkek çalışanların daha yoğun olduğu bir sektörde kariyerimi sürdürmek bana şunu gösterdi: Farklı bakış açıları bir araya geldiğinde ortaya çok değerli bir sinerji çıkıyor. Kadın ve erkeğin birlikte ürettiği kararlar daha dengeli, daha kapsayıcı ve çoğu zaman daha sürdürülebilir oluyor.

Kariyerim boyunca edindiğim tecrübelerden şunu öğrendim ki güvenilirlik pozisyonla değil; istikrarla, sonuçla ve duruşla inşa edilir. Ben de enerjimi değer yaratmaya odakladım. Kurduğumuz yapılar, büyüttüğümüz ekipler ve elde ettiğimiz somut sonuçlar, en güçlü referansım oldu.

Bugün geriye dönüp baktığımda, farklılıkların rekabet değil tamamlayıcılık yarattığına inanıyorum. Kadın ve erkek liderlerin var olduğu koşullarda hem performansın hem de kurum kültürünün daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Bu deneyimler de beni daha stratejik, daha kapsayıcı ve daha bütüncül bir lider haline getirdi.

Bu zorlukları aşarken size güç veren en önemli unsur ne oldu?

Bu süreçte bana güç veren en önemli unsur, yaptığım işte gerçekten fark yaratabildiğimi görmek oldu. İşime duyduğum tutku ve ürettiğimiz değerin somut sonuçlara dönüşmesi, motivasyonumu her zaman canlı tuttu. Zorlayıcı anlarda bile odağımı kaybetmememi sağlayan şey, “Bu işi daha iyi nasıl yapabiliriz?” sorusuna olan merakım ve gelişim isteğimdi.

Bunun yanında ekip çalışmasından aldığım keyif benim için belirleyici oldu. Güvendiğim ve bana güvenen bir ekiple çalışmak, yalnız olmadığımı hissettirdi. Özellikle birlikte alınan kararların başarıya dönüştüğünü görmek, bireysel bir kazanımdan çok daha anlamlıydı. Ekibime duyduğum güven ve onların potansiyeline olan inancım, benim de daha cesur ve kararlı adımlar atmamı sağladı.

Bugün baktığımda, başarılarımın temelinde yalnızca bireysel çaba değil; ortak hedefe inanan, birbirini destekleyen ve birlikte üretmekten keyif alan bir ekip kültürü olduğunu görüyorum. Bu sinerji, her zaman en büyük güç kaynağım oldu.

Bugünkü yöneticilik anlayışınızı şekillendiren deneyimler hangileri oldu?

Bugünkü yöneticilik anlayışımı en çok şekillendiren deneyimler, ekip içinde güvenin nasıl inşa edildiğini yakından gözlemlediğim süreçler oldu. Dürüstlük, şeffaflık ve iyi niyet olduğunda ekipler gerçekten işi, süreçleri sahipleniyor.

Özellikle belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde, bilgiyi açıkça paylaşmanın ve kararların arkasındaki amacı net şekilde anlatmanın ekip motivasyonu üzerinde büyük bir etkisi olduğunu deneyimledim. İnsanlar “neden”i bildiğinde, yalnızca görevi değil, amacı da üstleniyor. Bu da hem bağlılığı hem de performansı doğal olarak artırıyor.

Benim için yöneticilik; kontrol etmekten çok yön göstermek, gizlemekten çok paylaşmak ve mesafe koymaktan çok güven inşa etmek demek. Amacın net olduğu, niyetin hissedildiği ve iletişimin açık olduğu bir ortamda ekiplerin daha mutlu, daha üretken ve daha başarılı olduğuna inanıyorum. Bugünkü liderlik yaklaşımımın temelinde de bu anlayış yer alıyor.

Sizi örnek alan genç kadınlara en önemli tavsiyeniz nedir?

Kendinizi başkalarına benzetmeye çalışmayın. Bir kadının gücü, var olan bir liderlik kalıbına uyum sağlamasında değil; kendi özgünlüğünü koruyabilmesinde saklı. Farklı düşünmek ya da farklı bir bakış açısı sunmak bir eksiklik değil, güçlü bir katkıdır. Zaman zaman “Acaba fazla mı farklı düşünüyorum?” diye sorguladığınız anlar olabilir; tam da o noktada kendi sezgilerinize, birikiminize ve içgörünüze güvenmeniz gerekir. Pek çok dönüşüm, alışılmışın dışına çıkabilen cesur yaklaşımlarla başlar.

Karşılaştığınız engellerde “Bu neden olmaz?” yerine “Bu nasıl mümkün olur?” sorusunu kendinize sormayı alışkanlık haline getirin. Bu bakış açısı hem sizi hem de çevrenizi ileri taşır. İnandığınız bir yoldan sadece zor göründüğü için vazgeçmeyin. Yol her zaman kolay olmayabilir ama yönünüz değerlerinizle uyumluysa ilerleme mutlaka gelir.

En önemlisi de kendiniz olarak kalın. Çünkü gerçek etki, başkalarına benzemekten değil; kendi özgün duruşunuzu ortaya koymaktan doğar.

“Kadınlar bu işi yapamaz” algısının kırıldığını düşünüyor musunuz?

Kadınlar bu işi yapamaz söylemini hiçbir zaman kabul etmedik, etmiyoruz. Her zaman her koşulda dile getiriyorum. “İşin Cinsiyeti Yok”. İşin cinsiyetinin olmadığına kişisel olarak gönülden inanıyorum aynı zamanda şirketimizde bu yaklaşımı bir kampanya söylemi olmanın ötesine taşıyarak kurum kültürümüzün temel ilkelerinden biri haline getirdik. Kültür olarak buna inanıyor, kararlarımızı ve uygulamalarımızı bu yaklaşım doğrultusunda şekillendiriyoruz. Bugün yollarda kadın kaptanları görüyoruz, sahada forklift süren, üretim sahasında kaynak yapan, farklı birçok işte görev alan kadınlar var. Gün geçtikçe sanayide kadınlarımızın sayısının artışını görmek gerçekten mutluluk verici. Sanayide kadın istihdam oranlarına baktığımızda hala gidecek uzun bir yolumuzun olduğunu da görüyoruz. Biz de şirket olarak kadın istihdamını önceliklendiriyoruz. Bu duruma karşı sorumluluk alıyor ve kadınların iş hayatında daha görünür olması için somut adımlar atıyoruz.

Şirketinizde kadın istihdamını artırmaya yönelik özel politikalar var mı?

Biraz önce de ifade ettiğim gibi kadın istihdamı, şirketimiz için stratejik bir öncelik taşıyor. Bu doğrultuda özel politikalar ve programlar hayata geçiriyoruz. İŞKUR işbirliğiyle yürüttüğümüz Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programı, ağır sanayi olarak kabul edilen alanlarda kadın istihdamını artırmaya yönelik en somut adımlarımızdan biri. Bu programdan mezun olan kadınlar Aksaray Kamyon Fabrikamızda aktif olarak görev yapıyor. Sahada kadın çalışan oranlarımızda da istikrarlı bir artış söz konusu. Kadınların yalnızca üretimde değil, ofis ve yönetim kademelerinde de güçlü şekilde temsil edilmesi için çalışıyoruz. Ofis çalışanlarımız arasında kadın oranı yüzde 32; bu oran, yüzde 29 olan Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde. Ben de şirketimizde teknik alanlardaki (AR-GE, üretim, satış) beyaz yaka kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışma grubunun liderliğini üstleniyorum. Özetle şunu söyleyebilirim şirketimiz için kadın istihdamı net bir öncelik. Kendi ekibimden de bir örnek vermek isterim. 2019 yılından beri 2.el operasyonlarının başındayım. Göreve geldiğim günden beri ekipteki kadın istihdamının artışını destekliyorum ve çok kıymetli buluyorum. Geldiğimiz noktada 2.elde kadın çalışan oranımız yüzde 26 ve kadın çalışan sayımız son 3 yılda ikiye katlandı. Kadınların potansiyellerini özgürce ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı yaratmayı her zaman destekliyorum.

Şirketiniz kadınların mesleki gelişimi için toplum genelinde projeler yürütüyor mu?

Kadınların mesleki gelişimini yalnızca şirket içi bir konu olarak değil, toplumsal bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Eğitim ve fırsat eşitliği odağında yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız”, “Mühendisliğin Yıldızları” ve “EML’miz Geleceğin Yıldızı” gibi projelerle, genç kadınların eğitim hayatlarına ve mesleki yolculuklarına uzun vadeli destek sağlıyoruz. Bunun yanı sıra lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların görünürlüğünü artırmak amacıyla Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT işbirliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine Benzersiz Kadınlar çatısı altında devam ediyoruz. Bu tür projelerle kadınlara eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunmayı hedefliyoruz. Kadınların çalışma hayatında daha da görünür olmaları için tüm sektörün sorumluluk alması gerekiyor. Bu dönüşümün ancak birlikte ve kararlı adımlarla mümkün olabileceğine inanıyoruz.

Sektörde çalışan tüm kadınlara vermek istediğiniz mesaj ne olurdu?

Karşınıza çıkan önyargıları kişisel bir engel olarak değil, değişmesi gereken yapılar olarak görmenizi öneririm. Zorlayıcı anlarda odağınızı kaybetmeden aksine daha nasıl iyi yapabilirim sorusuna odaklanın. Önünüze çıkan yollar her zaman pürüzsüz olmayabilir vazgeçmeyin. Bizim deneyimimiz gösteriyor ki, kadınlar fırsat bulduklarında her alanda başarıyla var olabiliyor. Kadınların sektörde daha görünür olması, sadece bireysel başarı için değil, sektörün geleceği için de büyük bir kazanım. Bu yolculukta dayanışmanın, öğrenmenin ve kararlılığın çok güçlü unsurlar olduğuna inanıyorum.

(Soldan sağa) Mercedes-Benz Türk 2. El Kamyon & Otobüs Satış Etkinliği Birim Müdürü Tuğba Paçacı, Satış Etkinliği ve Destek Uzmanı Merve Arabacı, Didem Daphne Özensel, 2. El Kamyon & Otobüs Satış Direktörü, Direktör Sekreteri Sevil Gözeler, Satış Destek Yetkilisi Duygu Zafer