Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor
27 Mart’ta düzenlenen buluşmada TEMSA CEO’su Evren Güzel, rekabetin artık yalnızca ürünler arasında değil, tedarik zinciri ekosistemleri arasında şekillendiğini vurguladı. Güzel, “Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olmasıdır” dedi.
Şirketin Avrupa ve Türkiye’de tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaştığını belirten Güzel, TEMSA’nın hedefinin esnek ürün portföyü ve küresel ayak iziyle 1 milyar dolar ciroya ulaşan bir mobilite markası haline gelmek olduğunu ifade etti.
2025’te ciro ve ihracatta güçlü artış
TEMSA’nın 2025 yılı performansına ilişkin bilgiler de etkinlikte paylaşıldı. Buna göre şirketin konsolide cirosu döviz bazında yüzde 10 artışla 554 milyon dolara ulaştı. İhracat ise yüzde 7 artışla 316 milyon dolar seviyesine yükseldi.
Evren Güzel, söz konusu büyümenin müşteri odaklı küresel strateji, operasyonel mükemmeliyet yaklaşımı ve stratejik iş birlikleri sayesinde gerçekleştiğini belirterek, “Hedefimiz zirve ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” değerlendirmesinde bulundu.
24 ülkede 150 tedarikçiyle güçlü ekosistem
TEMSA’nın Türkiye’de 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçiyle çalıştığı açıklandı. Şirketin yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşarken, yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimi öncelikli alanlar arasında yer alıyor.
Tedarikçi performans ortalaması ise 2024’te 77,15 seviyesinden 2025 yılında 81,15’e yükseldi.
Sürdürülebilir tedarikte küresel başarı
TEMSA’nın sürdürülebilirlik performansı uluslararası platformlarda da dikkat çekti. Şirket, EcoVadis değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer aldı. Ayrıca CDP değerlendirmelerinde İklim Değişikliği ve Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı.
Şirketin önümüzdeki dönemde “yeşil satınalma” yaklaşımı doğrultusunda kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini tedarikçi seçiminde daha da güçlendirmesi hedefleniyor.