Karayolu yolcu ve eşya taşımaları, Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği ile Trafik Kanunu'ndaki hususların dışında ayrıca ve özel olarak düzenlenmiştir. Düzenlenen unsurlar arasında taşımacılar, taşıtlar, başta şoförler olmak üzere çalışanlar ve başta terminaller olmak üzere taşımalarla ilgili yapı ve tesisler sayılabilir. Trafik Kanunu'ndaki bazı sorumluluklar dışında taşımacılar ve terminaller esas olarak Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği'nde yer almaktadır.
Bu yazımda taşımacılara ilişkin yetki belgeleri ve taşıt kullanımıyla ilgili düzenlemeler üzerinde duracağım. Esas olarak yolcu taşımacılığına yönelik olan bu yazım, yük taşımacılığına da genelleştirilebilir. Sırası gelmişken belirteyim ki, eşya taşımacılığı yerine yük taşımacılığı denmesi daha anlamlı durmaktadır. Eşya, anlaşılan şekliyle yükün özel bir hâli olup buna göre mevzuatta taşınma eşyası ve eşya taşıması özel olarak yer almıştır. Eşya yerine yük ifadesinin kullanılmasına mevzuat da imkân vermektedir.
Belge türleri
Yönetmeliğin 6'ncı maddesinde yolcu ve yük taşımacılığı yapmak için alınması zorunlu belgeler belirlenmiştir. Burada yer almayan bazı özel taşıma hâlleri, Yönetmeliğin değişik yerlerinde karşımıza çıkmaktadır. Belirtmek gerekir ki, burada tanımlanan belgelerin tüm özel hâlleri de bu maddede tanımlanmalıdır.
Konuya ilişkin istatistikler yayımlandığında burada yer alan harf ve işaretlerin ne olduğu ayrıca araştırılmak zorunda kalınmamalıdır. Bunun sağlanması, taşıma işi yapanların doğru belgeyi alabilmelerine de imkân verecektir. Örneğin; engelli taşımacılığına uygun D2, kamu taşımacılığına ilişkin yolcu taşımacılığındaki otomobille taşımanın yük taşımacılığındaki karşılığı olan sadece kamyonetle taşıma hâlleri veya bir ya da birkaç taşıtla taşıma yapma hâlleri, sağlanacak kolaylıklarla birlikte burada yer almalıdır.
Yolcu taşımacılığına özel
Ticari taşımalarda tarifeli ve tarifesiz taşımaya göre farklı yetki belgeleri bulunmaktadır. B1 ve D1 için tarifeli taşıma ifadesi anlamlı ve yeterli olabilir. Ancak B2 ve D2 için tarifesiz taşıma tanımı yapılmış olsa bile "taşıma yapılması" ifadesi yetersiz kalmaktadır.
Bu iki taşıma türü arasındaki temel fark şudur: B1 ve D1 belgelerinde yolcular bireysel olarak işlem görürken, B2 ve D2 belgelerinde grup olarak işlem görmektedir. Dolayısıyla B2 ve D2 tanımlarında "grup taşımacılığı" ifadesi doğrudan yer almalıdır.
B türü yetki belgelerinde yer alan "otobüsle yurt içi ve/veya uluslararası yolcu taşımacılığı veya hususi taşımacılık" ifadesinde, hususi taşımacılığın yolcu taşımacılığına alternatif olduğu anlamı çıkmaktadır. Oysa hususi taşımacılık kapsamında ticari olmayan yolcu taşımacılığı da bulunmaktadır. Bu nedenle "uluslararası yolcu taşımacılığı veya hususi taşımacılık" yerine "uluslararası ticari veya hususi yolcu taşımacılığı" denmesi ifadeyi daha doğru hâle getirecektir.
Yine bazı belgelere otomobil kaydı yapılabileceği hususu zaten oldukça tartışmalı olup, bunun Yönetmelikte uygun yerde ve uygun ifadeyle düzenlenmesi gerekmektedir.
B3 ve D3 hususi yolcu taşımacılığı belgeleriyle ilgili bir durumu da ele almak istiyorum. B3 belgesinde kendi personelinin yanı sıra diyaliz hastalarının ve engelli bireylerin taşınmasından söz edilmektedir. Bu taşımalar gerçekten uluslararası taşıma olarak B3 belgesiyle mi yapılmaktadır? Yoksa amaç, bu belgeyle yurt içinde diyaliz ve engelli taşımacılığına imkân vermek, dolayısıyla bu işler için ayrıca D3 belgesi alınmasına gerek bırakmamak mıdır?
Kendi tarım işçilerinin D3 belgesiyle taşınmasına imkân veren düzenleme Yönetmeliğe eklenmiştir. Bunu olumlu bulanlardanım. Ancak yurt dışına tarım işçisi götürülmediği hâlde, B3 belgesi sahiplerinin yurt içinde bu taşımayı yapabilmesi için aynı hususun B3 belgesine de eklenmesi gerekir mi?
Burada belirtilen şekil şartlarının ötesinde, B1 belgesinin B2 belgesiyle yapılan taşımaları, D1 belgesinin ise D2 belgesiyle yapılan taşımaları kapsaması gerektiği yönündeki daha önce ifade ettiğim görüşlerimi saklı tutuyorum. Burada, B1 belgesinde B2 belgesindeki yeterliliklerin, D1 belgesinde de D2 belgesindeki yeterliliklerin bulunduğu yönündeki iddiamı tekrarlıyorum. Bu husus, daha az belgeyle daha fazla çeşit taşıma yapılmasına ve tüm taşıtların aynı belgeye kaydedilerek daha verimli kullanılmasına imkân verecektir. Yük taşımacılığı ile ilgili olarak da ayrıntılarda benzer iyileştirmeler yapılabilir.
Yetki belgesi alma koşulları
Yönetmeliğin 14'üncü maddesinde yetki belgesi almanın ve yenilemenin özel şartları yer almaktadır. Bu kapsamda her belge türü için gerekli taşıt kapasiteleri, sermaye ihtiyacı ve diğer şartlar belirtilmektedir. Taşıma yapacak yetki belgeleriyle ilgili asgari kapasite şartlarının bir kısmı burada yer alırken, bir kısmı ise Yönetmeliğin taşıtlarla ilgili bölümlerinde düzenlenmiştir. Bunlar taşıt yaşı ve bazı hâllerde taşıt kapasitesiyle ilgilidir.
Bunun yerine, bu şartların tamamının bu bölümde toplanması hâlinde, yetki belgesi almak için aranan koşullar ayrıntılı ve eksiksiz olarak tek yerde görülebilecektir. Örneğin, D2 belgesi için 75 koltuk kapasitesinin 15 yaşını geçmemiş otobüslerle sağlanmış olması şartı buraya eklenmelidir. D1 belgesi için ise 150 koltuk kapasitesinin 15 yaşını geçmemiş otobüslerle sağlanması şartının yanı sıra, bu kapasitenin 25 koltuk ve üzerindeki büyük otobüslerle sağlanacağına ilişkin ifade de buraya eklenmelidir. Benzer hususlar diğer belge türleri için de geçerlidir.
Böylece asgari kapasiteye ilişkin tüm şartlar tek maddeden öğrenilebilecek, taşıtlarla ilgili 25'inci maddeye ayrıca bakılması gerekmeyecektir. Bu durumda 25 ve 26'ncı maddelerde yer alan asgari kapasiteye ilişkin hükümler çıkarılarak, bu maddeler yalnızca asgari kapasite dışındaki taşıtların kaydına yönelik düzenlemeleri içermelidir.
14'üncü maddenin 26'ncı fıkrasında, üç adet özmal taşıtla faaliyet gösterenlerden 40'ıncı maddenin 34'üncü fıkrasının (b) bendinde yer alan şartın aranmayacağı belirtilmektedir. Bu durum, mesleki yeterlilik belgesine sahip personel istihdam edilmesinin istenmemesi anlamına gelmektedir. Oysa bu hususun yetki belgesi alma şartlarıyla doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. Ayrıca bazı belge türlerinde özel hâllerde uygulanacak indirimlerden de söz edilmektedir. Bunların da daha sistematik bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.
Sırası gelmişken bir hususu daha belirtmek isterim. Koltuk sayılarında sürücü koltuğunun dâhil veya hariç tutulması konusu birçok yerde tekrar edilmektedir. Bu hususun taşıtlarla ilgili her maddede yinelenmesi yerine, Yönetmelikte yalnızca bir kez açıkça belirtilmesi yeterli olacaktır.
Yetki belgesi alma koşullarının yalnızca belge alınırken değil, bu belgelerle faaliyet gösterildiği sürece de belirli toleranslar dâhilinde korunması gerekir. Bu toleransların dışına çıkanlar ise belge iptali gibi ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerdir.
Taşıtlarla ilgili hususlar
Yönetmeliğin 24'üncü maddesinde taşıtların yaşı, cinsi ve diğer şartları düzenlenmektedir. Yukarıdaki öneriye uyulması hâlinde, asgari kapasiteye ilişkin hükümlerin burada yer almasına gerek kalmayacaktır. Böylece bu maddede yalnızca asgari kapasite dışındaki taşıtların kaydına ilişkin düzenlemeler bulunacaktır.
Bu maddede S yetki belgelerine en fazla 100 adet özmal otobüs kaydedilebileceği belirtilmektedir. Pek çok yerde olduğu gibi buraya da "ticari" kelimesinin eklenmesi gerekir. Bundan daha önemlisi ise bu düzenlemenin amacının ne olduğudur. Amaç, taşımacının büyüklüğüne üst sınır getirmek midir?
100 adet özmal otobüse karşılık, 25'inci maddeye göre 50 adet sözleşmeli otobüs de çalıştırılabildiğinde toplam taşıt sayısı 150'ye ulaşabilmektedir. Peki aynı kişi, 150 adet özmal otobüsle, sözleşmeli taşıt çalıştırmaksızın faaliyet gösteremez mi? Bu durumda üst sınırın 150 olarak belirlenmesi daha uygun olmaz mı?
B2 ve D2 belgeleriyle sınırlı hâle gelen otomobil kaydı konusunda eleştirilerimi daha önce yazmıştım; burada tekrarlamayacağım. Ancak bu taşıtların ticari nitelikte olacağı hususunun Yönetmelikte açıkça yer almasını isterim. Ayrıca bunların B2 belgesine kayıtlı olsalar dahi yalnızca yurt içinde kullanılacağı hususuna da dikkat çekilmesi gerekmektedir.
25'inci madde, taşıtların özmal ve sözleşmeli olarak kaydedilmesine ilişkindir. B1 ve D1 belgelerine 18-24 koltuklu otobüs kaydı yapılabilmesi de burada düzenlenmektedir. Ancak bu hususun sözleşmeli taşıt kaydıyla doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bir başka husus da küçük otobüs-büyük otobüs eşleştirmesidir. B1, B2, D1, D2 ve S belgelerinde küçük özmal otobüs karşılığında küçük sözleşmeli otobüs, büyük özmal otobüs karşılığında ise büyük sözleşmeli otobüs kaydedilebilmektedir.
Öncelikle belirtmek isterim ki, B1 ve D1 belgelerinde küçük otobüs bulunmamaktadır. Bu konu esas olarak B2, D2 ve S belgelerini ilgilendirmektedir. Önemli olan husus, küçük otobüs karşılığında büyük otobüsün sözleşmeli olarak kaydedilememesidir. Buna karşılık, büyük otobüs karşılığında küçük otobüs kaydedilmesinde bir sakınca görmüyorum.
Hâlen B2 ve D2 belgelerine kayıtlı 18-24 koltuklu otobüslerin yerine 45 koltuklu otobüsler sözleşmeli olarak kaydedilebilmektedir. Bu çelişki giderilmelidir. Örneğin, sözleşmeli otobüsün koltuk kapasitesi, özmal otobüsün koltuk kapasitesinden en fazla beş koltuk fazla olabilir şeklinde bir düzenleme getirilebilir.
Öte yandan, B1 ve D1 belgelerine sınırlı olarak kayıt edilebilen 18-24 koltuklu özmal otobüslerin karşılığında, bırakınız daha büyük bir otobüsü, aynı büyüklükte bir otobüs bile sözleşmeli olarak kaydedilememektedir.
Yolcu taşımacılığı için örneklenen bu iyileştirmeler, yük taşımacılığı açısından da değerlendirilebilir ve uygulanabilir. Bu kapsamda yetki belgeleri ile taşıt kayıtlarına ilişkin hususlar da yeniden ele alınabilir. Böylece daha işlevsel ve daha iyi bir Yönetmeliğe geçiş sağlanabilir.
Mevcut maddelerin yalnızca içerik bakımından iyileştirilmesiyle yetinilmemeli, Yönetmeliğin yapısının da gözden geçirilmesi düşünülmelidir. Bu kapsamda daha sistematik ve kullanımı kolay bir metin hazırlanabilir. Örneğin, UETDS ile ilgili düzenlemelerin ve mesleki yeterliliğe ilişkin hükümlerin ayrı başlıklar altında toplanması, Yönetmeliğin daha anlaşılır ve daha kullanışlı olmasını sağlayacaktır.