İBB Başkanı İmamoğlu İstanbul Otogarında

GÜNDEM

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: "Otogarın, 2 Yıl İçinde Teknokente Dönüşmesi Talimatını Verdim"

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sektör temsilcileri ve esnafın sorunlarını dinledikten sonra, kentin kanayan yaralarından Bayrampaşa Otogarı'nı, ilçe Belediye Başkanı Atila Aydın ile birlikte kat kat gezdi. Özellikle alt katlardaki olumsuz manzaralara tanıklık eden İmamoğlu, "Rahatsızım. Böyle bir yere çocuğum girmez, eşim girmez. 16 milyon İstanbullunun çocuğu, eşi buraya nasıl girsin? Ha benim çocuğum ha başkasının eşi, kimsenin ailesi girmez. Burada huzurla ilgili sıkıntı var. Burası artık fonksiyonunu yitirmiş" dedi. İmamoğlu, gazetecilerin, otogarın teknokente dönüşmesinin ne kadar süreceğine yönelik sorusuna, "Valla ben çok tez canlı birisiyim. Açıkçası süre vermek istemiyorum. Üçüncü defadır soruyorsunuz, söyleyeyim. Arkadaşlarıma 2 yıl içerisinde bitmesi için talimat verdim" yanıtını verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydın ile birlikte, otopark hizmetleri Meclis kararıyla İSPARK A.Ş.'ye devredilen Bayrampaşa Otogarı'nda incelemelerde bulundu. İmamoğlu, otopark yönetimi binası kapısında protokolle karşılandı. Esnaf ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdiği İmamoğlu, yönetim binasına zorlukla girebildi. Sektör temsilcilerinden bilgiler alan, sorunlarını ve çözüm önerilerini dinleyen İmamoğlu, konuşmasına, "Esenler Otogarı" diyerek başlayınca renkli anlar yaşandı. Yaptığı hata nedeniyle hemen yanında bulunan Bayrampaşa Belediye Başkanı Aydın'a sarılan İmamoğlu, "Bayrampaşa sınırlarında kalsa da zihinlerde Esenler Otogarı olarak kaldı" dedi.

"BİZ, KAMUYU TEMSİL EDİYORUZ"
Otogarın yıllardır İstanbul'a hizmet ettiğini belirten İmamoğlu, "1980'li yıllara dayanan kuruluşuyla beraber, sektörün temsilcileri, o günün koşullarıyla bir protokol yaptılar ve şehre hizmete ettiler. Tabii şehirler büyüyor ve gelişiyor. O günün koşullarında şehir dışında kalan bazı hizmetler, bugün şehrin tam göbeğinde kalabiliyor. Fonksiyon değişimine muhtaç olabiliyor. Bugün biz Bayrampaşa Otogarı'nı hem gezmeye hem sorunları dinlemeye hem çevredeki esnafın elini sıkmaya, koşullarını tespit etmeye geldik. Ama şunu belirtelim. Var olan bir sorun var. O da buranın sözleşmesinin Mayıs ayı itibariyle bitmiş olmasıdır. Hatta 18 günlük bir önceki görev dönemimizde, son günlerine yaklaşırken buranın sözleşmesinin Mayıs ayı itibariyle bitecekti. Bizim de görev süremiz 6 Mayıs'ta bir şekilde sona ermişti. Biz tekrar göreve geldiğimizde baktık ki Bayrampaşa Otogarı'nın sözleşmesiyle ilgili resmi bir işlem yapılmamış. Biz kamuyu temsil ediyoruz. Acilen bir işlem yapmamız gerekti ve özellikle bu biten sözleşme gereği otogarımızın otopark işletmesini yönetmek üzere yine kamu kurumu, İBB İştiraki olan İSPARK AŞ'ye devrettik. Karar, İBB Meclisi'nde oy birliğiyle alındı. Daha sonra Genel Sekreterimiz Yavuz Erkut Bey'den sektör temsilcilerini davet etmesini ve süreçle ilgili düşüncemizi sektörün yetkilileriyle paylaşmasını istedim. Bütün bunlar geçtiğimiz hafta olan planlamalar. Dün itibariyle sektör temsilcileri Genel Sekreterimiz ile görüştü ve görüşlerini karşılıklı paylaştılar. Bugün de buraya geldik" dedi.

"SEÇİM BİTTİ, İŞİMİZE BAKACAĞIZ"
"İstanbul'un yapılan makro planlamasında, İBB'nin bizden önceki yönetimi, biz, hatta bu seçimde aday olan rakibimiz dahil herkesin ortak fikri, hem Bayrampaşa hem Harem otogarlarının daha şehir dışına, ana ulaşım akslarına hakim, elbette i raylı sistemlerle de buluşan bir düzenekte yerleştirilmesidir" diyen İmamoğlu, kimseni bu konuda farklı düşünmediğini vurguladı. İmamoğlu, şunları söyledi: "Tabii ki bir başka yönü de bu ana otogarların cep otogarlarıyla da şehir içerisinde desteklenmesidir. Ana prensibimiz bu. Bu prensip üzerinde yol yürüme konusunda biz adaylığımızda da yine sektör temsilcisi ve uzman arkadaşlarım görüşmeler, buluşmalar yaptılar. Bu fikir tabanında çok büyük bir sorun gözükmediğini gördük. Buradaki otogarın kendi fiziki koşullarından tutun işletmelerine, bir kısım güvenlikle ilgili problemlerine varıncaya kadar, burada geçmişten bugüne bir takım ticari sözleşmelerinden dolayı sorunlar olduğunu da biliyoruz. Bunlar direk bizimle ilişkili de değil. İlişkili olan da olabilir. Ama biz, 'O sorun, bu sorun bizi ilgilendirmez' diyen bir yönetim olmayacağımızın taahhüdünü vermiştik. Bugün itibariye seçim bitti, işimize bakacağız. Biz bugün burada tespit yapıyoruz. Seçim ve parti bitti artık işimize bakacağız."

"SÜRECİ ELE ALMIŞ DURUMDAYIZ"
"Mutlaka Bayrampaşa Otogarı'ndaki aktörlerle ortak masamız olacak" diyen İmamoğlu, "Buranın ve İstanbul'un şehirler arası geleceğini beraber üreteceğiz. Bunda çok netiz. Hiç kimse bu konuda bir tereddüt duymasın. Ancak bu süre içerisinde projenin tasarımı, finansmanı, ne zaman hayata geçirileceği hususlarında görüşmeler, planlamalar devam ederken, biz buradaki sorunları da gidermek zorundayız. En başta güvenlik sorunu ve çevreye verdiği zararları gidermek zorundayız. İnsanlara zarar veren, huzursuz eden birtakım koşulları ortadan kaldırmak zorundayız. Birincisi bu. Biz artık süreci ele almış durumdayız. İBB, İSPARK marifetiyle süreci ele almış durumdadır. Bunu kamuoyuna duyuralım. Aynı emniyeti ilgilendiren başka hususlar varsa o konuda Sayın Valimizle de konuştuk. Burada başka türlü hususları da engellemek adına kamunun diğer kurumlarıyla eşgüdümlü çalışacağız" şeklinde konuştu.

"OTOGARI, TEKNOKENTE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ"
Otogarın geleceği ile ilgili de konuşan İmamoğlu, "Daha önce birkaç sıfat içeren tanımlama olduğu için öyle ifade ettim. Dedim ki, 'Bu güzel otogarı biz akla ve bilime peşkeş çekeceğiz." Nedir o? Biz, burayı büyük bir yeşil alan içerisinde bilim, AR-GE ve teknokent merkezine dönüştürmek istiyoruz. Yani yüksek teknolojiye insan yetiştiren, eğitim veren, meslek öğreten bir merkeze dönüştürmek istiyoruz. Var olan yapının büyük bir revizyona ihtiyacı var. Bütün bunları yerine getirerek kendi içinde değerli bir ekosistem oluşturmak istiyoruz. Bu ekosistem aynı zamanda Bayrampaşa, Esenler, hatta Güngören'i pozitif etkileyecek bir yatırım olacağını şimdiden görüyorum. Değerli sektör temsilcilerinin İstanbul'a iyi hizmet vermeleri elbette ki bizim için öncelikli konudur. Bu otogarın dönüşümü de öncelikli konudur. Ama tümüyle baktığımızda bizim birinci önceliğimiz İstanbul'un, 16 milyonun çıkarlarıdır. Bakın sonra bu sektörü temsil edenlerin çıkarları, en sonra İBB ya da Bayrampaşa Belediyesi'nin çıkarları. Biz kurumsal çıkarımıza bakmayız, toplumsal menfaatin peşindeyiz. O bakımdan biz burada gerçekten 21. yüzyıla yakışan, İstanbul'un göbeğinde insanların nefes aldığı keyifli bir merkez yapacağız. Yoksa biz burada AVM yapacak anlayışa sahip değiliz. Çok net. Öyle bir şey olacak olsa ilk bununla paylaşırız sizi. Ama böyle bir derdimiz yok. Biz kamusal alanda kamu hizmeti üretmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

"KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ"
Otogarını taşınmasını insanları mağdur etmeden doğru zamanda, doğru yere naklini, cep otogarlarıyla destekleyeceklerini kaydeden İmamoğlu, "Sürecin senkronize bir şekilde İstanbul'un önümüzdeki 30-40 yılını iyi hesaplayarak, bir daha revizyon içermeksizin, tadilatla geçiştirebilecek bir mantıkla geçirebilecek bir mantıkla bu süreci daha kalıcı bir noktaya yerleştirmek istiyoruz. Bu hem Harem için hem Bayrampaşa için geçerlidir. Ama buradaki otogarımızın organizasyon gücü daha yüksek diye görüyorum. Sistemli bir çalışma kurgulayacağız. İBB ve ilçe belediyelerinin, taşınacağı yer neresiyse, oranın da içinde olduğu, hatta sektör temsilcilerinin, projeyi üretecek akademisyen ve üniversitelerinin, ulaşım uzmanların içinde olduğu bir sistemle bu işi başarmak zorundayız. Tek şartımız, hızlı başarmak zorundayız. Çünkü İstanbul'un acelesi var. Her konuda olduğu gibi bu konuda da acelesi var. Ortaya iş birliğini koyduğumuzda hiçbir tereddüt olmaz. Şeffaflık içerisinde, kapıları açarak kamuoyunun önünde sistemi kurgulayacak ve göreceksiniz bu işi çok kısa sürede çözeceğiz. İstanbul için hayırlı olsun'' diye konuştu. İmamoğlu'na, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) tarafından bir yolcu otobüsü maketi hediye edildi.

"BURADA HUZURLA İLGİLİ SIKINTI VAR"
Yoğun ilgi altında otogar meydanındaki Atatürk büstünün önünde kendisini çevreleyen çok sayıda esnafa da bir konuşma yapan İmamoğlu, sektör temsilcilerine yaptığı açıklamayı yineledi. İmamoğlu, yoğun ilgi altında otogarın her dönem çok konuşulan alt otoparklarını, otobüs garajlarını ve çeşitli dükkanların esnaf katlarını yerinde teftiş etti. İmamoğlu, ilk gözlemlerini da burada gazetecilerle şu sözlerle paylaştı: "Mevcut durumu görünce alınacak önlemler birkaç cümleye sığmaz. Sıralasam sayfa sığmaz. Sizin de zamanınız yetmez. Belli ki yıllarca ihmal edilmiş. Güvenlik ve temizlik önlemlerini alacağız. Böyle bir sisteme hiç kimse evladını yollayıp, 'Otobüse bin, orada in seni alayım' demez. Böyle sistemde otobüsçü de hizmet edemez. Yeni sistemi kurarken burada geçici süreci kotarmak anlamında yatırım yapacağız. Burayı bilime, teknolojiye, AR-GE merkezine teknokente dönüştürme çabası içerisinde revizyonlarımızı yapacağız. Rahatsızım. Böyle bir yere çocuğum girmez, eşim girmez. 16 milyon İstanbullunun çocuğu eşi buraya nasıl girsin? Ha benim çocuğum ha başkasının eşi, kimsenin ailesi girmez. Burada huzurla ilgili sıkıntı var. Burası artık fonksiyonunu yitirmiş."

"HAYAT NE KADAR GÜZELLEŞİYOR, HEPİMİZ GÖRECEĞİZ"
İmamoğlu, gazetecilerin konuyla ilgili sorularını ise Saraçhane'deki İBB binasında yanıtladı. İmamoğlu, otogarın teknokente dönüşmesinin ne kadar süreceğine yönelik soruya, "Valla ben çok tez canlı birisiyim. Açıkçası süre vermek istemiyorum. Üçüncü defadır soruyorsunuz, söyleyeyim. Arkadaşlarıma 2 yıl içerisinde bitmesi için talimat verdim. Yani hedefi 2 yıl koyalım dedim. Bu mümkün. Hızlıca projenin hazırlanması, yer temini konusunda imkanlarımız var. Projeler hazırlanır, ihaleye nasıl çıkacağı planlanır. Finansman modelleri oluşturulur. Teknoloji ile bu tür yerlerin imalatı çok zor değil. Kolaylıkla çözümlenebilir. Tabii taşınma süresi 2 yıl. Bu esnada bir yandan da oranın imalatı ve çevresi ile beraber düzenlenmesini hızlıca organize edebiliriz. Bu söylediğimiz aslında bir hayat dönüşümü. Göreceksiniz o çevresindeki başta çocuklardan başlamak üzere muazzam bir dönüşüm yaşanacak. En mağdur gibi görünen yakın civardaki mahalleler, çocuklar, gençler hayata bambaşka bakacak. Bu ve bunun gibi İstanbulluyu rahatsız eden tespit ettiğimiz yerler var. Yeniden tespit edebileceğimiz yerler de olacak. Nerelerde dönüşüm yapacağız. Ben bunun tadını Beylikdüzünde aldım. Merak edenler Zübeyde Ana Sosyal Yaşam Merkezi'ne gitsin, ziyaret etsinler, dünü ve bugünüyle. Bu bakımdan oradaki tüm suç unsurları ortadan kalkınca, hayat ne kadar güzelleşiyor, hepimiz göreceğiz" şeklinde yanıt verdi.





Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.