GÜNDEM

TREDER ve TAİD’in 2026 Treyler Ağır Vasıta Zirvesi Başladı Seyit Arslan: “Takip Eden Değil, Takip Edilen Ülke Olmalıyız”

Treyler Sanayicileri Derneği (TREDER) ve Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) tarafından düzenlenen 2026 Treyler Ağır Vasıta Zirvesi başladı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, Türk treyler sektörünün artık sadece üretim gücüyle değil; kalite, teknoloji, marka değeri ve sürdürülebilirlik vizyonuyla dünya liginde daha güçlü bir konuma yükselmesi gerektiğini söyledi.

“Bugün yalnızca zirve yapmıyoruz”

2026 Treyler Ağır Vasıta Zirvesi’nin açılışında konuşan TREDER Başkanı Seyit Arslan, organizasyonun yalnızca sektör temsilcilerini buluşturan bir etkinlik olmadığını belirterek, “Bugün burada yalnızca bir zirve yapmak için bulunmuyoruz. Bugün, Türk treyler ve üstyapı sektörünün geleceğine yön vermek için bir aradayız” dedi.

2013 yılında başlatılan zirvenin bugün sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini ifade eden Arslan, bugüne kadar görev alan tüm başkanlara, yönetim kurullarına ve emeği geçenlere teşekkür etti.

“Türkiye artık dünya liginde söz sahibi”

Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük treyler pazarı haline geldiğini vurgulayan Arslan, üretim gücüyle Almanya’nın ardından dünya liginde önemli bir noktaya ulaşıldığını söyledi. Türk üreticilerin artık yalnızca yakın coğrafyalarda değil; limanlarda, lojistik merkezlerinde, otoyollarda ve maden sahalarında dünyanın yükünü taşıdığına dikkat çekti.

Ancak mevcut konumun yeterli olmadığını belirten Arslan, küresel rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden yürütülmediğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Rekabet artık akıl rekabetidir. Mühendislik rekabetidir. Marka rekabetidir. Servis rekabetidir. İtibar rekabetidir.”

“Kalite, teknoloji ve karakter”

Seyit Arslan, sektörün geleceğinin üç temel unsur üzerine kurulması gerektiğini belirterek “Kalite olmadan dünya markası olunmaz. Teknoloji olmadan gelecek yakalanmaz. Karakter olmadan kalıcı başarı kurulmaz” dedi.

Yeni dönemde yalnızca sağlam ürün üretmenin yeterli olmayacağını kaydeden Arslan; hafiflik, yakıt verimliliği, karbon ayak izi, bağlantılı araç teknolojileri, sensör sistemleri ve elektrikli çekicilerle uyumlu treyler mimarilerinin öne çıktığını söyledi.

Gençlere çağrı

Konuşmasının önemli bölümünü genç sanayicilere ayıran Arslan, yeni neslin yalnızca mevcut fabrikaları devralan değil; dijitalleşmeyi yöneten, markalaşmayı güçlendiren ve sürdürülebilir üretimi hayata geçiren bir nesil olması gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ, veri analitiği ve dijital ikiz teknolojilerinin üretim süreçlerini dönüştürdüğünü vurgulayan Arslan, “Bu dönüşümü seyredenler kaybedecek. Ayak uyduranlar ayakta kalacak. Yön verenler ise geleceğin liderleri olacaktır” dedi.

“Türk treyler sektörünün er meydanı dünya pazarı olsun”

Sektörün ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Seyit Arslan, ihracatta dile getirilen 1 milyar dolarlık hedefin yalnızca bir rakam değil, güçlü bir iddianın göstergesi olduğunu belirtti. Türk malı algısının güven ve kaliteyle özdeşleşmesi gerektiğini ifade eden Arslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Yolumuz zor olabilir. Rekabet sert olabilir. Dünya acımasız olabilir. Ama biz er meydanından kaçanların değil, meydana çıkanların geleneğinden geliyoruz.”