Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren "İstif Makineleri ve Akıllı Depo Teknolojileri Zirvesi", intralojistik operasyonlarında elektrifikasyon, otonomi ve sürdürülebilirlik ekseninde geleceğin teknolojilerini masaya yatırdı. Etkinlikte konuşan HASEL Grup Kilit Müşteriler Satış Müdürü Efecan Günay, otomasyon yatırımlarında işletmelerin dikkat etmesi gereken stratejik adımları ve HASEL'in intralojistikteki bütünsel yaklaşımını aktardı.
Otomasyona Geçişte Ölçülebilir Hedefler ve Doğru Problem Analizi
Depolarını otomatikleştirmeyi hedefleyen işletmelerin öncelikle temel ihtiyaçlarını doğru tanımlaması gerektiğini vurgulayan Efecan Günay, "Otomasyona geçmeyi düşünen firmaların ilk başta kendilerine sorması gereken şey; 'Ben neyi hedefliyorum, neyi daha iyi başarmak istiyorum ya da hangi problemi çözmek istiyorum?' olmalıdır. Günümüz piyasa koşullarında otomasyona geçiş motivasyonu; gece vardiyasında personel bulamamak, artan iş kazası maliyetleri veya operasyonel baskılardan kaynaklanabiliyor. Bunlar yanlış sebepler değil ancak tek başına bir hedef de değildir. Ölçülebilir hedefler koymak gerekir. Örneğin; sevkiyat hazırlık sürecini %25 hızlandırmak veya iş kazalarını %50 azaltmak gibi somut hedeflerle yola çıkılmalı ve yatırımın geri dönüşü buna göre değerlendirilmelidir." dedi.
Otomasyon sürecinde darboğazların doğru analiz edilmesinin önemine değinen Günay, depo içi aksamaların zaman zaman süreçlerdeki bilgi akışı eksikliğinden veya kapıda bekleyen araçlar gibi dış etkenlerden kaynaklanabildiğini, bu nedenle doğru analiz ve bilgi akışının kritik olduğunu belirtti.
İnsan Entegrasyonu Yatırımın Başarısını Belirliyor
Otomasyon projelerinde insan kaynağının sürecin en başından itibaren dahil edilmesi gerektiğine işaret eden Günay, ülkemizde ve yurt dışında otomasyon yatırımlarında istenilen verimin alınamamasının ana sebeplerinden birinin insan entegrasyonundaki eksiklikler olduğunu söyledi. Günay, manuel operasyondaki çalışanların eğitim ve diğer araçlarla bu dönüşüm sürecine en başından itibaren entegre edilmesinin kritik rol oynadığını vurguladı.
"Her Depo İçin Tam Otomasyon Şart Değil; Gelecek Hibrit Operasyonlarda"
Otomasyonun manuel sistemlerden AGV/AMR teknolojilerine ve tam otomatik depolara kadar uzanan bir yelpaze olduğunu belirten Efecan Günay, her depo için tam otomasyonun gerekli olmadığını ifade etti.
İşletmeler için en son sorulacak sorunun "Kaç robot alınmalı?" veya "Yatırım tutarı ne kadar?" olması gerektiğine dikkat çeken Günay, asıl amacın doğru çözümü bütünsel bir paket halinde entegre edebilmek olduğunu vurgulayarak; sık tekrarlanan ve yoğun vardiyalı işlerde otomasyonun öne çıktığını, buna karşın yüklerin değişken ve kararların anlık alındığı operasyonlarda ise manuel çözümlerin gücünü koruduğunu söyledi. Günay, gelecekte hem otomatik akışların hem de operatörlü manuel araçların birlikte uyumla çalıştığı hibrit operasyon modellerinin çok daha yaygınlaşacağını sözlerine ekledi.




