Mercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda tamamladığı yeni Finiş Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip tesis; elektrikli otobüs üretimine hazırlık, kapasite artışı, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve esnek üretim kabiliyetleri açısından şirketin geleceğe yönelik dönüşüm yolculuğunda kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Daimler Buses dünyasının en büyük entegre otobüs üretim tesisi olan ve 422 bin metrekare alanda faaliyet gösteren Hoşdere Otobüs Fabrikası, yeni yatırımla birlikte artacak araç çeşitliliğine ve yeni nesil üretim ihtiyaçlarına daha güçlü yanıt vermeye hazırlanıyor. Yatırım, fabrikanın yıllık üretim kapasitesinin yüzde 11 oranında artırılmasına yönelik ilk adımı da temsil ediyor.

Oberwörder: “Net bir yol sunuyor”

Daimler Buses CEO’su ve Mercedes-Benz Türk Yönetim Kurulu Başkanı Till Oberwörder, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nın küresel operasyonların temel taşlarından biri olduğunu belirterek, “Yeni tesisimiz, artan talebi karşılayabilme yetkinliklerimizi güçlendiriyor; daha yüksek esneklik, daha fazla kapasite ve elektrikli otobüs üretimine giden net bir yol sunuyor” dedi.

Mercedes-Benz eSprinter Minibüs dönüşümü ile dünyada ilk kez Türkiye’de
Mercedes-Benz eSprinter Minibüs dönüşümü ile dünyada ilk kez Türkiye’de
İçeriği Görüntüle

Sülün: “Elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz”

Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Süer Sülün, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük otobüs üretim ülkesi olduğunu vurguladı. Sülün, “Yeni tesisimizle üretim kapasitemizin yüzde 11 oranında artmasına yönelik ilk adımımızı atıyor ve elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz. Hedefimiz Hoşdere Otobüs Fabrikamızı geleceğin mobilitesine hazır, daha güçlü ve daha esnek bir üretim merkezi olarak konumlandırmak” açıklamasında bulundu.

Acicbe: “Stratejik bir dönüşüm adımı”

Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ise fabrikada 5.000’i aşkın çalışanla üretim yaptıklarını ve üretimin yüzde 86’sını dört kıtaya ihraç ettiklerini söyledi. Yeni binayı yalnızca bir tesis değil, üretim süreçlerini geleceğe hazırlayan stratejik dönüşüm adımı olarak değerlendiren Acicbe, kuru filtrasyon teknolojisine sahip boya sistemleri, enerji verimli havalandırma ve iklimlendirme sistemleri ile geri dönüştürülmüş su kullanılan modern yıkama sistemlerinin sürdürülebilir üretim vizyonunu desteklediğini belirtti. Acicbe, devam eden projelerle 2028 yılında içten yanmalı ve elektrikli araçların aynı üretim ekosistemi içinde daha esnek yönetileceği yeni bir yapıya geçileceğini ifade etti.