Murat Niyazoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre İzmir Otogarı’nın Türkiye’de Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirildiğini belirterek, tesisi finansman giderleri dahil yaklaşık 80 milyon dolara mal ettiklerini, yatırım karşılığında 49 yıllık sözleşme talep edildiğini ancak belediyeyle 25 yıl + öncelik hakkı konusunda anlaşma sağlandığını ifade etti.

Murat Niyazoğlu, belediyenin yatırım için herhangi bir ödeme yapmadığını, buna karşılık işletme döneminde her yıl brüt cironun yüzde 20’sinin belediyeye aktarıldığını belirtti. Bu oranın net gelir üzerinden yaklaşık yüzde 50’ye karşılık geldiğini söyleyen Niyazoğlu, 25 yıllık süreçte belediyeye toplam yaklaşık 28 milyon dolar ödeme yapıldığını kaydetti.

20 milyon Euro’luk yenileme projesi

Otogarın yıllar içinde küçük çaplı tadilatlarla işletildiğini belirten Niyazoğlu, 2018 yılında tesisin tamamının yenilenmesi için yaklaşık 20 milyon euroluk bir proje hazırladıklarını söyledi.

Niyazoğlu, yatırım maliyeti, banka kredilerinin geri dönüşü, elde edilecek gelirler ve işletme kârlılığı dikkate alındığında yatırımın karşılanabilmesi için 24 yıllık ek süre verilmesinin değerlendirildiğini, alternatif olarak yatırımın büyüklüğüne göre 10’ar yıllık kiralama dönemlerinin de uygulanabileceğini ifade etti. Hazırlanan projede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaşım Planlama ile Etüd ve Projeler Dairelerinin 2030 yılı projeksiyonlarının da dikkate alındığını belirten Niyazoğlu, projenin belediyeye sunulduğunu ancak yapılan toplantılara rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını söyledi.

MAPAR Otomotiv’den Metro Turizm’e 2 adet NEOPLAN Skyliner teslimatı
MAPAR Otomotiv’den Metro Turizm’e 2 adet NEOPLAN Skyliner teslimatı
İçeriği Görüntüle

Pandemide 314 bin otobüs eksik giriş yaptı

Covid-19 salgınının otogar işletmesini ağır şekilde etkilediğini belirten Niyazoğlu, 2020 ve 2021 yıllarının yanı sıra 2022’nin ilk yarısında da seyahat kısıtlamalarının devam ettiğini söyledi. Niyazoğlu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında pandemi döneminde normal dönemle karşılaştırıldığında otogara 314 bin adet daha az otobüs giriş-çıkışı yapıldığının tespit edildiğini belirtti.

Bu kaybın o günkü rakamlarla yaklaşık 70 milyon TL olduğunu söyleyen Niyazoğlu, bugünkü giriş-çıkış bedelleri üzerinden karşılığının yaklaşık 500 milyon TL olduğunu ifade etti. Ayrıca otogarın en önemli gelir kalemlerinden terminal hizmet bedelinin pandemi döneminde Ulaştırma Bakanlığı tarafından 2/3 oranında azaltıldığını savundu.

İZOTAŞ’ın pandemi mücbir sebebi nedeniyle açtığı uyarlama davasının kaybedildiğini belirten Niyazoğlu, bilirkişi raporunda tespit edilen kaybın hangi sürede telafi edileceğinin belirlenmediğini ve ek rapor taleplerinin dikkate alınmadığını söyledi. Maddi hatanın düzeltilmesine yönelik başvurunun ise Yargıtay’ın değerlendirmesinde olduğunu kaydetti.

“Tahliye hukuken mümkün değil”

Niyazoğlu, belediyenin otogarın 15 gün içinde boşaltılmasını talep ettiğini belirterek bu talebe karşı çıktı. Otogarın 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmediğini, 3996 sayılı Yap-İşlet-Devret Kanunu kapsamında doğrudan görevlendirme ve encümen kararıyla sözleşme imzalanarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Niyazoğlu’na göre Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilen bu projelerde 2886 sayılı Kanun uygulanamayacağı için sözleşme süresinin sona ermesinden sonra tahliye talebinin genel mahkemelerde değerlendirilmesi gerekiyor.

İZOTAŞ’ın sözleşmeden kaynaklanan öncelik hakkının, kamu hizmetinin sürekliliğinin ve otogardaki esnaf, işletmeler ve otobüs firmalarının durumunun dikkate alınması gerektiğini belirten Niyazoğlu, “Otogarın derhal tahliyesi mümkün değildir” görüşünü dile getirdi.

2022’de 7 yıllık uzatma davası

Niyazoğlu, İZOTAŞ’ın 2022 yılında Yap-İşlet-Devret sözleşmesinin 7 yıl daha uzatılması için dava açtığını ve dava sonuçlanıncaya kadar tahliyenin gerçekleşmemesi amacıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini söyledi. Mahkemenin bu tedbiri verdiğini belirten Niyazoğlu, buna rağmen belediyenin 2024 ve 2025 yılları için ecrimisil tahakkukları gerçekleştirdiğini ifade etti. Niyazoğlu, belediye ile yapılan görüşmelerde prensipte anlaşma sağlanan bir dönem olduğunu ancak ecrimisil bedellerinin gündeme gelmesiyle sürecin tıkandığını söyledi.

“Ecrimisil şirket cirosunu aşıyor”

Niyazoğlu’nun verdiği finansal verilere göre İZOTAŞ’ın 2024 yılı brüt cirosu 252 milyon 972 bin TL, yıllık kârı ise 49 milyon 684 bin TL oldu. Aynı yıl sözleşmeye göre belediyeye ödenmesi gereken bedel 33 milyon 634 bin TL iken belediyenin tahakkuk ettirdiği ecrimisil 305 milyon 93 bin TL olarak açıklandı.

2025 yılında ise şirketin brüt cirosunun 382 milyon 184 bin TL, kârının 99 milyon 29 bin TL olduğu belirtildi. Sözleşmeye göre belediyeye ödenmesi gereken bedel 54 milyon 41 bin TL iken tahakkuk ettirilen ecrimisil 508 milyon 591 bin TL oldu.

Niyazoğlu, özellikle 2024 yılına ilişkin 305 milyon TL’lik ecrimisil tutarının şirketin aynı yılki brüt cirosunu dahi aştığına dikkat çekti.

95,17 milyon TL’lik borcun 77 milyonu ödendi

Niyazoğlu, toplam borç bedelinin 95 milyon 176 bin 376,92 TL olduğunu, 20 Ağustos 2026 itibarıyla 77 milyon TL ödeme yapıldığını açıkladı. Kalan borcun 18 milyon 176 bin 376,92 TL + faiz olduğunu belirten Niyazoğlu, bu tutarın da 15 gün içerisinde kapı gelirlerinden ödeneceğini söyledi.

Öte yandan belediye icra memurlarının yürüttüğü takipler kapsamında İZOTAŞ’ın yaklaşık 74-75 milyon TL tutarındaki hasılatının haczedildiğini belirten Niyazoğlu, haciz işlemlerinin sürdüğünü ifade etti.

Ecrimisil tahakkuklarının iptali için idari davalar açıldığını ve davaların devam ettiğini belirten Niyazoğlu, yürütmenin durdurulması kararı verilmemesi nedeniyle haciz uygulamalarının sürdüğünü söyledi.

“İzmir’in otogar sorununu çözmek istiyoruz”

Niyazoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan süreç boyunca defalarca randevu talep ettiklerini ancak görüşme gerçekleşmediğini belirtti. Seçim sonrasında prensipte anlaşmaya varıldığını ve teknik görüşmelere geçildiğini ifade eden Niyazoğlu, sürecin daha sonra bürokratlara devredilmesiyle tıkandığını savundu. Niyazoğlu, İzmir Otogarı’nın yenilenmesi gerektiğini kabul ettiklerini belirterek, İzmir’in yararına olacak yeni bir yapının ortaya çıkarılması ve kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla çözümden yana olduklarını ifade etti.