banner92
banner69

2023 Pirelli Takvimi Milano’da Tanıtıldı

banner113

​​​​​​​Çekimleri Emma Summerton tarafından gerçekleştirilen İlham Perisine Aşk Mektupları başlıklı 2023 Pirelli Takvimi Milano’daki Pirelli HangarBicocca çağdaş sanat müzesinde tanıtıldı. Avustralyalı fotoğrafçı, Pirelli Takviminin (The Cal™) 49. edisyonunu ilham arayışında, sanatçı ve insan olarak seçimlerinde ona yol gösteren tüm kadınlar diye tanımadığı ilham perilerine adadı.

banner114
OTOMOTİV 18.11.2022, 21:05 18.11.2022, 22:30 Taşıma Dünyası
banner100
banner95

Çekimleri Emma Summerton tarafından gerçekleştirilen Love Letters to the Muse (İlham Perisine Aşk Mektupları) başlıklı 2023 Pirelli Takvimi bugün Milano’daki Pirelli HangarBicocca çağdaş sanat müzesinde tanıtıldı. Avustralyalı fotoğrafçı, Pirelli Takviminin (The Cal™) 49. edisyonunu ilham arayışında, sanatçı ve insan olarak seçimlerinde ona yol gösteren tüm kadınlar diye tanımadığı ilham perilerine adadı.

Emma Summerton ilk edisyonun yayınlandığı 1964 yılından bu yana Pirelli Takvimine imza atan beşinci kadın fotoğrafçı oldu. Daha önce 1972’de Sarah Moon, 1989’da Joyce Tenenson ve 2007’de Inez Van Lamsveerde (Inez ve Vinoodh ikilisinden) ile 2000 ve 2016’da Annie Leibovitz, Takvim fotoğraflarını çekmişlerdi. Emma Summerton bu yıl yönetmen Carlo Alberto Orecchia ile birlikte 2023 Takviminin tanıtım videosunun yönetmenliğine de katkıda bulundu.

“Takvim için ‘ilham perisi’ ifadesinin anlamına geri dönmek istedim. İlham perisi başlangıçta kaynağı temsil ediyordu ve ilham vermenin yanı sıra edebiyat, bilim ve sanat alanlarında da yetenekliydi” diyen Emma Summerton sözlerini şöyle sürdürdü: “Başta annem olmak üzere olağanüstü, yaratıcı şeyler yapan kadınlar hayatım ve kariyerim boyunca beni büyülemiştir ve bana ilham vermiştir. Yazarlar, fotoğrafçılar, şairler, oyuncular ve yönetmenlerden çok şey öğrendim. Bu nedenle de bu olağanüstü kadınları kutlamak ve onları temsil edecek bir dünya yaratmak istedim.”

2023 Pirelli Takvimi, Emma Summerton’ın eserlerinin öne çıkan düşsel tarzına hayat veren 14 modelin 28 fotoğrafını bir araya getiriyor. Her model temsil etmesi istenen İlham Perisi ile yakın bağlantısından dolayı rolü için özel olarak seçildi. Çekimler ise Haziran ve Temmuz aylarında Londra ve New York’ta kurulan setlerde gerçekleştirildi. Fotoğrafçı süreci “Çekimlerimde modellerin oynadıkları rollerle gerçekte ne oldukları arasındaki sınır net bir şekilde tanımlanmıyor ve her şey birbirine karışarak sihirli bir gerçekçilik yaratan fotoğrafla ortaya çıkıyor” sözleriyle anlatıyor.

Örneğin, Guinevere Van Seenus bir süper model olmanın yanı sıra fotoğrafçı. Lauren Wasser hem model hem sporcu. Takvim’de Aktivist rolünü üstlenen Ashley Graham, vücut pozitifliğini desteklemesiyle de tanınırken Masalcı karakterini canlandıran Precious Lee aynı zamanda senaryolar ve masallar yazıyor.

Takvimde rol alan isimler sırasıyla:

Lila Moss – KAHİN

Guinevere Van Seenus – FOTOĞRAFÇI

Adwoa Aboah – KRALİÇE

Karlie Kloss – TEKNOLOJİ UZMANI

Lauren Wasser – SPORCU

Emily Ratajkowski – YAZAR

Cara Delevingne – SANATÇI

Bella Hadid – PERİ

Precious Lee – MASALCI

He Cong – BİLGE

Adut Akech – DÜŞ AVCISI

Ashley Graham – AKTİVİST

Sasha Pivovarova – RESSAM

Kaya Wilkins – MÜZİSYEN

LOVE LETTERS TO THE MUSE (İLHAM PERİSİNE AŞK MEKTUPLARI):

EMMA SUMMERTON’IN 2023 PİRELLİ TAKVİMİNDE ANLATTIĞI HİKAYE

Fotoğraflarımdaki kadın kim?

Nereden geliyor?

Nereye gitmek istiyor?

Kimi seviyor?

Nasıl seviyor?

Nelerden güç alıyor?

Kendini bu dünyada nasıl hayal ediyor?

Nasıl hayallerindeki kişi haline geliyor?

Pirelli ekibi Emma Summerton’ın eski fotoğraflarını ilk kez incelediğinde gerçek ile gerçeküstünü bir araya getirme, imzası niteliğindeki modern ve nadide resimler yaratma yeteneğine hayran oldu. Nitekim, Emma bu projenin de konseptini belirlemeye başlarken her şeyden önce kendi portföyünden ve her zaman yararlandığı pek çok sanatsal temadan ilham aldı. Gerçeküstücülük ve sihirli gerçekçilik, güzellik ve vahşi doğa, çiçek ve yabani dal sevgisi, hayvanlar dünyasının gücü ile birlikte sanat, şiir, müzik ve edebiyatta sembolizmin yeri bu temalar arasında sayılabilir.

Sonuçta, Emma’nın ilk ‘mood board’u alakasız gibi görünen ama çocukluğundan beri kendisinde karşılık bulan ve onun birbirini tamamlayıcı olarak gördüğü temaların bir karışımından oluştu. Henüz sanat okulundayken keşfettiği Avustralyalı sanatçı Vali Myers’ın bohem eserleri ve gençlik yıllarında Marilyn Monroe’ya duyduğu hayranlık bu temalardan sadece ikisi. Ayrıca daha sonra arkadaşı olann Avustralyalı müzisyen Chrissy Amphlett’in şarkıları ile İtalyan oyuncu Monica Vitti’nin bir adada düşüncelerine dalmış ve saçları – Emma’ya hep annesini hatırlatan – dağılmış bir resmi etkilendiği diğer kaynaklar. Bir de sürrealist kadın ressamlar var. Kadınlar için özgürlük hareketini başlatanlardan İngiliz asıllı Meksikalı ressam Leonora Carrington’ın sembolik betimlemeleri, Meksikalı Remedios Varo’nun düşsel resimleri ve Amerikalı Gertrude Abercrombie’nin eserlerinde küçük baykuşlara ve kedilere yer vermesi hep Emma’nın çekici bulduğu çalışmalar.

Çocukken hep fikirlerini destekleyen annesiyle birlikte elbiseler tasarlamak ve dikmek, Emma’nın yaratıcılığı konusunda özgüven kazanmasını sağladı. Büyükbabasının etkisi de aynı derecede önemliydi çünkü Emma ve kız kardeşleri için yarattığı sihirli anlarla dünyayı farklı bir şekilde görmesi için ona ilham verdi. Büyükbabasının kendi çektiği fotoğraflarla düzenlediği slayt gösterileri, izledikleri Super 8 filmler, dinledikleri müzikler ve bahçede dans etmeleri Emma’nın ergen hayal gücünü ve hayallerini besledi. “Görsel hikaye anlatım tarzımı büyük ölçüde büyükbabamdan aldığımı söyleyebilirim. Ele avuca sığmaz bir çocuk olmama rağmen annem gibi o da her zaman kişiliğimi destekledi. İkisi de hayvanlar ve doğa ile duygusal bir bağ kurmamı sağladı. Bu yüzden hemen her zaman eserlerimde izleri var.”

Emma bir çekime başlamadan önce her zaman hikayesindeki kadının gerçekte kim olduğunu sorguluyor çünkü aslında kadından ve özellikle de onun insani yönünden ilham alıyor. “Başkalarındaki derinliği bulmak için önce kendin kırılganlığını kabul etmelisin” diyor Emma. Takvimin açılışındaki “Kadın kim (..), kimi seviyor (..), nasıl seviyor?” sorularına yanıt arayan Emma’nın zihninde bu kadınların her birinin kim olabileceği hakkında bir fikir oluşmaya başlamıştı ama hepsini birbirine bağlayan bir parça eksikti. “İlham perisi” ifadesinin hepsini bir araya getiren nokta olacağına karar verdi. Sadece modeller rol alacaktı ve her biri fotoğrafçının kendi yüksek gerçeklik objektifinden dünyaya göründükleri şekilde betimlenen İlham perileri olacaktı. .

Guinevere van Seenus’un canlandırdığı “Fotoğrafçı” ilham perisi, Emma’nın başlangıç noktası oldu. Ardından hem model hem ressam olan ve Emma’nın bir resme benzettiği Sasha Pivovarova geldi. Sonra, Pivovarova’yı Vali Myers’ın renkli, abartılı ve bohem eserlerini yansıtan bir alanda kendi duvarlarına resim yaparken hayal etti. “Döngüler ve daireler birleşiyor çünkü Sasha modellik yapmakla resim yapmak arasındaki farkı görmüyor ve bu sayede güzel bir sinerji doğuyor.”

Diğer modeller ve roller de kendi yerlerini buldu. Model, oyuncu ve müzisyen Cara Delevingne, her şeye rağmen fantastik iç dünyasından daima başarıyla çıkan Sanatçı olurken Karlie Kloss, fütüristik bir sanal gerçeklik ortamında kodlama öğretmeyi seven Teknoloji Uzmanı rolünü üstleniyor. Bella Hadid, kendisini sadece sizin bilmenizi istediği kadar gösteren Peri’yi canlandırıyor. Aktivist Ashley Graham biçimli bir zırhın içinde bir kanepede göz kamaştırırken sorgulayan gözlerle kameraya gibi bakıyor. Sporcu rolündeki Lauren Wasser, savaşa hazır uzaylı bir kraliçe gibi Ay zeminini çağrıştıran çorak bir manzarada fotoğraflandı. Adut Akech, Düş Yakalayıcı rolünde özgürleşmesinin şiirsel hikayesine hayat verirken Kraliçe karakterini canlandıran Adwoa Aboah iç mücadelelerini soğukkanlı ve asil duruşu ve Nefertiti’nin zarafetiyle gizliyor. Lila Moss, sihirli bahçesinden bilgeliğini paylaşan ve dünyayı anlayan genç ama yaşlı ruh Kahin’i canlandırıyor. Yüzü aynaya iki tarafıyla yansıtılarak fotoğraflanan Yazar rolündeki Emily Ratajkowski, “gerçekten hangisi olduğumu düşünüyorsun?” diye sorguluyormuş gibi bir izlenim yaratıyor. Şarkı sözleri için bir kuzgundan ilham alan Müzisyen rolündeki Kaya Wilkins bohem bir ortamda resmediliyor. Sinema dahil tüm mecralarda yolculuğunu anlatan Masalcı’yı Precious Lee, içten gelen bir dinginlik ve nezaketle betimlenen ve bir rüyadaymış gibi hayat bulan Bilge’yi ise He Cong canlandırıyor.

Emma Summerton daima modelleriyle kişisel bir iş birliği arıyor ve onlarla daha kapsamlı, daha derin diyaloglar geliştiriyor. Emma’ya göre Pirelli 2023 Takvimi kreatif sürecin kendisi için anlamı kadar her ilham perisinin duygular ve ilhamdan oluşan daha büyük bir kolektif insan grubuna hitap etme biçimine de saygı duruşunda bulunuyor.

Yorumlar (0)
banner92
banner116
banner117