banner91

banner92

Plaka tahdidi yargı kapısında

İlkem Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bayraktaroğlu, sivil toplum örgütlerinin plaka tahdidi sürecinde UKOME Kararı ve Yönergesine yönelik dava açmamalarını eleştirerek, “Artık tek yol var. O da yargıdır demiştim, yalnız sektörün temsilcisi olan iki örgüt dava açmadı. Birilerine sponsor olarak bireysel dava açtırdılar. Ben kendi işletmemle bu davayı açmış bunuyorum” dedi.

RÖPORTAJ 20.06.2016, 11:31 20.06.2016, 14:13 Taşıma Dünyası
Plaka tahdidi yargı kapısında
RÖPORTAJ: ERKAN YILMAZ

İlkem Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bayraktaroğlu, sivil toplum örgütlerinin plaka tahdidi sürecinde UKOME Kararı ve Yönergesine yönelik dava açmamalarını eleştirerek,  “Artık  tek yol var. O da yargıdır demiştim, yalnız sektörün temsilcisi olan iki örgüt dava açmadı. Birilerine sponsor olarak bireysel dava açtırdılar. Ben kendi işletmemle bu davayı açmış bunuyorum” dedi.

İstanbullu servisçiler, plaka tahdidinin hayata geçmemesinin hayal kırıklığı içinde. Tahdit için yoğun çabalar gösteren servisçiler, UKOME’de alınan karara ve hazırlanan yönergeye tepkililer. 

11 Nisan’da dava açtı 
Alınan kararın iptaline yönelik ise artık gözler yargıya çevrildi. Yargı yolunda servis sektörünün temsilciliğini üstlenen sivil toplum örgütlerinin taşımacıyı yalnız bıraktığını savunan İlkem Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bayraktaroğlu, Danıştay 8’inci Dairesi’ne UKOME Kararı’nın 6 maddesinin iptaline yönelik 11 Nisan’da dava açtıklarını söyledi.  

Artık tek yol var yargı 
Ali Bayraktaroğlu, sivil toplum örgütlerinin yargı sürecinde sektöre öncülük edemediğini savundu. 25 Mayıs 2015’te plaka tahdidine yönelik servisçiye verilen sözlerin üzerinden bir yıl geçtiğini belirten Bayraktaroğlu, “Bir yıl çok uzun bir süre aslında. Tam bir yıl geçti hala ses yok. ‘Bu iş bitmiştir’ diye bunu daha önce söylemiştim. Bu süreçte birçok kez çeşitli görüşmeler yapıldı ama bir arpa boyu alınamadı. ‘Neyi tamir ederseniz, hangi maddeyi düzelttirmeye kalkarsanız kalkın, bunun sadece tek yolu var. O da yargıdır’ demiştim.  Hukuksuz hiçbir mesafe kat edemeyiz. Yargı neticesini hep beraber göreceğiz” dedi. 

Dernek de dava açabilir
“Belediye ile ters düşmeyelim” diyerek dava açmayan sivil toplum örgütlerinin yargı sonucunda olumlu bir karar çıktığında bu işi üstlenmemesi konusunda uyarılarda bulunan Ali Bayraktaroğlu şunları söyledi: “‘Belediye ile ters düşmeyelim’ diyenler,  yargıdan müspet bir sonuç çıkınca sakın bu işi üstlenmeye kalkmasınlar. Çok net söylüyorum.  Çünkü eğer bir mücadelenin içinde siz orada nefer olarak varsanız,  zafer kazanıldığında nefer olarak ödülünüzü alırsınız, ama siz yoksanız zafer anında gelirseniz, herkes bunu fark eder, bu işten çırak çıkarsınız. Biz derneğiz, örgütüz açamayız; Ahmet Beye, Mehmet Beye açtırdık lafını yemezler. Dava açmak benim üyemin işine gelmiyor. Ben bu konu ile ilgili duruşumu sergiliyorum dersin. İSTAB kendisi yargıya gidemedi. Birilerinin sponsorluğunu yaptı. Kendi parasıyla değil, derneğin parasıyla bu sponsorluğu yapıyor.  Ama bu iş yapılacaksa safını belli edip,  esnafın arkasında duracaksın. 10 kişiyle değil kendi kimliğinle yargıya gideceksin ve duruşunu göstereceksin. Maalesef bu cesareti bu olgunluğu gösteremediler. Davada başarılı bir sonuç alınamazsa İSTAB’ın adı kirlenmeyecek, böylesine garip bir düşünce içindeler.  Halbuki bir örgüt, üyeleri için vardır; menfi de olsa müspet de olsa üyelerini savunma adına bir yolculuğa çıkar. ‘Belediye ile kötü olmayayım, şununla kötü olmayayım, aman bu bana ne der’ ile böyle dernekçilik de, böyle yöneticilik de olmaz. Siyasi kimliklerin tamamı bir tarafta kalmalıdır” diye konuştu.  

İSAROD da dava açmadı 
 İSAROD’un da dava açmadığını, birilerine dava açtırdığını öğrendiğini belirten Ali Bayraktaroğlu, “İSAROD da maalesef bu büyüklüğü gösteremedi. Üyelerinden birkaçına sponsor olup dava açtırdı. Davaların hiçbirinde ‘İSTAB ve İSAROD taraftır, bu davayı onlar üstlenmiştir’ diye bir ibare yok. Sen olmuyorsan birilerinin kazanacağı bir dava ile övünemezsin” dedi.

Yeter ki sektör kazansın 
İlkem Turizm olarak Danıştay 8’inci Dairesine 11 Nisan 2016 tarihinde dava açtıklarını ifade eden Bayraktaroğlu,  “UKOME Kararının çıkmasının ardından biz bu yiğitliği gösterdik ve davamızı açtık. Sonuç menfi veya müspet, ne olursa olsun. Belki bu işin yansımaları da olabilir. Hepsine katlanabiliriz yeter ki sektör kazansın” dedi.

Çözersek tahditi alırız 
“Hukukçularımızla toplantılar yaptık. 6 tane madde tespit ettik” açıklamasında bulunan Bayraktaroğlu,  “Zaten 6 maddeyi çözersek bizim plakamızda tahdit kapsamına alınır, ayrı bir plaka da alırız. Plakalarımızı da devredebiliriz. Biz tam bam teline dokunduk. Biz, tahdit diğer illerde nasıl uygulanıyorsa İstanbul’da da uygulanmalı dedik. Anayasa’nın eşitlik ilkesi de bunu söylüyor. İstanbul’a başka cepheden bakma, değerlendirme şansınız yok dedik. Bu iş sonuçlandığında, olumsuz veya olumlu, ilk olarak yine sizinle paylaşacağım. Benim bu sektöre ahte vefam var ve ben bunu yapmak istedim” dedi. 

Hepimiz kandırıldık
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 8 alt komisyon toplantısını yok sayıp, kendi kararı ile UKOME’den maddeleri geçirmesinin hiç adil olmadığını düşündüklerini belirten Bayraktaroğlu, “Büyükşehir Belediyesinin kendi başına buyruk kendi yönerge hazırlaması ve UKOME kararı ile tescil etmesi çok da adil olmadı. Sonuçta yaklaşık 8 tane alt komisyon toplantısı yapılmış insanlar bu işe mesai harcamış. O zaman hepimiz kandırıldık, ‘gelin siz şurada oyalanın, biz de buradan kendi bildiğimizi okuruz’ denildi. Büyükşehir Belediyesine yakışmadı” dedi.  ■

ÖNE ÇIKARLAR... ÖNE ÇIKARLAR... ÖNE ÇIKARLAR...

Topbaş, esnafa saygı duysun 
Sayın Kadir Topbaş, ‘Otobüsün rengini de, durağını da halka sorarız. İstanbul halkının kararına saygı duyarım’ demişti. Tüccara da, esnafa da lütfen saygı duysun. Yargıdan bir sonuç alınamasa bile -ki ben inanıyorum olumlu bir sonuç çıkacak- bir geri adım atsın ve baksın insanlar ne diyor diye… 

Sektör kilitlendi 
Şu anda yeni araba devredilemiyor, alınamıyor, satılamıyor. Yol belgesi alamıyor arabalar. Yola çıkamıyorlar. Şu an sektör kilitlendi. Polis, ‘ben anlamam bağlarım’ diyor.  Kaldı ki bağlanan bir sürü araba var. Kilitlenmiş bir sektörü ileriye taşıyabilir misiniz? Onun için sesleniyoruz: Ne olur önümüzü açın, biz de bu iş nasıl yapılır gösterelim. Bizim yaptığımız nitelikli taşıma insanlara övgü kaynağı olsun. Biz bir ihtiyacı gideriyoruz. Günlük iki milyon yolcu taşıyoruz.

Cumhurbaşkanı'na sakıncalı diye anlatıldı 
Sayın Kadir Topbaş, Sayın Cumhurbaşkanımıza gitti ve bu işin sakıncalı olduğunu söyledi. Öyle demeseydi bu iş olacaktı. Yapmamalıyız sakıncalıdır diye cumhurbaşkanı ikna edildiği için tahsise dönüştü, Cumhurbaşkanı da ‘tamam, sizin dediğiniz olsun’ dedi.  

Servisçi merdivenleri koşarak iniyor
Tahdit 20 yıldır dile getirilen bir talepti. Biz de 2014’te İTO’da zümre toplantısı ile bunun tarafında olduğumuzu gösterdik.  Çünkü gelinebilecek en kötü noktadayız. Bizi ancak sınırlama kurtarır. Hep merdivenlerden aşağı iniyoruz. 25 Mayıs 2015’e kadar yürüyerek indiğimiz merdivenleri koşarak inmeye başladığımızı gördük. Herkes hayal kırıklığı içinde.  Ancak yargı yolculuğu ile yeniden yukarıya çıkmaya başlayabiliriz.   

Belediye süreci kendi lehine kullandı
Biz 25 Mayıs sonrasında, toplantılarda bir an önce karar alınması gerektiğini söyledik, ama karar alınmadı. Bu süreçte dışarıdan insanlar geldi. Belediye de bu kap doldu taştı diyerek, zaten yapmak istemiyorlardı, bunu kullandı. Bunu süreye yayma, sektöre girişin artışı bir stratejiydi belki de. Hayır demenin legal yolunu aradılar ve sistemi şişirerek bunu buldular. Ama bu makamlar kimseye kalmıyor. Daire Başkanı gitti. Genel Sekreter Yardımcısı da değişti. Yarın Genel Sekreter değişir, Belediye Başkanı değişebilir; bu makamlar kimseye kalmaz. Önemli olan bir hoş seda bırakabilmek.  Önemli olan hakkaniyetli kararlar vermek. İnsanlar bu kadar bağırıp çağırıyorlarsa bir adım atmak gerekiyor. Üzüntümüz, Sayın Kadir Topbaş, hala sektör ile bir araya gelmedi.  

Yorumlar (0)
banner92
13
parçalı bulutlu