banner69

Sertrans Logistics İKÜ Batuhan Keleş: Gidecek daha çok yolumuz var

Sertrans Logistics İcra Kurulu Üyesi Batuhan Keleş: Salgının başında olduğu gibi bugün de yine lojistik sektörü konuşuluyor. Ürünün depolanmasından şehiriçi nakliyesine kadarki tüm tedarik zinciri yönetiminin ne kadar kritik olduğunu hep birlikte deneyimledik. Salgının başında Sertrans olarak ‘biz durursak dünya durur’ dedik. Geldiğimiz noktada, bu sözün ne kadar anlamlı olduğunu sanırım daha net anlıyoruz. Açıkçası sektör olarak oldukça zorlayıcı bir süreçten geçtik ve süreç tam anlamıyla bitmiş değil elbette. Her ne kadar aşılama sürecinin başlamış olması nedeniyle tünelin ucunda ışık görünmüş olsa da daha gidecek çok yolumuz var.

banner114
RÖPORTAJ 05.03.2021, 13:09 10.03.2021, 15:49 Taşıma Dünyası
Sertrans Logistics İKÜ Batuhan Keleş: Gidecek daha çok yolumuz var

Röportaj / Erkan Yılmaz

Sertrans Logistics İcra Kurulu Üyesi Batuhan Keleş, Taşıma Dünyası’nın sorularını cevapladı.  Sertrans Logistics 31 yıllık serüvenini aktaran Keleş, pandemi süreciyle birlikte yaşanan değişimi, faaliyetleri de aktardı. Batuhan Keleş, 2030 yılı hedeflerini de açıkladı. 

31 YILDIR GÜVENİLİR ÇÖZÜM ORTAĞIYIZ 

Öncelikle Sertrans Logistics mevcut durumu ile ilgili bilgiler verebilir misiniz, 1989 yılında bir aile şirketi olarak kurulan Sertrans Logistics’in geldiği noktayı aktarır mısınız? Şu an kaç ülkede, ne gibi çözümler ve farklılıklar oluşturarak faaliyet gösteriyorsunuz?

- Sertrans Logistics, 1989 yılında ağırlıklı olarak uluslararası taşımacılık alanında hizmet veren bir şirket olarak kuruldu. Bugün gelinen noktada ise uluslararası parsiyel, komple ve multimodal taşımacılık hizmetlerimizin yanında, tedarik zinciri yönetiminde verdiğimiz katma değerli lojistik hizmetleriyle, 31 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerimizin güvenilir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. 19 ülkede 80’den fazla noktada sunduğumuz kara, deniz, hava taşımacılığı çözümlerimizi; antrepo, e-ticaret ve pazaryeri lojistik çözümleri, serbest depo çözümleri ve özgün ihtiyaçlara göre tasarlanmış katma değerli çözümlerle genişlettik. 100 bin metrekareyi aşan depolama alanımız ve milyonlarca ürün kapasitemizle ülkemizde ve dünyada pek çok markaya hizmet sunuyoruz.

LOJİSTİK SADECE TAŞIMACILIKTAN  İBARET DEĞİL 

2020 yılını değerlendirir misiniz? Yıla başladığınızda neler düşünüyordunuz, pandemi süreci başladığında neler hissettiniz?

- Açıkçası sektör olarak oldukça zorlayıcı bir süreçten geçtik ve süreç tam anlamıyla bitmiş değil elbette. Her ne kadar aşılama sürecinin başlamış ve tünelin ucunda ışık görünmüş olsa da daha gidecek çok yolumuz var. 2020 yılı, pandemi süreciyle birlikte, lojistiğin sadece taşımacılıktan ibaret olmadığını anlatabilmek için tüm sektör adına önemli bir fırsat oldu diye düşünüyorum. Salgının ilk günlerinde evlere kapandık ve bu süreçte birçok kişi acaba temel gıda maddelerinin tedarikinde bir sıkıntı yaşanır mı diye düşündü. Bu noktada nihai tüketicilerin market raflarında aradığı ürünü bulabilmesi için sektör hiç durmadan çalıştı. Bugün ise aşı tedarikini konuşuyoruz. Lojistik şirketleri uygun şartlarda aşıyı tüm dünyaya ulaştırmak için yine gecesini gündüzüne katıyor. Salgının başında olduğu gibi bugün de yine lojistik sektörü konuşuluyor. Ürünün depolanmasından şehiriçi nakliyesine kadarki tüm tedarik zinciri yönetiminin ne kadar kritik olduğunu hep birlikte deneyimledik.  Salgının başında Sertrans olarak ‘biz durursak dünya durur’ dedik. Geldiğimiz noktada bu sözün ne kadar anlamlı olduğunu sanırım daha net anlıyoruz. 

DÖNEMİN PARLAYAN YILDIZI E-TİCARET 

Pandeminin lojistik sürecine getirdiği hareketliliği bekliyor muydunuz, şirketiniz bu hareketliliğe altyapı ve operasyon olarak ne ölçüde uyum sağlayabildi? 

- Her kriz ortamı kendi içinde çeşitli fırsatları barındırır. Çoğu zaman içinden geçtiğiniz süreç nedeniyle çok farkına varamadığınız veya günlük bir tedbir olarak devreye aldığınız tedbirlerin günün sonunda işinizi beklendiğinizin ötesinde bir noktaya taşıdığını görebilirsiniz. Pandemiyle birlikte yaşadığımız karantina süreci, dijital dönüşümün ne kadar mühim olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Pandemi bize bazı şeyleri zorla öğretti ve bu sürecin parlayan yıldızı e-ticaret sektörü oldu. e-ticareti daha önce deneyimlememiş milyonlarla ifade edilen tüketici kitlesi online alışverişle tanıştı. e-ticaret alışverişinde müşterilerine en iyi deneyimi yaşatabilmek için hem markalara hem de lojistik servis sağlayıcısı olarak bizlere büyük görevler düştü. 

Pandemiye rağmen büyüdük

- Sertrans olarak, 2020 yılında, pandemiye rağmen büyüyebilmeyi başardık. Gerek lojistik gerekse taşımacılık operasyonlarında büyüme trendimizi tüm olumsuz şartlara rağmen sürdürdük. Ticaretin en hızlı gelişen alanı e-ticaretin lojistiğine yatırım yapan ilk şirket olarak, 2020 yılında e-ticaret lojistiği depo kapasitemizi yaklaşık yüzde 50 artırdık. Bu yatırım sayesinde adeta bir istihdam merkezi olduk.  100 bin metrekareyi aşan depolama alanımız ve milyonlarca ürün kapasitemizle ülkemizde ve dünyada pek çok markaya hizmet sunuyoruz. e-ticaret lojistiğini yönettiğimiz tüm markalarda süreçlerimiz, alanında uzman ekipler tarafından titizlikle ele alınıyor. Stok doğruluğunda binde 1’lik hata oranı, yüzde 99,9 kargoya zamanında teslimat gibi son derece iddialı hedeflere ulaştık. 

YATIRIMLAR VE 2021 BÜYÜME PLANLARI

2020 yılında hangi iş süreçlerine yurtiçinde ve dışında yatırımlar yaptınız, araç ve altyapı, depo yatırımları, istihdam oranları ile ilgili bilgiler verebilir misiniz? 

- 2020 yılında pek çok yatırımı aynı anda gerçekleştirdik. Pandeminin gölgesinde önemli bir yatırıma imza atarak Hadımköy tesisimizdeki depo kapasitemizi yaklaşık yüzde 50 arttırdık. Aynı süre zarfında gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında daha çok müşteriye ulaşmak amacıyla İzmir ve Almanya’da ofisler açtık. İzmir ofisimizle, Ege bölgesinin tamamını büyüme radarımıza almış durumdayız. Almanya ofisimiz ise Sertrans markasının yurtdışına açılması konusunda büyük bir hamle oldu. 2021 yılının ilk çeyreğinde Almanya’da açmayı hedeflediğimiz deponun, ülkemizdeki e-ihracatın büyüme sürecine destek olacağımıza inanıyoruz. Geçen yıl yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ihracat taşıması gerçekleştirdik. Yıllardır Türk ihracatçısına desteğimizi sürdürüyoruz, önümüzdeki süreçte de çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yurtdışında yeni açılacak ofis ve depolarımızla bu alana olan desteğimiz katlanarak devam edecektir. Şu an şirketimizde bin 500 çalışanımız var. Bu sayı yoğun dönemlerde 2 binleri geçiyor. Yeni tesisimiz açıldıktan sonra orada da sabit kadro minimum 350 kişi olacaktır. 2021 yılında her şey planladığımız gibi giderse sadece e-com operasyonlarında anlık çalışan insan sayısı 3 bini aşacak ve bu da 2020 yılına göre istihdamda yüzde 50 büyüme anlamına geliyor. Ekibimizin yaklaşık yüzde 40’ını kadın çalışanlarımız oluşturuyor. 2023 hedefimiz, minimum yüzde 80 kadın çalışan oranına sahip olabilmek.

ORTAYA YENİ DOĞRULAR ÇIKIYOR

Pandemi bize şunları öğretti dediğiz, iş sürecimizde şu farklılığı hayata geçirdik, böylece şu kazanımları elde ettik diyebileceğiniz neler var?

- Küresel ticarette tarihin en büyük değişimi yaşanırken lojistik dünyasını mevcut alışkanlıkla yönetmek çok zor. Zaten bir süredir yaşanan değişim ve dönüşüm süreci, pandemi ve e-ticaretin inanılmaz yükselişiyle daha da hız kazandı. Belki artık e-ticaret kavramını kullanmak bile çok doğru değil. Zira e-ticaretin toplam ticaret içindeki payı bir yılda yüzdesel anlamda nerdeyse 10 puan artmış durumda. Büyüme bu şekilde devam ederse e-ticaret çok kısa bir süre içinde ticaretin ta kendisi haline gelecek. Bu durum doğal olarak tüm ticaret dünyasını etkileyeceği gibi lojistik dünyasını da etkileyecektir. Bu nedenle lojistiğin yedi doğrusu kavramı da artık güncelliğini yitiriyor, yeni doğrular ortaya çıkıyor. E-ticaretin dinamiklerine uygun olarak ortaya çıkan bu yeni doğruları; hız, kapasite, stok doğruluğu ve en önemlisi artık lojistik dünyası içinde tüketicinin işin merkezine taşınması olarak sıralayabiliriz. Temel tüketici beklentisini ve ihtiyacını anlamadan lojistik süreçlerini dizayn etmek ve işi yönetmek mümkün olmayacak. Özellikle hız çok kritik bir performans göstergesi haline geldi. Bu hıza ayak uydurmak için tüm lojistik süreçlerinin tek çatı altında çözüldüğü modellere geçişin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca çapraz işbirlikleri, inovatif projelere dair ortaklıklar gibi süreçler önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacak.

TÜM ZİNCİRİ TEK ELDEN YÖNETME 

Sıklıkla telaffuz edilen iki kavram var: B2B ve B2C. Bunları aktarır mısınız, neler sağlıyorlar? 

- B2B ve B2C hepimizin sıklıkla telaffuz ettiği kavramlar ancak küresel ticarette yaşanan büyük değişimle birlikte bu iki sektörel tanımlamanın ortadan kalkması ve iç içe geçmiş bir sürecin yaşanması kaçınılmaz. Yani tüketicinin (consumer) talep ve isteklerini anlamadan, daha da önemlisi bu taleplere uygun çözümleri ortaya koymadan, işi (business) yönetmek artık mümkün değil. B2C için tüketici uzun süredir iş modelinin merkezindeydi. Artık B2B’nin merkezine de tüketici geldi veya gelmek zorunda. Biz bu iki kavramı birleştirerek yeni bir yaklaşım ortaya koyduk ve buna da B4B4C “Business For Business For Consumer” dedik. Lojistik dünyası için yepyeni olan bu kavram öngörümüz odur ki sektörümüz açısından da önemli bir değişimin mihenk taşı olacak ve Sertrans olarak bu yeni yaklaşımın liderliğini üstleneceğiz.

Konuyu biraz daha açacak olursak; teknolojinin ilerlemesi ve pandemiden daha da önce ortaya çıkan e-com dönüşümü, firmaların küresel rekabetten pay alma ve sürdürülebilir kârlılık için iş modellerini değiştirme ihtiyaçlarını kaçınılmaz kılıyor. Bu nedenle bir lojistik firmasının; müşterinin tüm tedarik zinciri süreçlerini tek elden yönetme ihtiyacı bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış durumda. 

Bu süreçte ister e-com, ister depo operasyonları olsun, müşterilerimizin stoklarını tek çatı altında yönetebilme kabiliyetine sahip olmamız gerekiyor. Ancak sadece bu da yetmez. Aynı müşterinin farklı coğrafyalardaki e-com operasyonlarını yönetebilme, buna ilaveten uluslararası nakliye ve antrepo hizmetlerini tek çatı altında toplayabilme kabiliyetlerini de kazanmalıyız. 

Tüketici artık merkezdedir 

Müşterimizin hayatına bu kadar dahil olunca, artık müşterimizin müşterisinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip etmeli ve bu ihtiyaçlara yönelik hızlı ve sürdürülebilir bir bakış açısıyla çözüm üretmeliyiz. Bu yüzden tüketici artık lojistik dünyasının da merkezindedir ve sektördeki tüm oyuncular bu yeni duruma göre iş yapış tarzlarını organize etmelidir. 

Bu dönüşüm; ürün ya da hizmeti satmakla sınırlı bir anlayıştan uzaklaşıp, ticaretin üretici, marka ve tüketici boyutlarının tamamında katma değer sağlayan bir anlayışa geçmekle mümkün. Lojistik olarak en iyi yaptığımız işi ticaret zincirini güçlendirmek için seferber etmeliyiz ve zincirin halkalarını birbirine daha sıkı bağlayan oyuncu olmalıyız. Bir anlamda B2B anlayıştan B4B’ye ve hatta tüketicilerin ihtiyaç ve taleplerini iş modeline yansıtan B4B4C modeli gibi B2B’de tüketiciyi merkeze alan modellerin daha sıklıkla tartışılacağını düşünüyoruz.

LOJİSTİK HİZMETLERİ TEK ÇATI ALTINDA…

Herkesin söylediği “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü siz kendi sektörünüz açısından değerlendirir misiniz?

- Pandemi hayatımızın her alanını etkilediği gibi lojistik sektörünü de etkiledi. Pandemiyle hayatımıza giren yeni kavramların ne kadar sürdürülebilir olacağını zaman gösterecek. Yani hiçbir şey eskisi gibi olamayacak demek için süreci biraz daha izlemek gerekir. Ancak bazı değişimlerin kaçınılmaz olduğunu da net bir şekilde görüyoruz. Örneğin dağıtmak değil, toplamak vakti geldi diyebiliriz. Şimdiye kadar lojistik sektörünün hizmet kapsamında yer alan konulara dair şirketler birden fazla şirketten hizmet alma alışkanlığına sahipti. Bu özellikle riski dağıtmak açısından anlamlı olabilir ancak hız ve verimliliğin hayatımızın her alanına çok önemli bir KPI olarak girmişken, artık lojistik hizmetlerini dağıtmak değil tek çatı altında toplamayı daha sıklıkla tartışacağız. Hız ve verimliliği sağlayabilmek adına tek çatı altında tüm çözümleri sunabilmek kaçınılmaz gibi görünüyor. 

Nihai tüketici artık işin merkezine geldi 

- Lojistik sektörü için de nihai tüketici artık işin merkezine geldi. Zira karar verici olarak tüketici işin lojistik süreçlerini de etkileyecektir. Bu nedenle tüketiciyi merkeze alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Bu da ciddi bir değişim sürecine girmek demek. Tabii, bu değişimi hayata geçirebilecek şirketlerin, mavi yakasından beyaz yakasına kadar insan kaynağı organizasyonunu bu yeni düzene uygun hale getirmesi gerekir. Ayrıca bu tür bir yapıyı yönetebilmek ciddi bir operasyonel gereklilik, gelişmiş bir teknolojik altyapı ve sağlam bir finansal gücü olmaksızın sürdürülebilir olamayacaktır. Bu nedenle yeni dönemde bu özelliklere sahip olmayan şirketlerin sistemin dışında kalması kaçınılmazdır. Bu dönüşümle birlikte artık müşterilerimiz lojistik süreçlerini gönül rahatlığıyla bizlere teslim edebilecek ve asıl odaklanmaları gereken konu olan satış ve marka yönetimi süreçlerine odaklanma imkanı bulacaklardır.

TELAFİ İKİNCİ YARIDA 

2021 yılına yönelik hangi stratejileri oluşturdunuz? Lojistik tarafındaki hareketliliğin bu yılın geneline yayılarak devam edeceğini düşünüyor musunuz?  

- Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik, 2021 yılında da en önemli gündem maddeleri olacak. 2020’nin son çeyreğindeki ihracat rakamlarındaki artış trendi bu yıl da sürecektir. Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren birçok sektörde yaşanan azalışın, kayıpların telafi edecek seviyede iyileşmesini bekliyoruz. Avrupa’da Almanya, Benelux, İspanya & Portekiz, İtalya ve Fransa ithalat/ihracat parsiyel ve hızlı taşımada sektör lideri olan bir firma olarak, bu ülkelerle olan hacmimizi sadece tekstil ve otomotiv olarak görmüyor, tüm sektörler olarak büyümeye devam ediyoruz. İzmir’de açtığımız ofisimizle Ege’nin tamamında hizmet ağını genişletmeyi amaçlıyoruz. Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkelere yönelik bölgenin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve yeni iş alanları açarak istihdam yaratmaya devam edeceğiz. 

12 MİLYON AVRO’LUK YATIRIM 

2021 yılında hangi alanlarda yatırım planınız var? Ne kadarlık bir araç, altyapı ve depo yatırımı planlıyorsunuz? 

- Yurtdışı ve yurtiçindeki büyüme ve yeni açılımlarımız 2021’de devam edecek. 2021 yılının ilk çeyreğinde açmayı hedeflediğimiz Almanya deposuyla ülkemizdeki e-ihracatın büyüme sürecine de destek olacağımıza inanıyoruz. Özellikle yurtdışına açılmak isteyen Türk markaların e-ticaret operasyonlarını bu depo üzerinden yönetmek arzusundayız. Yurtdışında açacağımız her bir tesis bize insan kaynağı ihracatı açısından fırsat yaratacak. 

Sertrans 31 yıllık lojistik tecrübesiyle adeta bir okuldur ve bugüne kadar sektöre önemli yetenekler kazandırmıştır. Sertrans bünyesinde halihazırda çalışmakta olan arkadaşlarımızı değişim programlarıyla yurtdışı ofis ve depolarımıza transfer edeceğiz. Bu modelin hem çalışanlar hem de şirket açısından faydalı bir modele dönüşeceği inancındayız. 2021’in ikinci yarısında hayata geçirmeyi planladığımız bir yurt dışı depo yatırımı daha var ancak henüz ülke belli değil. Bu anlamda çalışmalarımız devam ediyor.

Yine bu yıl, yurtiçinde e-com tarafında yeni bir tesis planımız var. Yaklaşık 12 milyon avroluk bir yatırım ile 70 bin m2’lik yeni tesisimizi yılın ikinci yarısında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu depo hayata geçtiğinde toplam depo kapasitemiz 200 bin metrekareye yaklaşacak. Bu kapasite bizi e-ticaret lojistiği alanında ülkemizin en büyük depo kapasitesine sahip firma noktasına getirebilir. Her şey planladığımız gibi giderse sadece e-com operasyonlarında anlık çalışan insan sayısı 3 bini aşacak ve bu da 2020 yılına göre istihdamda yüzde 50 büyüme anlamına geliyor. ■

Sertrans Logistics’in 2030 Hedefi

2021 yılına yönelik beklentileriniz neler, daha sonraki yıllara yönelik Sertrans Logistics’i şu seviyede görmek istiyoruz dediğiniz nokta ne olabilir?

- Sertrans’ın 2030 yılı hedefi Türkiye’nin en büyük lojistik şirketi olmak. Bu hedef doğrultusunda ilerlerken gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında önemli yatırımlarımız olacak. Yurtiçinde e-ticaret lojistiği alanında kapasitemizi her yıl biraz daha büyüterek önce 2023 yılında Türkiye’nin en büyük e-com şirketi olmayı, sonrasında da buradan aldığımız güçle 2030 hedeflerimize ulaşmayı arzu ediyoruz.  Bu doğrultuda mevcut depo kapasitemizin iki ile üç katına çıkarma planımız bulunuyor. Yurtdışında ise Almanya deposunun açılmasını takip eden süreçte Avrupa’nın diğer ülkelerine yönelik ofis ve depo yatırımlarımız olacak. Söz konusu yatırımlarla hizmet ihraç eden bir şirket olmayı amaçlıyoruz. Bunu yaparak ülkemizin markalarını da operasyonel anlamda dünyaya taşıyacağız

Yorumlar (0)
banner116
33
açık
banner119