banner91

banner92

Otobüsçüler İDO alternatifini değerlendirmeli

TOBB Karayolu Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım: Yolcular bizden daha hızlı, daha konforlu ve daha güvenli seyahatler istiyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü zor ve beklentilerimizi karşılamıyor. İstanbul Avrupa yakasından Ege - Marmara gidişlerinde denizyolunu da kullanmalıyız.

D1-ŞEHİRLERARASI 27.02.2017, 10:21 02.03.2017, 10:04 Taşıma Dünyası
Otobüsçüler İDO alternatifini değerlendirmeli


● YSS zor ve beklentilerimizi karşılamıyor. FSM taleplerimizin sonuçlarını bekliyoruz.
● İstanbul Avrupa yakasından Ege - Marmara gidişlerinde denizyolunu da kullanmalıyız. 
● Otobüslerin feribotla geçmesi yanında Bandırma, Mudanya ve Yalova’da entegrasyon olabilir. 
● İstanbul Anadolu yakasını ayrı bir kent gibi görüp buna göre yapılanmalıyız.
● Çalıştayı aramızda yeniden ele alıp somut taleplerimizi Bakanlığa rapor etmeliyiz. 
● Bakanlık Yönetmelik değişiklik taslağını hazırladığında birlikte tekrar değerlendirmeliyiz.

Yavuz Sultan Selim Köprüsünün getirdiği ağır maliyetler sektör mensuplarını yeni arayışlara yönlendiriyor. Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, “Seyahatleri yolcu için artık daha konforlu, daha güvenli ve keyifli hale getirmemiz gerekiyor. Sektörümüz için daha az maliyetli alternatif yollar bulmalıyız. İDO ile otobüslerin geçişine yönelik çalışmalara başlamalıyız” dedi.

TOBB Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, sektörün 3’üncü köprü konusunda sıkıntılarının devam ettiğine dikkat çekti: “Havayolları uzun mesafede, otomobil de kısa mesafede sektörü zorluyor. 3’üncü köprü, özellikle Marmara ve Ege bölgesindeki hatlara yönelik çalışan firmaların önüne engel olarak geldi. İstanbul’dan çıkışlarda zorlanıyoruz. 70 km fazla yol gidiyoruz, maliyetlerimiz yüksek.  Bu konudaki taleplerimizi tekrarlamaya devam edeceğiz. Haklı olduğumuza inanıyoruz, yolcularımız adına haklıyız. Çok ciddi kayıplarımız var, maliyetlerimiz var. Biz maliyetler yönünden 70 km fazla yol gitmeyelim. 3’üncü köprünün bedelini 2’nci köprüye ödeyelim ve orayı  kullanalım diye beklenti içindeyiz ve doğru olan da bu. İstanbul’da bakıldığı zaman bir ulaştırma planı yapamıyoruz. Sektörümüz açısından 3’üncü köprü zorunluluğu kaldırılmalı. Ne olacağını bilmek istiyoruz. Bu taleplerimizin değerlendirilmesi lazım.”

Denizyolunu kullanmalıyız 

Sektörün 3’üncü köprü zorunluluğu nedeniyle alternatif yollar bulması gerektiğini belirten Yıldırım, “Yolcular bizden, sektörden ne bekliyor?  Bizden daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu bir yolculuk istiyor. 3’üncü köprü bütün bu beklentileri kaldırıp atıyor. 3’üncü köprü insanlara hizmet sunması için yapıldı. Güzel bir eser. Türkiye’nin büyük bir kazanımıdır. Hepsine saygı duyuyoruz. Kış aylarında günde 100 bin, yaz aylarında 200 bin insan şehirlerarası seyahate katılıyor. 3’üncü köprü bu insanlara eziyet oluyor. Bu gerçeğin de dile getirilmesi gerekiyor. İstanbul, 15 milyonluk şehir ve otobüs işletmeciliğinin omurgası. İstanbul’u, dolayısıyla farklı bir şekilde yapılandırıp sektör olarak Anadolu ve Avrupa yakası olarak ikiye bölmemiz lazım. Bu anlamda da bizim mutlaka ama mutlaka bir alternatif yol bulmamız lazım. Marmara ve Ege Bölgesi’ne gidecek insanlar için İDO alternatifini mutlaka dikkate almalıyız. Yenikapı’dan Yalova’ya, Yenikapı’dan Bandırma’ya, Bursa’ya hatta Mudanya’ya kadar her türlü yolu denememiz lazım. Bu, Avrupa yakasından ihtiyaç haline geldi. Çünkü 3’üncü köprüyü kullanarak Bursa’ya gitmek akıllara ziyan. Yine aynı şekilde Ege Bölgesi’ne Bodrum, Marmaris, Ayvalık, Edremit, Akçay’a gidilmesi kolay değil. Onun için sektörün alternatif yolları araması lazım. İstanbul’u ikiye bölerek Anadolu ve Avrupa yakalarını ayrı ayrı değerlendiren şirketler önde olacak, değerlendirmeyenler arkada olacak. Bizim mutlaka ve mutlaka alternatif yol dediğimiz denizyolunu kullanmamız lazım. İDO ile ortak girişimi, sektör olarak yapmak, yolcuya zaman kazandırmak ve seyahati keyifli hale getirmek zorundayız. Sürdürülebilir bir ulaştırma için alternatif yollar bulmak gerekli” diye konuştu.  

Sürdürülebilir ulaşım hizmeti için 

Sektörün yeni alternatif yolları bulmadığı takdirde sürdürülebilir bir ulaşım hizmeti imkanını da ortadan kalkacağına dikkat çeken Yıldırım, “Alternatif yolları bulmazsak, maliyetten kurtulamayız. Zaten yolcu bulamıyoruz. Biz, yolcuya en kıza zamanda gideceği yolları açmak durumundayız. Bunun için de bir araya gelip ne yapmamız gerektiğinin hesabını kendimiz yapmamız gerekiyor” dedi.

İskelelerde yolcu terminalleri 

Oluşturabilecek alternatifler arasında iskelelerde terminallerin kurulmasının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım,  “Belki de Ege ve Güney Marmara’dan gelecek olan yolcuları direkt denizden geçirme imkanını da değerlendirmek lazım. Yalova’da, Bandırma’da, Mudanya’da birer yolcu terminali yapıp yolcuları oradan denizden geçirmek mümkün. Otobüsleri bu kadar çok dolaştırmamak lazım. Artık entegre taşımacılığa geçmek ve mevzuatları da entegre taşımacılığı yapacak şekilde düzenlememiz lazım” dedi. 

Kurtköy yatırımları doğru 

Kurtköy’e firmaların yatırım yapmasını da doğru bir adım olarak gördüğünü vurgulayan Mustafa Yıldırım, “Anadolu yakasını ayrı bir kent olarak görüp ona göre planlama yapılması şart. Hatta İstanbul’un Boğaz eksenindeki yolcularını yine Boğazdaki geçişleri kullanarak Anadolu yakasına taşıyıp oradan seferleri başlatmak daha kârlı olacak. Taksim ve Beşiktaş yolcularını alıp birinci köprüden geçirip, seferin Anadolu yakasından başlaması doğrudur. Anadolu yakasındaki Tuzla, Pendik, Orhanlı, Kartal yolcularını Kurtköy’e taşıyabiliriz. Yine Avrupa yakasından transit giden firmalar için de Kurtköy oluşumları doğru. Otobüsler Bayrampaşa’dan Kurtköy’e çıkacaklar ve oradan seferlerini yapabilecekler” dedi.

Yönetmelik çalışması yapılıyor

Mustafa Yıldırım, Çalıştay sonuçlarını sektörün kendi içinde değerlendirerek talepleri somutlaştırıp Bakanlığa rapor olarak göndermesinin önemine dikkat çekti: “Bakanlık şimdi yeni bir Yönetmeliğe yönelik bir taslak hazırlığı içinde. Bu taslak metin ortaya çıktığında tekrar bir araya gelerek, nihai şekilde, sektörün ve ülkenin yararına değerlendirmeliyiz.  Bakanlık çok sayıdaki belge türünü sadeleştirerek, birkaç belge ile bu işi çözecek gibi görünüyor. Bu da 2000 öncesine dönüş olur. O zaman, herkes her işi yapabilecek mi, yapamayacak mı? Bakanlık, az belge olsun, herkes her işi yapabilsin diye bakıyor. Hatta yerel yönetimlere biraz fazla yetki bırakacaklar gibi beklenti içinde olduklarını görüyorum. Uzun mesafe otobüsçülük bitti. Kısa mesafeleri yerel yönetimlere bıraktığınızda, orta mesafede de otomobil kullanımı artıyor. Sektör başka bir yere doğru gidiyor. O zaman kamu, taşımacılıktan çekilsin, biz şehiriçi ve toplu taşımacılık sistemlerine yatırım yapalım. Kaynaklarımızı boşa harcamalıyım, ülke ekonomisine zarar vermeyelim. İETT, EGO gibi şirketler, özelleşsin, biz de kaynaklarımızı oraya aktaralım. Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte düzenlediğimiz Çalıştay ve sonuçlarını izlemeye devam ediyoruz. Yine bir araya geleceğiz.

3’üncü köprü ekonomik travma yaratıyor

“Biz, 3’üncü köprüye karşı değiliz, ikinci köprüyü kullanalım, ama onun bedelini ödeyelim.  Şu anda Boğazda üç köprü, Marmaray ve Avrasya ile toplam beş geçiş yolu var. Bir tüp geçit daha yapılacak. Yolcu burada 5’e bölündü. 2’nci köprüden geçmemize hiçbir engel yok. Biz toplu taşıma yapan araçlarız. Dikkate alınmamız lazım. Sektörün de İDO alternatifini konuşması ve İDO ile masaya oturarak buna yönelik bir çözümü oluşturması gerekiyor.”

Yorumlar (0)
banner92
13
parçalı bulutlu