Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Faik Metin Tiryaki: REKABET DEĞİL, REKABET ETMEMEK ZARAR VERİR

Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Faik Metin Tiryaki, rekabetin niçin olması gerektiğini ve ne gibi kazanımlar sağladığını Taşıma Dünyası’na açıkladı.

GÜNDEM 13.10.2022, 13:25 16.10.2022, 23:45 Taşıma Dünyası
Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Faik Metin Tiryaki: REKABET DEĞİL, REKABET ETMEMEK ZARAR VERİR

RÖPORTAJ: ERKAN YILMAZ

Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Faik Metin Tiryaki, rekabetin niçin olması gerektiğini ve ne gibi kazanımlar sağladığını Taşıma Dünyası’na açıkladı. 

■ Rekabet nedir, rekabetin önemini açıklar mısınız? 

- Rekabet etmemek sınırlı sayıdaki teşebbüsün anormal kâr elde etmesine neden olur, ancak rekabet üreticiden tüketiciye, tedarikçiden taşımacıya herkese fayda sağlar, rekabet ile ortaya çıkan ekonomik fayda paylaşılır.

Rekabet Kurumu olarak kartelleşmeyi ve tekelleşmeyi engellemek, tüketici faydasını arttırmak, piyasa mekanizmasının sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlamak en önemli hedefimiz.

Rekabet ve rekabetin korunmasını milli bir beka meselesi olarak görmek gerekiyor, dünya ticaretinden pay almak istiyorsak rekabetçi politikaları benimsememiz gerekiyor. 

Öte yandan piyasaların kendi başına bırakılması halinde piyasadaki teşebbüslerin yıkıcı bir yarış içine girmeleri, yarışma yerine toplumsal refahı ve iktisadi gelişmeyi olumsuz etkileyecek işbirliklerine gitmeyi ya da iktisadi güçlerini kullanarak sömürücü ya da dışlayıcı eylemlerde bulunmayı tercih ettikleri bir ortama dönüşme riskiyle karşı karşıya kalınması devlet müdahalesini kaçınılmaz kılmaktadır. Söz konusu müdahale de rekabet hukuku üzerinden yapılmaktadır.

■ Rekabetin üreticilere ve iş sahiplerine zarar verdiği düşüncesine ne diyorsunuz? 

- Rekabet zarar vermez, rekabet etmemek zarar verir. Rekabet etmemek sınırlı sayıdaki teşebbüsün anormal kâr elde etmesine neden olur, ancak rekabet üreticiden tüketiciye, tedarikçiden taşımacıya herkese fayda sağlar, rekabet ile ortaya çıkan ekonomik fayda paylaşılır.

Malumunuz, Kuzey Kore gibi rekabete açık olmayan ülkeler var, bir de rekabeti ilke edinmiş ABD, AB, Japonya var. 

Rekabeti engellemek, mevcut kişilerin ve kurumların sahip olduğu rantın yine onlarda kalmasına neden olur. Rekabetin olmadığı yerde inovasyon ve tüketici faydası elde edilemez. 

Lojistik sektörü açısından baktığımızda, Türkiye’nin kombine taşımacılıkta Avrupa’nın en iyilerinden biri olduğunu görebiliyoruz, bunun en büyük nedeni yoğun rekabetin tek tip taşımacılığı demode hale getirmesidir.

İhracat ürünlerinin taşınmasında; deniz, kara ve demiryolunun bir bütün olarak kullanımı sayesinde, Türkiye Avrupa’ya ihracatta önemli bir yol kat etmiştir. 

■ Rekabet Kanunu esas olarak neyi düzenler? 

- Rekabet Kanununda, rekabeti sınırlayıcı anlaşmalara, hâkim durumun kötüye kullanılmasına ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralmaları önlemeye yönelik usul ve esaslar yer almaktadır.

Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararları düzenleyen 4. Madde ve Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasını düzenleyen 6. Madde Rekabet Kanununun en önemli iki maddesi olduğu kadar, rekabet hukukunun da temelini teşkil etmektedir. 

Kısaca, rakiplerin birbirleriyle anlaşması ve hâkim durumdaki bir teşebbüsün bu durumunu kötüye kullanmasının önüne geçilmesine ilişkin temel ilkeler düzenlenmektedir.

■ Rekabet Kanununa göre suç teşkil eden başlıca fiiller nelerdir?

- Usule ve esasa ilişkin pek çok ihlal teşkil edebilecek eylem bulunmakla beraber, en önemli iki tanesi; rakiplerle anlaşmak ve hâkim durumunu kötüye kullanmaktır. 
Rekabet Kurulu tarafından verilen tüm nihai kararlar kamuya açık biçimde kurumun internet sayfasında yer almakta olup, geniş bir içtihat ve örnek havuzumuz bulunmaktadır.

■ Rekabet Kurumu ve Kurulunu açıklar mısınız? 

- Rekabet Kurumu, uzmanları, idari personeli ve yöneticileriyle beraber bağımsız ve idari özerk kamu tüzel kişiliğine sahip yapıyı nitelendirirken; Rekabet Kurulu bu idari yapının en üst karar mercii görevini üstelenen 1 başkan ve 6 üyeden oluşan karar organını ifade etmektedir.

Denetimler/soruşturmalar rekabet kurumumun, kamu personeli niteliğine sahip yetkin personeli tarafından yapılmakta, son derece yetkin personel tarafından hazırlanan raporlar karar verilmek üzere Rekabet Kuruluna sunulmaktadır. Son karar -ihlal var veya yok kararı- hazırlanan raporlara göre Rekabet Kurulu üyeleri tarafından verilmektedir.

Her idari kararda olduğu gibi, Rekabet Kurulunun kararları da idari yargının denetimi altındadır.

■ Rekabete aykırılık suçunun işlendiği nasıl belirlenir? Rekabet suçlarına hangi cezalar nasıl verilir? 

- Rekabet Kurumunda rekabet ihlallerine ilişkin inceleme süreçleri şikâyet, ihbar, kamu kurum ve kuruluşlarının başvuruları ya da resen başlatılabilmektedir. Bunların arasında özellikle şikâyet üzerine başlatılan incelemeler çoğunluğu teşkil etmektedir.

Kuruma ulaşan şikâyet başvuruları üzerine öncelikle bir ilk inceleme süreci yürütülmekte ve bu süreçte başvuru koşullarının sağlanıp sağlanmadığı, şikâyet konusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olup olmadığı irdelenmektedir. Yapılan ilk inceleme üzerine, başvuru Kurul tarafından görüşülerek 4054 sayılı Kanun kapsamında yer alabilecek nitelikte bir hususun olduğu kanaatine varıldığı takdirde, başvuru hakkında bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verilmektedir. Öte yandan Kurul bu tür bir başvuru üzerine doğrudan soruşturma açmaya karar verebileceği gibi, belirli bir ihlal şüphesine ilişkin olarak her zaman için resen ön araştırma veya soruşturma başlatma yetkisi de bulunmaktadır. 

Soruşturma süreci 4054 sayılı Kanun’da ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Soruşturma süresi 6 ay ila 12 ay arasında değişmektedir. Soruşturma açılması kararıyla, ilgili teşebbüslere soruşturma bildirimi yapılmaktadır. Soruşturma sürecinde, hazırlanan soruşturma raporu ilgili teşebbüse iletilmekte ve savunması alınmaktadır. 

Ülkemizde başka hiçbir kamu kurumunda olmayan 3 yazılı ve 1 sözlü savunma hakkı verilmeden, rekabet Kurulu tarafından ihlal/ceza kararı alınamamaktadır.

Kanunda, mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde 10’una kadar idarî para cezası verileceği düzenlenmiştir. Olay bazında, ihlalin niteliği, ağırlığı, süresi, hafifletici ve ağırlaştırıcı nedenler ile tekerrür hususları değerlendirilerek rekabet Kurulu tarafından ceza takdir edilmektedir.

■ Yük ve yolcu taşımacılığı açılarından önemli gördüğünüz rekabet ihlallerine ilişkin başlıca şikâyetler ve ihlaller nelerdir? 

- Rekabet Kurumu olarak geçmişte lojistik sektörüne ilişkin çeşitli soruşturmalar yaptık, genel olarak teşebbüsler arasında ortak fiyat belirleme ile müşteri ve coğrafi pazar paylaşımlarına rastlandığı görülmektedir. Son iki yılda Rekabet Kurumunun çalışmaları medyada daha çok yer bulmaya başlamasıyla, rekabet ve rekabet hukuku bilincinin arttığını söyleyebilirim. 

Malumunuz, Temmuz başında yolcu taşımacılığına yönelik biletleme hizmeti sunan Obilet platformu hakkında; bilet satışına aracılık hizmeti için otobüs firmalarına uyguladığı bilet satışı komisyon oranlarını aşırı olarak belirlemek ve biletleme yazılımı hizmeti, otobüs biletlerinin platformlar üzerinden satışı ve sefer verilerinin platformlara dağıtımı pazarlarında rakiplerini dışlamak suretiyle Rekabet Kanuna aykırı hareket edip etmediğine yönelik olarak Rekabet Kurulunca bir soruşturma açılmıştır. Rekabet sorunlarının devam eden soruşturma süreci içinde çözülebileceğini değerlendiriyorum. 

Yeni bir gelişme olarak, Eylül ayı başında Rekabet Kurumu olarak konteyner taşımacılığı ve liman hizmetleri sektörüne yönelik bir sektör incelemesi çalışması başlattık. 
Sektör incelemesi kapsamında paydaşlar ile yapılacak kapsamlı görüşmeler yapmayı planlıyoruz, sektördeki genel resmin ortaya konması bakımından önemli bir adım olacağını değerlendiriyorum. 

■ Rekabet Kanununun diğer mevzuatlar ve özellikle de Taşıma Kanunu ile ilgili yaşadığı zorluklar var mı, varsa nelerdir? 

- Rekabet hukuku uygulamaları hemen her sektörde var. Belli sektörleri düzenleyen EPDK, BDDK, SPK, BTK, KİK gibi kamu kurumları yanında, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içindeyiz. Yerine göre Kültür Bakanlığı, yerine göre Ulaştırma Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ile fikir alışverişinde bulunduğumuz olaylar oldu.

Rekabet Kurumu olarak, zorlayıcı olmayan mekanizmaları kullanarak ekonomik faaliyetler için rekabetçi bir ortam oluşturulmasına yönelik faaliyetler olarak ifade edilebilecek rekabet savunuculuğu kapsamında; rekabet hukukuyla uyumlu olmayan hususları gördüğümüzde ilgili kamu kurumlarına görüş de gönderiyoruz.

Örneğin, Ankara ilindeki öğrenci ve personel taşıma servis hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Kanunu ihlal ettikleri iddiası üzerine yürütülen ön araştırmada -bu karara Rekabet Kurumunun internet sayfası üzerinden ulaşılabilir- sektördeki C plaka tahdit uygulamasından kaynaklanan rekabetçi endişelerin giderilmesi amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğüne ve Ankara Valiliği İl Trafik Komisyonuna görüş bildirilmesine karar verilmiştir.

Dolayısıyla, her ihlalde ceza olacak diye bir yaklaşımımız yok, mevzuat sorunları varsa ilgili kurumlara bunları iletiyoruz. Hatta bu yaptığımız röportajı bile, rekabet savunuculuğu kapsamında değerlendiriyorum. Rekabet Kurumu adına taşımacılık sektörüne bir pencere açmamıza imkan tanıdığınız için Taşıma Dünyası’na teşekkürler ederim. ■

Yolcu biletinde rekabet

- Yolcu taşımacılığına yönelik biletleme hizmeti sunan Obilet platformu hakkında; bilet satışına aracılık hizmeti için otobüs firmalarına uyguladığı bilet satışı komisyon oranlarını aşırı olarak belirlemek ve biletleme yazılımı hizmeti, otobüs biletlerinin platformlar üzerinden satışı ve sefer verilerinin platformlara dağıtımı pazarlarında rakiplerini dışlamak suretiyle Rekabet Kanuna aykırı hareket edip etmediğine yönelik olarak Rekabet Kurulunca bir soruşturma açılmıştı.

Bu, sadece rekabet hukuku açısından değil sektörde yaşanan haksız rekabetin de son bulması için önemli gördüğümüz bir konudur.

Yorumlar (1)
AZİZ özen 2 ay önce
Sizin saydığınız sebeplerden dolayı,D2 yetki belgesini Aracı olan taşımasıysa vermek gerekiyor,çünkü D2 kiraladıgımız şirket,fiyat belirliyor ve onlara muhtaç olduğumuz için rekabet ortamı oluşmuyor Buda halkın zararına,