banner92

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde kolaylık arayışlarını Dr. Zeki Dönmez irdeliyor

Başlığı, sakın, ‘Yönetmelik işleri gereksiz yere zorlaştırıyor’ şeklinde anlamayın ama mevcut düzenlemelerin her zaman daha iyisi, daha kolayı olabilir. Bunlar da zaman içinde aranarak bulunur. İşte size birkaç arayış ve öneri...

MEVZUAT 27.01.2022, 16:16 Taşıma Dünyası
Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde kolaylık arayışlarını Dr. Zeki Dönmez irdeliyor

Dr. Zeki DÖNMEZ

Başlığı, sakın, ‘Yönetmelik işleri gereksiz yere zorlaştırıyor’ şeklinde anlamayın ama mevcut düzenlemelerin her zaman daha iyisi, daha kolayı olabilir. Bunlar da zaman içinde aranarak bulunur. İşte size birkaç arayış ve öneri: 

Ücret tarifesi alma hakkı

Tarifeli taşımalarda ücret tarifesi hazırlanması zorunlu. 4 ayda bir bunun güncellenmesi/yenilenmesi hakkı var. Ama zorunlu değil, isteğe bağlı. Önceden en geç 1 yıl sora yeni tarife hazırlamak zorunluluğu vardı. İsteyen, zaten hakkı varken niye birde zorunluluk olsun ki? Unutanları uyandırmak için mi? Ardından gelen düzenlemeyle de çelişen bu zorunluluk şimdi kaldırıldı, iyi de oldu. 

Esneklik imkanı 

Ücret tarifelerinden yüzde 30 indirim hakkı var. 70 TL fiyat uygulayacak taşımacı, 100 TL tarife hazırlarsa hem 70 TL’yi uygulayabilir, hem de sonraki 4 ayda 70 TL uygulama fiyatını 30 TL (Yüzde 43) kadar artırabilir. Bu taşımacı, 70 TL’lik fiyatı, gerekirse 60 TL’ye düşürebilmek isterse 85 TL fiyat almalı. Böyle bir durumda 70 TL’lik fiyatı sadece 15 TL yani yüzde 21 kadar artırabilir. Bu 4 aylık sürede bu artışlar taşımacıya yeter mi? 

Yetmeme hali 

Maliyetlerde önemli değişiklikler olduğunda, Yönetmeliğe göre bu 4 aylık yenileme süresi Bakanlıkça değiştirilebilecek. Peki bu nasıl olacak? Ya Bakanlık böyle bir ihtiyaç hissedecek ya da taşımacılar böyle bir ihtiyaç duyup, düşünecek bunu Bakanlık’tan isteyecek. Her durumda Bakanlık bu düşünceleri değerlendirip bir karar verecek. Bu kararı neye göre verecek, belli değil. Diğer taraftan böyle bir karar bir defalık mı olacak, yoksa uzun süreli mi olacak, o da belli değil. Bu karar verildikten sonra yazıya dökülüp, imzalanacak ve duyurulacak. Bunlar da az bir sürede olmaz. Bu gibi ihtiyaçlar genelgelerle duyuruluyor ama bana göre genelge yerine, bu geçici düzenlemeler Bakanlık oluru ile olsa daha iyi olur. 

Otomatik sistem

Bunun yerine otomatik bir sistem bulunup Yönetmeliğe konamaz mı? Bence mümkün. İşte önerim: Ücret tarifesinin alındığı tarihten sonraki aylarda açıklanan aylık tüketici enflasyonları yani TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) toplamı yüzde 15 veya 20’yi geçtiğinde taşımacılar, yeni bir ücret tarifesi hazırlayabilsinler. 

Mevcut durum 

İçinde bulunduğumuz dönemde önemli enflasyon artışları oldu. Bunlara şimdi bir bakalım. Ekim’de yüzde 1.25, Kasım’da yüzde 2.39, Aralık’ta yüzde 3.31 ve Ocak’ta yüzde 13.58. Buna göre enflasyon toplamları Kasım’dan sonra yüzde 16.89, Ekim’den sonra yüzde 19.28 ve Eylül’den sonra da yüzde 20.53 oluyor. 

Eğer yüzde 15 enflasyon artış şartı hali seçilecek olursa hem Eylül hem Ekim hem de Kasım’da ücret tarifesi alanlar, 3 Ocak’tan itibaren yeni bir tarife alabilir. Aralık’ta alanlar ise 3 Şubat’ı bekleyecek. Şubat’ta enflasyon en az yüzde 1.42 olursa bunlar da yeni bir tarifeyi 3 Şubat’tan itibaren alabilecekler. 

Eğer yüzde 20 seçeneği gündeme gelecek olursa, 3 Ocak’tan sonra sadece Eylül ayında tarife almış olanlar 4 aya yaklaşan sürelerinin tamamlanmasını beklemeden 3 Ocak’tan itibaren tarife alabilecekler. Ekim, Kasım ve Aralık’ta alanlar 3 Şubat’ı bekleyecek. Eğer Şubat enflasyonu yüzde 6.42’den fazla çıkarsa Aralık ayında tarife alanlar bile 3 Şubat’tan itibaren yeni tarife alabilecek. 

Sonraki aylarda da bu sistem otomatik olarak devam edecek. Enflasyon yüksek olduğu sürece iki veya üç ayda bir tarife alınabilecek. Düştüğünde ise önce 3 aya sonra da 4 aya çıkacak. Yani enflasyonun düşmesine bağlı olarak normal 4 ayda bir tarife alma sistemine yine dönülecek. Bu oran yüzde 15 mi, yüzde 20 mi olacak? Bence yüzde 15 daha iyi, ama yüzde 20 de mümkün.

Ah, bayram gelse 

Bayramların ek tatil fırsatları güzeldir. Hele hafta sonu ile birleşirse daha da güzel olur. Dini bayramlarda en az 3,5 gün tatil var. Hafta sonu ile birleşirse veya birleştirilirse çok daha uzun tatil ne güzel olur. Ben emekliyim. Bana her gün bayram, ama yine de bunu önemsiyorum. 

Bayram trafiği

Uzun tatillerde artan seyahatler ek taşıt ve yolcu trafiği getirir. Tarifeli taşımaların seferleri yetmez. Bu belge sahipleri kendi imkanlarını zorlasalar da yetmez. Yasadışı/korsan taşımacıların bayram etmesi imkanı doğabilir. Bunu önlemek için mevzuatı biraz zorlamak iyi olabilir. Benim gibi kuralların tam uygulanmasını savunan bir kişinin bile böyle düşünmesi önemlidir. Ancak yine de başıboş değil, Bakanlık yetkilerinin kullanılmasıyla olacak. 

Bayram kolaylığı 

Bayramlarda kapasiteleri dolan tarifeli taşımacılara, başkalarının ek kapasitesini kullanma hakkı verilmesinin ilk örneğini çok yıllar önce hazırlayıp yazdık ve Bakanlığa gönderdik. Kabul de gördü. Sonradan her bayram bunu istedik. Erken olmasının iyi olduğunu düşünerek her bayramın epey bir süre öncesinde Bakanlığın kapısına çaldık. Şimdi de bu durum devam ediyor. Bu türden geçici düzenlemelerin genelge ile değil, Bakanlık oluru ile yapılmasının uygun olacağını bir kez daha belirteyim. 

Otomatik sistem

Bu düzenlemeler içinde belirsizlikler hep oldu, hala da var. Bunları da ele alarak otomatik bir düzenleme önerelim. Önce kapsam: 
1- Sadece B1-D1 yetki sahipleri mi, yoksa gerekirse tüm yetki belgesi sahipleri, yani B2-D2’ler de başkalarının taşıtlarından faydalanma imkanı bulabilecekler mi? Bence hepsi olmalı. 
2- B1 ve D1 sahipleri, sadece B2 ve D2 sahiplerinin araçlarını mı kullanabilecek yoksa B1 ve D1 sahiplerinin boşta kalan araçlarını da kullanabilirler mi? Bence hemen herkes başka herkesin boşta kalan aracını kullanabilmeli.
3- Bu faydalanma sadece yurtiçi taşımalarda mı olacak, yurtdışında da olabilecek mi? Yurtdışından endişe duyuluyorsa bunun yurtdışı taşımacıların araçlarını kullanabilme şeklinde olması mümkün mü? 
4- Başka belge sahiplerinin tüm araçları mı kullanılacak, yoksa sadece özmallar veya sadece sözleşmeliler mi? Özmallar söz konusu ise, asgari kapasitede olanlar da başkalarınca kullanılabilecek mi? 
5-Bu kullanım nasıl olacak? Tabii ki, sözleşmeyle. Peki, bu sözleşmeler nasıl olacak, kimle yapılacak? Tabii ki, diğer taşımacılarla yapılacak. Ama onların belgelerine kayıtlı sözleşmeli taşıtlarda farklılık gerekir mi? Bu dönemde yapılacak taşımaların sorumluluğu, bileti tanzim eden yeni işletmeci mi, sözleşmeli taşıtın kayıtlı olduğu taşımacı mı, yoksa bireysel yani sözleşmeli taşıt sahibi mi? Sorumluluk paylaşımı net mi?

Hangi tatillerde olacak?

Hangi tatillerde bu taşımalar yapılmalı? Normal hafta sonları veya hafta içine gelen bir günlük tatiller değil herhalde. Asgari 3 günlük tatil şartı yeterli olur mu? Bu durumda, hafta sonu ile birleşen 1 günlük bayram tatilleri de bunun kapsamına girer. Bana göre böyle bir ihtiyaç yok. O zaman bu sürenin dini bayram tatilleri dikkate alınarak en az 3,5 günlük tatiller için belirlenmesi yerinde olabilir, tabii ki dini bayram şartını koymadan. Cuma’ya gelen 29 Ekim tatillerinde 3,5 günlük bir tatil olabiliyor. Keza yönetimin vereceği uzatmalarla 3,5 güne çıkan başka tatiller de olabilir. O zaman 3,5 gün ifadesi yeterli. 

Faydalanma ne zaman olacak? 

Ben, tatilin resmen başlama saatinden iki gün önce bu kolaylığın başlamasından yanayım. Cuma akşamı saat 17.00’de tatil başlayacaksa Çarşamba akşamı 17.00’den itibaren yapılacak seferlerde bu taşıtlar kullanılabilsin. Cuma öğleyin tatil başlayacaksa çarşamba öğleden itibaren sistem devreye girebilir. Tatil sonrasında mesainin resmen başlamasından “iki gün sonra” denebilir. Yani tatil pazartesi akşamı bitip salı günü mesai başlıyorsa salı ve çarşamba günü bu faydalanma olacak. Ancak seferin bitişi dersek, bunun kontrolü zor olur. Onun için, “bu süreçte başlayacak seferlerde” demek daha iyidir. Böyle olduğunda bu süreyi 48 saat yerine 24 saat olarak belirlemek de yetebilir. Bu seferlerin tamamlanması zaten 48 saati bulur. 

Ve işte kural 

3,5 gün veya daha fazla süren tatillerde taşımacılar, tatilin resmen başlamasından 48 saat öncesiyle tatilin bitiminden 48 saat (24 saat) sonrası arasında başlayacak seferlerde başkalarına ait araçları sözleşmeyle kullanabilirler. Böyle bir düzenleme faydalanma esaslarıyla birlikte Yönetmeliğe konabilir, bir daha düzeltme yapılması gerekmez. Herkes önceden bilir ve buna göre hazırlanır. Bu arada ben, bunun şimdilik genelge ile düzenlenmesini daha uygun bulurum. Bu konudaki diyeceklerimiz bitmiş gibi. Ama bitmedi, bununla ilgili özel konular var. 

Taşımacının kendi taşıtlarından faydalanabilmesi

D1 belgesi bulunan bir taşımacı, kendisine ait D2 belgesine kayıtlı taşıtları da bu esnada kullanılabilecek mi? Tabii ki, evet. Başkalarınınkini kullanabilen bir taşımacı, kendi araçlarını çok daha sorunsuz bir şekilde kullanabilir. Peki nasıl?

Kendisiyle sözleşme yaparak mı? Bu komik olmaz mı? 

Yönetmeliğin 30’uncu maddesinde, ‘Yetki belgesi sahipleri yapacakları taşımacılık faaliyetlerinde sadece kendi taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtları kullanırlar’ deniliyor. Bu ifade, bir taşımacının D1 belgesiyle yapacağı taşımalarda sadece bu D1 belgesinde yazılı olan taşıtları kullanabileceği anlamında mı? Bence değil. ‘Kendi belgelerinde’ dediğine göre, kendi belgelerinden olan D2’dekilerin de kullanılabilmesi anlamı var. Bence doğru olan da bu. Öbür türlü anlaşılmasını isteseydi, ‘Yetki belgesi sahipleri, bir belgeleriyle yapacakları taşımacılık faaliyetlerinde sadece bu belgede kayıtlı taşıtlarını kullanabilirler’ derdi ve hiçbir belirsizlik kalmazdı. ‘Kendi taşıt belgelerinde’ yerine ‘bu belgede’ derdi. Buradaki hususun kendi tüm belgelerinde anlamında yorumlanması gerekmez mi? Ya da mümkün değil mi? Üstelik bu bir Yönetmelik hükmü olduğuna göre değişemez mi? Değişmemeli mi?

En azından taşımacının diğer belgelerine kayıtlı taşıtların geçici kullanımına taşıt sayısı, kullanım süresi ve bundan faydalanma sayısına ilişkin kısıtlamalar dahilinde izin verilmelidir. 

Araçların taşımacının taşıt belgesine yazılmasına evet. Bunun ötesi biraz problemli. 26’ncı maddede taşıtların sadece bir yetki belgesi eki taşıt belgesine kayıt edileceği belirtiliyor. Yani yukarıdaki örnekte ya sadece D1 ya da sadece D2 belgesine kayıt olabilecek gibi. Bunun yerine, ‘sadece bir taşımacının yetki belgeleri eki taşıt belgelerine kayıt edilir’ deseydi, bu taşıtlar hem D1 hem D2’ye kayıt ve bu belgelerle kullanım imkanına kavuşacaktı. Ya da bir taşımacının tüm belgeleri için bir taşıt belgesi olsaydı ne olurdu? Bu hususun karmaşık yanlarının olduğunu bilmiyor değilim. Her belge için asgari özmalların ayrı olacağını, her taşıt için sözleşme taşıt oranlarının olduğunu vs. tabii ki biliyorum. Peki, taşıtların farklı belgelerde verimli kullanılmasının bundan başka yolu yok mu? Bence var. Hatta aklıma 2 belki de 3 tane geldiğini söyleyebilirim. Daha önce yazdım ama tekrarlayayım. 

B ve D birleşsin

B1 belgesi olan niye ayrıca D1 belgesi alıyor? Halbuki D1’in her yapacağını B1 ile de yapamıyor mu? Bunun tek nedeni D1 belgelerinde sözleşmeli taşıt imkanının fazla olması. D1’deki sözleşmeli taşıt çalıştırma oranını B1’e de verirseniz bu taşımacılar artık D1 almaz. Aslında bu durumda D1’e gerek de kalmaz. Herkese B1 yeter. Böylece taşıtların sadece bu belgeye yazılıp tüm tarifeli taşımalarda kullanılması imkanı doğar. Üstelik bunun getirdiği bir yük de yok.

Aynı şey B2-D2 için de geçerli. Ancak D2 belgesiyle B2 belgesi arasında 15 koltukluk bir asgari taşıt farkı var. Bunu da eşitlerseniz olur, biter. Sadece B2 belgesiyle tüm tarifesiz taşımalar yapılabilir. B2 ve D2 gibi bir ayrıma da hiç gerek kalmaz. Taşıt kullanımı da kolaylaşmış olur. 

İstenilirse yurt dışı seferlerde sözleşmeli taşıt kullanımı yine sınırlandırılabilir.

Bir ve iki birleşimi 

Tarifeli taşımacılar, tarifesiz taşıma yeterliliğine zaten sahip. D1 belgesini getirene Bakanlık, sorgusuz, sualsiz D2 belgesini vermiyor mu? Demek ki, D1, D2 belgesini kapsıyor. Tersi doğru değil. Buna göre B1’e, B2’nin, D1’e, D2’nin işini yapma yetkisi verilmeli. Böyle olursa, B1 yanında B2 veya D1 yanında D2 belgesi alınmasına gerek kalmaz. Taşıtlar, B1 veya D1 belgelerine kaydedilerek her türlü taşımalarda kullanılabilir. Tabii ki sadece tarifesiz yapmak isteyenler B2 veya D2 almaya devam edebilir. Onlarda zaten, birden fazla belge gibi bir sorun olmayacaktır. Yine B1,B2, D1 ve D2 gibi 4 belge var. Ama herkese bir belge yetiyor.

Hepsi birden olamaz mı?

Yukarıdaki iki çözümü birden hayata geçirelim. B1 ile uluslararası ve yurtiçi tarifeli ve tarifesiz tüm taşımaların yapılması imkanı doğar. Yani tek belge ile tüm taşımalar yapılabilecek. Bu arada sadece turizm taşıması yapmak isteyenler ise yine B2 belgesiyle bunların tamamını yapabilecekler. Böylece taşıtların başka belgelerde veya başka taşımalarda kullanımı gibi tüm sorunlar ortadan kalkmış olur. 

Sözleşmeli taşıt kullanımı

Taşıt belgesine kayıtlı sözleşmeli taşıtların bayram/seyran taşımalarında kullanılma durumuna yukarıda biraz dikkat çekildi. Öyle veya böyle bir çözüm bulundu. Peki, bir taşıma belgesi eki taşıt belgesine kayıtlı olmayan bireysel taşıtlar ne olacak? Onlar da böylesi dönemlerde yani diğer taşıtların yetmediği dönemlerde bir taşımacıyla geçici bir sözleşme yapıp, bu dönemlerde kullanılamaz mı? Ayrıca bir taşımacının belgelerine kayıtlı olma durumu sözleşmeli taşıtlara bir üstünlük, ek bir kullanım kolaylığı sağlıyor mu? Sağlıyorsa evet, ama ben bilmiyorum. Buradan başka bir yere de varmak istiyorum. 

Bir öneri var

Sözleşmeli taşıtlar, bir taşımacıyla sözleşme yapıp onun belgelerine kaydolup sadece onun taşımalarında kullanılmak yerine istedikleri taşımacıyla geçici sözleşme yapıp sadece bu şekilde kullanılabilsinler. Bu olamaz mı? Bu öneri; ‘sözleşmeli taşıt kullanım sorunlarını toptan bitirir’ deniliyor. Ben pek emin değilim. Bu nedenle eski sistem yani sözleşmeli taşıtların taşıt belgelerine kayıtlı olarak kullanımı devam etsin, ama kayıtlı olmayanlar da geçici sözleşmelerle gerektiğinde, ihtiyaç duyulduğunda, imkanlar yetmediğinde, bir aksilik olduğunda kullanılabilsin. Başkalarının belgelerine kayıtlı sözleşmeli taşıtlar bayram dönemlerinde başkaları tarafından kullanılabiliyorsa bayram dışı dönemlerde de niye bu türden bir kapı açılmasın? 

Bu arada belirtmek isterim ki, bu yıl bayramlar hiç iyi gelmiyor. Ramazan Bayramı’nda ve Kurban Bayramı’nda uzun tatil olabilmesi için aradaki iki günün hükümet tarafından tatil edilmesi ihtiyacı var. Taşıma ve turizmde işlerin az olduğu

Mayıs ayı başlarındaki Ramazan Bayramı tatilinde böyle bir imkan herkesi memnun eder. Keza, Kurban Bayramı ile 15 Temmuz arasındaki iki günün kaldırılması tam 9,5 günlük bir fırsat yaratır ki yaz ayları için çok iyi olur. Şimdiden herkese iyi tatiller. ■

Yorumlar (0)
banner92
banner117
25
parçalı az bulutlu