Korsan taşımacığa denetimin geliştirilmesi istendi

İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Kalyoncu’nun başkanlık ettiği “Korsan Taşımacılıkla Mücadele İl İstişare Kurulu”nun ikinci toplantısında korsanla ilgili şikayetler dile getirildi. Öncelikli çözüm yolu olarak denetim süreçlerini geliştirmek olduğu vurgulandı.

18 Ekim 2019 Cuma 10:21
Bu haber 2660 kez okundu
Korsan taşımacığa denetimin geliştirilmesi istendi
Korsanla mücadele toplantısı 9 Ekim Çarşamba günü İstanbul Ulaştırma 1. Bölge Müdürlüğü’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Toplantının ana gündem konusunu uygun olmayan yolcu taşımacılığının faaliyetlerinin önlenmesi oldu. 

İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Kalyoncu’nun başkanlık ettiği toplantıya; İstanbul Ulaştırma 1. Bölge Müdürü Rüştü Akdulun ile Bölge Müdür Yardımcısı Yalçın Doğan ve sektör temsilcileri ile emniyet ve jandarmadan görevliler katıldı. 

Toplantının açılışında konuşan İstanbul Ulaştırma 1. Bölge Müdürü Rüşdü Akdulun, “Biz taşımacıların aldıkları belge türlerine göre hizmet vermelerini istiyoruz. Ancak gelinen noktada bu kuralların
aşıldığını, hatta belgesiz şekilde bu işin yapıldığını görüyoruz. İlk toplantı tanışma toplantısı oldu. Artık bugün itibariyle ne yapmamız gerektiği konusunda süreci başlatmamız gerekiyor” dedi. 
B2 ve D2 ile tarifeli taşımacılık yapılıyor

Daha sonra İstanbul Ulaştırma 1. Bölge Müdür Yardımcısı Yalçın Doğan söz aldı: “Trakya bölgesinden Beylikdüzü bölgesine, Sabiha Gökçen Havalimanı ve muhtelif noktalara B2 ve D2 belgesi ile tarifeli taşımacılık yapılıyor. Dudullu ve Aksaray bölgesinde de, özellikle terminal yetki belgesi olmadan firmaların kalkış yaptığı da tespitlerimiz arasında. Son dönemde motorsikletle yolcu taşımacılığı yapıldığı yönünde de bir tespit var. Bursa ve Gebze’den, belgesiz şekilde, 15’er kişilik minibüslerle Kapıkule hattına taşımacılık yapılıyor. Sıkıntıların giderek arttığı bir sürece koşuyor durumdayız. Firmalara belge kapsamında hizmet vermeleri yönünde bir yazı yazacağız. Firmaların U-ETDS’ye daha çok özen göstermesini istiyoruz. İhbar hattı kurulması konusunda bir talebimiz var. Denetimlerin etkinliğinin artırılması için, hızlı müdahale edebilecek bir ekip oluşturulması, araç-gereç eksikliğinin giderilmesi yönünde bir talebimiz var.” 


Asıl sıkıntı denetim
İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Kalyoncu, “Kanunla verilen yetkiler var, ancak etkin bir denetim mekanizması işlemediği sürece yönetmelikler hiçbir zaman yerine oturmuyor. Bir ihbar merkezinin kurulması önerilerimiz arasında. Valiye sunacağımız raporda bu olabilir. Burada kanunlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, bakanlıklar arası işbirliğinin geliştirilmesi gerekiyor” dedi. 


Katılımcılar görüşlerini dile getirdiler 

TOFED Genel Sekreteri Mevlüt İlgin:
İstanbul’dan, Türkiye’nin her yerine, korsan şekilde günde ortalama 450 otobüs kalkıyor. Biz bu taşımacıları sokak sokak plakalarıyla tespit edip yetkililere ulaştırdık. Korsan taşımacılığın önlenmesi noktasında mevzuat eksikliği bulunmuyor. Ancak kurumlar arasında işbirliği noktasında eksiklik var. İşte bu kurul bu eksikliği giderecek.

Korsana davetiye çıkaran çelişkiler

TOBB Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım:
Kanunlar arasındaki çelişkiler nedeniyle korsan taşımacılığa davetiye çıkarılıyor. Sektör Meclisi olarak Toplu Ulaşım Yasası çıkarılması yönünde bir çalışma başlattık. Bu yasanın acilen çıkarılması ve taşımacının hak ve sorumluluklarının düzenlenmesi çok önemli kazanımlar sağlayacaktır. 

TEM’in kullanılması 

İstanbul Özel Halk Otobüsü İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Göksel Ovacık:
Denetimlerin ve ekiplerin artırılması ve niteliğinin güncellenmesini istiyoruz. Trakya’dan İstanbul’a gelen araçların TEM’i kullanması konusunda talebimiz var. İhbar hattı kurulması doğru, ama sorunu çözmeye yetmeyecektir. 

Ceza yazmak yeterli olmuyor

TOFED Başkanı Birol Özcan:

Mahalle aralarından Bulgaristan ve Yunanistan’a yolcu taşınıyor. Ceza yazmak yeterli değil. Denetimlerde otobüslerin hangi otogardan çıktığına da bakmak gerekiyor. Ayrıca taşımacıların da UKOME’de yerini alması gerekir. Vatan Caddesi’nde, Emniyetin önünden otobüsler kalkıyor. 

D2 alımı kolaylaştı, korsan çoğaldı

İTO Meclis Üyesi ve TTDER Genel Sekreteri Mehmet Öksüz:

D2 belgesinin fiyatı 15 bin TL’ye, koltuk kapasitesi 250’den 75’e düştü, korsan bir anda büyüdü. Bir de D2 belgesinin kiralanmasının önüne geçmek gerekiyor. Herkes belge satıyor. 

İSAROD Başkan Vekili Murat Bozkurt:

2017 yılında kamu kurumları işbirliği ile denetim ekibi kuruldu. Bu ekiple birlikte çok sayıda korsan araç bağlandı. 2018 yılında bu yapılamadı. Biz yine bu tür bir çalışmanın yapılmasını istiyoruz. Okul ve servis araçlarına L serisi getirildi. Biz turizm araçlarının da acente ile yapılacak sözleşme ile camlarına yapıştırılacak karekodlu bir sistem uygulanmasını talep ediyoruz. İllerarası taşımacılık konusunda da bir belge talebimiz var. 



Nişikli Turizm sahibi Muhittin Nişikli:

İstanbul’da özellikle Emniyet Garajı denilen yerde 25 yıldır faaliyet gösteriliyor, benim orada da şubem var. O otogarda hiçbir şekilde denetim yapılmıyor, taşınan yolcu kim belli değil, otobüste eksik var mı belli değil. Buranın belgesi yok, uzatılıyor dediler. Biz bir otobüs çıkışı için 80 dolar para ödüyoruz, bunun yanında 1500 TL kira da ödüyoruz. Burası İstanbul’a yakışmıyor. Bulgar plakalı VIP araçlarla yolcu taşınıyor. Bunların yüzde 70’i Hamzabeyli Sınır Kapısı’nı, yüzde 30’unu Dereköy Sınır Kapısı’nı kullanıyor. Burada alınan kararların net ve kalıcı olmasını talep ediyoruz.

İstanbul Ulaştırma 1. Bölge Müdür Yardımcısı Yalçın Doğan: Emniyet Garajı’nın T1 yetkisi var. 80 dolar ücret alındığına yönelik bir bilgilendirme bugüne kadar yapmadınız. Haziran ve Ağustos aylarında haftada iki gün o otogarda denetimler yaptık. 

TOFED Genel Başkanı Birol Özcan:

“Evet oranın belgesi var. Muhittin Bey eksik söyledi; 80 dolar değil 130 dolar alınıyor. Bizi 3’üncü köprüye zorlarken Aksaray’ın merkezinden otobüs kalkışına izin verilmesini kabul etmiyoruz. Bunu defalarca Bakanlığa ilettik. O garajdan 130 dolar alındığını emniyet de biliyor. 

TOBB Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım:

O otogarın arkasında hangi güçler var. 20 yıldır o otogarın oradan kaldırılıp Büyük İstanbul Otogarı’na taşınması noktasında mücadele ettik. Ancak bir çözüm bulunmadı. 



Pamukkale Turizm İstanbul Bölge Müdürü Resul Kılınç:

En büyük sorunumuz artık Trakya hatlarına yolcu bulamamamızdır. Çünkü yolcuların tercihi Yenibosna üzerinden metrobüse gelen araçlar oldu. Biz, İstanbul Otogarı’ndan kalkan bir şoförümüzün eksikleri varsa çıkış alamıyoruz. 1 milyon 700 bin TL araç yatırımı yapıyoruz, onların araç yatırımı 150 bin TL’yi geçmiyor. Onlar ayda 22 bin TL para kazanıyor, biz zarar ediyoruz. Trakya sıralarını kapatma noktasına geldik.

Çanakkale Truva Turizm İstanbul Bölge Müdürü Bahtiyar Yenginoğlu:

Biz de Resul Bey ile aynı dertten mustaribiz, hatta iki firmamızı kapattık bu yüzden. Gelibolu’dan, Çanakkale’den seferler yapılıyor, Şehremini’ye kadar geliyorlar, biz D1 belgeli firmamızı kapattık bunlar yüzünden. 



İTO 22. Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ahmet Karakış:

Fabrika ve okul servisleri yapıyoruz. Personelde çok korsan yok, okullarda azalmakla beraber korsan var. Yönetmelik ve yönergeler arasında çelişkiler var. 



İstanbul UKOME Temsilcisi ve İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu:  
Hep sorunları hep dile getiriyoruz ama maalesef bir adım yol alamıyoruz. Korsan denetim işidır, korsan yönetmelik işidir. İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü hariç korsan konusunda hiçbir paydaşımız, hiçbir kurum samimi değil. İstanbul Ulaştırma Bölge Müdür Yardımcısı Sayın Yalçın Doğan bu konuda çok gayretli. Ama nereye kadar gayret yetebilir, çırpınıyor ama korsan hala devam ediyor. Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nün ve emniyet müdürlüğünün denetim ekibi az. Devleti temsilen valimiz burada, bakanlığımız burada ama bir yol alamıyoruz. Biz gerçekten çok mağduruz. UBER belası 4 yıldır ülkemizde var. UBER bugün taksiciliğin korsanı, yarın otobüsçünün, öbür gün turizmcinin korsanı. Yıllarca bunu haykırdık, ama maalesef yanımızda kimseyi göremedik. Sadece taksicinin sorunuymuş gibi bizi hedef gösterdiler. Biz bütün kurumlardan bu konuda hassasiyetli bir duruş bekliyoruz. Bizim Kasımpaşa, Kadıköy otoparkında sapsarı papatya gibi taksiler korsandan bağlanmış durumda. Bizi nasıl korsana sokuyorlar anlamıyoruz ama belge eksikliğinden dolayı korsanız.. Ne kadar uygun bilmiyoruz ama buna da itiraz etmiyoruz. Eksiklik yapılmışsa bağlayın. Denetim olmadan kaliteli hizmet olmaz. TÜRSAB’ gelelim. Belge satılıyor. 2 bin 500 TL’ye. Belge alınıyorsa o hakiki meslek erbabına verilir ve denetim yapılır. D2 belgesine 2 bin 500 TL’ye kaydettirip o belge ile hem taksicilik, hem servisçilik, hem turizmcilik yapılıyor. Böyle bir şey olmaz. Bizde bu konuda mağduruz, en çok mağdur olan biziz. Bir adım atılması şart. Çok gecikmiş adımlar var. Herkes kendi işini yapmalı. Belgeyi Bakanlık verir, devletin haricinde bir STK niye belge verir. TÜRSAB hep duygusal bakıyor. Döviz getiriyoruz diyerek..Sanki bizim hiç katkımız yok. Devletin haricinde kimse belge vermesin. Eğer böyle devam edilirse 30 yıl daha korsanı konuşuruz.

TÜRSAB Karayolu Ulaştırma, Taşımacılık İhtisas Başkanı Taşkın Arık:

10 bin 800 acenteyi temsil ediyoruz. Ülke turizminin tanıtımına harcanan para 2,5 milyar Euro; ancak 9+1 sorunu nedeniyle acenteler iş yapamaz hale geldi. Belediyelerin turizm yol belgesini bir an önce vermesini bekliyoruz. Denetimlerin TÜRSAB yetkilileri ile birlikte yapılması konusunda talebimiz var. Yapılan yanlış bir işlem Türk turizmine zarar veriyor. 



İstanbul Otogarı Genel Müdürü Fahrettin Beşli:

Biz otogar dışından kalkan firma yetkilileri ile birebir görüşeceğiz ve neden otogarı kullanmadıklarını sorarak, onları da otogarı kullanmaya teşvik edeceğiz. Böyle 2-3 saatlik toplantılarla bütün sorunlara değinemeyiz. Bu nedenle, gerekirse 2-3 gün sürecek kapsamlı bir çalıştay için çalışmalara başladık. 

Sivil Trafik Denetleme Şube Müdürü Yusuf Kaya:

Turizm taşımacılığı tanımı daha kapsamlı şekillendirilirse, transferin ne olduğu, nasıl yapılacağı bu sorunun çözümüne katkı sağlar. Paket tur kapsamında gelen turist havalimanından otele, yemeğe veya toplantısına taşınır ve ancak İstanbul’a gelen herhangi bir turistin havaalanından otele götürülmesi ile süreç bitmiş sayılır. Artık onu yemeğe veya Kapalıçarşı’ya götürmek mümkün değil. Buna turizm taşımacılığı diyemezsiniz. ■



    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 13 Kasım 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 13 Kasım 2019 Manşeti
Arşiv