Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Şerafettin Aras, 22 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın açıklamasında, Türk uluslararası karayolu taşımacılığı sektörünün Avrupa ülkelerinde karşılaştığı vize, kalış süresi ve sınır geçiş sorunlarını değerlendirdi.

Schengen Bölgesi'nin genişlemesine rağmen profesyonel sürücülere uygulanan 90/180 gün kuralının değişmediğini belirten Aras, bu durumun yalnızca Türk taşımacılarını değil, Avrupa'nın üretim ve tedarik zincirlerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

UND'nin başlattığı çalışma kapsamında yalnızca bir günde 150 sürücünün derneğe başvurduğunu açıklayan Aras, sürücülerin geri gönderilmesine ilişkin resmî tutanakların da UND'ye ulaştığını söyledi.

Almanya, İtalya, Bulgaristan ve Hırvatistan'dan bildirimler aldıklarını belirten Aras, bazı sürücülerin geri gönderildiğini, bazıları hakkında ise yeniden giriş yasağı uygulandığını ifade etti.

Giriş yasaklarının sürücülerin mesleki yaşamlarını ve ailelerinin geçimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Aras, firmaların yeni sürücü bulmak zorunda kaldığını, araçların ve yüklerin beklediğini, teslimatların geciktiğini söyledi.

Bu durumun ilave maliyetlere yol açtığını, taşıma sözleşmelerini tehlikeye attığını ve ihracatçıların tahsilatlarını geciktirdiğini belirten Aras, “Geri gönderdiğiniz sürücünün ekonomik etkisi, sınır kapısında bitmiyor” dedi.

Schengen üç kat büyüdü, sürücünün kalış hakkı değişmedi

Schengen uygulamasının 1995 yılında yedi ülkeyle başladığını ve yaklaşık 1,6 milyon kilometrekarelik alanı kapsadığını hatırlatan Aras, bugün 29 ülkeye ve yaklaşık 4,5 milyon kilometrekarelik alana ulaşıldığını belirtti.

Bulgaristan ve Romanya'nın da Schengen'e katılmasıyla bu ülkelerde geçirilen sürelerin aynı kalış hakkından düşüldüğüne dikkat çeken Aras, şöyle konuştu: Schengen Bölgesi büyüdü. Ancak bu coğrafyanın yükünü taşıyan sürücünün hareket imkânı daraldı. Alan neredeyse üç katına çıktı. Sürücünün önündeki 90/180 gün engeli yerinde kaldı. Schengen içinde yükleme yaparken süre işliyor. Boşaltma beklerken süre işliyor. Zorunlu dinlenmesini yaparken süre işliyor. Sonra sürücüye, ‘Kalış hakkın doldu. Yeni sefere çıkamazsın’ deniliyor.”

Profesyonel sürücüler için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Aras, sürücünün sınırdan geçememesi durumunda yükün de teslim edilemeyeceğini ifade etti.

Türkiye-AB ticareti 217,6 milyar avroya ulaştı

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaretin büyüklüğüne dikkat çeken Aras, 2025 yılında karşılıklı mal ticaretinin 217,6 milyar avroya ulaştığını açıkladı. Türkiye'nin ihracatının yüzde 42,7'sinin AB ülkelerine gerçekleştirildiğini belirten Aras, aynı yıl AB'nin Türkiye'ye 114,3 milyar avroluk mal sattığını, Türkiye'den ise 103,3 milyar avroluk mal aldığını söyledi.

Türkiye'nin AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatan Aras, Avrupa sermayeli şirketlerin Türkiye'deki üretim faaliyetlerine de dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre AB yatırımlarının 2025 yılında Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,5'ini gerçekleştirdiğini ifade eden Aras, şunları söyledi: “Türkiye'den çıkan bir TIR, bir Avrupa şirketinin Türkiye'de ürettiği malı taşıyor olabilir. Avrupa'daki aynı grubun fabrikasına parça götürüyor olabilir. Böyle bir durumda Avrupa, kendi şirketinin malını getiren TIR'ı kendi kapısından geri çevirmiş oluyor. Kendi yatırımcısının üretimi bekliyor. Kendi fabrikasının siparişi gecikiyor. Kendi şirketinin maliyeti artıyor.”

Avrupa'ya 1 milyon seferde 72,3 milyar dolarlık ihracat

Aras, 2025 yılında Türkiye'den Avrupa'ya karayoluyla yaklaşık 1 milyon ihracat seferi gerçekleştirildiğini, bu seferlerde yaklaşık 72,3 milyar dolarlık ihracat yükü taşındığını açıkladı. Uluslararası karayolu taşımacılığının sürücüler olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Aras, şöyle konuştu: “Her seferin direksiyonunda bir insan vardı. O insanın emeği vardı. Mesleki bilgisi vardı. Teslimat sorumluluğu vardı. Karayoluyla yürüyen bu ticaretin belkemiği sürücülerimizdir. TIR, sürücüsü ve yüküyle ayrılmaz bir bütündür.”

Gümrük Birliği kapsamında malların serbest dolaşımının sağlanmasına rağmen sürücülerin hareketinin kısıtlanmasının ticaretin önünde fiilî engel oluşturduğunu belirten Aras, “Gümrük Birliği kapsamındaki malın dolaşımını serbest bırakıp, onu taşıyan sürücüyü durduramazsınız” dedi.

Avrupa'nın araçlarını alıyoruz, mallarını taşıyoruz

Avrupa'daki ticari araç üreticilerine de seslenen Aras, Türk taşımacılık sektörünün Avrupa sanayisine önemli katkı sağladığını söyledi. Almanya'da Mercedes-Benz ve MAN, Hollanda'da DAF, İsveç'te Volvo ve Scania, Fransa'da Renault Trucks, İspanya'da IVECO markalarının üretim yaptığını hatırlatan Aras, şu ifadeleri kullandı: “Biz bu araçları satın alıyor; sizin fabrikalarınıza sipariş veriyor, sizin sanayinize ve istihdamınıza katkı sağlıyoruz. Sizin araçlarınızla, sizin Türkiye'deki yatırımlarınızın ürettiği malları, sizin ülkenize, sizin fabrikanıza, sizin tüketicinize taşıyoruz.” Aras, Avrupa'daki üretim hatlarının ihtiyaç duyduğu parçaları taşıyan Türk sürücülerinin vize ve kalış süresi engelleriyle karşılaşmasının ekonomik iş birliğiyle bağdaşmadığını ifade etti.

Avrupa'da 502 bin TIR sürücüsü açığı var

Avrupa'daki sürücü açığına da değinen Aras, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği'nin (IRU) 2026 yılında yayımladığı 2025 araştırmasına göre Avrupa'da yaklaşık 502 bin TIR sürücüsü pozisyonunun doldurulamadığını açıkladı.

Araştırmaya katılan Avrupalı taşımacıların yaklaşık üçte ikisinin yeterli sürücü bulamadıkları için yeni sözleşmeleri reddettiklerini belirten Aras, 2030 yılına kadar yaklaşık 660 bin 500 sürücünün emekli olmasının beklendiğini söyledi.

Aras, “Avrupa sürücü arıyor. Çalışan Türk sürücüsü sınırdan geri çevriliyor. Bu uygulama, mevcut sürücü krizini ağırlaştırıyor. Taşıma kapasitesini azaltıyor. Tedarik zincirini aksatıyor” dedi.

Gıda ve ilaç taşımacılığında risk büyüyor

Sınır geçişlerinde yaşanan sorunların özellikle gıda ve ilaç taşımacılığında ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Aras, bekleme sürelerinin ürünlerin raf ömrünü ve taşıma koşullarını etkileyebileceğini söyledi. İlaç sevkiyatındaki gecikmelerin hastane ve eczanelerin tedarikini aksatabileceğini belirten Aras, sıcaklığa duyarlı ürünlerde plansız bekleme ve aktarmaların ürün kalitesini tehlikeye atabileceğini ifade etti. Aras, “Sürücüsü geri çevrilen bir TIR'ın dorsesinde, bir hastanın beklediği ilaç da bulunabilir” dedi.

Pilotlara ve gemi adamlarına tanınan kolaylıklar sürücülere de sağlanmalı

Avrupa mevzuatında pilotlar ve gemi adamları için mesleki görevleri kapsamında belirli şartlarla özel kolaylıklar öngörüldüğünü hatırlatan Aras, benzer bir yaklaşımın profesyonel TIR sürücülerine de uygulanmasını istedi. Sürücülerin mesleki faaliyetlerinin taşıma ve gümrük belgeleriyle doğrulanabileceğini belirten Aras, uluslararası taşımacılığın teslimat ve dönüş esasına dayandığını vurguladı. Aras, “Uçağın görevini yapabilmesi için pilota ihtiyaç var. Geminin yoluna devam edebilmesi için gemi adamına ihtiyaç var. TIR'ın yükünü teslim edebilmesi için de sürücüye ihtiyaç var. TIR sürücüsü turist değildir. Mesleğini yapabilmesi için gereken hareket imkânını istiyoruz” diye konuştu.

Pandemide taşımayı sürdürdüler, afetlerde yardıma koştular

Pandemi döneminde seyahatlerin kısıtlanmasına rağmen TIR sürücülerinin gıda, sağlık malzemesi ve temel ihtiyaçların taşınmasını sürdürdüğünü hatırlatan Aras, Avrupa Komisyonu'nun da tedarik zincirlerinin devamı için yeşil hat uygulamasını önerdiğini söyledi. Türk taşımacılarının afet dönemlerinde de önemli görevler üstlendiğini belirten Aras, 2020 yılı sonunda Hırvatistan'da meydana gelen depremin ardından AFAD'ın 100 yaşam konteynerinin UND katkısıyla 50 TIR'lık yardım konvoyuyla taşındığını hatırlattı. Aras, “Afet gününde hayatı ayakta tutan taşımacılık, normal günlerde ekonomiyi ayakta tutuyor. Sürücünün önemini görmek için yeni bir kriz beklemeyin” dedi.

Oregon, yeni teknoloji üssü ile hizmet standartlarını zirveye taşıyor
Oregon, yeni teknoloji üssü ile hizmet standartlarını zirveye taşıyor
İçeriği Görüntüle

Avrupa Komisyonu da yeni düzenleme ihtiyacını kabul etti

Avrupa Komisyonu'nun 29 Ocak 2026 tarihli Vize Politikası Stratejisi'ne dikkat çeken Aras, bu belgede TIR sürücülerinin 90 günün ötesinde hareketliliğe ihtiyaç duyabileceklerinin kabul edildiğini ve yeni hukuki çözümlerin gündeme alındığını söyledi. Bu yaklaşımın somut mevzuat değişikliğine dönüşmesi gerektiğini belirten Aras, profesyonel sürücülere yönelik düzenlemenin bütün Schengen ülkelerinde geçerli olmasını istedi.

UND'den Avrupa Birliği'ne dört temel talep

UND Başkanı Şerafettin Aras, Avrupa Birliği'nden beklentilerini şöyle sıraladı:

- Profesyonel TIR sürücülerinin mesleki faaliyetlerini 90/180 gün sınırlamasından kurtaracak ve bütün Schengen ülkelerinde geçerli olacak ortak mevzuat hazırlanması.

- Uzun süreli ve çok girişli vizelere hızlı erişim sağlanması ve mesleğin gerektirdiği kalış hakkının tanınması.

- Kalış süresi nedeniyle sürücülerin Avrupa hattında çalışmasını engelleyen giriş yasaklarının kaldırılması.

- Bulgaristan ve Yunanistan sınır kapılarının kapasitelerinin artırılarak günler süren TIR kuyruklarının sona erdirilmesi.

“Sürücünün yolunu açın, ticaretin önünü açın”

Avrupa iş dünyasına da çağrıda bulunan Aras, sınır geçişleri ve sürücülerin hareketliliği konusunda yaşanan sorunların Avrupa'nın kendi tedarik zincirlerine zarar verdiğini belirtti.

Sorunların devam etmesi durumunda teslimatların gecikeceğini, üretimin aksayacağını ve maliyetlerin artacağını vurgulayan Aras, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu araçlarda sizin siparişleriniz var. Türkiye'deki yatırımlarınızın ürünleri var. Fabrikalarınızın ihtiyaçları var. Kendi tedarik zincirinize sahip çıkın. Bu engeller devam ederse yükler yerine zamanında ulaşmayacak. Üretim aksayacak. Maliyetler artacak. Türkiye kaybedecek. Avrupa Birliği de kaybedecek. Bu iş böyle devam edemez. Sürücünün yolunu açın. Ticaretin önünü