İBB Başkanı İmamoğlu'na Mektup

İstanbul'da Ulaşım ve Trafik en önemli sorun: Raylı sistemler, denizyolu ve havayolu ile toplu taşıma yapılması esastır. Ancak gerek kentiçinde gerekse uzak mesafelerde, bunların yanı sıra karayolu taşımacılığından ve otobüslerden faydalanılması vazgeçilemez zorunluluktur.

15 Temmuz 2019 Pazartesi 09:44
Bu haber 3612 kez okundu
İBB Başkanı İmamoğlu'na Mektup
Yapılan yerel seçimlerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yönetecek Başkan ve Belediye Meclis Üyeleri belirlendi.

Karayolu taşımacılığıyla ilgili bir yayın organı olarak bizde kendi sorumluluğumuz çerçevesinde alanımızla ilgili konularda görüş ve önerilerimizi sunmak istiyoruz. Öncelikle tüm yeni yönetimi kutlamak ve başarı dileklerimizi sunmak isteriz.

Aslında seçilmekle İstanbul’un çözüm bekleyen sorunlarının çözümüne talip olduklarını ve bunun sorumluluğunu üstlendiklerini belirtmek isteriz. 

KENTİÇİ TAŞIMALAR

İstanbul’un çözüm bekleyen sorunlarının önde gelenlerinden birisinin belki de en önemlisinin ulaşım/ trafik olduğunu düşünüyoruz. Bunun çözümünde uzman kişilerden faydalanmanızı beklemekle birlikte, biz de bazı bilgi gözlem ve önerilerimizi paylaşmak istiyoruz. 

Toplu taşıma 

Şehirlerin denizyolu imkanı olup olmadığına göre biraz değişse de çözümün özünde, toplu taşıma olduğu biliniyor. Tabii, özellikle de yoğun yapılaşma alanlarında çözüm yeraltından giden raylı sistemlere dayanıyor. Şüphesiz ki, buna önem verilecek ve bu zaten beyan da edildi. 

Raylı sistemler 

İstanbul’da yapımı epey ilerlemiş, henüz başlamış veya tasarım aşamalarında önemli sayıda raylı sistem projesi var. Bunları değerlendirip elemek veya yenilerini eklemek hakkınız ve göreviniz. Kaynakların sınırlılığını da düşünerek bitirilmesi gecikecek çok sayıda projeyi gösteriş amaçlı olarak aynı anda başlatıp sürdürmek yerine, kullanılan kaynakların getirisinin daha kısa sürede alınacağı sayıda projeye kaynak ayırmanızı öneririz. Bazı projeleri sonraki yıllarda devreye alarak uygulamak çok daha iyi bir yaklaşım olacaktır. 

Karayolu taşımacılığı

Kaynakları geniş, deniz ulaşım imkanı bulunan, ulaşım altyapısı gelişmiş pek çok ülkede bile üç-dört şeritli karayollarının yetmediğini, tıkanmalar yaşandığını görüyoruz. Pek hoşlanılmasa bile özel taşıt kullanım tercihini kabul etmek gerekiyor. Bunu azaltmanın yolu toplu taşımaysa da bunun önlemeye yetmediği aşikar. İmkan olan yerlerde yeni projelerle bu alanı geliştirmek kaçınılmazdır. 
Bu arada karayolu toplu ulaşım araçları olan otobüslerle raylı sistemin ve deniz ulaşımının boşluklarını doldurmak kaçınılmaz gerekliliktir. Yerine göre büyük ve küçük otobüsler ihtiyaç analizine göre kullanılmalı. Küçük otobüs olarak görebileceğimiz özel işletimli hatlı minibüsler de önemli, ama artık bunlar gözden geçirilmeli. Yine sekiz yolcu kapasiteli taksi dolmuşların önemini ve kullananlara verdiği memnuniyeti de hatırlatmak isteriz.

Etkin taşıt kullanımı 

Yeni otobüslerin temini zaman ve kaynak meselesidir. Öncelikle mevcut otobüslerin kullanımını sağlayınız. Gereksiz açılmış veya zamanla gereksizleşmiş hatları ve otobüslerin toplu ulaşım dışı amaçlarla kullanımını gözden geçiriniz. Gerektiğinde özel sektör araçlarını toplu taşımada kullanmaktan çekinmeyiniz ve bu konuda ön yargılı olmayınız. Zaten özel sektör eliyle hizmet veren taksi, servis aracı, turizm/etkinlik aracı gibi çok sayıda taşıt bulunuyor. Toplu taşımanın 2/3 gibi önemli bir kısmını özel taşıtlar sağlıyor. Taşımacılık yoluyla hak ettikleri kazancı sağlamaları önemli, ama rant yoluyla kazanç arzularına teslim olmayınız. 

Bu türden taşımacılık yapmak herkese açık, herkesin hakkı olan bir alandır. Kaynak israfını azaltmak amaçlı olarak araç sayılarına tahdit getirilse bile bunların rant amaçlı olarak devrine imkan vermeyiniz. Kendilerinin ücretsiz edindikleri hakkı başkalarının onlara ücret ödeyerek kullanmaları açık bir haksızlıktır. Onlar da bu hakkı ücret ödemeden kullanabilmelidir. Taşımacılıktan çekilme veya artan talepler yoluyla oluşacak ihtiyaçlar yeni taşıma taliplileri tarafından ücretsiz belgelerle karşılanabilsin.

Ranta hayır

Karayolu taşıma mevzuatına göre verilen her türlü yolcu ve yük taşıma belgesinde herhangi bir tahdit olmadığı gibi bunların rant amaçlı devri de mümkün değildir. 
Araç sayılarına getirilen sınırlamaların ihtiyaç yanında düşük olması, plaka devrinin rantını arttırdığı gibi taşıma hizmetlerinde rekabeti tümden ortadan kaldırarak halkın bu hizmetlerden faydalanmasını pahalılaştırmaktadır. İstanbul’da bir taksiye ödenen ücretin yüzde 20’si araç hariç plaka sahibine ödenmektedir. Araçta dahil olduğunda bu oran alınan ücretin 1/3’üne ulaşmaktadır. Bunları araştırınız ve halkın üzerine binen yükü artıracak taleplere boyun eğmeyiniz. 

Sosyal devlet

Devlet engelli, yaşlı, güçsüz, işsiz ve benzeri özellikli bireylere çeşitli imkanlar sunuyor.  Bunlar sosyal devletin görevleri. Bunun bir yükü de tabiî ki var. Bu yükü karşılaması gereken devlet veya zaman zaman da belediyedir. Bunu özel işletimli toplu taşıma araçlarına yüklemek uygun ve doğru değildir. Onlara aktarılan yükün bedeli de zamanında ve yeterli biçimde ödenmelidir.  

Yolların etkin kullanımı

Yolların uzunluk ve şerit sayısının yeterliliği yanında mevcut kapasiteden etkin faydalanılması da çok önemli. Pek çok noktadaki yetersizlik veya tıkanlığın ana nedenlerinden birinin rastgele durma veya park etme olduğu bilinmektedir. Toplu taşıma araçlarının duraklarının işgali yoluyla hizmetin aksatılması da buna dahildir. Bu alanda yetkinin trafikten sorumlu emniyet birimlerinde olduğu bilinmekte ise de girişim ve işbirliği ile bunun çözümü veya azaltılması mümkündür. Bunu önlemede uygun yerlerde, uygun ücretli otopark gerektiği bir gerçektir. Ancak, “otopark yok” gerekçesine fazlaca itibar edilmemeli, kamusal çıkarlar öncelikli olmalıdır. Uygun yerde hatta ücretsiz otopark varken dahi rastgele park alışkanlıkları ülkemizin gerçeğidir. 

Haklara saygı

Karayolu alanında tüm hak ve hukuk kurallarına dikkat edilmesi kaçınılmaz olmalıdır. Pratik akıl gibi görünen gerekçelerle hak ihlalleri yapılmamalıdır. Bunu bir örnekle açıklamak istiyoruz: Servis ve turizm/etkinlik taşımalarında her kapasitede otobüsten faydalanılabiliyor. Sürücüsü dahil 10 ve üstü koltuk kapasiteli tüm araçlar otobüs sayılıyor. Bu sayı 9 olduğunda araç otomobil kabul ediliyor. Otomobil cinsinden ticari taşıtların yani taksilerin Uber yapısı içinde çalışmasının önlenmesi amaçlı olarak, 10-13 kapasiteli otobüslerin Uber kapsamında çalışma potansiyeli olabileceği varsayımıyla bunlara turizm/etkinlik çalışma imkanı veya belgesi verilmemektedir. Bir taşıtın suçlu olarak kullanılabileceği ihtimaliyle bu kapasitedeki taşıtlara yapılmış olan yatırımlar değerlendirilememekte ve atıl olarak bekletilmektedir. Hukuksuzluğun önlenmesi gerekçesiyle dahi kimseye böylesine haksız bir işlem yapılmamalıdır. 

ŞEHİRLERARASI HATLI TAŞIMALAR

Belediyenin ana konuları dışında görülebilecek bu taşımalar, belediyeyi iki yönüyle ilgilendirmektedir. Öyle ki, bu ilgi konuları bu türden taşımacılar açısından çok önemlidir: Otobüs terminalleri ve köprü geçiş düzenlemeleri.


1 - Otobüs terminalleri 
Karayolu taşıma mevzuatına göre şehirlerarası otobüs seferlerinde tüm indirme/bindirmeler, özellikle de kalkış ve varışlar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetki belgesine sahip terminallerden yapılmak zorundadır. Yine bu mevzuata göre herkesin izin alarak terminal yapıp, işletmesi mümkün görülse de belediye ve imar mevzuatı gereği terminal konusunda belediyeler belirleyicidir. 
Şehirlerarası (illerarası) yolcu taşımalarında terminallerin yeri, sayısı ve işleteninin durumu gibi hususlar yolcu talebine, maliyetlere ve taşıma ücretlerine olumsuz etki yapıp başarıyı çok etkileyebilmektedir. Bu nedenle uygun yerlerde yeterli sayı ve kapasitede terminal yapılması, bunların belediye veya iştiraklerince işletilmesi önem taşıyor. Halen İstanbul’da Esenler-Bayrampaşa bölgesinde, mülkiyeti belediyeye ait ancak yapım sözleşmesi gereği bugüne kadar özel sektörce işletilen, taşıma mevzuatına uygun tek bir aktif ana terminal bulunuyor. Tüm yolcuların buradan hareket etme zorunluluğu taşımacılara, yolculara ve şehir trafiğine ağır bedeller ödetiyor. Bu nedenle İstanbul’da yeni terminaller yapılarak yetersizliğin giderilmesi gerekiyor. 

Bu alanda en büyük eksiklik Anadolu yakasında bir terminal bulunmaması şeklinde karşımıza çıkıyor. Merkezi sayılabilecek, mevcut ve yapılmakta olan raylı sistemlerle erişilebilecek bir noktada uygun kapasitede bir terminal yapımı bu alandaki yükleri çok hafifletebilecektir. Pekçok otobüs bu sayede Avrupa yakasına geçmeden sefer düzenleyebilecektir. Anadolu yakasının önemli nüfusu yanında raylı sistemlerle buraya erişme imkanı bunu öne çıkartmaktadır. 

Yeni terminal düzeni 

Bayrampaşa-Esenler bölgesindeki terminalin özel sektörce işletme süresi 2019 Mayıs itibariyle bitme noktasına gelmiştir. Buranın artık aynı amaçla kullanılmasının düşünülmediği beyanları dikkate alınarak, yeni bir terminal düzenine mutlaka geçilmelidir. Terminallerin şehrin çok içinde olmasının olumsuzlukları yanında şehrin çok dışına atılmalarının getireceği yükler birlikte düşünülerek, yer seçimlerinin ve terminal sayılarının belirlenmesi gerekiyor. Bu kapsamda, halen mevcut olup raylı sistem düzenlemeleriyle erişilebilirliği artan Alibeyköy Terminali’nin yeni düzenlemelerle hizmetini sürdürmesi ve belirli bir terminal düzeni oluşturuluncaya kadar Bayrampaşa-Esenler’deki terminalin faaliyetine devam etmesine izin verilmesi bir gereklilik gibidir. 

Terminallerin işletilmesi

Çeşitli şehirlerdeki özel sektör işletimlerinden elde edilen sonuçlar; artan yazıhane kiraları, yüksek çıkış ve park ücretleri, yetersiz hizmetler, yolcu haklarının uygulanmaması gibi sorunları karşımıza çıkarmaktadır. Bu nedenle belediye mülkiyetindeki terminallerin mutlaka belediye veya iştiraklerince işletilmesi benimsenmelidir.

Terminallere yönelik taşımalar 

Mevcut ve yapılan raylı sistem hatlarına paralel otobüs ve minibüs hatları gözden geçirilerek azaltılması, bunların taşıtlarının raylı sistemlere dikey yönde oluşturulacak hatlara kaydırılması kapsamında terminallere yönelik ücretli ve ücretsiz taşıma araçları da değerlendirmeye alınmalı ve gereksiz olanlara izin verilmemelidir. Bunun yerine raylı sistem bulunmayan semtlerle otobüs terminalleri arasındaki taşımaların toplu taşıma araçlarıyla yapılması, özellikle de sayıları artabilecek terminaller arasında toplu taşıma sistemi tesis edilmesi önemli noktalar olarak akla gelmektedir.
Mevcut durumda, İstanbul’un iki yakası arasında ulaşımı sağlayan köprüler, her ne kadar karayolları yetki alanında görünse de bu kurum, köprü ücretlerini kendisi belirlemekle birlikte taşıtların köprü kullanımlarında İstanbul UKOME’nin kararlarını esas almaktadır. 


2 - Köprü geçişleri

Yürürlükteki UKOME kararına göre her türlü yolcu taşıtları ile belirli sınıflardaki (1 ve 2’nci sınıf) yük taşıtları birinci ve ikinci Boğaz köprülerini kullanma imkanına sahipken sadece illerarası otobüslerden tarifeli olanlar bu haktan mahrumdurlar. Bunu adalet ve toplu taşıma anlayışı açısından kabul etmek mümkün görülememektedir. Günde ortalama 1000 dolayındaki bu otobüslerin Yavuz Sultan Selim Köprüsünü kullanma zorunluluğu kaldırılarak Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş imkanı verilmesi bir hakkın teslimi olacaktır. Bu sayede, bu otobüslerin süre ve maliyet yükleri azalacak, yolcular açısından daha tercih edilir olacaklardır. 

Bu konuda iki hususa daha dikkat çekmek isteriz.

Raylı sistem bağlantısı

Anadolu ve Avrupa yakaları arasındaki raylı sistem bağlantısı sonrasında iki yaka arasındaki taşıt trafiğinde önemli azalmalar olduğu duyulmaktadır. Bu ve benzeri hususlar da değerlendirilerek şehirlerarası tarifeli otobüslerin durumu dahil yeni bir UKOME kararı uygun olabilir. 
Öte yandan, halen kısmen hizmet veren Kuzey Marmara Otoyolu’nun tamamlanması sonrasında üç köprü ve üç ana yolun (E5, TEM ve Kuzey Marmara) kullanım planları yapılarak köprü geçiş ve terminal düzenlemelerinin bunlara uyumlu konumlandırılması yoluna gidilmelidir. 

Otobüsler önemlidir 

Daha güvenli ve daha kaliteli hizmet özellikleri nedeniyle demiryolu, havayolu ve denizyolunun öne çıkartılmak istenmesi belli ölçüde anlaşılabilirdir. Ancak insanların bunlara yönlendirilmesi amacıyla; otobüs taşımacılığının terminal, yol ve köprü kullanımlarıyla adeta cezalandırılarak geriye bırakılmak istenmesi üzerinde durulmalıdır. Bazıları, gelişmiş ülkelerde durumun böyle olduğunu ve karayollarında çok az sayıda otobüs bulunduğunu öne sürmektedirler. Öyle ise otobüs bulunmayan illerarası yollarda trafik yoğunluğu çok düşük olmalıdır. Halbuki hiç de öyle değil. Tam tersine, bu yollarda eksilen otobüslerin yolcularının önemli bir kısmının diğer taşıma modlarına gitmek yerine özel otomobille seyahate yöneldiklerine dikkat edilmelidir. Geriletilecek otobüs taşımacılığının sonucu artan özel araç kullanımı, artan yol yoğunluğu ve artan kazalar şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu nedenle otobüs taşımacılığını engellemek yerine teşvik etmek ülkemiz koşullarında doğru bir tercih olacaktır. 


Toplu taşıma çözümdür

Ulaşım ve trafik sorunlarının çözümünün toplu taşımadan geçtiğinde hemen herkes hemfikirdir. Ancak otobüsleri toplu taşıma aracı olarak görmekten kaçınılmaktadır. Sadece raylı sistem savunuculuğunun çözüm olmadığı görülmektedir. Toplu taşıma uzmanlığı yapanlar dahi kentiçi ulaşımda otobüs vb. toplu taşıma araçlarına ayrıcalık ve kolaylık sağlanması beyanlarından kaçınmaktadırlar. Kim bilir, belki de otobüslere ayrılmasını savunmadıkları yol, köprü, meydan ve vb. ulaşım altyapılarını kendi özel araçlarıyla kullanmanın cazibesi, akıllarının önüne geçiyordur. Ne kadar beğenilmese de karayolunun ve otobüslerin diğer taşıma sistemlerinin tamamlayıcısı olmaları gerçeği değişmeyecektir. Bu nedenle bunlar üzerinde de odaklanılmalı.

Diğer şehirler

Büyüklük ve önemi yanı sıra karayoluyla illerarası yolcu taşımacılığında büyük sorunlar yaşanması nedeniyle, İstanbul’u esas alarak değerlendirmeler yapıp, görüş ve öneriler sunduk. Diğer bazı büyükşehirlerin eski il merkezi yeni büyükşehir merkezi olarak görülebilecek büyük nüfuslu yerleşimlerinde de İstanbul için sunulan öneriler dikkate alınarak iyileştirmeler yapılması gerekmektedir. Burada İstanbul dahil, tüm büyük yerleşimlerde belediye yönetimlerinin karayolu taşımacılarının sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapması, kendileriyle ilgili konularda görüşlerine başvurması ve en azından kendileriyle ilgili konuların görüşülmesi sırasında bunları UKOME toplantılarına davet etmesi önem taşımaktadır. ■

Büyük İstanbul Otogarı İBB’ye geçti 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi Başkan Ekrem İmamoğlu’nun yönetiminde Temmuz ayının ikinci toplantısını gerçekleştirdi. İlk  toplantı 8 Temmuz  Pazartesi günü yapılmış, bu toplantıda gündem maddeleri arasında yer alan Büyük İstanbul Otogarı’nın devir konusu Hukuk Komisyonu-Ulaşım ve Trafik Komisyonu’na havale edilmişti. İkinci toplantı 11 Temmuz Pazartesi günü yapıldı. Belediye Meclisi’ne sunulan müşterek komisyon raporu oy birliği ile kabul edildi. Buna göre Büyük İstanbul Otogarı’nın otopark işletmeciliğini 5 yıl süre ile İSPARK üstlendi. Otopark işletmesinin elde edilen gelirin yüzde 25’i belediye ödenecek. Otopark 1 saat ücretsiz oldu. Otopark alanı dışında kalan iş yerleri ise İBB Emlak Müdürlüğü tarafından ihale ile kiraya verilecek. 

    Yorumlar

banner50
E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 09 Ağustos 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 09 Ağustos 2019 Manşeti
Arşiv