Hayat hep bayram olsa!

30 Mayıs 2019, 11:56
Bu makale 251 kez okundu
Hayat hep bayram olsa!
Bayram deyince akla önce çalışmamak gelir. Bu istek geçerli ama tembelliğin ötesinde bu sayede gezmek, tatil yapmak, ziyarette bulunmak gibi insanı mutlu eden, coşkulandıran şeyler vardır. 

Bayramlarda bazı meslek sahipleri tatil yapamazlar. Bunlardan ilki bayramda çalışması gereken kamu görevlileridir. İkincisi ise bayramda hizmeti sürecek hatta artacak turizm ve diğer hizmet işletmeleridir. Bu kapsamda bayramda artacak insan hareketliliğine cevap verecek yolcu taşımacıları özel bir önem taşıyor.  Çalışanlar kısmen bundan şikayetçi olsalar da iş sahipleri mutlaka memnun olmalı. 

Eskiden ağırlığı memlekete, aileye yönelik, şimdi ise tatile yönelik olsa da şehirlerarası yolcu taşımacılığı öteden beri bayram dönemlerinde artar. Bunu, daha çok süresi uzun olan dini bayramlarda görsek de uygun günlere gelip süresi uzayan diğer bayramlarda da kısmen yaşıyoruz. 

Talebin karşılanması

Artan talebin karşılanmasında kurallara aykırılığın da ötesinde araç, personel ve çalışma koşulları itibariyle güvenlik riski oluşturan taşımaların olduğunu eskiden beri biliyoruz. 20-25 yıl öncelerde çok kötü araçların otogar yakınları dahil pek çok noktadan seferler yaptığını görürdük. 

Bundan da hareketle tarifeli taşımacıların kapasite yetersizliğini gidermek üzere tarifeli taşımacıların araçlarını da kullanabilmeleri yönünde yaptığımız teklif, Bakanlıkça kabul gördü. Bu da önemli bir katkı sağladı. Sonra her bayram aynı talebi sürdürdük ve yine kabul edildi. Derken iki bayramın izni birden verilmeye başlandı ve adeta otomatikleşti. Şimdilerde bir talep olmadan bu iznin verildiğini düşünüyorum. 

Ek taşıtın düşündürdükleri 

Bundan da hareketli iki konu aklıma hep gelir. Madem ki bu izin hep veriliyor, her seferinde özel izin yerine her sene uygulanacak kalıcı bir düzenlemeye niye geçilmez. Bu da Yönetmelik ile olmalı. Benim önerim üç gün veya daha uzun tatillerde mesainin bittiği saatin 48 saat öncesinden, mesainin başladığı saatin 24 saat sonrasına kadar başlayacak seferlerde bu imkan kullanılmalı. 

İkinci husus ise bu kullanımın sakınca doğurup doğurmadığı. Eğer sakınca doğuruyorsa bunu bilmek isterim. Eğer bir sakıncası yoksa bu izin sürekli hale gelmeli. Yani belirli şartlarla başkalarının araçlarını kullanmak mümkün olmalı. 
Bu arada tarifeli taşımacıların, tarifesizlerin otobüslerini kullanmasının yanında tersi de mümkün olmalı. Hatta aynı tür belge sahipleri, belirlenecek şartlarla birbirlerinin otobüslerini de kullanabilmeli. 
Buna bir de talebin arttığı zamanlarda ek sefer yapabilmenin kolaylaştırılması eklenebilir. 

Bayram bilet fiyatları

Artan seyahat talebine bağlı olarak bayramda taşıma ücretlerinin yükselmesi normaldir. Bunun ahlaksızlık, fırsatçılık olarak görülmemesi gerekir. Yeter ki, kurallara uyulsun. 

Bilindiği üzere ücret tarifeleri taşımacılarca hazırlanıp Bakanlığa bildiriliyor. Bu ücretten yüzde 25 indirim de yapılabiliyor. Bu indirim yapıldığında ‘Bakanlığın fiyatlarının altında taşımacılık yapıyoruz’ ifadesini kullanmak doğru değildir. Bakanlığın fiyatı yoktur, fiyat vermez, siz belirlersiniz. Bayram zamanlarında bu indirimin yapılmaması, zam gibi görünse de böyle değildir.  Bilet fiyatı 200 TL olan tarifeli bir seferde yüzde 25 indirim yapılarak, 150 TL’ye kadar indirimli fiyat uygulanabilir. Bu indirim kalktığında 150 TL’lik fiyat 200 liraya kadar çıkabilir yani yüzde 33 artmış gibi olur. Ama bu artış tarife sınırları içerisinde kaldığı için zam olarak algılanamaz, fırsatçılık olarak da görülemez. Belki daha olumlu bir ücret fırsatı olarak düşünülebilir. 

Geleceğe bakış

Diğer taşıma modlarındaki maliyet ve fiyat artışlarına, özel olarak da İstanbul’da yeni havalimanının getirdiği yüklere bağlı olarak son dönemde karayolu taşımacılığında en azından bazı hatlarda talebin arttığını, bunun da doluluk yanında daha iyi fiyat uygulamasına imkan verdiğini duyuyoruz. İlave olarak bayram öncesi ve sonrası hareketliliği eklenecek. Sonrasında okulların kapanması, İstanbul seçimleri, yaz sezonunun en yoğun günlerinin yaşanması ve nihayet Kurban Bayramı hareketliliği şeklinde bahar ayları sürecek. Bunun sonrasında önce doluluklar tek yönlü olmaya başlayacak. Okulların açılmasıyla da her şey normale dönecek. Bu pek değiştirilemez, zorunlu bir yapı. Önümüzdeki yıllarda okulların tatillerinin değişmesi bunu etkileyecek. Ek iki ara tatilde iki fırsatın çıkacağı düşünülebilirse de yaz sezonunun da kısalacağını görmek gerekir. Bunu daha sonra ele alırız. 

Başta Bayram döneminde çalışacak kamu görevlileri ve taşımacılar olmak üzere herkesin Bayramını kutluyorum. ■

    Yorumlar

banner50
E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 09 Ağustos 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 09 Ağustos 2019 Manşeti
Arşiv