ÖZEL RÖPORTAJ / Erkan YILMAZ

Taşıma Dünyası’na özel açıklamalarda bulunan Ömer Yıldızbaşoğlu, bilet fiyatlarının yolcu açısından yüksek, otobüsçü açısından ise yetersiz olduğunu söyledi: “Trabzon-İstanbul bileti 2.000-2.200 lira. Vatandaş için büyük para ama otobüsçünün maliyetini karşılamıyor. Bileti 3.000 lira yapsanız vatandaş nasıl ödeyecek? Uçakla da rekabet ediyoruz. Ne yolcuyu mağdur etmek istiyoruz ne de zarar etmek.”

Sefer maliyeti 110 bin ₺

Sefer maliyetlerinin sürekli arttığını belirten Yıldızbaşoğlu, “Bir otobüsün yaklaşık 20 bin lira personel, 15-20 bin lira otogar gideri var. Bir seferde 650-750 litre mazot tüketiyoruz. Toplam maliyet 100-110 bin lirayı buluyor. KDV, amortisman, bakım ve lastik giderleri buna dahil değil. Otobüsün para kazanabilmesi için seferde 150-160 bin lira toplaması gerekiyor” dedi.

Trabzon 230, Rize 1.000 ₺

Otogar ücretlerinde büyük adaletsizlik olduğunu savunan Yıldızbaşoğlu, “Trabzon Otogarı’nda transit geçiş 230 lira, Rize’de 1.000 lira, Hopa’da 600 lira. Bazı ilçeler illerden daha pahalı. Bir yolcu almak veya indirmek için bu paraları ödüyoruz. Dışarıdan yolcu alsak ceza var, otogara girsek yüksek ücret var. Bazen aldığımız yolcunun bilet parası otogar ücretini karşılamıyor” diye konuştu.

Otogar çıkış ücretleri makul olmalı

Otogar çıkışlarının ücretsiz veya makul seviyelere çekilmesini isteyen Yıldızbaşoğlu, şöyle devam etti: “Belediyeler taksilere, minibüslere durak veriyor. Otobüslerin durağı da otogarlar. Devlet akaryakıtta ÖTV veya KDV indirimi yapamıyorsa otogarları ücretsiz hale getirsin. Olmuyorsa makul ücret belirlensin. Bir otobüs ayda 10 gidiş-dönüş seferinde 150 bin lira otogar ücreti ödeyebiliyor. Bu para otobüsçüye kalsa büyük destek olur.”

Bir yolcu için otogara giriyoruz

Gürcistan, İstanbul ve İzmir arasında çalıştığını belirten Yıldızbaşoğlu, “Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Çorum, Ankara ve Uşak gibi birçok noktadan yolcu alıyoruz. Bir yerden bir, diğerinden iki yolcu alarak otobüsü doldurmaya çalışıyoruz. Yolcu olmadığı için bu duraklara girmek zorundayız. Her girişte para ödüyoruz” dedi.

Mazota yolda zam geliyor, zarar ediyoruz

Akaryakıt zamlarının sefer sırasında bile zarar oluşturduğunu belirten Yıldızbaşoğlu, “Ben yola çıkmışım, biletleri satmışım. Mazota yolda 6 lira zam geliyor. Bir seferde 1.200 litre mazot tükettiğim oluyor. Bir anda 7.200 lira ek maliyet çıkıyor. Bilet fiyatını değiştiremiyorum. Daha yoldayken zarar ediyorum. İşte bu yüzden yolda zarar eden sektör diyorum” ifadelerini kullandı.

İki otobüsümden biri parkta

Yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlatan Yıldızbaşoğlu, “İki otobüsüm vardı, birini tamamen park ettim. Diğeriyle ayakta kalmaya çalışıyorum. Bazen 20 yolcuyla sefere çıkıyoruz. Bir seferde 20 bin, diğerinde 30 bin lira zarar ediyoruz. Son dönemde iki aracımda toplam 300 bin liraya ulaşan zarar yaşadım. Kazanmadığımız parayı kaybediyoruz” dedi.

Bireysel otobüsçülerin yüzde 80'i çekildi

Yaklaşık 30 yıldır taşımacılık yaptığını belirten Yıldızbaşoğlu, “On yıl önce çevremdeki bireysel otobüsçülerin yaklaşık yüzde 80’i artık sektörde yok. Benim otobüsüm 2020 model. Yenisi 28-30 milyon lira. Aracımı yenilemek için yaklaşık 18 milyon lira fark ödemem gerekiyor. Nereden bulacağım bu parayı?” diye konuştu.

Necmi Usta: “Otobüsçü sezonu değil, 12 ayın hesabını yapmalı”
Necmi Usta: “Otobüsçü sezonu değil, 12 ayın hesabını yapmalı”
İçeriği Görüntüle

Bireysel otobüsçülüğün gerilemesinin kaptan sorununu da büyüttüğünü belirten Yıldızbaşoğlu, “Bu meslek baba mesleğimiz. Bireysel otobüsçünün çocuğu, akrabası da bu işte yetişiyordu. Şimdi bu kültür kayboluyor, deneyimli kaptan bulmak zorlaşıyor. Ben bütün sıkıntılara rağmen çocuğumun da bu mesleği yapmasını isterim” dedi.

Ağır cezalar esnafı bitiriyor

Taşımacılıkta uygulanan cezaların çok ağır olduğunu savunan Yıldızbaşoğlu, “Bir yolcu şikâyeti nedeniyle 21 bin 332 lira ceza aldık. Bazı ihlallerde yüz binlerce liralık cezalar gündeme geliyor. Üstelik ticari araç kullanma hakkı da kaybedilebiliyor. Elbette denetim olsun ama bilinçli ihlallerle sehven yapılan hatalar aynı değerlendirilmemeli. Esnaf bu cezaları nasıl ödeyecek?” dedi.

Sürüş sürelerinde esneklik istiyoruz

Karadeniz Sahil Yolu’ndaki trafik yoğunluğuna dikkat çeken Yıldızbaşoğlu, “Trafik ışıkları ve yoğunluk nedeniyle mesafeler uzuyor. Mevcut sürüş süreleri bazı seferlerde üçüncü kaptanı zorunlu hale getiriyor. Bunun aylık maliyeti 60-70 bin lira. Sürüş sürelerinde iki saatlik esneklik istiyoruz. Bu konu sektörün koşulları ve trafik güvenliği dikkate alınarak yeniden değerlendirilmeli” dedi.

Yolcular denetimlerde rahatsız edilmesin

Yol boyunca tekrarlanan kontrollerin yolcuları rahatsız ettiğini belirten Yıldızbaşoğlu, “Otobüsün bütün yolcu bilgileri U-ETDS sisteminde var. Buna rağmen dört-beş noktada kontrol yapılabiliyor. Gece uyuyan yolcularımız, kadınlarımız, çocuklarımız var. Güvenlik denetimleri yapılsın ama sistemden yararlanılarak gereksiz tekrarlar önlensin” diye konuştu.

Bir lastik 17 bin 500 lira

Bakım maliyetlerine de değinen Yıldızbaşoğlu, “Bir lastik 17 bin 500 lira, bir bakım 60-65 bin lira. Sanayiye gittiğinizde küçük bir işlem bile binlerce lira. Bunların hiçbirini mevcut bilet gelirleriyle karşılayamıyoruz. Otobüsün amortismanını zaten hesaplayamıyoruz” dedi.

Devlet otobüsçünün sesini duymalı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na çağrıda bulunan Yıldızbaşoğlu, “Otobüs taşımacılığı ülkenin olmazsa olmazı. Binlerce insan bu sektörden ekmek yiyor. Akaryakıtta vergi indirimi, otogar ücretlerinde düzenleme ve ağır cezaların yeniden değerlendirilmesini istiyoruz. Biz ayrıcalık değil, mesleğimizi sürdürebileceğimiz şartlar istiyoruz. Bireysel otobüsçü biterse bütün sektör zarar görür” dedi. ■