Çerkez Ali

09 Ağustos 2019, 12:03
Bu makale 489 kez okundu
Çerkez Ali
Bu köşede gündeme ve kişilere ait yazılar pek yer almamaktadır bildiğiniz üzere. Her şeyin bir istisnası olduğu gibi bazen bu konuda da istisna yazılar kaleme alınabiliyor. 

Yazı konusu bir kişi olursa eğer; kesinlikle nevi şahsına münhasır bir insan olmalı. Bu yazıyı kaleme almama vesile olan Ali Abim gibi bir ADAM olmalı.

Sektöre ilk başladığım zamanlarda pek kimseyi tanımıyordum. Zaman içinde yavaş da olsa firma sahiplerine ulaşmaya başladım.

Safir’in piyasaya çıkmasından sonra bu ilişki kurma seviyesi daha hızlandı ve yükseldi. Böyle bir dönemde, İzmir Seyahat firmasının ileri gelenleri toplu halde ziyaretime geldiler ve 10 adetlik bir filo siparişi verdiler. 

Firma sahibi Ali Acun’u, namı diğer Çerkez Ali’yi o zaman tanıdım. 

Hem o toplantıdaki lider tavırları, bana olan yaklaşımları dikkat çekiyordu. Keyifli bir başlangıç sonrası bu tanışıklık ilerleyerek hep devam ederek bir abi-kardeş ilişkisine dönüştü. 

Ne zaman bir araya gelsek, varlığından, sohbetinden, yaklaşımlarından hep hoşnut olarak yanından ayrıldım.

Ona çok zaman Çerkez lakabından dolayı akrabası da olan ünlü bir mafya babası yüzünden “Mafya” diye takılırdım. Bir gün, fuar standı önünde, kaldırımın üstünde tek başına oturduğunu gördüm, yanına oturdum: “Ya abi, sen ne biçim bir mafyasın! Hiç bugüne kadar kaldırım üstünde tek başına oturan bir mafya lideri görmedim” dedim. “Ne var oğlum, bak ne etrafımda ne adam var ne duvara dayanmış haldeyim. Kimse ile husumetim yok. Benden büyük mafya mı olur? Diğerleri ne tek gezebilirler ne de arkalarını duvara yaslamadan oturabilirler. Farkımız bu” dedi. 

Yurtdışına beraber gittik, beraber iftar yaptık. Ofisinde ziyaret ettim, o benim ziyaretime geldi. Her görüşmede eksilmeyen, bilakis artan saygı ve sevgi ile tadı damakta kalan dostluğuna sahip bir adam olduğuna emin olarak hep hatırlayacağım onu.

Aynı özelliklerini oğlu Hakan’a da aktarmış olmalı ki, o da aynı babası gibi, saygısı hiç eksilmeyen değer verdiğim bir kardeşim oldu. 

Ali abimin vefatından, maalesef defnedildikten sonra haberim oldu. Allah gani gani rahmet etsin. Mekânı cennet olsun. Duyunca Hakan’ı aradım üzüntülerimi ve başsağlığı dileklerimi hem kendine hem diğer aile bireylerine ilettim. Keşkesi yok, biliyorum, ama son yolculuğunda yanında olmak isterdim be abim....

Dünyada değişmeyen tek şey ölüm. "Külli nefsin zâikatü'l-mevt", yani "Her nefis ölümü tadacaktır." Ayeti gereği kim olursan ol, ne kadar yaşarsan yaşa, ne kadar zengin ya da alim olursan ol, fark etmiyor bir gün başa geliyor. Çünkü Allah’ın adaleti mutlaktır. 

Hepimiz için değişen ise öldükten sonra arkamızda bıraktığımız hatıralar ve konuşmalar. Hepimizin arkasından konuşulacağını bilerek davranmak gerek...
Ben Ali abimden olumsuz bir şey duymadım, yaşamadım. Ona olan hakkımı helal ediyorum. Sektörümüz bir değerini daha yitirdi. Başımız sağ olsun. 
Allah rahmet etsin inşallah... ■

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ekim 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 17 Ekim 2019 Manşeti
Arşiv